YeGez ekibi olarak bu yazımız içerisinde Uşak Müzeler Rehberi üzerine konuşacağız. “İlklerin şehri” unvanını o sarsılmaz tarihiyle ilmek ilmek dokuyan, Karun Hazineleri’nin o göz kamaştıran ışıltısıyla Ege’nin vahşi doğasının kucaklaştığı bu görkemli coğrafyaya, kusursuz bir Uşak müze rehberi eşliğinde muazzam bir yolculuğa çıkıyoruz! Burası sadece meşhur battaniyelerinin o tanıdık sıcaklığından ibaret değil; Lidyalıların parayı icat ettiği, dünyanın en büyük ikinci kanyonu olan Ulubey’in o ürkütücü derinlikleriyle gövde gösterisi yaptığı ve Kurtuluş Savaşı’nın o destansı karargahlarına ev sahipliği yapan devasa bir açık hava müzesidir!
YeGez ekibi olarak, bu ulu coğrafyayı en ince ayrıntısına kadar arşınlamanız için 30 maddelik sarsılmaz bir Uşak müzeler rehberi listesi hazırladık. Antik çağın zenginliğiyle doğanın o ulu gücünün birleştiği bu kusursuz rehberde, kadrajınızı şenlendirecek en efsanevi fotoğraf rotalarını özenle seçtik. Bu asırlık kentin sokaklarında yorulurken; dumanı üstünde tüten o efsanevi Uşak tarhanasını, sac üzerinde kızaran enfes döndürmeyi ve meşhur demir tatlısını tadabileceğiniz lezzet durakları da bu tarihi serüvenin en şatafatlı eşlikçisi olacak.
Uşak’ın En Efsanevi Müzeleri ve Tarihi Rotası
Rehber bölümü“Karun kadar zengin” deyimini dünya sahnesine altın harflerle kazıyan o paha biçilemez Uşak Arkeoloji Müzesi hazinelerinden, suyun kayaları bir heykeltıraş gibi oyduğu o fantastik Taşyaran Vadisi’ne uzanan eşsiz bir Uşak tarihi yerler serüvenine başlıyoruz. Hazırsanız; Anadolu’da elektriğin sokakları aydınlattığı ilk şehir olan, ilmek ilmek dokunan efsanevi halılarının Avrupa saraylarını süslediği ve Blaundus’un havada asılı kalmış gibi duran o sarp antik sütunlarının göğe yükseldiği en kapsamlı Uşak müzeleri ve Uşak turistik yerler rotamızdaki o destansı 30 lokasyonu adım adım keşfetmeye ilk adımı atıyoruz!
Uşak Arkeoloji Müzesi (Karun Hazineleri’nin Evi)
Müzecilik tarihinin en büyük efsanelerinden birine ev sahipliği yapan, modern mimarisiyle göz kamaştıran devasa bir hafıza merkezidir! Amerika’dan (Metropolitan Müzesi’nden) uzun hukuk mücadeleleri sonucu Türkiye’ye geri getirilen, M.Ö. 6. yüzyıla ait dünyaca ünlü “Karun (Lidya) Hazineleri” bu müzede sergilenir. O paha biçilemez altın takılar, gümüş vazolar ve efsanevi “Kanatlı Denizatı Broşu” ile burası bütünüyle bir “Antik Zenginlik ve Sanat Müzesi”dir.
Ulubey Kanyonu ve Cam Teras
ABD’deki Büyük Kanyon’dan (Grand Canyon) sonra dünyanın en uzun ikinci kanyonu olan, Uşak’ın o kurak görünümlü coğrafyasını ortadan ikiye yaran bütünüyle devasa bir “Jeoloji ve Tabiat Laboratuvarı”dır! 77 kilometre uzunluğundaki bu devasa kanyon; içinden geçen deresi, sarp kayalıkları ve kanyonun üzerine 150 metre yüksekte inşa edilmiş o baş döndürücü cam seyir terasıyla adrenalinin ve doğanın kalbidir.
