Siirt Müzeler Rehberi ile Mezopotamya’nın ve Anadolu’nun kesiştiği o gizemli ve kadim topraklara; ışığın taşla, ilmin ise inançla yoğrulduğu ulu bir coğrafyaya doğru muazzam bir yolculuğa çıkıyoruz. Burası; Botan Vadisi’nin o sarp uçurumlarına, Tillo’nun gökyüzünü okuyan alimlerine ve Selçuklu taş ustalarının o firuze çinili minarelerine ev sahipliği yapan destansı bir açık hava laboratuvarıdır!
YeGez ekibi olarak 30 maddelik devasa bir liste halinde özenle hazırladığımız bu rehberde; İbrahim Hakkı Hazretleri’nin o asırlık astronomi aletlerinden, Delikli Taş’ın baş döndüren manzarasına ve Siirt’in o kendine has “Cas Evleri”nin dar sokaklarına kadar kentin tüm sırlarını bulacaksınız. Kusursuz bir gezi rotası planlama süreci için ihtiyacınız olan tüm detayları, kadrajınızı şenlendirecek en efsanevi fotoğraf çekimi yapılabilecek mekanları özenle derledik. Sarp vadilerin rüzgarını soluduktan sonra, kuyu ateşinde nar gibi kızarmış meşhur Büryan Kebabı’nı ve o dillere destan Perde Pilavı’nı tadabileceğiniz restoran önerileri de bu mistik serüvenin en lezzetli eşlikçileri olacak.
Siirt’te Gezilecek En İyi Müzeler ve Tarihi Alanlar
Siirt’te Gezilecek En İyi Müzeler ve Tarihi AlanlarPlanlama bölümü — genişlet / daralt
Tarihin o sarp kayalıklarla ve tasavvufi sırlarla adeta bir mühür gibi işlendiği Siirt gezilecek müzeler, uzay bilimlerinden Selçuklu sanatına kadar devasa bir çeşitlilik sunar. İşte bu efsanevi kentin belleğini yansıtan 15 eşsiz durak:
İbrahim Hakkı Hazretleri Türbesi ve Işık Hadisesi Anıtı (Tillo)
Dünya bilim ve mimarlık tarihinin en sarsıcı, en efsanevi anıtlarından biridir! 18. yüzyılda büyük astronom ve alim Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri tarafından, hocası İsmail Fakirullah için yaptırılan bu türbe; “Yeni yılın ilk güneşi (21 Mart ve 23 Eylül’de ekinoks günleri) hocamın başucuna düşmezse, ben o güneşi neyleyim!” felsefesiyle inşa edilmiştir. Kilometrelerce ötedeki bir tepeden yansıyan ilk güneş ışığının doğrudan sandukanın başucuna vurduğu bu akıl almaz optik ve astronomik sistem, bütünüyle bir “Bilim ve İnanç Müzesi”dir.
Tillo İbrahim Hakkı Hazretleri Müzesi (Bilim Laboratuvarı)
Tillo meydanında, o büyük İslam aliminin 18. yüzyılda uzayı, yıldızları ve anatomiyi nasıl incelediğini kanıtlayan paha biçilemez bir “Bilim ve Tarih Müzesi”dir! İçerisinde İbrahim Hakkı Hazretleri’nin dünyaca ünlü eseri “Marifetname”nin orijinal el yazmaları, kendi elleriyle yaptığı tahta küreler (dünya ve uzay maketleri), usturlaplar (gök cisimlerinin yüksekliğini ölçen alet) ve mikroskoplar sergilenmektedir.
Siirt Ulu Cami (Çinili Minare)
1129 yılında Büyük Selçuklu Sultanı Mugisuddin Mahmud döneminde inşa edilen, şehrin kalbindeki en asil ve en efsanevi sanat anıtıdır! Bu camiyi dünyaca ünlü kılan şey; Pisa Kulesi gibi hafif eğik duran, tuğla işçiliği ve firuze (turkuaz) renkli çinilerle Kufi yazılarının bir dantel gibi işlendiği o muazzam minaresidir. Ahşap minberi (orijinali Ankara Etnografya Müzesi’ndedir) ve taş kubbeleriyle bütünüyle bir “Selçuklu Sanatı Müzesi”dir.
