Bu yazımız içerisinde Artvin Tarihi Yerler üzerine konuşacağız. Artvin'de tarih, Ege veya İç Anadolu'daki gibi geniş ovalara yayılmış, sütunları parlayan antik kentler şeklinde karşınıza çıkmaz. Bu hırçın coğrafyada tarihi bir yapıyı görmek için bazen bulutların üzerine tırmanmanız, bazen dibi görünmeyen…
[caption id="attachment_16659" align="aligncenter" width="864"] Çoruh'un Üzerindeki Kartal Yuvaları ve Kemerler (Merkez & Arhavi)[/caption] Artvin'i fethederken denizin tuzlu suyundan başlayıp, ormanların ve vadilerin o baş döndürücü yüksekliklerine doğru kademeli olarak çıkıyoruz. 1. Suyun Üzerindeki İkiz Yüzükler: Çifte Köprüler Arhavi ilçesinden içerilere, Kamilet Vadisi'nin o el değmemiş doğasına doğru ilerlediğinizde, iki hırçın derenin (Kamilat ve Soğucak) birleştiği noktada yeryüzünün en zarif taş işçiliklerinden biriyle karşılaşırsınız: Çifte Köprüler. Hikayesi ve Mimarisi: 18. yüzyılda (Osmanlı dönemi) moloz ve kesme taştan inşa edilen bu iki köprü, tam daire (yuvarlak) kemer formundadır ve birbirine dik açı yapacak şekilde konumlandırılmıştır. Köprülerin kemerleri öylesine kusursuzdur ki, altından akan derenin o yeşil suyuna yansıdıklarında ortaya iki devasa "taş yüzük" görüntüsü çıkar. Etrafı devasa çam ağaçları ve sarp kayalarla çevrili bu köprülerin üzerinde durup o buz gibi suyun şırıltısını dinlemek, Karadeniz ruhuna en hızlı giriş ritüelidir. (Hemen birkaç kilometre ilerisindeki…
[caption id="attachment_16658" align="aligncenter" width="1000"] Gürcü Krallıklarının Vadiye Bıraktığı Mühürler (Yusufeli)[/caption] Artvin'in en zorlu, en sarp ama tarihi açıdan en zengin vadilerine, Yusufeli'nin o geçit vermez dağlarına tırmanıyoruz. Burada 10. yüzyıl Orta Çağ Gürcü Krallığı'nın (Bagratlıların) din ve mimari şovuna şahit olacaksınız. 5. Dağların Satranç Tahtası: İşhan Manastırı Yusufeli'nden dağlara doğru, Oltu Çayı kıyısından kıvrılarak tırmandığınızda, İşhan köyünün tam ortasında tüm vadiye hakim devasa bir katedralle karşılaşırsınız. Hikayesi ve Kızıl-Sarı Taşlar: 9. yüzyılın ortalarında inşa edilmeye başlanan ve 1032'de son halini alan bu devasa piskoposluk merkezi, Artvin'deki en görkemli dini yapılardan biridir. Dış cephesi ve özellikle o devasa konik kubbesi, kızıl ve sarımsı taşların adeta bir satranç tahtası (veya bal peteği) gibi kusursuz bir simetriyle örülmesiyle yapılmıştır. 16. yüzyılda Osmanlı bölgeyi fethedince katedralin batı kısmı camiye çevrilmiş, bu sayede yapı yıkılmaktan kurtulup günümüze sapasağlam ulaşabilmiştir. Pencerelerindeki ejderha ve aslan kabartmaları paha…
[caption id="attachment_16657" align="aligncenter" width="1024"] Sarp Uçurumlar, Cehennem Deresi ve Ahşabın Ruhu (Şavşat, Ardanuç, Macahel)[/caption] Çoruh Vadisi'nin o sert taşlarından çıkıp, Artvin'in ahşaba hayat verdiği yemyeşil sınır köylerine, cehennem uçurumlarına ve şatolara geçiyoruz. 8. Kanuni'nin Uçurumdaki İmzası: Ardanuç (Gevhernik) Kalesi Ardanuç ilçesine yaklaşırken, şehrin hemen yanı başında adeta kılıçla kesilmiş gibi duran sarp ve devasa bir kayalık yükselir. Bu kayalığın tam zirvesine oturtulmuş olan Gevhernik Kalesi, bölgenin en eski ve en korkutucu savunma hatlarından biridir. Hikayesi: Bagratlıların başkenti olan bu kale, 1551 yılında Osmanlı ordusu (Erzurum Beylerbeyi İskender Paşa) tarafından fethedilmiştir. İç kalenin girişinde, Kanuni Sultan Süleyman adına yazılmış çok nadide bir Osmanlı kitabesi yer alır. Kaleye çıkmak, o dik uçurumun kenarından vadiye bakmak ciddi bir yükseklik korkusu testidir! 9. Ormanın Zümrüt Kulesi: Rabat Kilisesi Ardanuç ilçesinin Bulanık köyü sınırlarında, uzun yıllar definecilerin tahribatına uğramış ancak yakın zamanda harika bir şekilde…
[caption id="attachment_16656" align="aligncenter" width="800"] Sarp Virajlar ve Karadeniz Sofrası[/caption] Artvin, Türkiye'de gezmesi fiziksel olarak en zor, en virajlı ve en dik şehirlerinden biridir. Bu sarp şatoları ve vadileri fethederken şu altın kurallara boyun eğmek zorundasınız: İklim Stratejisi: Ne Zaman Gidilir? "Sis Denizi", Heyelan ve Uçurumlar: Artvin'de yollar genellikle bir tarafı sarp dağ, diğer tarafı uçurum veya Çoruh Nehri olan dar ve keskin virajlardan oluşur. Kışın (Kasım-Nisan arası) bu yollarda buzlanma ve çığ tehlikesi varken, bahar aylarında ise yoğun yağmurdan dolayı "Heyelan (Toprak kayması)" tehlikesi çok yüksektir. Ayrıca vadilere aniden çöken o meşhur "Sis", görüş mesafesini sıfıra indirebilir. YeGez Altın Ayları: Bu devasa şatoları, manastırları ve o sonsuz yeşili yollarda mahsur kalmadan, en güvenli ve açık havada gezmek için en kusursuz (ve tek mantıklı) zaman dilimi Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül başıdır. Yazın bile gitseniz Macahel veya Şavşat'ın yükseklerinde gece soba…
Artvin; sadece doğanın her yeri yeşile boyadığı bir cennet değil, insanın Tanrı'ya ulaşmak veya düşmandan korunmak için taşı ve kayayı nasıl delice, nasıl imkansız yüksekliklere tırmandırdığının en görkemli açık hava sergisidir. Çifte Köprüler'de o asırlık kemerlerin altından akan hırçın suları dinlerken doğayla insanın uyumunu görür, İşhan Manastırı'nın kızıl kubbesinde Orta Çağ'ın o ağırbaşlı inancını hissedersiniz. Ardanuç Kalesi'nin uçurumunda Kanuni'nin kudretini, Macahel'in ahşap camisinde Karadenizli ustanın o naif, çivisiz zarafetini solursunuz. Burası, yolların bittiği ama efsanelerin uçurumlardan gökyüzüne kanatlandığı yeryüzündeki o sarsılmaz mühürdür. YeGez olarak hazırladığımız bu 15 duraklık devasa Artvin rehberinin; Kaçkarların sisli zirvelerinde ve Çoruh'un sarp vadilerinde size kusursuz bir yol arkadaşı olmasını diliyoruz. Tereyağının kokusu ve o devasa manastırların yalnızlığı hep aklınızda, yollarınız hep açık olsun!