Blaundus Antik Kenti (Kanyonun Ortasındaki Şehir)
Ulubey Kanyonu’nun o sarp ve derin vadileriyle çevrili, adeta bir yarımada gibi uzanan bir tepenin üzerine Büyük İskender’in komutanları tarafından kurulan efsanevi bir Makedon garnizon kenti! Günümüzde İngiltere’deki Stonehenge’i andıran o devasa dikili taşları (antik kemer ayakları), kaya mezarları ve surlarıyla burası, geçit vermez bir “Antik Savunma ve Strateji Müzesi”dir.
Clandras Köprüsü ve Şelalesi
Karahallı ilçesinde, Banaz Çayı’nın o kükreyen suları üzerine Frigyalılar döneminde (yaklaşık 2500 yıl önce) inşa edilmiş efsanevi bir sivil mühendislik şaheseridir! İki sarp kayalığın arasına kasnak (kemer) şeklinde örülen bu taş köprü ve hemen yanından 17 metre yüksekten dökülen yapay/doğal şelalesi; Uşak’ın o tarihi ve yeşil yüzünü sergileyen bütünüyle bir “Su Mühendisliği ve Tabiat Müzesi”dir.
Uşak Atatürk ve Kurtuluş Müzesi (Trikupis’in Esir Alındığı Ev)
Kurtuluş Savaşı’nın kaderini değiştiren en dramatik ve en efsanevi anlardan birinin yaşandığı Karargah! 1922 yılındaki Büyük Taarruz’da, esir alınan Yunan Başkomutanı General Trikupis’in Mustafa Kemal Paşa’nın huzuruna çıkarıldığı ve Atatürk’ün “Savaş bir talih oyunudur, siz elinizden geleni yaptınız” diyerek onu teselli ettiği o tarihi Kaftancızade Konağı’dır. Burası sarsılmaz bir “Bağımsızlık ve İnsanlık Dersi Müzesi”dir.
Uşak Halı ve Kilim Müzesi (Tarihi Dokuma Laboratuvarı)
16. yüzyıldan itibaren ünü sınırları aşıp Avrupa saraylarını ve hatta dünyaca ünlü ressamların (Holbein, Lotto) tablolarını süsleyen o efsanevi “Uşak Halıları”nın asırlık serüvenini anlatan muazzam bir zanaat merkezidir! Kök boyalarla ve çift düğüm tekniğiyle dokunan, devasa madalyon motifli asırlık halıların ve antika ahşap dokuma tezgahlarının yer aldığı bu müze; Uşak’ın bütünüyle bir “Sanayi ve Tekstil Belleği”dir.
Uşak Kent Tarihi Müzesi (Türkiye’nin İlk Şehir Elektriği)
Cumhuriyet’in o aydınlanma meşalesini yakan “İlkler Şehri” Uşak’ın o modernleşme serüvenini anlatan devasa bir hafıza merkezidir! Türkiye’de ilk elektrik santralinin kurulduğu ve sokakların elektriğe kavuştuğu şehir olan Uşak’ın bu müzesinde; o eski dev jeneratörler, Uşak Şeker Fabrikası’nın (Nuri Şeker) kuruluş belgeleri ve kentin ticari hayatını canlandıran balmumu heykeller sergilenmektedir.
Taşyaran Vadisi Tabiat Parkı (Buzul Çağı’nın Oyduğu Kayalar)
Suyun sabrının taşı nasıl bir sanat eserine dönüştürdüğünün dünyadaki en büyüleyici kanıtlarından biridir! İmren Deresi’nin binlerce yıl boyunca taşı oymasıyla oluşan, suyun akış yönüne doğru adeta dalga dalga kıvrılan o efsanevi gri/beyaz renkli kayalıklarıyla burası; Uşak’ın sarsılmaz bir “Jeolojik Heykeltıraşlık ve Doğa Müzesi”dir. Kışın bu derenin donmasıyla vadi tam bir buz sarayına dönüşür.
