Bu yazımız içerisinde Gümüşhane Tarihi Yerler üzerine konuşacağız. Gümüşhane, Karadeniz ile İç Anadolu'yu birbirinden ayıran o devasa dağ silsilelerinin tam ortasına sıkışmış, kelimenin tam anlamıyla "taştan ve madenden" doğmuş bir şehirdir. Eski adıyla Argyroupolis (Gümüş Şehri), asırlar boyunca Osmanlı İmparatorluğu'nun…
[caption id="attachment_16733" align="aligncenter" width="775"] Gümüşün Şehri, Lejyonerler ve Hoşgörü (Merkez & Kelkit)[/caption] Gümüşhane fethimize, şehrin bugünkü betonarme vadisinden çıkıp, asıl tarihin yattığı o yüksek ve asil tepelere, gümüşün ilk çıkarıldığı eski şehre çıkarak başlıyoruz. 1. Darphanenin ve Hoşgörünün Şehri: Eski Gümüşhane (Süleymaniye Mahallesi) Günümüzdeki Gümüşhane merkezinin birkaç kilometre uzağında, sarp bir yamaçta kurulan bu antik mahalle, aslında Gümüşhane'nin ta kendisidir! (Şehir 1920'lerde bugünkü vadiye taşınmıştır). Hikayesi ve Maden Sırrı: Kanuni Sultan Süleyman'ın bölgedeki gümüş madenlerini işletmeye açmasıyla burası devasa bir sanayi kentine dönüşmüştür. Osmanlı'nın gümüş ve altın sikkeleri burada basılırdı. Şehrin sokaklarında dolaşırken, o muazzam bir hoşgörü kültürünün izlerini görürsünüz: Süleymaniye Camii ile Hagios Stefanos Kilisesi ve diğer şapeller adeta sırt sırta, duvar duvara inşa edilmiştir. Yıkık dökük taş evlerin, eski hamamların ve o asırlık taş köprülerin (Tarihi Su Kemerleri) arasında yürürken, binlerce madencinin çekiç seslerini duyar gibi olursunuz. Konum: Gümüşhane merkez, Süleymaniye Mahallesi (Eski…
[caption id="attachment_16732" align="aligncenter" width="1024"] Vadilerin Muhafızları ve Yeraltı Sarayları (Torul & Şiran)[/caption] Gümüşhane merkezin o gümüş kokan tarihinden batıya ve güneye, doğanın sanat eserlerine dönüştüğü o sarp ilçelere geçiyoruz. 7. Yeraltının Devasa Katedrali: Karaca Mağarası Torul ilçesinde, deniz seviyesinden 1550 metre yüksekte, sarp bir dağın içine gizlenmiş, dünya mağara literatürüne girmiş efsanevi bir doğa harikasıdır. 12 yıl boyunca insanlardan saklanan bu mağara, 1990'larda turizme açılmıştır. Renklerin ve Şekillerin Çılgınlığı: İçeri adım attığınız an serin ve inanılmaz temiz bir hava yüzünüze çarpar. Mağaranın içi; devasa sarkıtlar, dikitler, sütunlar, org desenli duvarlar, mağara incileri ve traverten havuzlarıyla kelimenin tam anlamıyla taştan bir saraydır. Demir ve magnezyum minerallerinin kayalara verdiği o kırmızı, sarı ve beyaz renk cümbüşü, profesyonel ışıklandırmayla birleştiğinde aklınızı başınızdan alır. Astım hastalarına şifa olan bu mağaranın o yüksek tavanlı galerilerinde yürürken, doğanın milyonlarca yıllık sabrına secde edersiniz. Konum: Torul ilçesi, Cebeli Köyü…
