Kastamonu Müzeler Rehberi ile İstiklal Yolu’nun o kahramanlık ve kağnı gıcırtıları kokan güzergahına, Karadeniz’in en hırçın kanyonlarına ve ahşabın sanatla buluştuğu UNESCO mirası çivisiz camilere doğru muazzam bir yolculuğa çıkıyoruz. Candaroğulları Beyliği’ne başkentlik yapmış, Osmanlı’nın en köklü sancaklarından biri olan bu “Evliyalar ve Şehitler Diyarı”; ormanların arasına gizlenmiş antik kentleri, Türkiye’nin tek şapka müzesini ve sarp kayalıklara oyulmuş anıt mezarlarıyla bütünüyle devasa bir açık hava hafızasıdır.
YeGez ekibi olarak 25 maddelik devasa bir liste halinde özenle hazırladığımız bu rehberde; Pompeiopolis’in o efsanevi mozaiklerinden, İnebolu’nun o yiğit aşıboyalı evlerine ve Valla Kanyonu’nun baş döndürücü uçurumlarına kadar Kastamonu müze gezilecek yerler listesi içindeki tüm o keşfedilmemiş sırları ve pratik ipuçlarını bulacaksınız. Hazırsanız, sarımsağın, ahşabın ve tarihin bu destansı rotasını keşfetmeye başlıyoruz!
Kastamonu’da Gezilecek En İyi Müzeler ve Tarihi Alanlar
Rehber bölümüKastamonu, doğayla tarihin adeta bir sarmaşık gibi birbirine dolandığı, hem kapalı konak müzeleriyle hem de devasa doğa/tarih anıtlarıyla efsanevi bir Kastamonu gezilecek müzeler yelpazesi sunar. İşte Karadeniz’in o köklü belleğini yansıtan 25 eşsiz durak:
Kastamonu Arkeoloji Müzesi
1914 yılında İttihat ve Terakki Kulübü olarak inşa edilen, Atatürk’ün 1925 yılındaki Kastamonu ziyaretinde “Şapka İnkılabı”nı anlattığı o tarihi binada hizmet veren muazzam bir müzedir! Hititlerden Friglere, Helenistik dönemden Roma’ya kadar Kastamonu (Paphlagonia bölgesi) çevresinden çıkarılan eserlerin sergilendiği bu merkez; özellikle Taşköprü’deki Pompeiopolis kazılarından gelen mozaikleri ve heykelleriyle kentin antik hafızasının kalbidir.
Liva Paşa Konağı Etnografya Müzesi
Kastamonu’nun sivil mimarisinin zirvesi olan, 1870’lerde Osmanlı miralaylarından (albay) Liva Paşa tarafından yaptırılan üç katlı efsanevi bir ahşap konaktır. Kastamonu’nun o meşhur ahşap oymacılığı sanatını, yöresel dokumalarını, baskı sanatını, Urgan (ip) yapımını ve geleneksel gelin odalarını aslına uygun mankenlerle canlandıran sımsıcak bir “Yaşayan Ev Müzesi”dir.
Mahmut Bey Camii (Çivisiz Cami – UNESCO Dünya Mirası)
Kasaba Köyü’nde, 1366 yılında Candaroğulları Beyliği döneminde inşa edilen ve 2023 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giren dünya çapında bir şaheserdir! Dışarıdan bakıldığında sıradan bir taş-tuğla yapı gibi dursa da; içeriye adım attığınız an, tek bir metal çivi bile kullanılmadan (kündekari/geçme tekniğiyle) tamamen ahşaptan yapılmış, kök boyalarla bezenmiş devasa bir ahşap sanatı galerisiyle (müzesiyle) karşılaşırsınız.