Akmonia Antik Kenti
Banaz ilçesinde, Roma imparatorluk döneminde altın çağını yaşamış olan ve Yahudi/İbrani cemaatinin de yoğun olarak yerleştiği bilinen efsanevi bir antik kenttir! Kazılarda ortaya çıkarılan muazzam geometrik mozaikler, antik tiyatro kalıntıları ve özellikle Yahudi inancına ait sinagog izleriyle bu alan; Uşak’ın o çok kültürlü inanç ve sanat geçmişini barındıran bütünüyle bir “Kültürel Kesişim Laboratuvarı”dır.
Tarihi Uşak Evleri ve Sokakları
Müzelerin duvarlara sığmadığının, şehrin o sivil yaşantısının hala ayakta olduğunun en asil kanıtı! Aybey, Işık, Karaağaç ve Kurtuluş mahallelerine serpilmiş; ahşap karkaslı, cumbalı, geniş saçaklı ve genellikle “Uşak kırmızısı” kiremitlerle kaplı bu konaklar; kentin o ticaretle zenginleşen Osmanlı-Cumhuriyet geçiş dönemi burjuvazisini yansıtan “Yaşayan Etnografya Müzeleri”dir.
İnay Kervansarayı
Ulubey ilçesinde yer alan, 16. yüzyılda (Osmanlı döneminde) inşa edilmiş efsanevi bir İpek Yolu sığınağıdır! Uşak-Eşme-Denizli kervan yolu üzerinde tüccarların güvenliğini ve konaklamasını sağlayan bu devasa taş yapı; geniş iç avlusu, kemerli ahır bölümleri ve sarsılmaz mimarisiyle kentin o asırlık lojistik ve ticaret ağını sergileyen bütünüyle bir “Tarihi Ticaret Müzesi”dir.
Pepouza Antik Kenti (Montanizm’in Kayıp Başkenti)
Hristiyanlık tarihindeki en ilginç ve en gizemli inanç hareketlerinden biri olan (katı kuralları ve kadın rahipleriyle bilinen) “Montanizm” mezhebinin o efsanevi, kayıp başkentidir! Ulubey Kanyonu’nun derinliklerine, Karahallı ve Ulubey arasına saklanmış bu kentte; kayalara oyulmuş manastırlar, devasa tapınak izleri ve Banaz çayının kıyısındaki mistik yıkıntılarla burası tam bir “Kayıp İnanç Arkeolojisi Müzesi”dir.
Tarihi Uşak Ulu Cami (Ulu Cami ve Burma Cami)
Uşak’ın tam merkezinde, 1400’lü yılların başında Germiyanoğulları (veya Osmanlı erken dönemi) tarafından inşa edilen kentin en ulu ve asil inanç merkezidir! Kesme taştan gövdesi, devasa silindirik minaresi ve hemen yakınlarında bulunan (adını burgulu tuğla işçiliğinden alan) efsanevi “Burma Camii” ile kentin o manevi ve mimari kalbini oluşturan bir “Dini Sanat Külliyesi”dir.
Banaz Evrenli Doğal Yaşam Parkı
Tarihi yapıların yorgunluğunu atmak için çam ormanlarının şifalı sularla buluştuğu Uşak’ın o oksijen deposuna gidiyoruz! Banaz ilçesinde yer alan, asırlık çam ağaçları, yürüyüş parkurları ve içinde barındırdığı yaban hayatıyla burası; Uşak’ın o sarı/bozkır silüetinin aslında ne kadar yeşil bir arka yüze sahip olduğunu kanıtlayan bütünüyle bir “Ekoloji ve Dinlenme Müzesi”dir.
Tarihi Uşak Bedesteni (İslam Mahallesi Sokakları)
1900’lü yılların başında inşa edilen ve İtalyan mimarların da katkıda bulunduğu Uşak’ın o asırlık ve kapalı ticaret arenasıdır! Çoğunluğu sarraflara, halıcılara ve sahaflara ev sahipliği yapan bu iki katlı, 30’a yakın dükkandan oluşan tarihi taş bina; çevresindeki eski esnaf lokantalarıyla bütünüyle Uşak’ın o köklü Ahi kültürünü yaşatan “Canlı Bir Çarşı Müzesi”dir.
