Bu yazımız içerisinde Konya Tarihi Yerler üzerine konuşacağız. Anadolu coğrafyasında pek çok şehir tarihe tanıklık etmiştir ama Konya, o tarihi bizzat yazanların başkentidir. 1071 Malazgirt Zaferi’nin ardından Anadolu’nun kapılarını aralayan Türkler, kısa süre sonra bu dümdüz, uçsuz bucaksız ovayı kendilerine yurt edinmiş ve Anadolu Selçuklu Devleti’nin başkentini buraya kurmuşlardır.
Konya, sadece kılıçla ve fetihle değil; kalemle, fırçayla, çiniyle ve felsefeyle yükselmiş bir şehirdir. Moğol istilasının Anadolu’yu kasıp kavurduğu o en karanlık yıllarda bile Mevlana Celaleddin Rumi, Şems-i Tebrizi ve Sadreddin Konevi gibi büyük düşünürler bu şehirde toplanmış, insanlığa umut ve hoşgörü tohumları ekmişlerdir.
YeGez olarak hazırladığımız bu rehberde, sizi sadece türbelerin etrafında dönmeye değil; 9000 yıl önce insanların çatılardan girerek yaşadığı kerpiç evlere, gökyüzünün çinilerle kubbelere işlendiği asırlık medreselere ve pencereleri kapılarından büyük olan o Avrupa esintili camilere davet ediyoruz. Hazırsanız, bozkırın o asil ve ağırbaşlı başkentine, Selçuklu’nun kalbine doğru yola çıkıyoruz!
Hoşgörünün ve Selçuklu’nun Kalbi

Konya’yı anlamak, şehri bir ağ gibi saran o manevi havayı ve o havayı var eden efsanevi isimleri ziyaret etmekle başlar.
Evrensel Çağrının Merkezi: Mevlana Müzesi (Kubbe-i Hadra)
Dünyanın neresinden gelirseniz gelin, Konya ufuk çizgisinde gözünüzün ilk arayacağı şey o muazzam yeşil çinilerle kaplı, dilimli kubbe olacaktır: Kubbe-i Hadra (Yeşil Kubbe). 13. yüzyılda yaşamış, evrensel barış ve aşk felsefesiyle tüm dünyayı etkilemiş olan Mevlana Celaleddin Rumi’nin ebedi istirahatgahı olan bu müze, Türkiye’nin en çok ziyaret edilen müzelerinden biridir.
Şehrin Zirvesindeki Tarih: Alaeddin Tepesi ve Alaeddin Camii
Dümdüz Konya ovasının tam ortasında aniden yükselen, ağaçlarla kaplı o devasa tepeyi gördüğünüzde bunun doğal bir dağ olduğunu sanabilirsiniz; yanılırsınız! Alaeddin Tepesi, Friglerden Selçuklulara kadar binlerce yıl boyunca üst üste kurulan yıkıntıların oluşturduğu devasa bir yapay “höyük”tür.
Taşın, Çininin ve Barok Sanatının Zarafeti