Mimar Vedat Tek Kültür ve Sanat Merkezi (Şapka, Dantel ve Silah Müzeleri)
Türkiye’de eşi benzeri olmayan muazzam bir müze kompleksidir! Atatürk’ün Şapka İnkılabı’nı Kastamonu’da ilan etmesinin anısına kurulan Türkiye’nin ilk ve tek Şapka Müzesi‘ni barındırır. Süleyman Demirel’in fötr şapkasından, Bülent Ecevit’in kasketine kadar yüzlerce tarihi/ünlü şapkanın sergilendiği bu alanın hemen yanında, yöresel el emeklerini sunan Dantel Müzesi ve devasa bir Silah Müzesi de yer alır.
Kastamonu Kalesi (Kentin Tacı)
Bizans’ın efsanevi hanedanı Komnenoslar tarafından 12. yüzyılda (1120) kenti savunmak için şehre hakim 120 metrelik sarp bir kayalığın üzerine kurulan devasa garnizondur. Çobanlar, Candaroğulları ve Osmanlılar tarafından sürekli güçlendirilen bu kale; kuleleri, sarnıçları, zindanları ve Kastamonu’yu ortadan bölen Karaçomak Deresi vadisine bakan eşsiz seyir terasıyla tarihi bir açık hava anıtıdır.
Pompeiopolis Antik Kenti (Paphlagonia Başkenti)
Taşköprü ilçesinde, M.Ö. 64 yılında Romalı komutan Pompeius Magnus tarafından kurulan ve Paphlagonia eyaletinin başkenti olan devasa bir Roma metropolüdür. Kazıların hala devam ettiği bu alanda; Anadolu’nun en zengin zemin mozaikleri, devasa sütunlu caddeler, tiyatro ve hamam kalıntıları gün yüzüne çıkarılmıştır. Bölgenin antik çağdaki görkemini fısıldayan açık hava arkeoloji müzesidir.
Nasrullah Camii ve Meydanı (Milli Mücadelenin Manevi Kalbi)
Kastamonu’nun tam merkezinde, 1506 yılında Kadı Nasrullah tarafından yaptırılan ve İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un Kurtuluş Savaşı yıllarında halkı milli mücadeleye çağıran o efsanevi vaazlarını verdiği devasa bir inanç ve tarih kompleksidir! Şadırvanı, tarihi meydanı ve iç süslemeleriyle Kastamonu kentsel yaşamının bütünüyle atan kalbidir.
Evkaya Mezarları (Kaya Oymacılığı Müzesi)
Kastamonu’nun hemen güneyinde, sarp kayalıklara M.Ö. 7. yüzyılda (Frigya ve Paflagonya kültürleri etkisiyle) oyulmuş olan efsanevi antik kaya mezarlarıdır. Sütunlu anıtsal ön cepheleri, alınlıkları ve özellikle “Potnia Theron” (Hayvanların Hakimi Tanrıça) motifli kabartmalarıyla, binlerce yıl öncesinin ölüm ve tapınma inançlarını sergileyen devasa bir açık hava arkeoloji anıtıdır.
Yakupağa Külliyesi
Kastamonu Kalesi’nin eteklerinde, şehre en hakim tepelerden birine 1547 yılında Kanuni Sultan Süleyman’ın hazinedarı Yakup Ağa tarafından yaptırılmış muazzam bir sivil/dini komplekstir. Cami, imaret, medrese ve sıbyan mektebinden oluşan bu yapı; devasa çınar ağaçlarının gölgelediği taş avlusu, muhteşem ahşap oyma işçiliği ve harika şehir manzarasıyla tam bir 16. yüzyıl Osmanlı mimari müzesidir.
Kurşunlu Han ve İsmail Bey Külliyesi
Kastamonu’nun o güçlü ticari ve beylik geçmişini yansıtan iki devasa abidedir. 1460 yılında Candaroğulları’nın son beyi İsmail Bey tarafından yaptırılan Külliye, beyliğin o son görkemli mimari şaheseridir. Şehrin ticari kalbindeki Kurşunlu Han ise, kesme taştan devasa kemerleri, geniş avlusu ve bugün hala aktif olarak çalışan el sanatları dükkanlarıyla 600 yıllık ticaret kültürünü yaşatan açık hava han müzesidir.