Tarihi Uşak Tren Garı (Nostaljik Demiryolu Müzesi)
1890 yılında Fransızlar tarafından inşa edilen, klasik 19. yüzyıl Avrupa gar mimarisinin Anadolu’daki en zarif, en nostaljik örneklerinden biridir! Kesme taştan binası, asırlık çınarların gölgelediği peronları ve rayların üzerinde sergilenen o devasa kara trenleriyle (buharlı lokomotifleriyle) burası; sadece bir ulaşım noktası değil, Kurtuluş Savaşı’nda asker sevkiyatının yapıldığı bütünüyle efsanevi bir “Endüstriyel Ulaşım ve Tarih Müzesi”dir.
Güre Tümülüsleri (Karun’un Orijinal Mezarları)
Dünyaca ünlü “Karun Hazineleri”nin yıllar önce gizlice çıkarıldığı, ancak asıl arkeolojik ve mistik değerini hala koruyan o efsanevi Lidya kraliyet mezarlarıdır! Aktepe, Toptepe ve İkiztepe isimleriyle bilinen bu devasa yığma toprak tepeler; M.Ö. 6. yüzyılda Lidya soylularının ebedi uykusuna yattığı, Uşak-İzmir yolu üzerindeki bütünüyle sarsılmaz bir “Antik Nekropol ve Arkeoloji Müzesi”dir.
Paşa Hanı (Tiritoğlu Hanı)
1898 yılında Tiritoğlu Mehmet Paşa tarafından Marsilyalı bir Fransız mimara yaptırılan, Uşak’ın o dönemki zengin ticaret hayatını Avrupa mimarisiyle harmanlayan efsanevi bir sivil yapıdır! İki katlı, kesme taştan ve avlulu olarak inşa edilen bu bina, günümüzde otel ve restoran olarak restore edilmiş olsa da, kentin kalbindeki o eski kervansaray kültürünü yaşatan bir “Tarihi Ticaret Müzesi” olarak dimdik ayakta durmaktadır.
Çanlı Köprü
1255 yılında Selçuklu döneminde, Dokuzsele Deresi üzerine kesme taştan tek gözlü olarak inşa edilen efsanevi bir ulaşım anıtıdır! Adını, köprünün kitabesinde yer alan ve çanı andıran (veya köprüden geçen kervanların çan seslerinden geldiği söylenen) motiflerden alan bu sarsılmaz yapı; Uşak’ın o köklü Selçuklu geçmişini temsil eden bütünüyle bir “Sivil Mühendislik Müzesi”dir.
Sebaste Antik Kenti
Sivaslı ilçesinde yer alan, Roma İmparatoru Augustus döneminde kurulan ve Erken Hristiyanlık döneminde (Bizans) bölgenin en önemli piskoposluk merkezlerinden biri haline gelen efsanevi bir antik kenttir! Kazılarda gün yüzüne çıkarılan kilise kalıntıları, Roma dönemi hamamları ve kaya mezarlarıyla bu alan; Uşak’ın güneyindeki o verimli ovalarda yatan bütünüyle bir “İmparatorluk Arkeolojisi Müzesi”dir.
Nuri Şeker Uşak Şeker Fabrikası (Endüstri Mirası)
Klasik bir binadan çok daha ötesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin “İlk Özel Teşebbüs” şeker fabrikasıdır! Nuri Şeker isimli bir çiftçinin önderliğinde köylülerin yumurtasını, buğdayını satarak bir araya getirdiği sermaye ile 1926’da kurulan bu fabrika; o eski binaları, lojmanları ve tarihi ruhuyla bütünüyle bir “Milli Mücadele ve Sanayi Devrimi Müzesi”dir.
