
Kayseri’de ne yapılır diye sorduğunuzda, alacağınız cevaplar size sadece bir gastronomi ziyafeti vaat etmez. Burası, Mimar Sinan gibi bir dehayı yetiştiren, dünyanın ilk tıp fakültesine ev sahipliği yapan, bir dağın zirvesiyle bir kuş cenneti arasında binlerce yıllık bir tarihi saklayan, “ticaretin ve zarafetin” şehridir.
- 1. Kayseri’de Ne Yapılır? Erciyes’in Gölgesinde, Selçuklu’nun Başkentinde 17 Unutulmaz Deneyim
- 1.1. 1. Erciyes Dağı’na Tırmanın (veya Teleferikle Çıkın)
- 1.2. 2. Bir Kaşığa “40 Tane” Sığdırmayı Deneyin: Efsanevi Kayseri Mantısı
- 1.3. 3. “Pastırmacılar Çarşısı”nda Orijinal Pastırmanın Tadına Bakın
- 1.4. 4. “Kayseri Yağlaması”nı Kat Kat Yiyin
- 1.5. 5. “Pöç” Kebabını Orijinal Fırınında Tadın
- 1.6. 6. Kayseri Kalesi’nin Surlarında Yürüyün ve Arkeoloji Müzesi’ni Gezin
- 1.7. 7. Gevher Nesibe Medresesi’nde (Selçuklu Müzesi) 800 Yıllık Şifayı Hissedin
- 1.8. 8. Hunat Hatun Külliyesi’nde Bir Selçuklu Başyapıtını Görün
- 1.9. 9. Kapalı Çarşı’da Kaybolun ve Kazancılar’da Çekiç Seslerini Dinleyin
- 1.10. 10. Döner Kümbet’in Zarif Taş İşçiliğine Hayran Kalın
- 1.11. 11. Mimar Sinan’ın Doğduğu Köyde (Ağırnas) Yeraltına İnin
- 1.12. 12. Sultan Sazlığı Kuş Cenneti’nde 300 Kuş Türünü Gözetleyin (UNESCO)
- 1.13. 13. Soğanlı Vadisi’nde (Kapadokya’nın Saklı Köşesi) Kaya Kiliselerini Keşfedin
- 1.14. 14. Kapuzbaşı Şelaleleri’nde Doğanın Gücüne Tanıklık Edin
- 1.15. 15. Kayseri Lisesi’nde (Milli Mücadele Müzesi) “Taş Mektep”in Ruhunu Yaşayın
- 1.16. 16. Talas’ın Tarihi Sokaklarında (Eski Rum Mahallesi) Yürüyün
- 1.17. 17. Cumhuriyet Meydanı’nda Şehrin Modern Yüzünü Görün
Kayseri’de Ne Yapılır? Erciyes’in Gölgesinde, Selçuklu’nun Başkentinde 17 Unutulmaz Deneyim
Kayseri’yi gezmek, bir yanda Selçuklu sultanlarının görkemine, diğer yanda bozkırın ortasındaki bir sanayi devinin (Anadolu Kaplanı) dinamizmine tanıklık etmektir. Eğer siz de bu kadim başkentin her katmanını “yaşamaya” hazırsanız, işte size Kayseri’de yapmanız gereken 17 eylem dolu deneyim.
1. Erciyes Dağı’na Tırmanın (veya Teleferikle Çıkın)
Burası sadece bir kayak merkezi değil, 3.917 metrelik sönmüş bir volkan ve bir doğa harikasıdır.
Ne Yapmalı:Kışın giderseniz, Türkiye’nin en iyi ve en modern pistlerine sahip bu merkezde kayak veya snowboard yapın. O “toz kar” kalitesinin keyfini çıkarın. Yazın giderseniz, teleferikle 2.200 metreye (veya daha yükseğe) tırmanın. O keskin dağ havasını soluyun, yürüyüş (trekking) veya dağ bisikleti rotalarını keşfedin ve bulutların üzerinde olmanın verdiği o muazzam özgürlük hissini yaşayın.
2. Bir Kaşığa “40 Tane” Sığdırmayı Deneyin: Efsanevi Kayseri Mantısı
Kayseri mantısı bir yemek değil, bir sanattır. Orijinali, bir kaşığa 40 adet sığacak kadar küçük kapatılır.
Ne Yapmalı: Şehir merkezindeki otantik mantı evlerinden (Örn: Kaşık-la) birine oturun. Bir porsiyon “Kayseri Mantısı” sipariş edin. Üzerine bol sarımsaklı yoğurt, sumak ve tereyağında kızdırılmış nane-biber gezdirin. O küçük bohçaların içindeki kıymanın ve hamurun o muazzam dengesini, kaşık kaşık yiyerek kutlayın.
3. “Pastırmacılar Çarşısı”nda Orijinal Pastırmanın Tadına Bakın
Kayseri, pastırmanın anavatanıdır. O meşhur “çemen” kokusunun izini sürün.