İnebolu Türk Ocağı (İstiklal Yolu Müzesi)
Anadolu’nun işgali sırasında İnebolu limanına gelen silahların ve mühimmatın kağnılarla (Şerife Bacılarla) Kastamonu üzerinden Ankara’ya taşındığı o kahramanlık güzergahının (İstiklal Yolu) başlangıç noktasıdır. Ayrıca Atatürk’ün 1925 yılında Şapka İnkılabı ile ilgili ünlü “İnebolu Nutku”nu okuduğu efsanevi binadır. Kurtuluş Savaşı lojistiğini, İnebolu kayıkçılarının kahramanlığını ve Cumhuriyet devrimlerini sergileyen devasa bir gurur müzesidir.
Valla Kanyonu Seyir Terası (Doğa ve Jeoloji Müzesi)
Pınarbaşı ilçesinde, dünyanın en derin ve geçilmesi en zor ikinci kanyonu olarak bilinen, devasa bir jeoloji harikasıdır. 800 ila 1200 metreye varan o korkutucu sarp uçurumları, kanyonun dibinden vahşice akan Devrekani Çayı ile bu kanyon bütünüyle doğanın kendi başına inşa ettiği bir “Doğa Tarihi Açık Hava Müzesi”dir. Yeni yapılan cam/ahşap seyir terası adrenalin ve doğa fotoğrafçıları için efsanevi bir duraktır.
Ilıca Şelalesi (Tabiat Anıtı)
Yine Pınarbaşı ilçesinde, sarp kayalıkların arasından 15 metre yükseklikten dökülen ve düştüğü yerde efsanevi bir doğal havuz oluşturan muazzam bir tabiat anıtıdır. Etrafı devasa çam ve meşe ağaçlarıyla çevrili olan bu şelale; suyun taşları nasıl bir heykeltıraş gibi oyduğunu gösteren, serinliği ve vahşi doğasıyla harika bir “Açık Hava Su ve Doğa Müzesi”dir.
Zarı Çayı Tarihi Taşköprü
Kastamonu’nun o meşhur Taşköprü ilçesine adını veren, M.S. 1. yüzyılda Romalılar tarafından inşa edilen ve asırlar boyunca Pontus, Bizans, Çobanlar ve Osmanlı tarafından kullanılan efsanevi bir mühendislik anıtıdır. Zarı Çayı üzerinde, 68 metre uzunluğunda ve 7 gözlü (kemerli) olarak inşa edilen bu yapı; sadece üzerinden geçilen bir yol değil, 2000 yıllık ulaşım tarihinin sağlamlık müzesidir.
Kasaba Köyü ve Çevre Tarihi Evleri (Kırsal Etnografya)
Sadece o meşhur çivisiz Mahmut Bey Camii ile değil, köyün o dokusunu korumuş tarihi ahşap/kerpiç sivil mimarisiyle de bütünüyle bir “Kırsal Etnografya Müzesi”dir. Geleneksel Kastamonu köy yaşantısının, ahşap çitlerin, taş fırınların ve geniş saçaklı ahşap köy evlerinin hala var olduğu bu alan, kırsal yaşam kültürünü ve sadeliğin mimari estetiğini yaşatan doğal bir galeridir.
Horma Kanyonu (Ahşap Yürüyüş Parkuru ve Doğa Müzesi)
Pınarbaşı ilçesinde, Ilıca Şelalesi ve Valla Kanyonu ile aynı altın üçgende yer alan bu kanyon, son yıllarda inşa edilen 3 kilometrelik devasa ahşap yürüyüş platformuyla dünyanın en etkileyici “Doğa Yürüyüşü Müzelerinden” birine dönüşmüştür. Sarp kayalıkların üzerine çivilerle tutturulmuş bu ahşap yoldan yürürken; Zara Çayı’nın kanyonu nasıl vahşice oyduğunu, doğal kazanları (dev kazanları) ve ormanın sarp ekosistemini bütünüyle suyun hemen üzerinden izleyebilirsiniz.