Eşme Kilim Atölyeleri ve Kültürü
Uşak’ın batısındaki Eşme ilçesi, dünyaca ünlü “Eşme Kilimleri”nin ana vatanıdır! Kök boyalarla ve asırlık “geometrik/koçboynuzu” motifleriyle el tezgahlarında dokunan bu incecik kilimlerin üretildiği tezgahları (köylerde ve halk eğitim atölyelerinde) ziyaret etmek, sanayiye yenilmeyen “Canlı Bir Tekstil ve Etnografya Müzesi”nde dolaşmak demektir.
Hamamboğazı Kaplıcaları
Banaz ilçesinde, çam ormanlarının eteklerinden yeryüzüne fışkıran, tarihi Friglere ve Romalılara kadar uzanan efsanevi bir şifa merkezidir! Mide, karaciğer ve romatizma hastalıklarına iyi geldiği bilinen farklı renk/mineral değerlerindeki (Sarı kız, Kara kız, Gazlı kız) kaynak sularıyla burası; doğanın sunduğu bütünüyle termal bir “Sağlık ve Jeoloji Müzesi”dir.
Göğem Zafer Anıtı (Trikupis’in Teslim Alındığı Tepe)
Kurtuluş Savaşı’nın o en kritik kırılma anlarından biri! Yunan Başkomutanı Nikolaos Trikupis ve kurmaylarının 2 Eylül 1922’de Türk birlikleri tarafından çembere alınıp teslim olduğu o efsanevi tepedir! Uşak merkezindeki Atatürk Müzesi’ne (Kaftancızade Konağı’na) götürülmeden önce bizzat esir alındıkları bu kırsal alana dikilen Göğem Zaferi Anıtı, bütünüyle sarsılmaz bir “Milli Mücadele Şükran Müzesi”dir.
Çakaloz Camii
Uşak silüetini şekillendiren, 19. yüzyılda inşa edilmiş ve sivil dini mimarinin en ilginç örneklerinden biridir! Kesme taştan yapılan bu camiyi efsanevi kılan şey; klasik Osmanlı minarelerinden tamamen farklı olan, adeta bir Batı Avrupa şatosu kulesini andıran, çokgen planlı ve ahşap külahlı o eşsiz “Kule Minaresi”dir. Burası mimari farklılıkları sevenler için bir “Estetik Sentez Müzesi”dir.
Dalkıranlar Konağı (Sivil Mimari Örneği)
Uşak’ın o meşhur Cumhuriyet başı sivil mimarisini en ince ayrıntılarına kadar yansıtan, aslına uygun olarak restore edilmiş efsanevi bir sivil konaktır! Geniş saçakları, ahşap cumbası (çıkması), avlusu ve iç mekanındaki Uşak kilimleriyle döşenmiş başodasıyla bu yapı, kentin o tekstil ve ticaretle zenginleşmiş yaşam tarzını donduran “Görsel Bir Etnografya Müzesi”dir.
İskender Pala İl Halk Kütüphanesi (Eski Vasıf Efendi Konağı)
Kültürün ve tarihin kitaplarla buluştuğu harika bir restorasyon örneği! Uşak’ın köklü ailelerinden Vasıf Efendi’ye ait olan bu tarihi kesme taş ve ahşap konak, günümüzde muazzam bir halk kütüphanesine dönüştürülmüştür. İçerisindeki o asırlık ahşap tavan işlemeleri altında kitap okuma deneyimi sunan bu yapı, bütünüyle “Yaşayan Bir Eğitim ve Mimari Müzesi”dir.
Takmak Tarihi Tren İstasyonu (Eşme)
Eşme ilçesine bağlı Takmak köyünde bulunan, 19. yüzyılda (1890’lar) Fransızlar tarafından inşa edilen “İzmir-Kasaba (Turgutlu)” demiryolu hattının Uşak sınırlarındaki en efsanevi duraklarından biridir! Issız bir arazinin ortasında, o muazzam taş işçiliği ve Fransız kiremitleriyle dimdik ayakta duran bu yalnız istasyon binası; bütünüyle hüzünlü ve romantik bir “Kırsal Endüstri Müzesi”dir.