Botan Vadisi Milli Parkı
Müzelerin dört duvar arasına sıkışmadığının Karadeniz’den sonraki en efsanevi kanıtı! Yaklaşık 120 bin dönümlük devasa bir alana yayılan, sarp kanyonları, buz gibi akan Botan Çayı ve yamaçlarına oyulmuş binlerce yıllık mağaraları/antik kiliseleriyle bütünüyle bir “Açık Hava Doğa ve Arkeoloji Müzesi”dir. Yamaç paraşütünden rafting’e kadar doğa sporlarının kalbidir.
Delikli Taş (Rasıl Hacar)
Botan Vadisi’nin o kükreyen sularına yaklaşık 350 metre yüksekten, dik bir uçurumdan bakan efsanevi bir doğal kaya oluşumudur! Kayanın ortasındaki o devasa doğal delikten (pencereden) vadinin o yemyeşil/masmavi kıvrımlarını izleyebileceğiniz bu nokta, Siirt’in tartışmasız en heyecan verici ve en ünlü “Jeolojik Seyir ve Doğa Müzesi”dir.
Veysel Karani Türbesi
İslam aleminin en büyük manevi şahsiyetlerinden biri olan, Peygamber Efendimiz’e (S.A.V) olan derin sevgisi ve anne itaatiyle sembolleşen Veysel Karani (Üveys el-Karanî) Hazretleri’ne atfedilen efsanevi anıt mezardır. Özellikle mayıs aylarında on binlerce insanın akın ettiği, etrafındaki külliyesi ve manevi atmosferiyle kentin o derin rabbani yönünü sergileyen devasa bir “İnanç Turizmi ve İrfan Müzesi”dir.
Tillo Kalesi ve Cam Seyir Terası (Kalat’ül Üstad)
Tillo ilçesinde, İbrahim Hakkı Hazretleri’nin “Işık Hadisesi”ni tasarladığı ve o ilk güneş ışığını yansıtan duvarın bulunduğu tarihi bir tepe (Kalat’ül Üstad) üzerinde kurulmuş efsanevi bir seyir alanıdır! Tarihi kalıntıların hemen yanına inşa edilen, Botan Vadisi’ne doğru metrelerce uçurumun üzerine uzanan “Cam Seyir Terası”, tarih ve adrenalinin kucaklaştığı sarsılmaz bir “Gökyüzü Laboratuvarı”dır.
Erzen Antik Kenti (Dilmaçoğulları Başkenti)
Kurtalan ilçesinin Bozhöyük (Garipler) köyü sınırlarında yer alan, Selçuklular döneminde bölgeye hakim olan Dilmaçoğulları Beyliği’ne başkentlik yapmış, Dicle ve Botan’ın kesişimindeki efsanevi bir Orta Çağ kentidir! Günümüzde büyük kısmı toprak altında kalsa da; antik sur kalıntıları, eski cami temelleri ve kazı alanlarıyla bu topraklar, Siirt’in o siyasi ve askeri tarihini barındıran bütünüyle bir “Açık Hava Arkeoloji Müzesi”dir.
Başur Köprüsü (Tarihi Taş Kemer)
Siirt merkeze çok yakın olan Başur Çayı üzerinde yer alan, yapım tarihi kesin bilinmese de Artuklu veya Selçuklu sivil mimarisinin o zarif izlerini taşıyan efsanevi bir taş köprüdür! Kesme taştan inşa edilmiş, asırlardır ticaret kervanlarının Dicle’ye ulaşmasını sağlamış bu asil köprü; kavisli mimarisi ve etrafındaki mesire alanıyla kentin sarsılmaz bir “Ulaşım ve Lojistik Müzesi”dir. (Bu bölge aynı zamanda antik oyun taşlarıyla dünyaca ünlü Başur Höyük kazılarına ev sahipliği yapar).