Ne Yapmalı: Kapalı Çarşı’nın hemen bitişiğindeki Pastırmacılar Çarşısı’na gidin. Dükkanların önünde asılı duran o devasa pastırma bloklarını görün. Ustadan size bir dilim sırt, bonfile veya en değerlisi olan kuşgömü pastırmadan kesmesini isteyin. O taze, çemenli, lokum gibi etin tadına, tam da kaynağında bakın ve evinize götürmek için vakumlatın.
4. “Kayseri Yağlaması”nı Kat Kat Yiyin
Bu, Kayseri’nin en sosyal ve en eğlenceli yemeğidir. Şebit denilen incecik lavaşların arasına, bol kıymalı bir harç kat kat serilir.
Ne Yapmalı: Masaya gelen o katlı ziyafetin ortasına, bol sarımsaklı yoğurdu dökün. Ardından, o katları rulo yaparak elle yiyin. Her lokmada o hamurun ve kıymanın birleştiği bu doyurucu lezzetin keyfini çıkarın.
5. “Pöç” Kebabını Orijinal Fırınında Tadın
Kayseri’nin gizli kalmış gastronomi bombası. Pöç, dananın kuyruk sokumu etidir ve saatlerce, özel taş fırınlarda, güveçte ağır ağır pişirilir.
Ne Yapmalı: Bu işi yapan özel esnaf lokantalarına (Örn: Meşhur Pöç Kebabı) gidin. Önünüze gelen o güveçteki, kemiğinden lokum gibi ayrılan, ilikli ve yoğun lezzetteki eti, taze pideyle birlikte yiyin.
6. Kayseri Kalesi’nin Surlarında Yürüyün ve Arkeoloji Müzesi’ni Gezin
Şehrin tam kalbinde, siyah bazalt taşlardan yapılmış bu devasa kale, Kayseri’nin simgesidir.
Ne Yapmalı: Roma, Bizans ve Selçuklu’nun izlerini taşıyan bu kalenin içine girin. Surların üzerinde yürüyüş yapın. Kalenin içinde, modern bir tasarımla açılan Kayseri Arkeoloji Müzesini ziyaret edin ve Kültepe’den çıkan 6000 yıllık tabletleri görün.
7. Gevher Nesibe Medresesi’nde (Selçuklu Müzesi) 800 Yıllık Şifayı Hissedin
Burası, 1206 yılında açılmış, dünyanın ilk tıp fakültesi ve hastanesi olarak kabul edilir. Gevher Nesibe Sultan’ın vasiyeti üzerine, veremden ölen kardeşi I. Gıyaseddin Keyhüsrev için yapılmıştır.
Ne Yapmalı: Bu muazzam “Çifte Medrese”nin avlusuna girin. Bir zamanlar hastaların su sesi ve müzikle tedavi edildiği o şifahanenin (Bimarhane) odalarını gezin. Günümüzde “Selçuklu Uygarlığı Müzesi” olarak hizmet veren bu yapıda, Selçuklu’nun bilime ve sanata verdiği değeri bizzat görün.
8. Hunat Hatun Külliyesi’nde Bir Selçuklu Başyapıtını Görün
Alaaddin Keykubat’ın eşi Mahperi Hunat Hatun tarafından yaptırılan bu külliye (cami, medrese, hamam, türbe), şehrin en zarif yapılarından biridir.
Ne Yapmalı: O muazzam taş işçiliğine sahip taç kapıdan camiye girin. Külliyenin diğer bölümlerini (günümüzde Etnografya Müzesi olarak da kullanılır) gezin ve bir Selçuklu sultanının şehre vurduğu o güçlü mührü hissedin.
9. Kapalı Çarşı’da Kaybolun ve Kazancılar’da Çekiç Seslerini Dinleyin
Türkiye’nin en eski (15. yy) ve en büyük kapalı çarşılarından birindesiniz. Burası, Kayseri’nin ticaret genlerinin doğduğu yerdir.
Ne Yapmalı: O labirent gibi, tonozlu sokaklara dalın. Baharatçıların, pastırmacıların, kuyumcuların arasından geçin. Özellikle, çarşının bir parçası olan Kazancılar Çarşısına gidin. Ustaların, bakır tepsileri ve kazanları döverken çıkardığı o ritmik çekiç seslerini dinleyin.
10. Döner Kümbet’in Zarif Taş İşçiliğine Hayran Kalın
Selçuklu türbe mimarisinin en zarif, en “dantel gibi” işlenmiş örneklerinden biri. 1276 yılında Şah Cihan Hatun için yapılmıştır.
Ne Yapmalı: Türbenin etrafında tam bir tur atın. O silindirik gövdenin üzerine işlenmiş geometrik desenlere, hurma ağacı ve aslan figürlerine (Selçuklu sembolleri) yakından bakın. Bir taşın nasıl bu kadar zarif işlenebildiğine hayret edin.
11. Mimar Sinan’ın Doğduğu Köyde (Ağırnas) Yeraltına İnin
Mimarlık tarihinin dehası Mimar Sinan’ın doğduğu ve 22 yaşına kadar yaşadığı yerdesiniz.
