Isparta Müzeler Rehberi ile Toros Dağları’nın arasına gizlenmiş, gül ve lavanta kokularının göllerin o dingin maviliğine karıştığı, antik Pisidia bölgesinin kalbine doğru muazzam bir yolculuğa çıkıyoruz. Sadece Türkiye’nin gül bahçesi olmakla kalmayan bu efsanevi coğrafya; St. Paul’un Hristiyanlığı yaydığı antik yollara, Selçuklu’nun ahşap direkli zarif camilerine ve Türkiye’nin yakın siyasi tarihini aydınlatan devasa müzelere ev sahipliği yapan dev bir açık hava hafızasıdır.
YeGez ekibi olarak 25 maddelik devasa bir liste halinde özenle hazırladığımız bu rehberde, Antiocheia’nın anıtsal kapılarından Eğirdir’in sulara gömülmüş surlarına kadar Isparta müze gezilecek yerler listesi içindeki tüm o keşfedilmemiş sırları bulacaksınız. Hazırsanız, göllerin ve güllerin diyarını keşfetmeye başlıyoruz!
Isparta’da Gezilecek En İyi Müzeler ve Tarihi Alanlar
Isparta’da Gezilecek En İyi Müzeler ve Tarihi AlanlarPlanlama bölümü — genişlet / daralt
Tarihin doğayla en estetik şekilde kucaklaştığı Isparta gezilecek müzeler, antik kentlerinden çok kültürlü kiliselerine ve etnografya merkezlerine kadar çok zengin bir yelpaze sunar. İşte Göller Yöresi’nin o mis kokulu belleğini yansıtan 15 eşsiz durak:
Isparta Müzesi (Arkeoloji ve Halı Müzesi)
Isparta’nın binlerce yıllık antik geçmişiyle dünyaca ünlü halı dokumacılığı kültürünü aynı çatı altında buluşturan, şehrin ana hafıza merkezidir. Tunç Çağı’ndan Pisidia bölgesindeki Roma kazılarına kadar geniş bir arkeolojik koleksiyona sahip olan müze; aynı zamanda devasa antika halıları, gül suyu damıtma kazanlarını (imbikleri) ve Yörük kültürünü sergileyen harika bir etnografik salona sahiptir.
Süleyman Demirel Demokrasi ve Kalkınma Müzesi
Türkiye’nin 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in doğduğu İslamköy’de, devasa bir külliye kompleksi olarak inşa edilmiş, Türkiye’nin en büyük siyasi tarih ve lider müzelerinden biridir. Türkiye’nin son 50 yıllık siyasi, ekonomik ve diplomatik tarihini; sayısız belge, hediye edilen dünya çapındaki antika eşyalar, karikatürler ve devasa bir kütüphane eşliğinde modern bir mimariyle sunar.
Pisidia Antiocheia Antik Kenti (Açık Hava İnanç ve Tarih Müzesi)
Yalvaç ilçesinde yer alan, antik Pisidia bölgesinin başkenti ve Hristiyanlık tarihi için Kudüs kadar önemli olan efsanevi bir Roma kentidir. St. Paul’un ilk resmi vaazını verdiği ve ilk kiliselerden birinin kurulduğu bu devasa antik metropol; Augustus Tapınağı, anıtsal su kemerleri, antik tiyatrosu ve devasa sütunlu caddeleriyle Anadolu’nun en görkemli arkeolojik açık hava müzelerinden biridir.
Yalvaç Müzesi
Antiocheia kazılarından çıkan devasa zenginliğin sergilendiği, küçük bir ilçe müzesi olmaktan çok öte, dünya çapında eserlere sahip muazzam bir arkeoloji merkezidir. Fosillerden prehistorik döneme, Roma heykellerinden Osmanlı etnografyasına kadar çok geniş bir yelpazeyi barındırır. Özellikle Antiocheia’dan getirilen mermer heykeller ve kabartmalar müzenin en değerli taş arşividir.