Siirt Cas Evleri ve Tarihi Sokakları
Müzelerin dört duvara sığmadığının Siirt’teki en büyük kanıtı! Sadece bu bölgeye özgü olan, yöredeki alçıtaşının (cas) yakılıp toz haline getirilmesiyle elde edilen harçla yapılan, kubbeli ve düz damlı efsanevi “Cas Evleri”dir! Yazın serin, kışın sıcak tutan, labirent gibi dar sokaklara (sabatlara) dizilmiş bu beyaz ve boz renkli evler; kentin o otantik sivil yaşamını donduran bütünüyle bir “Yaşayan Etnografya ve Mimari Müzesi”dir.
İncekaya (Kormas) Kalesi
Şirvan ilçesinde, sarp ve derin vadilere hakim dik bir kayalığın üzerine kartal yuvası gibi kondurulmuş, Bizans döneminden kalma (11. yüzyıl) efsanevi bir garnizondur! Ulaşımı oldukça zor olan, dış surları ve iç mekanındaki sarnıçlarıyla günümüze kısmen ulaşan bu kale; Doğu Anadolu’nun o geçit vermez sarp savunma sistemlerini barındıran bütünüyle vahşi bir “Askeri Dağ Müzesi”dir.
Derzin Kalesi (Şirvan/Baykan Sınırı)
İncekaya’nın bir diğer kardeşi olan, Baykan ve Şirvan sınırlarına yakın, sarp bir tepe üzerinde yükselen ve yine Bizans/Orta Çağ dönemine tarihlenen devasa bir savunma karargahıdır! Doğal kayalıklarla insan yapımı surların o efsanevi birleşimini sunan bu yıkık kale; stratejik konumu ve altından akan nehir manzarasıyla gizli kalmış bir “Arkeolojik Keşif Müzesi”dir.
Tarihi Siirt Bakırcılar Çarşısı
Yüzyıllardır kentin o el sanatlarının, zanaatın ve Ahilik kültürünün kalbinin attığı yer! Dar sokaklarında hala çekiç seslerinin yankılandığı, kor ateşlerin yandığı bu otantik çarşıda; Siirt’e özgü bakır kazanlar, cezveler ve el işçiliği eşyalar üretilmektedir. Sanayileşmeye direnen bu efsanevi sokaklar, bütünüyle bir “Yaşayan Esnaf ve Zanaat Müzesi”dir.
Çarpı (Zokdemir) Köprüsü
Şirvan ilçesinde, sarp vadilerin ve kükreyen derelerin üzerine kesme taştan bir gerdanlık gibi kondurulmuş tarihi bir Osmanlı (veya beylikler dönemi) köprüsüdür! Tek gözlü, hafif sivri kemerli yapısıyla o dönemin kervan ve yaylacı rotalarını birbirine bağlayan bu zarif anıt; yeşilin ve hırçın suların ortasında dimdik duran bir “Lojistik ve Mühendislik Müzesi”dir.
Şirvan (Küfre) Tarihi Evleri
Sadece merkeze sıkışmayan Siirt mimarisinin, Şirvan ilçesinde “Küfre” bölgesinde taş ve ahşabın muazzam ahengiyle hayat bulduğu kırsal konaklarıdır! Yamaçlara salkım salkım dizilmiş, dar sokakları ve asırlık taş duvarlarıyla bu evler; Botan vadisinin o gizli ve sarp yüzünde bozulmadan günümüze kadar ulaşmış çok asil bir “Kırsal Etnografya ve Mimari Müzesi”dir.
Siirt Saat Kulesi ve Hükümet Konağı
Şehrin merkezinde, 1905 yılında Alaeddin Paşa zamanında kesme taştan inşa edilmiş ve kentin sivil mimarisini taçlandıran efsanevi bir zaman anıtıdır! Altı katlı kare prizma gövdesi, zarif çan (saat) odası ve hemen etrafındaki tarihi meydan dokusuyla bu yapı; Siirt’in o kadim doğu mimarisini Osmanlı’nın son dönem Batılılaşma vizyonuyla harmanlayan bütünüyle bir “Kentsel Bellek ve Sivil Anıt Müzesi”dir.