Mevlana’nın ve Sultanların maneviyatından çıkıp, şimdi Selçuklu mimarlarının taşı bir dantel gibi işlediği, kubbelere yıldızları indirdiği o efsanevi medreselere (üniversitelere) doğru kısa bir yürüyüşe çıkıyoruz.
Gökyüzünü Yere İndiren Kubbe: Karatay Medresesi (Çini Eserler Müzesi)
Alaeddin Tepesi’nin hemen eteklerinde yer alan Karatay Medresesi, 1251 yılında Selçuklu Veziri Celaleddin Karatay tarafından yaptırılmıştır. Dışarıdan bakıldığında o muazzam taç kapısı (giriş kapısı) sizi karşılar, ancak asıl sihir içeri adım attığınızda başlar.
Yıldırımın Kopardığı Şaheser: İnce Minareli Medrese (Taş ve Ahşap Eserler Müzesi)
Karatay Medresesi’nin hemen çaprazında, Alaeddin Tepesi’nin batı yamacında yer alan İnce Minareli Medrese, 1264 yılında Selçuklu Veziri Sahip Ata Fahreddin Ali tarafından hadis ilmi okutulmak üzere yaptırılmıştır.
Bozkırda Avrupa Rüzgarı: Aziziye Camii
Selçuklu’nun o ağırbaşlı, düz ve sade taş mimarisinden çıkıp, Konya’nın o tarihi çarşılarının (Bedesten) tam kalbine daldığınızda, sizi adeta Paris’ten veya Viyana’dan kopup gelmiş gibi duran, inanılmaz derecede süslü bir yapı karşılar: Aziziye Camii.
İnsanlığın Çatılardan Girdiği Şehir: Çatalhöyük Neolitik Kenti
Tarihi milattan önce 7400’lü yıllara (tam 9000 yıl önceye) kadar uzanan, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Çatalhöyük, dünya üzerinde tarımın, sanatın ve ilk yerleşik şehir hayatının başladığı sıfır noktalarından biridir.
Volkanik Vadideki Hoşgörü: Sille Tarihi Köyü ve Aya Eleni Kilisesi
Konya’nın o dümdüz ovasından çıkıp, sadece birkaç kilometre ötedeki volkanik ve sarp bir vadiye girdiğinizde karşınıza 5000 yıllık bir yerleşim olan Sille çıkar. Burası, Cumhuriyet dönemindeki nüfus mübadelesine kadar Türklerin ve Karamanlı Rumların asırlarca aynı sokağı, aynı suyu paylaştığı, barışın ve hoşgörünün vücut bulduğu o efsanevi taş köydür.
Çivisiz Ahşabın Sedir Kokulu Zirvesi: Eşrefoğlu Camii (Beyşehir)
Mimaride ahşabın ne kadar görkemli olabileceğini görmek için rotamızı Türkiye’nin en büyük tatlı su gölü olan Beyşehir Gölü’nün kenarına çeviriyoruz. 1299 yılında Eşrefoğlu Süleyman Bey tarafından yaptırılan ve kısa süre önce UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giren Eşrefoğlu Camii, Anadolu’daki ahşap direkli camilerin en büyüğü ve en asilidir.
Kapadokya’nın Bozkırdaki İkizi: Kilistra Antik Kenti
Peri bacaları, kayalara oyulmuş kiliseler ve yeraltı sığınakları görmek için Nevşehir’e kadar gitmenize gerek yok! Konya’nın yanı başındaki Kilistra Antik Kenti, Kapadokya’nın adeta gizli kalmış bir ikizidir.
İpek Yolu’nun Asırlık Durağı: Zazadın Hanı
Konya’yı terk etmeden önce İpek Yolu tüccarlarının ayak izlerine basmak için, Anadolu Selçuklu Devleti’nin o kervanları koruyan devasa taş kalelerinden birine giriyoruz. 1236 yılında, dönemin meşhur (ve dizilere de konu olan acımasız) Veziri Sadettin Köpek tarafından yaptırılan Zazadın Hanı, Konya’nın en büyük kervansaraylarından biridir.
YeGez Konya Ziyaretçi Rehberi: İklim Stratejisi ve Bozkır Lezzetleri

Konya, sadece mimarisiyle değil, o uçsuz bucaksız bozkırın getirdiği sert kurallarla ve efsanevi fırın kültürüyle de sizi test eder. Bir “YeGez Seyyahı” olarak bu devasa şehri fethederken bilmeniz gereken altın kurallar şunlardır:
Ne Zaman Gidilir? (İklim ve Festival Stratejisi)
Gastronomi: Ateşin ve Hamurun Selçuklu Hali
Kapanış: Bozkırın Kalbinde Atan Selçuklu’ya Veda
Konya; Türkiye haritasına bakıldığında ortada duran devasa bir düzlük gibi görünse de, o düzlüğün altına ve üstüne binlerce yıllık insanlık onurunun, ilmin ve taş işçiliğinin kazındığı asil bir başkenttir.
Çatalhöyük’te çatılardan inen ilk insanların yaşam mücadelesini hisseder, Sille sokaklarında kilise çanlarıyla ezan sesinin asırlarca nasıl omuz omuza yankılandığına şahit olursunuz. Karatay Medresesi’nde başınızı kaldırıp çinili kubbede yıldızları ararken, Eşrefoğlu Camii’nde sedir ağaçlarının o asırlık kokusunu içinize çekersiniz. Ve elbette Mevlana’nın o yeşil kubbesinin altında, tüm bu tarihi ve medeniyeti birleştiren tek bir kelimenin, “Hoşgörü”nün ne demek olduğunu iliklerinize kadar anlarsınız.
YeGez olarak hiçbir tarihi köşeyi, efsaneyi ve pratik gezi detayını atlamadan hazırladığımız bu 10 duraklık devasa rehberin, Selçuklu’nun bu görkemli başkentinde size kusursuz bir yol arkadaşı olmasını diliyoruz. Çinilerin mavisi ve bozkırın rüzgarı hep aklınızda, yollarınız hep açık olsun!
Konya rehberleri
Konya ile ilgili 4 rehber daha sizi bekliyor.