Eğirdir Kalesi
Türkiye’nin dördüncü büyük gölü olan Eğirdir Gölü’ne doğru uzanan bir yarımadanın üzerine M.Ö. 4. yüzyılda (Lidyalılar döneminde) kurulmuş, göl manzarasıyla büyüleyen efsanevi bir askeri yapıdır. Romalılar, Bizanslılar ve Hamidoğulları tarafından sürekli onarılarak kullanılan bu kale, gölün o turkuaz maviliğine inat devasa surlarıyla zamana direnen bir açık hava manzara ve tarih anıtıdır.
Dündar Bey Medresesi (Taş Medrese)
Eğirdir’in merkezinde, 1237 yılında Selçuklu Sultanı II. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde han olarak yapılıp, 1301’de Hamidoğulları Beyi Dündar Bey tarafından medreseye çevrilen muazzam bir sivil anıttır. Devasa oyma taç kapısı ve iki katlı, avlulu mimarisiyle Göller Yöresi’nin en görkemli taş işçiliği ve eğitim tarihi müzelerinden biridir. Günümüzde kapalı çarşı (turistik eşya pazarı) olarak kullanılmaktadır.
Aya Baniya (Aya Payana) Kilisesi
Eğirdir Gölü’nün o efsanevi uzantısı olan Yeşilada (Nis Adası) üzerinde yer alan, 19. yüzyılın sonlarında Rum cemaati tarafından inşa edilmiş zarif bir tarihi anıttır. Ahşap çatı süslemeleri, üç nefli bazilika planı ve gölün hemen kenarındaki o sessiz, mistik konumuyla Isparta’nın çok kültürlü geçmişini fısıldayan şık bir inanç müzesidir.
Zindan Mağarası ve Eurymedon Kutsal Alanı (Açık Hava ve Yeraltı Müzesi)
Sadece bir doğa harikası değil, aynı zamanda antik bir tapınım merkezidir! Aksu ilçesinde, 765 metre uzunluğunda ve içinden bir yeraltı deresi akan bu efsanevi mağaranın ağzı, antik dönemde Roma Nehri Tanrısı “Eurymedon”a (Köprüçay) adanmış bir kutsal alandır. Mağara girişindeki antik mozaik kalıntıları ve yeraltı kristallerinin büyüleyici atmosferiyle doğa ve arkeolojinin buluştuğu müthiş bir yerdir.
Adada Antik Kenti (Doğa ve Arkeoloji Müzesi)
Sütçüler ilçesinde, çam ormanlarının arasına gizlenmiş ve definecilerden nispeten korunarak günümüze sarsıcı bir sağlamlıkla ulaşmış efsanevi bir Pisidia antik kentidir. Roma dönemi tapınaklarının hala ayakta olduğu, antik agorasının ve özellikle devasa taşlarla döşenmiş asırlık “Antik Roma Yolu”nun sapasağlam durduğu bu bölge, kelimenin tam anlamıyla orman içinde bir açık hava arkeoloji müzesidir.
Ertokuş Medresesi
Atabey ilçesinde, 1224 yılında Selçuklu komutanlarından Mübarizeddin Ertokuş tarafından yaptırılan, Isparta’nın en eski ve en görkemli İslami eğitim yapılarından biridir. Kapalı avlulu medreseler planında yapılan bu bina; avlusunun ortasındaki ışıklık kubbesi, ince taş işçiliği ve avlusunda bulunan efsanevi türbesiyle Selçuklu mimarisinin sarsılmaz bir sivil anıtıdır.
Prof. Dr. Turan Yazgan Etnografya Müzesi (Halı ve Kilim Müzesi)
Isparta Belediyesi tarafından şehrin o meşhur halıcılık kültürünü yaşatmak için Gökkubbe Fuar Alanı civarında kurulan devasa bir etnografya müzesidir. Anadolu’nun dört bir yanından toplanmış binlerce asırlık halı, kilim, cicim ve zili örneğinin yer aldığı bu 10 katlı devasa kule, sadece Isparta’nın değil Türkiye’nin en büyük tekstil ve dokuma hafızası merkezidir.