Gideros Koyu ve Kalesi (Antik Kytoros)
Cide ilçesinin Karadeniz kıyısında, efsanevi Amazon kadınlarının kurduğuna inanılan ve Homeros’un İlyada destanında bile adı geçen muazzam bir antik koydur! Adeta bir gölü andıran, denizin karanın içine süzüldüğü bu kapalı ve zümrüt yeşili koy; antik dönem denizcilerinin ve korsanlarının en büyük sığınağı olmuştur. Cenevizlilerden kaldığı düşünülen küçük kale/surlar ve bu doğal liman, mitolojinin ve Karadeniz denizcilik tarihinin sulara gömülmüş efsanevi bir müzesidir.
İsmail Bey Külliyesi ve Kaya Mezarları
Kastamonu’nun Şahin Tepesi mevkisinde, Candaroğulları Beyliği’nin en parlak ve son dönemini yaşatan (1454) İsmail Bey tarafından yaptırılan devasa bir sivil/dini komplekstir. Cami, imaret, medrese ve türbeden oluşan bu külliye kesme taş oymacılığının zirvesidir. İşin en büyüleyici kısmı ise, hemen külliyenin bulunduğu tepenin yamaçlarında M.Ö. 7. yüzyıla (Friglere) ait o meşhur kaya mezarlarının bulunmasıdır. Pagan inançlarıyla Osmanlı külliyesinin birleştiği muazzam bir zaman tünelidir.
Şeyh Şaban-ı Veli Külliyesi (Anadolu’nun Manevi Direği)
Kastamonu’nun inanç ve tasavvuf turizminin kalbi olan, Mevlana ve Hacı Bektaş Veli ile birlikte Anadolu’nun en büyük dört manevi direğinden biri kabul edilen Şeyh Şaban-ı Veli’ye (Halveti tarikatı piri) ait efsanevi külliyedir. Cami, türbe, asa suyu (şifalı su) ve dergah evlerinden oluşan bu alan, Osmanlı dönemi tekke ve zaviye kültürünü, Kastamonu’nun o “Evliyalar Şehri” kimliğini yansıtan sıcacık, manevi bir açık hava müzesidir.
İnebolu Tarihi Aşıboyalı Evleri (Sivil Mimari Müzesi)
Sadece Türk Ocağı binasıyla değil, İnebolu sahilini ve dik yamaçlarını süsleyen o meşhur “Aşıboyalı (Koyu Bordo/Kırmızı)” tarihi ahşap evleriyle bütünüyle devasa bir kentsel sit alanı ve mimari müzedir. Dik çatılı (Karadeniz yağmurlarına karşı), genelde üç katlı ve aşı boyası (doğal kırmızı toprak boyası) ile boyanmış bu zarif konaklar, deniz ticaretiyle zenginleşen Karadeniz sivil mimarisinin günümüze ulaşan en estetik örnekleridir.
Loç Vadisi ve Çatak Kanyonu (Cam Teras)
Pınarbaşı kanyonlarının hemen kuzeyinde, Azdavay ilçesi sınırlarında yer alan, Küre Dağları’nın en bakir ve en vahşi doğa harikalarından biridir. 900 metre yükseklikteki sarp bir kayalığın üzerine, uçurumun boşluğuna doğru uzanan devasa “Çatak Kanyonu Cam Seyir Terası” ile, bu vadi tam bir adrenalin ve jeoloji müzesidir. Devrekani Çayı’nın kanyonun dibinden bir yılan gibi kıvrılışını camın üzerinden izlemek eşsiz bir deneyimdir.
Ilgaz Dağı Milli Parkı (Kış ve Doğa Kültürü Müzesi)
“Ilgaz, Anadolu’nun sen yüce bir dağısın” şarkısına ilham veren, Kastamonu ile Çankırı sınırını çizen efsanevi dağ silsilesidir. Kışın bembeyaz karlarıyla efsanevi bir kış sporları ve kayak merkezine dönüşen, yazın ise devasa çam ve köknar ormanlarıyla Karadeniz’in akciğerleri olan bu dağ; endemik flora/faunasıyla sadece bir kayak merkezi değil, bütünüyle devasa bir “Yaşayan Doğa, Orman ve İklim Müzesi”dir.