Başur Höyük (Oyun Taşları ve Antik Çağ)
Dünya arkeoloji tarihini sarsan efsanevi bir yerleşim! Siirt-Batman yolu üzerindeki bu Neolitik ve Tunç Çağı höyüğünde yapılan kazılarda; domuz, köpek ve piramit şekillerinden oluşan, dünyanın bilinen “En Eski Oyun Taşları” (M.Ö. 3000) bulunmuştur! 5000 yıl önce bu topraklarda insanların strateji veya şans oyunları oynadığını kanıtlayan bu alan, bütünüyle bir “Antik Yaşam ve Antropoloji Müzesi”dir.
Akabe (Antik Kervan) Yolu
Tarihi M.Ö. 3500’lü yıllara (Asur ve Urartu dönemlerine) kadar uzandığı düşünülen, sarp kayalıkların insan eliyle metrelerce yontulmasıyla açılmış efsanevi bir taş geçittir! Siirt’i Botan Vadisi’ne bağlayan ve dünyada “Akabe” adıyla bilinen nadir antik yollardan biri olan bu güzergah; asırlarca orduların, kervanların ve göçerlerin yürüdüğü sarsılmaz bir “Tarihi Lojistik ve Doğa Sporları Müzesi”dir.
Çattepe Höyüğü (Tell Fafan – Sular Altındaki Liman)
Botan Çayı ile Dicle Nehri’nin birleştiği o efsanevi kavşakta yer alan, Romalılar ve Artuklular döneminde bölgenin en büyük “Antik Liman ve Gümrük Kenti” olan Tell Fafan’dır! Ilısu Barajı suları altında büyük bir kısmı kalsa da; yapılan kurtarma kazılarında çıkarılan antik çapalar, liman kalıntıları ve Roma hamamları, bu bölgenin Mezopotamya’nın deniz ticaret kapısı olduğunu kanıtlayan bütünüyle bir “Antik Su ve Lojistik Müzesi”dir.
Siirt Kültür Evi (İbrahim Aydın Cas Evi)
Siirt’in o efsanevi alçıtaşı (cas) mimarisinin yok olmasını önlemek ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla aslına uygun olarak muazzam bir şekilde restore edilmiş tarihi bir konaktır! Daracık “sabat”ların (kemerli geçitlerin) gölgesindeki bu ev; kalın cas duvarları, serin iç odaları, yöresel Siirt kilimleri, bakır mutfak eşyaları ve günlük yaşam canlandırmalarıyla sıcacık bir “Yaşayan Kentsel Etnografya Müzesi”dir.
Şeyh Muhammed El-Hazin Dergahı ve Çilehanesi (Tillo)
İbrahim Hakkı Hazretleri’nin bilimsel dehasının gölgesinde kalmış olsa da, Tillo’nun o derin tasavvufi geçmişini yansıtan çok güçlü bir inanç anıtıdır! 19. yüzyılda yaşayan büyük alim Şeyh Muhammed El-Hazin’in inzivaya çekildiği, ibadet ettiği ve talebe yetiştirdiği bu dergah; yerin altına kazılmış dar çilehanesi, taş hücreleri ve sükunetiyle bütünüyle bir “Ruhaniyet ve Tasavvuf Laboratuvarı”dır.
Sağlarca (Billoris) Kaplıcası ve Yeraltı Mağarası
Eruh yolu üzerinde, Botan Çayı’nın hemen kıyısında sarp bir kayalığın içine (mağaraya) oyulmuş efsanevi bir doğal termal şifa merkezidir! Roma ve Bizans dönemlerinden beri kullanıldığı bilinen, mağaranın içinden fışkıran 37 derecelik kükürtlü sularıyla bu kaplıca; hem romatizmal hastalıklara şifa arayanların hem de yeraltı jeolojisine meraklı olanların bütünüyle sarsıcı “Antik Şifa Müzesi”dir.
Cumhuriyet Camii (Eski Meryem Ana Kilisesi)
Siirt’in o çok kültürlü geçmişinin merkezdeki en sağlam kalmış mimari şahitlerinden biridir! Aslen 19. yüzyıl (veya daha eski) yapımı bir Meryem Ana Kilisesi olan, Cumhuriyet döneminde yapılan eklemelerle (minare) camiye çevrilen bu devasa yapı; bazilikal planı, yüksek tonozlu kesme taş tavanları ve çan kulesinden devşirilmiş minaresiyle kentin o asil ve ortak “İnanç ve Dönüşüm Müzesi”dir.