Firdevs Bey Bedesteni (Mimar Sinan Üslubu Açık Çarşı)
1561 yılında Isparta Valisi Firdevs Bey tarafından inşa ettirilen, şehrin kalbinde atan tarihi bir ticaret merkezidir. Kanuni Sultan Süleyman döneminde yapılan ve Mimar Sinan’ın baş mimar olduğu döneme denk geldiği için onun ekolünü yansıtan bu devasa yapı; kesme taş duvarları, kurşun kaplı kubbeleri ve içindeki hareketli çarşı esnafıyla bütünüyle yaşayan bir Osmanlı sivil mimari müzesidir.
Isparta Gül Müzesi (Rosarium)
Dünya gül yağı üretiminin kalbi olan Isparta’nın bu efsanevi çiçeğe adadığı muazzam bir konsept müzedir. Gülün topraktan toplanıp o devasa bakır imbiklerde nasıl kaynatıldığını, gül suyunun ve gül yağının çıkarılma serüvenini anlatan bu mis kokulu merkez; parfümerinin ve tarımın tarihini birleştiren eşsiz bir endüstri ve doğa müzesidir.
Hızırbey Camii (Ulu Cami)
Eğirdir ilçesinde bulunan ve 1327 yılında Hamidoğulları döneminde yaptırılan Göller Yöresi’nin en büyük ahşap direkli camilerinden biridir. Toprak damlı, devasa ahşap sütunlarla desteklenen iç mekanı ve kündekari (çivisiz geçme) sanatı kapılarıyla tam bir inanç müzesidir. Ancak camiyi dünyada eşsiz kılan asıl detayı; minaresinin caminin üzerinde değil, hemen yanındaki tarihi şehir surlarının bir kapısı (kemer) üzerinde yükselmesidir.
Men Kutsal Alanı (Ay Tanrısı Tapınağı)
Yalvaç’ta, Antiocheia Antik Kenti’ne hakim çok sarp bir dağın zirvesinde (1600 metre) yer alan, antik Anadolu’nun en büyük ve en gizemli tapınım merkezlerinden biridir. Eski Anadolu inançlarında Ay Tanrısı olan “Men”e adanmış bu devasa açık hava alanında, kayalara oyulmuş adak stelleri, ay figürleri ve tapınak temelleri bulunur. Manzarası ve mistik atmosferiyle yıldızların ve ayın en iyi izlendiği arkeolojik alanlardan biridir.
Gölcük Krater Gölü Tabiat Parkı (Açık Hava Jeoloji Müzesi)
Isparta merkeze sadece 8 km uzaklıkta, sönmüş bir volkanın ağzında (kalderasında) oluşan muazzam bir doğa ve jeoloji müzesidir. Gölün ortasından fışkıran suların ve etrafını saran çam ormanlarının yarattığı bu ekosistem, milyonlarca yıl önceki volkanik patlamaların yeryüzünü nasıl bir cennete dönüştürdüğünü sergileyen devasa bir laboratuvardır.
Kutlubey (Ulu) Camii
Isparta’nın tam merkezinde yer alan, şehrin bilinen en eski camisidir. 1429 yılında Osmanlı komutanlarından Kutlubey tarafından yaptırılan bu eser, zamanla yıkılsa da 19. yüzyılda aslına uygun olarak kesme taştan yeniden inşa edilmiştir. Şehrin İslami geçmişinin ve kentsel toplanma kültürünün en köklü mimari tanıklarından biridir.
