Bu yazımız içerisinde Giresun Tarihi Yerler üzerine konuşacağız. Giresun, Karadeniz sahil yolundan arabayla hızla geçip gidilecek bir şehir değildir; burası kelimenin tam anlamıyla dağların denize dikine ve en acımasız şekilde indiği, her vadisinde ayrı bir Orta Çağ efsanesinin fısıldandığı devasa…
[caption id="attachment_16740" align="aligncenter" width="1024"] Adanın, Amazonların ve Şehrin Muhafızları (Merkez)[/caption] Giresun fethimize karadan değil, doğrudan denizin kalbinden, Doğu Karadeniz'in yaşanabilir tek adasından ve şehrin silüetini oluşturan o devasa surlardan başlıyoruz. 1. Karadeniz'in Efsanevi Kalbi: Giresun Adası (Aretias) Kıyıdan yaklaşık 1.2 kilometre açıkta bulunan bu yeşil zümrüt, sadece bir kara parçası değil; Yunan mitolojisinin ve antik çağ inançlarının tam merkezidir. Amazonlar, Herkül ve Hamza Taşı: Mitolojiye göre Savaş Tanrısı Ares'e adanmış tapınak bu adadaydı. Savaşçı Amazon Kadınlarının burada yaşadığı, efsanevi Altın Post'u arayan Argonotların (içlerinde Herkül'ün de olduğu kahramanlar) adaya çıktığı ve buradaki kuşlarla savaştığı anlatılır. Adanın içine adım attığınızda Helenistik döneme ve Bizans'a ait kilise, manastır ve sur kalıntılarıyla karşılaşırsınız. Ancak adanın asıl sivil efsanesi, 4000 yıllık bir geçmişi olduğu düşünülen "Hamza Taşı"dır. Bereketin sembolü olan bu devasa taşa sarılıp dilek tutmak, antik çağlardan bugüne uzanan tüyler ürpertici bir pagan/kültür ritüelidir. Ada,…
[caption id="attachment_16739" align="aligncenter" width="1000"] Harşit Vadisi'nin Kartal Yuvaları ve Kiliseleri (Şebinkarahisar & Tirebolu)[/caption] Giresun'un o tuzlu neminden çıkıp, Karadeniz Dağları'nı aşarak, bambaşka bir iklime ve Orta Çağ'ın o geçilmez şatolarının diyarı olan Şebinkarahisar ve Tirebolu'ya uzanıyoruz. 7. Sümela'nın En Sarp Rakibi: Meryem Ana Manastırı Şebinkarahisar ilçesine bağlı Sarıer köyü sınırlarında, gökyüzüne doğru dimdik yükselen devasa bir sarp kayalığın tam ortasında, adeta bir kartal yuvası gibi oyulmuş o ürkütücü ve efsanevi inanç merkezindeyiz. 4 Katlı Kaya Katedrali: M.S. 2. yüzyılda (Roma döneminde) ilk temellerinin atıldığı düşünülen bu devasa yapı, Trabzon'daki Sümela Manastırı'ndan sonra Türkiye'nin en büyük ikinci doğal kaya manastırıdır. Devasa bir mağaranın içinin 4 katlı olarak oyulmasıyla inşa edilmiştir. Yatakhane, kilise, derslik ve mezar odalarından oluşur. O sarp uçurumun kenarındaki taş basamakları tırmanıp, mağaranın o loş, rutubetli ve devasa boşluğuna girdiğinizde, antik keşişlerin dünyadan izole olmak için nasıl bir yükseklik korkusunu…
[caption id="attachment_16738" align="aligncenter" width="750"] Doğanın Tarihle Buluştuğu Antik Rotalar (Dereli, Yağlıdere & Çanakçı)[/caption] Kalelerden inip, Giresun'un o balta girmemiş vadilerine, şelalelerine ve asırlardır insanların doğayla bütünleştiği o efsanevi sivil yaşam alanlarına geçiyoruz. 12. Vadilerin Yankılanan Sesi: Kuşköy (Islık Dili) Çanakçı ilçesinin o sarp ve derin vadilerine girdiğinizde, sadece doğanın değil, sivil iletişimin yeryüzündeki en efsanevi ve antik yöntemlerinden biriyle karşılaşırsınız. 