Çemkari Şelalesi
Şirvan ilçesinin o el değmemiş vahşi doğasına gizlenmiş, Karadeniz şelalelerini aratmayan bütünüyle bir “Açık Hava Doğa Müzesi”dir! Sarp kayalıkların ve yemyeşil meşe/ceviz ormanlarının arasından metrelerce yüksekten kükreyerek dökülen bu şelale; Siirt’in o kurak ve sarı iklimine meydan okuyan, macera tutkunları için buz gibi bir cennet köşesidir.
Ayn Salip Çeşmesi ve Kentsel Su Sistemi
Siirt merkezinde, şehrin o labirent gibi dar sokakları arasına asırlar önce inşa edilmiş efsanevi bir su anıtıdır! “Salip” (Haç) adından da anlaşılacağı üzere antik dönemdeki Hristiyan (Süryani/Keldani) nüfusun su kaynağı olan, kesme taştan kemerli yapısıyla günümüze ulaşan bu çeşme; kentin yeraltı su yollarını (kehrizleri) ve çok kültürlü mahalle dokusunu yansıtan bütünüyle bir “Su Mühendisliği Müzesi”dir.
Herekol Dağı ve Çemikari Yaylası
Pervari ilçesi sınırlarında, 2900 metre yüksekliğiyle kentin damı olan efsanevi Herekol Dağı ve onun eteklerindeki Çemikari Yaylası; bütünüyle bir “Alpin Ekolojisi ve Flora Müzesi”dir! Sadece macera tutkunlarının çıktığı bu vahşi zirveler, aynı zamanda dünyanın en kaliteli ve şifalı ballarından biri olan (kaya kovuklarında üretilen) meşhur “Pervari Karakovan Balı”nın anavatanıdır.
Bağtepe (Halenze) Höyüğü ve Mahalle Dokusu
Siirt merkeze çok yakın olan ve binlerce yıllık bir höyüğün üzerine/etrafına kurulmuş efsanevi bir yerleşim yeridir. İlk Çağlardan beri kesintisiz insan yaşamının olduğu (antik buluntuların çıktığı) bu höyüğün eteklerindeki Halenze mahallesi; günümüzde hala o eski cas evlerini, bağları, bahçeleri ve dar sokaklarıyla kentin o otantik ruhunu koruyan “Yaşayan Bir Arkeolojik Mahalle Müzesi”dir.
Zivzik (Dişlinar) Köyü ve Taş Konakları
Şirvan ilçesinin o derin vadilerine gizlenmiş, ince kabuklu, sulu ve dayanıklı o dünyaca ünlü “Zivzik Narı”nın anavatanı olan efsanevi köydür! Sarp yamaçlara taş ve toprak harcıyla inşa edilmiş o ilkel ama sarsılmaz asırlık köy evleri, etrafını saran devasa nar bahçeleriyle bütünüyle bir “Kırsal Etnografya ve Tarım Müzesi”dir.
Eruh (Zarova) Çayı ve Vadisi
Botan’ın kardeşi olan ancak ondan çok daha vahşi ve el değmemiş olan Eruh ilçesindeki Zarova Çayı kanyonudur! Sarp kayalıkların arasından kükreyerek akan bu nehir; üzerine kurulan yeni asma köprüleri, antik geçit noktaları ve macera dolu yamaçlarıyla trekking/doğa sporları tutkunları için bütünüyle sarsıcı bir “Açık Hava Jeoloji ve Nehir Müzesi”dir.
Şeyh-ül Mücahid (Şeyh-ül Neccar) Camii ve Külliyesi
Siirt’in en eski ve en efsanevi İslami anıtlarından biri! Selçuklu dönemine (12. veya 13. yüzyıl) tarihlenen bu caminin en çarpıcı ve eşsiz yanı; kapıları, pencereleri ve özellikle efsanevi mihrabıyla Karadeniz ve İç Anadolu ahşap işçiliğine kafa tutan “Ağaç Oymacılığı Müzesi” niteliğindeki zenginliğidir. İsmi “Marangozların Şeyhi” anlamına gelen Şeyh’ül Neccar’dan alınan bu mabet, kentin o ulu taş ve ahşap ruhunun kusursuz bir sentezidir.