Aya Yorgi (Agios Georgios) Kilisesi
Isparta’nın çok kültürlü geçmişinin en estetik yapılarından biridir. 19. yüzyılın ortalarında (1857) kentte yaşayan Rum Ortodoks cemaati tarafından yaptırılmış, çatısı çökmüş olsa da devasa çan kulesi ve ana duvarlarıyla dimdik ayakta duran görkemli bir anıttır. Kesme taş işçiliği ve devasa iç hacmiyle, Anadolu’nun inanç mozaiklerinden birini sergileyen sessiz bir müzedir.
Ertokuş Kervansarayı (Gelendost)
Eğirdir Gölü’nün doğu kıyısında, Gelendost ilçesinde yer alan ve 1223 yılında Selçuklu komutanı Mübarizeddin Ertokuş tarafından yaptırılan efsanevi bir İpek Yolu konaklama merkezidir. Konya’yı batıya bağlayan bu ticari rota üzerinde kervanların güvenliğini ve lojistiğini sağlayan, devasa kapalı avlusu ve kışlık taş odalarıyla muazzam bir askeri/ticari mimari anıtıdır.
Kovada Gölü Milli Parkı (Açık Hava Doğa Tarihi Müzesi)
Eğirdir Gölü’nün doğal bir uzantısı olan, sığ suları ve etrafını saran devasa ormanlarıyla bütünüyle bir flora ve fauna cennetidir. İçerisindeki “Doğa Tanıtım Merkezi”nde (küçük bir doğa müzesi) bölgedeki yaban hayatı (dondurulmuş hayvan figürleri, kelebekler vb.) sergilenirken, gölün kendisi karstik oluşumları anlatan devasa bir jeoloji laboratuvarıdır.
Sığırlık Kalesi (Antik Tynada)
Sütçüler ilçesinin sarp coğrafyasına gizlenmiş, Helenistik ve Roma döneminden kalma muazzam bir askeri kaledir. Dağların doruklarında (1200 metre), ormanların içine saklanmış bu antik garnizon; hala ayakta duran devasa kesme taş surları, gözetleme kuleleri ve tapınak kalıntılarıyla Pisidia bölgesinin geçit vermeyen savunma stratejisini sergileyen eşsiz bir arkeolojik anıttır.
Pınargözü Mağarası
Yenişarbademli ilçesinde yer alan, 16 kilometreyi aşan uzunluğuyla Türkiye’nin en uzun mağarası kabul edilen devasa bir yeraltı dünyasıdır. İçinden saatte 150 km hızla esen efsanevi bir rüzgarın çıktığı, yeraltı şelaleleri ve gölleriyle dolu bu karanlık dehliz; tam anlamıyla bir “Yeraltı Jeoloji ve Hidroloji Müzesi”dir. (Sadece giriş kısımları ziyarete açıktır).
Kızıldağ Milli Parkı (Açık Hava Şifa Müzesi)
Şarkikaraağaç ilçesinde bulunan, dünyada bol oksijen oranıyla ün yapmış mavi sedir ormanlarıyla kaplı eşsiz bir dağdır. Klasik bir müzeden ziyade, doğanın ve sağlığın (astım/KOAH hastaları için) “Açık Hava Şifa Merkezi”dir. Binlerce yıllık anıt sedir ağaçları ve temiz havasıyla, botanik ve ekoloji tarihinin yaşayan en güçlü ormanlarından biridir.
Tarihi Isparta Evleri (Gazi Kemal ve Keçeci Mahalleleri)
Isparta’nın o geleneksel sivil mimarisini korumayı başarmış nadir mahalleleridir. İki katlı, ahşap karkaslı, cumbalı ve geniş avlulu bu evler, Isparta’nın o eski gül kokulu konak yaşantısını sergileyen kentsel bir etnografya müzesidir. Sokak aralarında dolaşırken eski ahşap kapıların ve cumbaların fotoğrafını çekmek tarihe tanıklık etmektir.