Karahallı Clandras Dokuma Kültürü ve Sokakları
Clandras Köprüsü’nü barındıran Karahallı ilçesi, aslında Uşak’ın tekstil ve dokuma sanayisinde gizli kalmış bir kahramanıdır! Eski iplik ve dokuma atölyelerinin kalıntılarının bulunduğu, kanyonun sularından güç alarak dönen eski çarkların hikayesiyle dolu bu ilçe sokakları; “Suyun Gücünden Dokumaya” giden bütünüyle bir “Kırsal Sanayi ve Etnografya Müzesi” rotası sunar.
Banaz Akse Çamlığı Tabiat Parkı
Uşak’ın o sarı ve kurak bozkır hissini bütünüyle yıkan, devasa çam ağaçlarının gökyüzünü kapattığı efsanevi bir orman denizidir! Banaz ilçesindeki bu alan; piknik masaları, yürüyüş parkurları ve ciğerleri yakan o yoğun oksijeniyle, müzelerin ve tarihi taşların yorgunluğunu atmak için doğanın sunduğu “Açık Hava Oksijen ve Dinlenme Müzesi”dir.
Uşak’taki Müze Türleri
Rehber bölümüKarun’un altınlarının, dev kanyonların ve ilklerin şehrini şekillendiren bu efsanevi coğrafyada müzecilik; sarp uçurumlardan altın takılara, ilk sanayi atılımlarından tarihi garlara kadar üç ana eksende şekillenir:
Arkeoloji ve Antik Zenginlik Müzeleri: Karun Hazineleri’nin yurdu Uşak Arkeoloji Müzesi, Karun’un mezarları Güre Tümülüsleri, Makedon garnizonu Blaundus, mozaikleriyle Akmonia ve mozaik kenti Sebaste, kentin paha biçilemez antik laboratuvarlarıdır.
Kanyon, Doğa ve Jeoloji Müzeleri: Dünyanın en büyüğü adayı Ulubey Kanyonu, suların oyduğu dalgalı Taşyaran Vadisi, şelalesiyle Clandras Köprüsü, orman denizi Banaz Akse ve Evrenli Çamlığı, doğanın sarsılmaz heykeltıraşlık anıtlarıdır.
Milli Hafıza, Sanayi ve Sivil Mimarisi Müzeleri: Elektriğin yandığı yer Kent Tarihi Müzesi, Şekerin fabrikası Nuri Şeker Endüstri Mirası, zaferin adresi Kurtuluş Müzesi ve Göğem Anıtı, nostaljisiyle Uşak ve Takmak Tren Garları, zarafetiyle Tarihi Uşak Evleri (Dalkıranlar, İskender Pala) ve ticaretiyle Paşa Hanı, kentin milli ve sivil belleğidir.
Uşak’ta En Popüler ve En Az Bilinen Müzeler
Rehber bölümüKapsamlı bir Ege-İç Anadolu geçiş rotası çıkarırken, herkesin bildiği o efsanevi kanyonlarla, köylerin ardına saklanmış o antik garları birbiriyle mutlaka harmanlamalısınız.
En Çok Ziyaret Edilenler: Dünyaca ünlü altınlarıyla Uşak Arkeoloji Müzesi, baş döndüren terasıyla Ulubey Kanyonu, tarihi köprüsüyle Clandras ve Makedon kenti Blaundus kentin en popüler rotalarıdır.
Gizli Kalmış Müzeler: Suyun heykeltıraşı Taşyaran Vadisi, efsanevi kule minaresiyle Çakaloz Camii, asıl hazinelerin çıktığı Güre Tümülüsleri, nostaljik Takmak Tren İstasyonu, Trikupis’in esir alındığı Göğem Zafer Anıtı ve İpek Yolu’nun saklı hanı İnay Kervansarayı, gerçek kaşifleri bekleyen çok özel sırlardır.