[caption id="attachment_16731" align="aligncenter" width="1000"] İpek Yolu'nun Geçitleri ve Şehir Hafızası (Merkez, Zigana & Kürtün)[/caption] Tarihin o taş kalelerinden, kervanların donarak öldüğü meşhur dağ geçitlerine ve Örümcek Ormanları'nın gizli şelalelerine doğru iniyoruz. 12. Kervanların Korkulu Rüyası: Tarihi Zigana Geçidi ve İpek Yolu Yeni yapılan o devasa çift tüplü Zigana Tüneli'ni veya eski tüneli unutun! YeGez olarak bizim rotamız, dağın tam zirvesinden kıvrılan, rakımı 2050 metreyi bulan o asıl Tarihi Zigana Dağ Yolu'dur. Marco Polo'nun Rotası: Karadeniz'in nemini İç Anadolu'nun kuraklığından bıçak gibi keserek ayıran bu devasa dağ silsilesi, antik çağlardan beri İpek Yolu'nun en tehlikeli, en dondurucu ve en zorlu geçitlerinden biri olmuştur. Ünlü seyyah Marco Polo bile bu sarp dağlardan geçerken notlar almıştır. Yazın bile sisin ve soğuğun eksik olmadığı bu asırlık virajlarda aracınızla veya motosikletinizle tırmanırken, asırlar önce kışın tipisinde burada hayatta kalmaya çalışan tüccarların ve atların nefesini hissedersiniz. (Zirvede Hamsiköy…
[caption id="attachment_16730" align="aligncenter" width="850"] YeGez Gümüşhane Ziyaretçi Rehberi[/caption] Gümüşhane, bir tarafı Karadeniz yağmuruna, diğer tarafı İç Anadolu kuraklığına bakan efsanevi bir geçiş iklimidir. Bu maden krallığını fethederken masanızda şu altın kurallar olmalı: İklim Stratejisi: Ne Zaman Gidilir? Zigana'nın Keskin Dişleri: Kış aylarında Gümüşhane ve özellikle Zigana/Torul dağları dondurucu kar fırtınalarıyla meşhurdur. Kışın (Aralık-Mart) Santa Harabeleri'ne veya Krom Vadisi'ne çıkmak imkansıza yakındır, yollar kapanır. YeGez Altın Ayları: Karaca Mağarası'nın o serinliğini sıcak havada hissetmek, Tomara'nın en gür zamanını yakalamak ve Santa'da donmadan o harabeleri gezmek için en kusursuz zaman Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarıdır. Gastronomi: Dünyayı Fetheden Pestil ve Siron Şöleni Zirvenin Tek Hakimi: Gümüşhane Pestili ve Kömesi (Cevizli Sucuk): Başka illerdekini unutun! Dut şırası, kaliteli bal, süt, un ve birinci sınıf cevizin devasa kazanlarda kaynatılıp incecik bezlere serilerek güneşte kurutulmasıyla yapılan, padişahlara layık bir enerji kaynağıdır. Muska pestili ve ballı köme almadan Gümüşhane'den geçmek…
Gümüşhane; haritada iki büyük şehrin arasında kaybolup gidecek bir vadi değil, tam aksine Roma'nın doğuyu savunduğu o çelikten kalkan, Osmanlı'nın hazinesine can veren o altın sikke ve Karadeniz dağlarının bulutlara değen o asi zirvesidir. Satala'nın (Sadak) o tozlu toprağında yürürken 2000 yıl önceki Roma lejyonerlerinin ayak seslerini duyar, Santa Harabeleri'nde sisin içinden çıkan o devasa taş evlere bakarken Karadeniz insanının o sarp ve izole inadına saygı duyarsınız. Karaca Mağarası'nda milyonlarca yıllık traverten havuzlarının önünde eğilir, sıcak bir siron yediğinizde o köy tereyağının efsanevi kokusunda bu coğrafyanın ruhunu hissedersiniz. Burası, madenin şahesere, dağların ise geçilmez kalelere dönüştüğü yeryüzündeki o eşsiz mühürdür. YeGez olarak hazırladığımız bu 15 duraklık devasa Gümüşhane rehberinin; o sarp tünellerde, şelalelerde ve tarihi taş konaklarda size kusursuz bir yol arkadaşı olmasını diliyoruz. Pestilin o doğal tatlılığı ve Zigana'nın rüzgarı hep sizinle, yollarınız hep açık olsun!