Bu yazımız içerisinde Isparta Tarihi Yerler üzerine konuşacağız. Isparta, Türkiye haritasında Akdeniz'in sıcağı ile İç Anadolu'nun ayazı arasında kalmış o efsanevi "Göller Yöresi"nin başkentidir. Burası sadece kozmetik dünyasını besleyen uçsuz bucaksız gül tarlalarından ibaret değildir; dağların arasına daldığınızda sizi Roma…
[caption id="attachment_16771" align="aligncenter" width="900"] Pisidia'nın İmparatorluk Merkezleri ve Ay Tanrısı (Yalvaç & Sütçüler)[/caption] Isparta fethimize şehrin modern merkezinden değil; dünya arkeoloji ve dinler tarihi için bir kırılma noktası olan, Roma'nın o devasa ve anıtsal metropolünden başlıyoruz. 1. Roma'nın Anadolu'daki Güç Gösterisi: Pisidia Antiocheia (Yalvaç) Yalvaç ilçe merkezinin hemen kuzeyinde, Sultan Dağları'nın eteklerinde yer alan bu antik kent, kelimenin tam anlamıyla bir Roma mühendislik ve propaganda şaheseridir. Hikayesi ve Aziz Paulus: Augustus döneminde burası bir Roma kolonisi (askeri üs ve Roma'nın kopyası bir şehir) yapılmıştır. Kentin en yüksek noktasına, ana kayanın tıraşlanmasıyla yapılan o devasa Augustus Tapınağı kondurulmuştur. Ancak bu şehri dünya tarihi için efsanevi yapan asıl olay; Hristiyanlığın en önemli figürlerinden Aziz Paulus'un (St. Paul), M.S. 46 yılında ilk resmi vaazını buradaki bir sinagogda vermiş olmasıdır! Bu yüzden Hristiyan dünyası için bir hac merkezidir. İlginç Detaylar: Şehri gezerken antik tiyatroyu, devasa hamamları ve kente dağlardan kilometrelerce öteden su…
[caption id="attachment_16770" align="aligncenter" width="864"] Su Perilerinin Yurdu, Eğirdir ve Selçuklu Mühürleri (Eğirdir & Aksu)[/caption] Isparta'nın dağlık rotalarından, suların tarihe karışıp göl kenarlarında kalkan oluşturduğu o efsanevi ilçelere iniyoruz. 5. Yeraltının 765 Metrelik Sırrı: Zindan Mağarası ve Eurymedon Tapınağı Aksu ilçesinde, Aksu Çayı'nın (antik Eurymedon nehrinin) kaynağına yakın, sarp bir vadinin içinde hem doğanın hem de antik inancın iç içe geçtiği efsanevi bir duraktayız. Irmak Tanrısının Mozaiği: Mağaraya girmeden hemen önce, Roma dönemine ait tek kemerli tarihi bir taş köprüden geçersiniz. Mağaranın ağzı antik çağda bir Açık Hava Tapınağı olarak kullanılmıştır ve Irmak Tanrısı Eurymedon'a adanmıştır. Zemininde Eurymedon'un büstünün bulunduğu efsanevi bir mozaik yer alır. Mağaranın içine girdiğinizde ise 765 metre uzunluğunda, içi devasa sarkıtlar, dikitler ve yeraltı deresiyle dolu kapkaranlık, serin ve gizemli bir yeraltı tüneli sizi bekler. İçerideki "Hamam" adı verilen traverten havuzları muazzamdır. Konum: Aksu ilçe merkezi yakını. Ulaşım: Eğirdir üzerinden Aksu'ya (yaklaşık 30 km) özel araçla virajlı ama…