Siirt’teki Müze Türleri
Siirt’teki Müze TürleriPlanlama bölümü — genişlet / daralt
İlmin, inancın ve Botan suyunun şekillendirdiği bu efsanevi coğrafyada müzecilik; gökyüzünü okuyan kulelerden sarp kanyonlara kadar üç ana eksende şekillenir:
Bilim, İnanç ve Türbe Müzeleri: Güneşin rotasını çizen İbrahim Hakkı Hazretleri Işık Hadisesi, uzay biliminin kalbi Tillo Müzesi, ulu minaresiyle Siirt Ulu Camii ve maneviyatın zirvesi Veysel Karani Türbesi, ilmin ve inancın laboratuvarlarıdır.
Doğa, Kanyon ve Arkeoloji Müzeleri: Sarp kayalarıyla devasa Botan Vadisi Milli Parkı, uçurumun gözü Delikli Taş (Rasıl Hacar), cam terasıyla Tillo Kalesi ve höyükleriyle Erzen Antik Kenti ile Başur, doğanın ve antik çağın sarsılmaz anıtlarıdır.
Sivil Mimari, Garnizon ve Zanaat Müzeleri: Sıcağa direnen o meşhur Cas Evleri, sarp dağlara saklanan İncekaya ve Derzin Kaleleri, çekiç sesleriyle inleyen Bakırcılar Çarşısı ve Çarpı Köprüsü, sivil/askeri belleğin taşıyıcılarıdır.
Siirt’te En Popüler ve En Az Bilinen Müzeler
Siirt’te En Popüler ve En Az Bilinen MüzelerPlanlama bölümü — genişlet / daralt
Kapsamlı bir Mezopotamya rotası çıkarırken, herkesin bildiği o efsanevi türbelerle, kanyonların ardına veya dar sokaklara saklanmış o antik sırları birbiriyle mutlaka harmanlamalısınız.
En Çok Ziyaret Edilenler: Dünyaca ünlü Işık Hadisesiyle Tillo İbrahim Hakkı Hazretleri Türbesi, maneviyatın kalbi Veysel Karani Türbesi, eğik minaresiyle Siirt Ulu Cami ve manzarasıyla Delikli Taş (Rasıl Hacar) kentin en popüler rotalarıdır.
Gizli Kalmış Müzeler: Eski medeniyetin izi Erzen Antik Kenti, dağların en sarp noktasındaki İncekaya ve Derzin Kaleleri, kentin asırlık mimarisi Cas Evleri ve yöresel zanaatın kalbi Bakırcılar Çarşısı, gerçek kaşifleri bekleyen çok özel sırlardır.
Siirt Müze Gezisi İçin Öneriler
Siirt Müze Gezisi İçin ÖnerilerPlanlama bölümü — genişlet / daralt
Siirt coğrafyası vadilere, nehirlere ve sarp dağlara (Şirvan/Eruh/Tillo hattına) doğru devasa bir alana yayılmıştır. 30 maddelik efsanevi bir gezi için rotayı 2 güne bölmek en kusursuz stratejidir.
2 Günlük Kusursuz Siirt Rotası:
1. Gün (İlim, İnanç ve Botan Kanyonları): Güne Tillo ilçesinde başlayın; İbrahim Hakkı Hazretleri Müzesini ve Işık Hadisesi Türbesini görerek 18. yüzyıl astronomi dehasını keşfedin. Ardından Tillo Kalesi ve Cam Seyir Terası‘na geçip kanyona tepeden bakın. Merkeze inerek Siirt Ulu Cami‘nin eğik minaresi altında fotoğraflar çekin ve Bakırcılar Çarşısı ile Cas Evleri‘nin o dar sokaklarında (sabatlarda) kaybolun. Öğle yemeğinde mutlaka kuyu ateşinde pişmiş “Büryan Kebabı” veya “Perde Pilavı” yiyin. Günü akşamüstü Delikli Taş (Rasıl Hacar)‘da Botan Vadisi’nin o kızıla boyanan efsanevi manzarasına karşı kahvenizi yudumlayarak sonlandırın.
