Bu yazımız içerisinde İzmir Tarihi Yerler üzerine konuşacağız.Palmiye ağaçlarının gölgelediği geniş kordon boyları, denizden esen ve insanı anında ferahlatan imbat rüzgarı, sıcakkanlı insanları ve her daim canlı sokaklarıyla İzmir; Türkiye'nin modern yüzü, Ege'nin ise tartışmasız incisidir. Çoğu gezgin için İzmir…
[caption id="attachment_16443" align="aligncenter" width="900"] Şehrin Kalbindeki Semboller[/caption] İzmir'i keşfetmeye başlamak için en doğru nokta, denizin kara ile, modern hayatın ise asırlık tarih ile kucaklaştığı yer olan Konak Meydanı ve onun hemen arkasındaki devasa çarşı labirentidir. Zarafetin Taşa Kazınmış Hali: İzmir Saat Kulesi ve Konak Yalı Camii Konak Meydanı'na adım attığınızda güvercin sürülerinin havalandığı o geniş alanın tam ortasında sizi, İzmir'in en zarif sembolü karşılar: İzmir Saat Kulesi. 1901 yılında, Osmanlı Padişahı II. Abdülhamid'in tahta çıkışının 25. yıldönümü şerefine Levanten mimar Raymond Charles Père tarafından tasarlanan bu şaheser, 25 metre yüksekliğinde ve kesme taştan inşa edilmiştir. Hiç Durmayan Zaman: Kulenin üzerindeki saat, Alman İmparatoru II. Wilhelm'in hediyesidir. Bu saat, yapıldığı günden bu yana sadece 1974 yılındaki büyük İzmir depreminde 5,2 şiddetindeki sarsıntının etkisiyle durmuş, onun dışında zamanı göstermeye bir asırdır kesintisiz devam etmiştir. Konak Yalı Camii: Saat Kulesi'nin hemen yanı başında,…
[caption id="attachment_16442" align="aligncenter" width="1024"] Antik Çağın Dünya Metropolleri[/caption] İzmir'i sıradan bir tatil beldesi olmaktan çıkaran en büyük gücü, sınırları içerisinde dünya tarihine yön vermiş, bilimin, sanatın ve felsefenin başkenti olmuş devasa antik kentleri barındırmasıdır. YeGez rotamızda şimdi, Roma'ya bile kafa tutmuş o efsanevi metropollere adım atıyoruz. Dünyanın Başkenti: Efes Antik Kenti (Selçuk) İzmir merkeze yaklaşık bir saat uzaklıktaki Selçuk ilçesinde yer alan Efes (Ephesus), antik çağda Doğu ile Batı'yı birbirine bağlayan en büyük liman kenti ve Asya eyaletinin başkentiydi. 2015 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne giren bu devasa metropolü gezmek, kelimenin tam anlamıyla bir zaman makinesinde yürümektir. Mermer caddelerinde yürürken, araba tekerleklerinin taşlarda bıraktığı derin izleri, antik dönemin umumi tuvaletlerini (Latrina) ve zenginlerin yerden ısıtmalı Yamaç Evleri'ni gördüğünüzde, 2000 yıl önceki medeniyet seviyesine hayret edersiniz. Zekanın ve İhtişamın Simgesi: Celsus Kütüphanesi: Efes denildiğinde akla ilk gelen o ikonik yapı, M.S.…
[caption id="attachment_16441" align="aligncenter" width="900"] İnancın ve Gizemin Kutsal Tepeleri[/caption] İzmir (özellikle Selçuk ve çevresi), sadece putperest Roma tapınaklarıyla değil; Hristiyanlık ve İslam dünyası için çok büyük manevi öneme sahip efsanevi mekanlarla doludur. İnanç turizmi rotamıza Bülbüldağı'nın o gizemli yamaçlarından başlıyoruz. Rüyalarla Bulunan Kutsal Emanet: Meryem Ana Evi Selçuk ilçesinde, yemyeşil ağaçlarla kaplı Bülbüldağı'nın zirvesinde yer alan, kesme taştan yapılmış mütevazı bir şapeldir. Hristiyan inancına göre Hz. İsa, çarmıha gerilmeden önce annesi Meryem'i en sevdiği havarisi St. Jean'a (Yuhanna) emanet etmiştir. St. Jean da Meryem Ana'yı güvende olması için bu dağın zirvesindeki gizli eve getirmiş ve Meryem Ana son günlerini burada geçirmiştir. Mucizevi Keşif: İşin en ilginç ve gizemli tarafı, bu evin bulunuş hikayesidir. Hayatı boyunca hiç Almanya dışına çıkmamış, yatalak bir rahibe olan Anne Catherine Emmerich, 19. yüzyılın başlarında gördüğü vizyonlarla (rüyalarla) evin yerini, çevresini ve Efes'e olan uzaklığını milimetrik…