Uşak Müze Gezisi İçin Öneriler (3 Günlük Dev Rota)
Rehber bölümüUşak coğrafyası şehir merkezi ve güneydeki sarp kanyonlar (Ulubey/Karahallı) hattına yayılmıştır. 30 maddelik bu efsanevi geziyi tam anlamıyla yaşamak için rotanızı “Merkez ve Milli Hafıza”, “Kanyonlar ve Antik Kentler” ile “Doğu Kaplıcaları ve Batı Tümülüsleri” olarak 3 güne bölmek en kusursuz stratejidir.
3 Günlük Kusursuz Uşak Rotası:
1. Gün (Karun Hazineleri, İlkler Şehri ve Hanlar): Güne şehrin kalbinde, devasa Uşak Arkeoloji Müzesi ve hemen karşısındaki Tarihi Tren Garı ile başlayın. Ardından Atatürk ve Kurtuluş Müzesi‘ne geçin. Öğle yemeğinde tarihi Paşa Hanı civarında meşhur “Uşak Tarhanası”nı için. Öğleden sonra Kent Tarihi Müzesinde Türkiye’nin ilk elektriğini, Halı ve Kilim Müzesinde asırlık kök boyaları inceleyin. Günü Tarihi Uşak Sokaklarında (Dalkıranlar Konağı, Çakaloz Camii) gezerek ve Çanlı Köprü üzerinden gün batımını izleyerek noktalayın.
2. Gün (Dev Kanyonlar, Taşyaran ve Efsanevi Garnizonlar): İkinci gün maceraya atılın! Sabah erkenden Ulubey’e yönelip dünyanın en büyük 2. kanyonu olan Ulubey Kanyonu Cam Terası‘nda fotoğraf çekin. Kanyonun ucundaki efsanevi Blaundus‘ta dikili taşlar arasında gezin ve İnay Kervansarayına uğrayın. Öğleden sonra Karahallı’ya geçerek Clandras Köprüsü ve Şelalesinde serinleyin. Dönüş yolunda doğanın bir heykeltıraş gibi çalıştığı Taşyaran Vadisinde o dalgalı kayaları fotoğraflayıp Uşak gezinizi jeolojik bir efsaneyle taçlandırın!
3. Gün (Tümülüsler, Şifalı Sular ve Zafer Tepesi): Üçüncü gün şehrin batısına ve doğusuna açılın. Batıya gidip Karun’un o efsanevi mezarlarını, Güre Tümülüslerini görün. Yolunuz Eşme’ye düşerse Eşme Kilim Atölyelerini gezip nostaljik Takmak Tren İstasyonunda fotoğraf çekin. Öğleden sonra rotayı doğuya çevirip Göğem Zafer Anıtında zaferi anın, Nuri Şeker Fabrikasını selamlayın. Gezinizi, Sivaslı’daki Sebaste Antik Kenti‘ni gördükten sonra Banaz’daki Hamamboğazı Kaplıcalarının sıcak sularında yorgunluk atarak ve Akse Çamlığında bol oksijen depolayarak muazzam bir şekilde sonlandırın!
Uşak Müzeleri ve Tarihi Yerleri Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)
Rehber bölümüUşak’ta hangi müzeler ve tarihi alanlar bulunuyor? Şehirde, Lidyalıların o devasa zenginliğini gözler önüne seren efsanevi Uşak Arkeoloji Müzesi, kentin ticari ve sivil hafızasını barındıran Uşak Kent Tarihi Müzesi ve Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı’nı yönettiği şatafatlı Atatürk ve Etnografya Müzesi bulunur. Açık hava müzeleri ve efsanevi anıtlar olarak ise; sarp bir yarımadanın zirvesine kurulan Blaundus Antik Kenti, Frigyalıların o asırlık su kemeri Clandıras Köprüsü, doğanın vahşi laboratuvarı Ulubey Kanyonu ve suyun kayaları bir heykeltıraş gibi oyduğu o ürkütücü Taşyaran Vadisi kentin en görkemli keşif rotalarıdır.