2. Gün (Maneviyat, Antik Kentler ve Sarp Kaleler): İkinci gün rotanızı ilçelere çevirin. Sabah Baykan tarafına gidip efsanevi Veysel Karani Türbesi‘nde o derin manevi huzuru yaşayın. Ardından Kurtalan’a yönelerek Erzen Antik Kenti‘nin kalıntılarına bakın. Öğleden sonra macera ve doğa arıyorsanız, Şirvan’ın o sarp virajlarına girin; İncekaya veya Derzin Kaleleri‘nin o vahşi kalıntılarını uzaktan fotoğraflayın, Çarpı Köprüsü‘nün taş kemerlerinden geçerek gezinizi oksijen ve tarih dolu bir şekilde noktalayın.
Siirt Müze Giriş Ücretleri ve Kartlar
Siirt Müze Giriş Ücretleri ve KartlarPlanlama bölümü — genişlet / daralt
Gişe sıralarında zaman kaybetmemek ve gezinizi bütçenize göre planlamak için şu pratik detayları aklınızda bulundurun:
MüzeKart Geçerli mi? Siirt’teki alanların birçoğu inanç ve açık hava doğa merkezleri olduğundan MüzeKart’lık bir gişe silsilesi pek yoktur.
Ücretsiz Günler ve Alanlar: Siirt bu konuda oldukça misafirperverdir! Tillo İbrahim Hakkı Hazretleri Türbesi/Müzesi, Veysel Karani, Ulu Cami, Botan Vadisi (Milli Park geneli), Delikli Taş, Cas Evleri ve Bakırcılar Çarşısı ile Kaleler her gün tamamen ücretsiz olarak keşfedilebilir. Cam Seyir Terası gibi özel bakım gerektiren tesislere cüzi giriş ücretleri (MüzeKart geçmez) uygulanmaktadır.
Siirt Müzeler Rehberi Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)
Siirt Müzeler Rehberi Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)Planlama bölümü — genişlet / daralt
Siirt’te hangi müzeler var? Şehirde bilim/astronomi tarihini yansıtan İbrahim Hakkı Hazretleri (Tillo) Müzesi bulunur. Açık hava müzeleri ve efsanevi anıtlar olarak ise; Işık Hadisesi Türbesi, Siirt Ulu Camii, Delikli Taş (Botan Vadisi), Erzen Antik Kenti ve sarp kaleler yer alır.
Siirt’te hangi müzeler var?: Şehirde klasik anlamda kapalı binalardan ziyade, bilimin ve inancın taşlara kazındığı alanlar ön plandadır. Astronomi tarihini yansıtan İbrahim Hakkı Hazretleri (Tillo) Müzesi kentin en önemli kapalı laboratuvarıdır. Açık hava müzeleri ve efsanevi anıtlar olarak ise; Işık Hadisesi Türbesi, Selçuklu mimarisinin incisi Siirt Ulu Camii, Delikli Taş (Rasıl Hacar / Botan Vadisi), Erzen Antik Kenti ve sarp vadilere gizlenmiş tarihi kaleler yer alır.
Siirt’teki en iyi müzeler ve tarihi yerler hangileri?: Astronomi dehasıyla dünyayı şoke eden İbrahim Hakkı Hazretleri Türbesi ve Işık Sistemi, tüm İslam aleminin en büyük maneviyat duraklarından biri olan Veysel Karani Türbesi, o efsanevi çinili ve eğik minaresiyle Siirt Ulu Cami ve doğanın vahşiliğini gözler önüne seren Delikli Taş (Botan Vadisi) kentin tartışmasız en ikonik ve en sarsılmaz noktalarıdır.
Siirt Müzeleri ücretsiz mi? MüzeKart geçiyor mu?: Siirt, bütçe dostu efsanevi bir rotadır! Türbeler, ulu camiler, kanyonlar, tarihi sokaklar ve bilim müzeleri (vakıf/belediye işletmeleri) genel olarak tamamen ücretsizdir. Bu nedenle kentte klasik bir MüzeKart’a ihtiyaç duymazsınız. (Sadece Cam Teras veya Botan Tabiat Parkı gibi özel otopark/tesis girişleri cüzi bir ücrete tabi olabilir).