Çobanlar (Çobanoğulları) Camii ve Taşhan (Taşköprü)
Taşköprü ilçesinde, Candaroğullarından bile önce Kastamonu bölgesine hakim olan Çobanoğulları Beyliği döneminden (13. yüzyıl ortaları) kalma çok nadide bir tarihi yapıdır. Anadolu Selçuklu geleneğini yansıtan bu cami ve hemen yanındaki kervansaray işlevi gören tarihi Taşhan; Taşköprü’nün Roma döneminden (Pompeiopolis) sonraki o ilk Türk-İslam ticari ve mimari belleğini sergileyen sessiz bir müzedir.
Daday Atlı Turizm ve Geleneksel Çiftlikler (Yaşayan Binicilik Etnografyası)
Kastamonu’nun doğasıyla ünlü ilçesi Daday, yemyeşil ovaları ve asırlık at çiftlikleriyle klasik bir müze vitrinini aşarak “Yaşayan Bir Etnografya ve Binicilik Müzesi”ne dönüşmüştür. Eski konakların ve geniş çiftliklerin bulunduğu bu bölgede, geleneksel Türk atçılık kültürünü, kırsal yaşamı, yöresel ahşap mimariyi ve doğa sporlarını birebir yaşayarak deneyimleyebilirsiniz.
Penbe (Pembe) Han ve Nasrullah Şadırvanı Meydanı Dokusu
Kastamonu şehir merkezinde, Nasrullah Camii’nin hemen bitişiğinde yer alan ve 1500’lü yıllarda Balkapanı (bal ticareti) hanı olarak yaptırılan iki katlı efsanevi bir Osmanlı kervansarayıdır. Günümüzde restoran ve yöresel alışveriş merkezi olarak kullanılan bu yapı; kesme taş avlusu, ahşap revakları ve avlusundaki Kastamonu lezzetleriyle (Kuyu kebabı, tirit) şehrin sivil ticari tarihini yaşatan gurme ve mimari bir müzedir.
Kastamonu’daki Müze Türleri (Eksiksiz Özet)
Rehber bölümüKüre Dağları’nın o geçit vermez ormanlarıyla, Karadeniz’in o şatafatlı sahillerinin kucaklaştığı bu devasa coğrafyada müzecilik; İstiklal Yolu’ndan sarp kanyonlara ve ahşap mimariye kadar üç ana eksende gövde gösterisi yapar:
Ahşap Mimari ve Sivil Müzeler: UNESCO Dünya Mirası olan o çivisiz efsane Kasaba Köyü Mahmut Bey Camii, ahşap zanaatının kalbi Liva Paşa Konağı Etnografya Müzesi ve Türkiye’nin ilk Şapka Müzesi, kentin o şatafatlı sivil laboratuvarlarıdır.
Arkeoloji ve Milli Mücadele Müzeleri: Kastamonu Arkeoloji Müzesi, kenti bir mühür gibi koruyan o sarsılmaz Kastamonu Kalesi ve Şehit Şerife Bacı’nın destanını yazan İstiklal Yolu Anıtları, kentin yiğit hafızasıdır.
Doğa Tarihi ve Kanyon Müzeleri: Dünyanın en derin kanyonlarından o devasa Valla Kanyonu, sarp kayalıklara çakılı ahşap yürüyüş yollarıyla Horma Kanyonu ve suyun sarsılmaz gücü Ilıca Şelalesi, bütünüyle fantastik birer ekolojik açık hava müzesidir.
Kastamonu’da En Popüler ve En Az Bilinen Müzeler
Rehber bölümüKapsamlı bir Karadeniz rotası çıkarırken, herkesin merkezdeki camiler etrafında dolaştığı o meşhur meydanlarla, sarp kanyonların ardına saklanmış o doğa sırlarını birbiriyle mutlaka harmanlamalısınız.