Uşak’taki en iyi tarihi yerler ve mutlaka görülmesi gereken yerler hangileri? Eğer vaktiniz kısıtlıysa ilk hedefiniz tartışmasız, dünyayı dize getiren Kanatlı Denizatı Broşu’nu yakından görmek için o şatafatlı Uşak Arkeoloji Müzesi olmalıdır! Ardından derinlikleriyle aklınızı başınızdan alacak devasa Ulubey Kanyonu (Cam Teras), Büyük İskender’in askerlerinin kurduğu efsanevi garnizon kenti Blaundus Antik Kenti ve kışın buz tutan o destansı şelaleleriyle Taşyaran Vadisi kentin en ikonik, en sarsılmaz noktalarıdır.
Uşak Müzeleri ücretsiz mi ve MüzeKart nerelerde geçerli? Uşak, tarih ve doğa tutkunları için muazzam bütçe dostu bir efsanedir! Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı olan ve kentin en büyük antik hafıza merkezi konumundaki devasa Uşak Arkeoloji Müzesi‘nde MüzeKart tamamen geçerlidir. Blaundus Antik Kenti, Clandıras Köprüsü ve Atatürk Etnografya Müzesi gibi efsanevi alanlar ise genellikle tamamen ücretsizdir. (Ulubey Kanyonu Cam Terası ve Taşyaran Vadisi gibi tabiat parklarına giriş ve otopark için çok cüzi sembolik ücretler alınır).
Karun Hazineleri nerede sergileniyor ve en önemli eseri nedir? Lidya Kralı Kroisos’a (Karun) ait olduğu belirtilen o paha biçilemez efsanevi hazineler, günümüzde modern ve devasa binasıyla hizmet veren Uşak Arkeoloji Müzesi‘nde sergilenmektedir. Bu hazinenin tartışmasız en şatafatlı ve en ünlü parçası; geçmişte çalınıp Interpol aracılığıyla yurt dışından büyük ve sarsılmaz bir mücadeleyle geri getirilen o som altından yapılma efsanevi “Kanatlı Denizatı Broşu”dur.
Uşak müzelerinde ve tarihi yerlerinde çocuklara uygun alan var mı? Kesinlikle! Ulubey Kanyonu Cam Terası, çocukların ayaklarının altında uzanan o devasa uçurumu camın üzerinden güvenle izleyebilecekleri, adrenalin dolu fantastik bir doğa laboratuvarıdır. Ayrıca Uşak Kent Tarihi Müzesi‘nde sergilenen asırlık eski itfaiye arabaları, tarihi oyuncaklar ve devasa maketler, çocukların kendilerini bir zaman makinesinde gibi hissetmelerini sağlayacak efsanevi bir duraktır.
İlklerin ve Hazinelerin Kentinden YeGez İmzalı Destansı Veda!
Karun Hazineleri’nin o paha biçilemez ve şatafatlı ışıltısıyla, Ulubey’in o sarsılmaz, devasa derinlikleriyle yıkanmış bu efsanevi kentin ulu duraklarını geride bıraktık! Kusursuz bir Uşak müzeler rehberi rotası oluşturduğumuz bu macerada, kentin antik çağda paranın basıldığı o ilk topraklarından Blaundus’un sarp sütunlarına ve Taşyaran Vadisi’nin o buzlu heykellerine kadar her sırrını adım adım arşınladık.
En kapsamlı Uşak müzeleri listesini ve sarsılmaz bir Uşak tarihi yerler rehberi arayanlar için hazırladığımız bu destansı serüven, YeGez ruhunun o tükenmez keşif ateşinin Ege’nin iç kısımlarındaki en görkemli yansıması oldu. Adımlarınıza, deklanşörünüze ve pusulanıza daima ışık tutması dileğiyle; tarihi ekranlardan değil, o antik tünellerin serinliğini ve kanyonların o vahşi rüzgarını yüzünüzde hissedeceğiniz yepyeni Uşak tarihi yerler keşiflerinde görüşmek üzere!
Uşak rehberleri
Uşak ile ilgili 1 rehber daha sizi bekliyor.