Güneykent Lavanta ve Gül Tarlaları (Yaşayan Tarım Etnografyası)
Isparta’nın ruhu tarlalardadır. Güneykent kasabası ve Kuyucak Köyü’nde (Keçiborlu) yer alan uçsuz bucaksız gül ve lavanta bahçeleri, yöre halkının asırlık tarım kültürünü canlı canlı görebileceğiniz “Yaşayan Etnografya ve Tarım Müzeleri”dir. Çiçeklerin toplanmasından bakır imbiklerde kaynatılmasına kadar süren o görsel ve kokusal şölen, Isparta kimliğinin ta kendisidir.
Isparta’daki Müze Türleri
Isparta’daki Müze TürleriPlanlama bölümü — genişlet / daralt
Göllerin ve güllerin bu sessiz ama derin şehrinde müzecilik, halıların ilmeklerine, ormanların içindeki tapınaklara ve dağların zirvesine kazınmıştır. Isparta’nın bu zenginliğini şu kategorilerde toplayabiliriz:
Arkeoloji ve Açık Hava Kent Müzeleri: St. Paul’un ayak izlerini taşıyan Pisidia Antiocheia, çam ormanları içindeki Adada Antik Kenti ve sarp kayalara asılı Sığırlık Kalesi, Roma İmparatorluğu’nun bu bölgedeki mühendislik ve inanç gücünü sergileyen devasa anıtlardır.
Doğa, Jeoloji ve Şifa Müzeleri: Milyonlarca yıllık krateriyle Gölcük Tabiat Parkı, dünyanın en oksijenli ormanı Kızıldağ, yeraltının gizemli laboratuvarları olan Zindan ve Pınargözü Mağaraları, şehrin doğa anıtlarıdır.
Etnografya, Halı ve Siyaset Müzeleri: Siyasi tarihimizin devasa arşivi Süleyman Demirel Müzesi, binlerce motifin buluştuğu Turan Yazgan Halı Müzesi ve kokusuyla büyüleyen Gül Müzesi ile Tarlaları, şehrin kültürel ve ekonomik omurgasıdır.
Isparta’da En Popüler ve En Az Bilinen Müzeler
Isparta’da En Popüler ve En Az Bilinen MüzelerPlanlama bölümü — genişlet / daralt
Isparta gezinizi planlarken, turist kafilelerinin akın ettiği yerlerle dağ yollarına gizlenmiş sırları harmanlamak en iyi stratejidir.
En Çok Ziyaret Edilenler: Tarih ve din turizminin küresel merkezi Antiocheia Antik Kenti, Türkiye’nin siyasi hafızasını donduran Süleyman Demirel Müzesi ve turkuaz sulara gömülü Eğirdir Kalesi, şehrin en popüler klasik rotalarıdır.
Gizli Kalmış Müzeler: Sütçüler ormanlarına gizlenmiş devasa antik Roma yollarıyla Adada Antik Kenti, Eğirdir’in sur üzerindeki efsanevi minaresi Hızırbey Camii ve rüzgarın mağaradan fışkırdığı Pınargözü, maceraperest kaşifleri bekleyen çok özel sırlardır.
Isparta Müze Gezisi İçin Öneriler
Isparta Müze Gezisi İçin ÖnerilerPlanlama bölümü — genişlet / daralt
Isparta geniş bir coğrafyaya yayıldığı için rotanızı “Merkez”, “Eğirdir” ve “Yalvaç” üçgenine bölerek planlamak zaman kazandırır.
2 Günlük Kusursuz Rota
Isparta Müze Giriş Ücretleri ve Kartlar
Isparta Müze Giriş Ücretleri ve KartlarPlanlama bölümü — genişlet / daralt
Gişe kapılarında zaman kaybetmemek ve bütçenizi önceden ayarlamak için şu detaylar hayat kurtarır:
MüzeKart Geçerli mi?: Kesinlikle! Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Isparta Müzesi, Yalvaç Müzesi ve Pisidia Antiocheia Antik Kenti gişelerinde MüzeKart tamamen geçerlidir ve büyük avantaj sağlar.