En Çok Ziyaret Edilenler: Meydanın kalbindeki o şatafatlı Nasrullah Camii ve Şadırvanı, kentin panoramik terası Kastamonu Kalesi, Saat Kulesi ve o efsanevi çivisiz Mahmut Bey Camii en popüler rotalarıdır.
Gizli Kalmış Müzeler: Türkiye’nin tek Şapka Müzesi (Mimar Vedat Tek Kültür Merkezi), Pınarbaşı’ndaki o uçurumlarıyla aklınızı başınızdan alacak devasa Valla Kanyonu Seyir Terası, Taşköprü’deki sarsılmaz Pompeiopolis Antik Kenti ve İnebolu sahilinin o tarihi aşı boyalı evleri gerçek kaşifleri bekleyen devasa sırlardır.
Kastamonu Müze Gezisi İçin Öneriler (3 Günlük Dev Rota)
Rehber bölümüKastamonu coğrafyası Küre Dağları’nın o efsanevi vadilerinden İnebolu’nun Karadeniz sahiline kadar devasa bir alana yayılır. Bu rotayı tam anlamıyla yaşamak için gezinizi 3 güne bölmek en kusursuz stratejidir.
3 Günlük Kusursuz Kastamonu Rotası:
1. Gün (Merkezin Ahşap Hafızası): Güne kenti kuşbakışı izleyeceğiniz o sarsılmaz Kastamonu Kalesi ve Saat Kulesi ile başlayın. Aşağı inip Nasrullah Camii‘nin şadırvanından o efsanevi suyu için. Liva Paşa Konağı‘nı arşınlayın ve öğleden sonra şehir merkezine çok yakın olan, dünyaca ünlü o şatafatlı çivisiz ahşap şaheser Kasaba Köyü Mahmut Bey Camii‘ni fotoğraflayıp, o meşhur Kuyu Kebabı (Biryan) yiyin.
2. Gün (Şapka Devrimi ve İstiklal Yolu): İkinci gün Cumhuriyetin şatafatlı simgelerinden olan Mimar Vedat Tek Kültür Merkezi içindeki Şapka Müzesi‘ni gezin. Ardından rotayı kuzeye, Kurtuluş Savaşı’nın lojistik damarı olan İstiklal Yolu’nun efsanevi başlangıcı İnebolu‘ya çevirin. Aşı boyalı o sarsılmaz Karadeniz evlerini gezip deniz kenarında mola verin.
3. Gün (Kanyonların Vahşiliği): Üçüncü gününüzü dünyanın en devasa kanyonlarından olan Pınarbaşı ilçesine ayırın. Sarp kayalıklara çakılmış ahşap yürüyüş yollarından geçerek o efsanevi Horma Kanyonu‘nu arşınlayın, kanyonun döküldüğü Ilıca Şelalesi‘nin doğal havuzunda serinleyin ve devasa uçurumun kenarındaki Valla Kanyonu seyir terasından doğanın o vahşetini fotoğraflayarak geziye destansı bir nokta koyun.
Kastamonu Müze Giriş Ücretleri ve Kartlar
Rehber bölümüMüzeKart Geçerli mi? Kastamonu Arkeoloji Müzesi ve Liva Paşa Konağı Etnografya Müzesi gibi devasa Bakanlık alanlarında MüzeKart tamamen geçerlidir.
Ücretsiz Alanlar ve Tabiat Parkları: Kastamonu Kalesi, Nasrullah ve Mahmut Bey Camileri, Şapka Müzesi ve İnebolu Evleri ücretsizdir. Horma ve Valla gibi devasa kanyonlara girişler ise Doğa Koruma ve Milli Parklar tarifesine göre cüzi bir ücrete tabidir.