[caption id="attachment_16440" align="aligncenter" width="900"] Zamanın Durduğu Sokaklar ve Köyler[/caption] İzmir'in tarihi dokusu sadece şehir merkezinde veya devasa antik harabelerde saklı değildir. Şehrin dört bir yanına dağılmış, Arnavut kaldırımlı sokakları, asırlık çınarları ve kendine has mimarisiyle zamana meydan okuyan köyler ve kasabalar; Ege ruhunu en saf haliyle yaşayabileceğiniz yerlerdir. Kıyametin Teğet Geçtiği Köy: Şirince (Selçuk) Efes Antik Kenti'nden çıkıp zeytin, şeftali ve incir ağaçlarının arasından kıvrılarak dağlara doğru tırmandığınızda, bir masalın içinden fırlamış gibi duran Şirince Köyü karşınıza çıkar. Eski adı "Kırkınca" olan ve sonradan "Çirkince" diye anılan bu köy, Cumhuriyetin ilk yıllarındaki mübadele döneminden sonra güzelliğine yaraşır şekilde "Şirince" adını almıştır. 2012 Maya Efsanesi: Şirince'yi tüm dünyanın gündemine oturtan olay, 21 Aralık 2012'deki Maya takvimine göre kopacak kıyamette, dünyada güvenli kalacak iki yerden biri (diğeri Fransa'daki Bugarach köyü) olduğuna inanılmasıydı. O gün kıyamet kopmadı ama Şirince'nin ünü dünya çapına yayıldı.…
[caption id="attachment_16439" align="aligncenter" width="850"] YeGez İzmir Ziyaretçi Rehberi[/caption] İzmir'i sadece tarihi yapılarıyla değil, yaşam tarzıyla da anlamak gerekir. "Bir İstanbullu gibi" acele etmek bu şehre yakışmaz. YeGez okurlarına, Ege'nin incisinde zamanı yavaşlatmanın, pratik ulaşımın ve damak çatlatan sokak lezzetlerinin sırlarını veriyoruz: İzmir Gastronomisi: Ayaküstü Lezzet Şöleni İzmir mutfağı; Zeytinyağlı Ege otlarının hafifliği ile sokak lezzetlerinin o karşı konulmaz ağırlığının muazzam bir dengesidir. Bu şehirde aç kalmak imkansızdır! Kahvaltının Şifresi: Boyoz ve Gevrek: İzmirliler simide "gevrek" der. Ancak asıl efsane, 1492'de İspanya'dan göç eden Sefarad Yahudilerinin kente kazandırdığı, incecik hamur katmanlarından oluşan Boyoz'dur. Yanında mutlaka fırınlanmış (haşlanmış değil, uzun süre fırında pişmiş) yumurta ile tüketilir. Öğle Molası: Kumru ve Söğüş: Kemeraltı'nın dar sokaklarında gezerken usta ellerden çıkan incecik kıyılmış Söğüş (kelle eti, beyin, dil, yanak) yemek, İzmirli olmanın yazılı olmayan kurallarındandır. Çeşme Ilıca tarafına yolunuz düşerse, nohut mayalı özel ekmeğin içine…
İzmir; sadece bir liman kenti değil, hoşgörünün, farklı kültürlerin asırlarca bir arada barış içinde yaşadığı ve medeniyetin beşiği olmuş devasa bir açık hava müzesidir. Homeros'un İlyada'sından Efes'in mermer caddelerine, Kemeraltı'nın baharat kokan çarşılarından Şirince'nin asırlık bağlarına kadar bu coğrafyada attığınız her adım, sizi Ege'nin o sıcak, samimi ve köklü tarihine bir adım daha yaklaştırır. İzmir size acele etmemeyi, anı yaşamayı ve Kordon'da batan güneşin tadını çıkarmayı öğretir. YeGez olarak hazırladığımız bu devasa rehberle, Ege'nin incisine sadece bir "tatilci" olarak değil, tarihin ve kültürün izini süren bir "seyyah" olarak bakmanızı umuyoruz. Bir sonraki rotanız neresi olursa olsun, İzmir'in o tatlı İmbat esintisi hep aklınızın bir köşesinde kalacak. Şimdiden keyifli keşifler!