[caption id="attachment_16769" align="aligncenter" width="1024"] Gül Kokulu Şehrin Sivil Hafızası ve Mimar Sinan (Merkez)[/caption] Gölün serinliğinden çıkıp, gül hasadının yapıldığı o tarihi Isparta merkezinin asırlık sokaklarına iniyoruz. 10. Mimar Sinan'ın Gül Şehrindeki İmzası: Firdevs Paşa Camii ve Bedesteni 1561 yılında Isparta Valisi Firdevs Paşa tarafından yaptırılan bu asil yapı grubu, büyük usta Mimar Sinan'ın Isparta'daki klasik Osmanlı mührüdür. Mimarbaşı Zarafeti: Kesme taştan tek kubbeli olarak inşa edilen cami, oranları ve sadeliğiyle tam bir klasik dönem eseridir. Caminin hemen yanındaki tarihi Bedesten (Kapalı Çarşı) ise o devasa kubbeli dükkanlarıyla Isparta'nın asırlık ticaret kalbidir. Gül yağı, gül suyu ve halı ticaretinin kalbinin attığı bu bedestenin içinde dolaşırken, o devasa taş duvarlara sinmiş gül kokusunu asırlar sonrasından bile alırsınız. (Merkezdedir, ücretsiz gezilebilir). 11. Şehrin En Yaşlı Bilgesi: Kutlubey (Ulu) Camii Isparta merkezinin en eski ibadethanesidir. İlk yapımı 1429 yılına, Kutlubey dönemine dayanır. Zamanla yıkılıp 1899'da yeniden inşa edilmiştir. Ahşap Direklerin Kokusu: Dışarıdan…
[caption id="attachment_16768" align="aligncenter" width="1024"] YeGez Isparta Ziyaretçi Rehberi[/caption] Isparta, "Göller Yöresi"nin o sert ikliminden de nasibini alan, doğanın her rengini barındıran efsanevi bir coğrafyadır. Bu krallığı fethederken rotanızı şu kurallara göre çizin: İklim Stratejisi: Ne Zaman Gidilir? O Efsanevi Sabah Rüzgarı: Isparta'da kışlar serttir; Eğirdir Gölü'nün rüzgarı bıçak gibi keser, Davraz Dağı kayakçılarla dolar. Ancak bu şehrin asıl kimliği ilkbaharın sonundadır. YeGez Altın Ayları: Dünyanın hiçbir yerinde göremeyeceğiniz o uçsuz bucaksız Gül Hasadı dönemini yakalamak, sabahın 05:00'inde tarlalara girip çiğ düşmüş gülleri toplamak ve Antiocheia'nın su kemerlerini üşümeden gezmek için en kusursuz zaman Mayıs ortası, Haziran ve Eylül aylarıdır. Gastronomi: Kuyunun ve Gülün Saltanatı Zirvenin Adı: Isparta Fırın Kebabı: Eğirdir veya merkezde esnaf lokantalarına girdiğinizde sizi karşılayan efsanedir. Kuzu etinin (bazen keçi), devasa fırınlarda saatlerce, kemiklerinden dökülene ve kendi yağıyla nar gibi kızarana kadar ağır ağır pişirilmesiyle yapılır. Açık pide üzerinde, yanında kuru soğanla yenir. Kabune Pilavı Ritüeli: Et suyuyla pişen pirincin üzerine lif lif ayrılmış haşlanmış kuzu/dana…
Isparta; sadece halı dokunan veya kışlalarında asker yolu beklenen bir şehir değil, antik çağın en korkutucu ay tanrılarının dağlarında tapınak kurduğu, Hristiyanlığın Avrupa'ya yayılmadan önce bu topraklarda şekillendiği ve Selçuklu'nun göl kenarına ahşaptan minareler diktiği devasa ve asil bir medeniyet beşiğidir. Antiocheia'nın o devasa su kemerlerinin altında dururken Romalıların o sarsılmaz mühendisliğine boyun eğer, Zindan Mağarası'nın kapısındaki ırmak tanrısına bakarken binlerce yıllık efsaneleri fısıldarsınız. Eğirdir'in yedi renkli sularında kaleden göle yansıyan binyıllık tarihi okur, Kabune pilavından bir lokma aldığınızda Yörük/Türkmen kültürünün o asırlık doyuruculuğunu anlarsınız. Burası, taşın efsaneye, gölün ise o uçsuz bucaksız bir krallığa dönüştüğü yeryüzündeki o eşsiz mühürdür. YeGez olarak hazırladığımız bu devasa 15 duraklık Isparta rehberinin; o sarp antik yollarda ve gül kokulu bedestenlerde size kusursuz bir yol arkadaşı olmasını diliyoruz. Gülün o eşsiz aroması ve Eğirdir'in turkuaz suları hep sizinle, yollarınız hep açık olsun!