Kastamonu Müzeleri Rehberi Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)
Rehber bölümüKastamonu’da hangi müzeler ve tarihi alanlar bulunuyor? Sivil mimari laboratuvarı Liva Paşa Konağı, Cumhuriyet hafızası Şapka Müzesi, çivisiz efsane Mahmut Bey Camii, doğa anıtları Valla ve Horma Kanyonları ile Kastamonu Kalesi kentin en görkemli rotalarıdır.
Mahmut Bey Camii’nin (Çivisiz Cami) özelliği nedir ve neden UNESCO listesinde? 1366 yılında Candaroğulları döneminde inşa edilen bu şatafatlı yapı, ahşap geçme (çantı) tekniğiyle hiç metal çivi kullanılmadan yapılmış devasa bir mühendislik harikasıdır. İçerisindeki kök boyasıyla yapılmış kalem işleri asırlardır solmamıştır. Bu sarsılmaz mimari zekası nedeniyle 2023 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmiştir.
Valla Kanyonu’na ve Horma Kanyonu’na rehbersiz girilir mi? Valla Kanyonu‘nun içindeki o sarp ve sarsılmaz derinliklere profesyonel rehber ve ekipman olmadan girmek kesinlikle tehlikelidir ve yasaktır; ancak Milli Parklar tarafından yapılan ahşap seyir terasından kanyonun manzarası güvenle izlenebilir. Horma Kanyonu ise kayalara çakılmış 3 km’lik sağlam ahşap yürüyüş yolu sayesinde herkesin rehbersiz, efsanevi bir yürüyüş yapabileceği son derece güvenli bir rotadır.
Şapka Müzesi’nde neler sergileniyor? Mimar Vedat Tek Kültür ve Sanat Merkezi içinde yer alan bu eşsiz müzede, 1925 Şapka İnkılabı’nın Kastamonu’dan başlatılması anısına; Atatürk’ün kullandığı şapkalar, Cumhuriyet dönemine ait şatafatlı melon/silindir şapkalar ve dünyanın dört bir yanından gelen yöresel başlıklar sergilenmektedir.
İstiklal Yolu’nun Kastamonu için önemi nedir? Kurtuluş Savaşı sırasında İnebolu Limanı’na teknelerle gelen silah ve cephanelerin, kağnılarla ve kadınların, çocukların o sarsılmaz iradesiyle Kastamonu üzerinden Ankara’ya taşındığı efsanevi ve devasa lojistik güzergahtır. Şehit Şerife Bacı bu destanın en ulu sembolüdür.
Kastamonu müzeleri ve kanyonları çocuklar için güvenli mi? Evet! Müzeler zaten şehrin kalbinde ve kolay erişilebilirdir. Doğa kısmında ise Horma Kanyonu‘ndaki o devasa ahşap yürüyüş platformu korkuluklarla çevrilidir ve çocuklarla birlikte efsanevi bir kanyon yürüyüşü yapmak için son derece güvenlidir.
Evliyalar ve Şehitler Diyarından YeGez İmzalı Destansı Veda!
Rehber bölümüKüre Dağları’nın o sarsılmaz yeşiliyle, Mahmut Bey Camii’nin o şatafatlı ahşap kokusuyla ve Karadeniz’in hırçın dalgalarıyla yıkanmış bu ulu kentin devasa duraklarını geride bıraktık! Kusursuz bir Kastamonu müzeler rehberi rotası oluşturduğumuz bu macerada, kentin çivisiz camilerinden uçurum kanyonlarına kadar her köşesini adım adım arşınladık.
En kapsamlı Kastamonu müzeleri listesini ve sarsılmaz bir Kastamonu müze rehberi arayanlar için hazırladığımız bu destansı serüven, YeGez ruhunun Karadeniz ormanlarındaki en ulu yansıması oldu. Adımlarınıza, deklanşörünüze ve pusulanıza daima ışık tutması dileğiyle; Horma Kanyonu’nun su sesini ve İstiklal Yolu’nun o yiğit rüzgarını yüzünüzde hissedeceğiniz yepyeni Kastamonu tarihi yerler ve efsanevi Kastamonu gezilecek yerler keşiflerinde görüşmek üzere! 🎒🌲✨