500 Yıllık Canlı Tarih (UNESCO): Karadeniz'in o inanılmaz dik yamaçlarında evlerin birbirine kilometrelerce uzak olması nedeniyle, yöre halkı yüzyıllardır birbirleriyle haberleşmek için parmaklarını ağızlarına götürüp "Islık Dili"ni icat etmişlerdir! Sadece bir ses çıkarma değil, kelimelerin ve hecelerin ıslığa dönüştüğü, UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası listesine giren bu yaşayan dili yerinde duymak, o sarp vadilerde yankılanan bir efsaneye kulak vermektir. Konum: Çanakçı ilçesi, Kuşköy. Giriş Ücreti: Yaşayan bir köydür, ücretsizdir. (Yaz aylarındaki Islık Dili festivalleri efsanedir). 13. Turkuaz Suların ve Kervanların Rotası: Kuzalan Travertenleri Dereli ilçesinde, Giresun'un o…
[caption id="attachment_16737" align="aligncenter" width="641"] YeGez Giresun Ziyaretçi Rehberi[/caption] Giresun, Karadeniz'in o acımasız ve ani değişen doğasına tamamen teslim olmuş bir coğrafyadır. Bu yemyeşil imparatorluğu fethederken şu kurallara riayet etmelisiniz: İklim Stratejisi: Ne Zaman Gidilir? Rutubet, Yağmur ve Sis: Sahil şeridi (Zeytinlik, Tirebolu) yaz aylarında inanılmaz nemli ve bunaltıcı olabilir. Ancak yaylalara (Bektaş, Kümbet, Gölyanı) çıktığınızda sizi aniden dondurucu bir soğuk ve o meşhur Karadeniz sisi (Dumanı) karşılar. Her an yağmur yağacakmış gibi dört mevsimi aynı gün içinde yaşayabilirsiniz. YeGez Altın Ayları: Ada turu yapmak, Meryem Ana manastırının o sarp yokuşunu karda kaymadan tırmanmak ve yayla şenliklerine denk gelmek için en kusursuz zaman Temmuz, Ağustos ve Eylül başıdır. Gastronomi: Dünyanın En İyi Fındığı ve Deniz Kokulu Sofralar Dünya Markası: Giresun Kalite Fındık: Giresun fındığı dünyadaki hiçbir fındığa benzemez; yağ oranı en yüksek, tadı en muazzam ve en tombul fındıktır. Taze kavrulmuş fındık ve "Fındık Ezmesi" almadan şehirden…
Giresun; sadece Karadeniz sahil yolundan hızla geçilen bir fındık diyarı değil, denizin ortasındaki tek adasında Amazon kadınlarının kılıç seslerinin yankılandığı, sarp kayalıkların devasa manastırlara, ormanların ise çivisiz ahşap obalara dönüştüğü asil ve hırçın bir başkenttir. Aretias Adası'nda o efsanevi Hamza Taşı'na dokunurken binlerce yıllık bir mitolojinin parçası olur, Zeytinlik semtinin o zarif sokaklarında yürürken "komşusunun güneşini kesmeyen" o muazzam saygı ve estetikle büyülenirsiniz. Meryem Ana Manastırı'nın sarp uçurumunda antik keşişlerin inziva sırlarını fısıldar, Kuşköy'ün vadilerinde asırlık ıslık dilinin dağları nasıl aştığına şahit olursunuz. Görele pidesinden bir lokma aldığınızda ise bu coğrafyanın o tereyağlı, sıcak ve doyurucu misafirperverliğini iliklerinize kadar hissedersiniz. Burası, yeşilin maviye, kayanın ise efsaneye dönüştüğü yeryüzündeki o eşsiz mühürdür. YeGez olarak hazırladığımız bu 15 duraklık devasa Giresun rehberinin; o yağmurlu yaylalarda ve sarp kale burçlarında size kusursuz bir yol arkadaşı olmasını diliyoruz. Taze kavrulmuş fındığın kokusu ve Karadeniz'in o deli dalgalarının sesi hep sizinle, yollarınız hep…