Meşhur “Işık Hadisesi” ne zaman ve nasıl izlenebilir?: İbrahim Hakkı Hazretleri’nin, hocası İsmail Fakirullah için kurduğu o efsanevi astronomik düzenek olan “Işık Hadisesi”, her yıl gece ve gündüzün eşitlendiği ekinoks tarihlerinde, yani 21 Mart ve 23 Eylül sabahları güneş doğarken gerçekleşir. Bu mucizevi astronomi ve mimari olayını izlemek için dünyanın dört bir yanından binlerce insan şafak vakti Tillo meydanında toplanır.
Veysel Karani Türbesi şehir merkezinde mi, ulaşım nasıl sağlanır?: Hayır, türbe Siirt merkezde değil, Siirt’in Baykan ilçesine bağlı Ziyaret beldesindedir (Merkeze yaklaşık 40 km mesafededir). Ancak Siirt-Diyarbakır-Bitlis karayolu güzergahının tam üzerinde yer aldığı için ulaşımı son derece rahattır ve yılın 365 günü ziyaretçi akınına uğrar.
Siirt’te çocuklara uygun alan ve müzeler var mı?: Kesinlikle! Tillo’daki Cam Seyir Terası, çocukların (ve yetişkinlerin) o sarp vadiye havadan bakarak macera ve yükseklik duygusunu güvenle tecrübe edebileceği efsanevi bir heyecan laboratuvarıdır. Aynı zamanda Tillo’daki Işık Hadisesi’nin ve güneş sisteminin maketleri, çocukların astronomi bilimine olan ilgisini ateşleyecek kusursuz bir eğitim durağıdır.
Botan Vadisi ve Delikli Taş fotoğrafçılık için güvenli mi?: Botan Vadisi Milli Parkı, Türkiye’nin en vahşi ve en efsanevi kanyonlarından biridir. Delikli Taş (Rasıl Hacar) mevkii, sosyal medya fotoğrafçıları için inanılmaz kadrajlar sunar. Uçurum kenarlarında dikkatli olmak şartıyla (güvenlik şeritlerini aşmadan), kanyonun o kıvrımlı sularını ve sarp kayalıkları özellikle gün batımında destansı bir şekilde fotoğraflayabilirsiniz.
YeGez Kapanış: Işığın, Kanyonların ve Taşın Kadim Şehri
YeGez Kapanış: Işığın, Kanyonların ve Taşın Kadim ŞehriPlanlama bölümü — genişlet / daralt
Tillo’nun o gökyüzünü okuyan bilim müzelerinden, Botan’ın o sarp ve kükreyen uçurumlarına; Ulu Cami’nin o çinili eğik minaresinden, Veysel Karani’nin o manevi huzuruna ve Cas evlerinin o serin labirentlerine uzanan muazzam Siirt yolculuğumuzun sonuna geldik. YeGez ekibi olarak; büyük alimlerin, Selçuklu taş ustalarının ve Botan suyunun bu sarp coğrafyada nasıl destansı bir tarih yazdığını sizlerle 30 maddelik bu efsanevi ansiklopedide arşınlamak harika bir serüvendi.
Mezopotamya’ya tepeden bakan bu kadim şehirde sizin favori durağınız neresiydi? İbrahim Hakkı Hazretleri’nin usturlaplarına bakarak yıldızlara dokunmak mı, Delikli Taş’tan Botan vadisine karşı rüzgarı hissetmek mi, yoksa Bakırcılar Çarşısı’nda o ritmik çekiç seslerine kulak vermek mi? Kusursuz lezzet önerilerimizi denedikten sonra, Büryan Kebabı veya Perde Pilavı ile ziyafet çektiğiniz o gizli lezzet duraklarını ve gezinizdeki anılarınızı hemen aşağıya bırakmayı unutmayın. Yepyeni bir efsanevi YeGez macerasında, bambaşka bir coğrafyanın sırlarında buluşmak üzere!