Ne Yapmalı: Ağırnas’taki o mütevazı Mimar Sinan Evini ziyaret edin. Ardından, asıl sürprize hazır olun: Köyün altı, Kapadokya’yı aratmayan, kayalara oyulmuş yeraltı şehirleri ve mağara evleri ile doludur. Bu dehlizlerin içine girin ve bir dehanın nasıl bir coğrafyada yetiştiğini görün.
12. Sultan Sazlığı Kuş Cenneti’nde 300 Kuş Türünü Gözetleyin (UNESCO)
Bozkırın ortasında, Erciyes’in sularıyla beslenen devasa bir vaha. Burası, Avrupa ve Afrika arasındaki göç yolunun en önemli duraklarından biridir.
Ne Yapmalı: Develi Ovası’ndaki bu milli parka gidin. Bir kayık kiralayın ve o devasa sazlıkların arasında bir labirentte gibi ilerleyin. Yanınıza bir dürbün alın ve flamingoları, pelikanları, yılkı atlarını ve yüzlerce farklı kuş türünü kendi doğal ortamlarında izleyin.
13. Soğanlı Vadisi’nde (Kapadokya’nın Saklı Köşesi) Kaya Kiliselerini Keşfedin
Kapadokya’nın popüler merkezlerinden uzakta, Kayseri (Yeşilhisar) sınırları içinde kalmış, el değmemiş bir vadi. Burası, yüzlerce kaya kilisesi, manastır ve güvercinlikle doludur.
Ne Yapmalı: Arabayla veya yürüyerek vadiyi keşfedin. Karabaş Kilisesi, Kubbeli Kilise gibi önemli yapıların içindeki 1000 yıllık fresklere bakın. O meşhur, el yapımı Soğanlı Bez Bebeklerini yapan teyzelerle sohbet edin ve bir bebek alın.
14. Kapuzbaşı Şelaleleri’nde Doğanın Gücüne Tanıklık Edin
Burası Kayseri’nin en uzak, ama en görkemli doğa harikasıdır. Aladağlar’ın (Yahya’lı) eteklerinde, 7 farklı şelale, doğrudan kayanın içinden (kaynaktan) fışkırarak 70 metreye varan yüksekliklerden dökülür.
Ne Yapmalı: Burası için tam bir gün ayırmayı göze alın. Oraya vardığınızda, suyun o muazzam gücünü ve gürültüsünü hissedin. Yüzünüze çarpan serin su zerrecikleri eşliğinde, ahşap platformlarda yürüyün.
15. Kayseri Lisesi’nde (Milli Mücadele Müzesi) “Taş Mektep”in Ruhunu Yaşayın
Burası, “Türkiye’nin en meşhur lisesi” olarak anılır. Kurtuluş Savaşı sırasında, 1920-21 yılındaki tüm son sınıf öğrencilerini Sakarya Meydan Muharebesi’ne gönderen ve o yıl hiç mezun veremeyen efsanevi “Taş Mektep”tir.
Ne Yapmalı: Günümüzde Milli Mücadele Müzesi olarak hizmet veren bu tarihi binayı gezin. O sıralara oturun, o kahraman öğrencilerin hikayelerini okuyun ve bir ulusun bağımsızlığı için ödenen bedeli hissedin.
16. Talas’ın Tarihi Sokaklarında (Eski Rum Mahallesi) Yürüyün
Kayseri’nin hemen yanı başındaki, tarihi dokusunu korumuş, eski bir Rum ve Ermeni yerleşimi.
Ne Yapmalı: O arnavut kaldırımlı, daracık sokaklara dalın. Zarif taş işçiliğine sahip eski Talas evlerini (bazıları kafe olmuştur) fotoğraflayın. Ali Saip Paşa Sokağı’nda (Sanat Sokağı) yürüyün ve Talas’ın o bohem, entelektüel havasını soluyun.
17. Cumhuriyet Meydanı’nda Şehrin Modern Yüzünü Görün
Burası, Kayseri Kalesi’nin, tarihi Saat Kulesi’nin, Bürüngüz Camii’nin ve modern ticaret merkezlerinin buluştuğu, şehrin 24 saat yaşayan kalbidir.
Ne Yapmalı: Akşam saatlerinde, o geniş meydanda yürüyüş yapın. Işıklandırılmış kaleyi ve saat kulesini izleyin. Bir banka oturun ve Kayseri’nin o “ticaret erbabı”, dinamik ve modern sosyal yaşamını gözlemleyin.
Kayseri’de ne yapılır sorusunun cevabı, bu şehrin muazzam dengesinde gizlidir. Bir yanda Erciyes’in heybeti, diğer yanda Sultan Sazlığı’nın sükuneti; bir yanda Selçuklu’nun taş zarafeti, diğer yanda pastırmanın keskin lezzeti… Kayseri, size hem ruhu hem de mideyi doyuran, “tam” bir Anadolu başkenti deneyimi sunar.