Ücretsiz Günler ve Alanlar: Isparta misafirperverliğini kültürel alanlarda da gösterir. Süleyman Demirel Müzesi, Turan Yazgan Halı Müzesi, Eğirdir Kalesi, Adada Antik Kenti, Men Kutsal Alanı, tarihi camiler ve medreseler her gün tamamen ücretsiz olarak ziyaret edilebilir. Zindan Mağarası, Gölcük ve Kovada gibi tabiat parklarında ise sadece çok cüzi bir alan/araç giriş ücreti bulunur.
Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)
Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)Planlama bölümü — genişlet / daralt
Isparta’da hangi müzeler var?
Şehirde kapalı konsept olarak Isparta Arkeoloji ve Halı Müzesi, Yalvaç Müzesi, Süleyman Demirel Demokrasi Müzesi, Turan Yazgan Etnografya Müzesi ve Gül Müzesi bulunur. Ayrıca Antiocheia ve Adada gibi devasa açık hava antik müzeleri mevcuttur.
Isparta’daki en iyi müzeler hangileri?
Tarihi önemiyle Pisidia Antiocheia Antik Kenti, yakın tarihi anlatan arşiv derinliğiyle Süleyman Demirel Müzesi ve yerel dokusuyla Turan Yazgan Halı Müzesi şehrin en iyileridir.
Isparta müzeleri ücretsiz mi?
Süleyman Demirel Müzesi, Halı Müzesi, kaleler ve birçok antik alan (Adada, Men) tamamen ücretsizdir. Bakanlığa bağlı arkeoloji müzeleri ise ücrete/MüzeKart’a tabidir.
Isparta MüzeKart geçerli mi?
Evet. Isparta Müzesi, Yalvaç Müzesi ve Antiocheia Antik Kenti gibi resmi ören yerlerinde MüzeKart geçerlidir.
Isparta’da çocuklara uygun müze var mı?
Özellikle Kovada Gölü Doğa Müzesi‘ndeki hayvan figürleri, Gül Müzesi‘nin mis kokulu etkinlikleri ve Süleyman Demirel Müzesi‘nin o devasa kütüphane yapısı çocukların oldukça ilgisini çekmektedir.
YeGez Kapanış: Güllerin, Göllerin ve Tarihin Uyumu
St. Paul’un yürüdüğü antik mermer caddelerden, kök boyalı halıların ilmeklerine; göl sularına gömülen kalelerden Türkiye’nin yakın siyasi tarihine uzanan bu efsanevi Isparta yolculuğumuzun sonuna geldik. YeGez ekibi olarak; lavanta kokularının binlerce yıllık tapınakların rüzgarına karıştığı, doğanın ve tarihin böyle kusursuz bir uyum içinde dans ettiği bu sessiz ama derin coğrafyayı sizlerle 25 maddelik devasa bir rehberle arşınlamak harikaydı.
Peki, bu zengin rotada sizi en çok heyecanlandıran durak hangisi oldu? Dev kütüphanesiyle Süleyman Demirel Müzesi mi, Eğirdir’de surların üzerinde yükselen o efsanevi minare mi, yoksa ormanın içinde kaybolmuş Adada Antik Kenti’nin Roma yollarında yürümek mi?
Gezinizdeki kendi favori anılarınızı veya “Güneykent’te mutlaka şu lokumdan alın!” dediğiniz efsanevi yerel tavsiyelerinizi lütfen hemen aşağıya yorum olarak bırakın. Yorumlarınız bu mis kokulu rotanın en güzel hatırası olacak. Yepyeni bir şehirde, doğayı ve tarihi harmanlayan yepyeni bir YeGez macerasında buluşmak üzere!
Isparta rehberleri
Isparta ile ilgili 1 rehber daha sizi bekliyor.






