
Bu yazımız içerisinde Gümüşhane Tarihi Yerler üzerine konuşacağız. Gümüşhane, Karadeniz ile İç Anadolu’yu birbirinden ayıran o devasa dağ silsilelerinin tam ortasına sıkışmış, kelimenin tam anlamıyla “taştan ve madenden” doğmuş bir şehirdir. Eski adıyla Argyroupolis (Gümüş Şehri), asırlar boyunca Osmanlı İmparatorluğu’nun hazinesini dolduran en kaliteli gümüş ve altın sikkelerin (Gümüşhane Sikkesi) basıldığı yer olmuştur.
- 1. 1. Bölüm: Gümüşün Şehri, Lejyonerler ve Hoşgörü (Merkez & Kelkit)
- 1.1. 1. Darphanenin ve Hoşgörünün Şehri: Eski Gümüşhane (Süleymaniye Mahallesi)
- 1.2. 2. Bulutların Üzerindeki Taş İmparatorluk: Santa Harabeleri (Dumanlı)
- 1.3. 3. Roma İmparatorluğu’nun Doğu Kalkanı: Satala(Sadak) Antik Kenti
- 1.4. 4. Sarp Kayaların Zirvesindeki Şato: Kov Kalesi
- 1.5. 5. Işığın ve Ormanın Katedrali: İmera(Olucak) Manastırı
- 1.6. 6. Çivisiz Ahşabın Şiiri: Sarıçiçek Köyü Odaları (Sarıçiçek Köy Evleri)
- 2. 2. Bölüm: Vadilerin Muhafızları ve Yeraltı Sarayları (Torul & Şiran)
- 2.1. 7. Yeraltının Devasa Katedrali: Karaca Mağarası
- 2.2. 8. Uçurumun 240 Metre Üzerinde: Torul Kalesi ve Cam Seyir Terası
- 2.3. 9. Kiliseler Vadisi ve Gizli Hristiyanlar: Krom Vadisi (Kromni)
- 2.4. 10. Dağın Göğsünü Yaran Kırk Göze: Tomara Şelalesi
- 2.5. 11. Evliya Çelebi’nin Tırmandığı Kartal Yuvası: Canca Kalesi
- 3. 3. Bölüm: İpek Yolu’nun Geçitleri ve Şehir Hafızası (Merkez, Zigana & Kürtün)
- 3.1. 12. Kervanların Korkulu Rüyası: Tarihi Zigana Geçidi ve İpek Yolu
- 3.2. 13. Haremlik ve Selamlığın Zarafeti: İkizevler Kent Müzesi (Gümüşhane Konakları)
- 3.3. 14. Ulaşılmaz Gözcü Kulesi: Keçi Kalesi
- 3.4. 15. Örümcek Ormanları’nın Kalbi: Çağlayandibi Şelalesi
- 4. 4. YeGez Gümüşhane Ziyaretçi Rehberi: Karasal Ayaz ve Pestil Rüzgarı
- 4.1. İklim Stratejisi: Ne Zaman Gidilir?
- 4.2. Gastronomi: Dünyayı Fetheden Pestil ve Siron Şöleni
- 5. 5. Kapanış: Gümüşün Şehrine ve Lejyonerlerin Toprağına Veda
Ancak burası sadece bir Osmanlı darphanesi değildir. Romalıların doğu sınırını koruyan lejyonerler bu topraklarda kılıç sallamış, Rum taş ustaları ile Türk madenciler bu sarp vadilerde aynı ekmeği bölüşmüş, sırt sırta kiliseler ve camiler inşa etmiştir. YeGez olarak hiçbir kelime kısıtlamasına gitmeden hazırladığımız bu devasa rehberde; seni sadece pestil tatmaya değil, 2000 yıl önce Romalı askerlerin yürüdüğü Satala’nın topraklarına basmaya, bulutların üzerindeki terk edilmiş Santa harabelerinde rüzgarı dinlemeye ve ahşabın çivisiz bir şekilde nasıl sanat eserine dönüştüğünü görmeye davet ediyoruz!
1. Bölüm: Gümüşün Şehri, Lejyonerler ve Hoşgörü (Merkez & Kelkit)

Gümüşün Şehri, Lejyonerler ve Hoşgörü (Merkez & Kelkit)
Gümüşhane fethimize, şehrin bugünkü betonarme vadisinden çıkıp, asıl tarihin yattığı o yüksek ve asil tepelere, gümüşün ilk çıkarıldığı eski şehre çıkarak başlıyoruz.
1. Darphanenin ve Hoşgörünün Şehri: Eski Gümüşhane (Süleymaniye Mahallesi)
Günümüzdeki Gümüşhane merkezinin birkaç kilometre uzağında, sarp bir yamaçta kurulan bu antik mahalle, aslında Gümüşhane’nin ta kendisidir! (Şehir 1920’lerde bugünkü vadiye taşınmıştır).
- Hikayesi ve Maden Sırrı: Kanuni Sultan Süleyman’ın bölgedeki gümüş madenlerini işletmeye açmasıyla burası devasa bir sanayi kentine dönüşmüştür. Osmanlı’nın gümüş ve altın sikkeleri burada basılırdı. Şehrin sokaklarında dolaşırken, o muazzam bir hoşgörü kültürünün izlerini görürsünüz: Süleymaniye Camii ile Hagios Stefanos Kilisesi ve diğer şapeller adeta sırt sırta, duvar duvara inşa edilmiştir. Yıkık dökük taş evlerin, eski hamamların ve o asırlık taş köprülerin (Tarihi Su Kemerleri) arasında yürürken, binlerce madencinin çekiç seslerini duyar gibi olursunuz.
- Konum: Gümüşhane merkez, Süleymaniye Mahallesi (Eski Gümüşhane).
- Ulaşım: Şehir merkezinden özel araçla asfalt ve virajlı bir yolla (yaklaşık 4-5 km) kısa sürede tırmanılır.
- Giriş Ücreti: Açık hava sivil mimari alanıdır ve yerleşime kısmen açıktır, ücretsizdir.
2. Bulutların Üzerindeki Taş İmparatorluk: Santa Harabeleri (Dumanlı)
Gümüşhane destanında, ulaşması en zor, en zahmetli ama bir o kadar da en nefes kesici noktadayız! Karadeniz dağlarının zirvesine, adeta bulutların içine gizlenmiş, 17. yüzyıldan kalma devasa bir yerleşim yeri.
- 7 Mahallenin Efsanesi: Maden işletmek için bölgeye gelen Rumlar tarafından kurulan Santa, tam 7 farklı mahalleden (Piştoflu, İşhanlı, Zurnacılı vb.) ve yüzlerce kesme taş evden oluşur. 1923 Mübadelesi ile halkı Yunanistan’a göç edince, bu devasa şehir olduğu gibi dağların o dondurucu yalnızlığına terk edilmiştir. Kilise kalıntıları, taş çeşmeler ve hiç bozulmamış sivil taş evlerin arasında, sisin (dumanın) aniden bastırdığı o sarp vadide yürümek, kelimenin tam anlamıyla bir “Yüzüklerin Efendisi” setinde hissettirir. Burası Türkiye’nin en büyük “Hayalet Şehirlerinden” biridir.
- Konum: Gümüşhane merkez sınırlarına bağlı Dumanlı Köyü (Trabzon-Arsin sınırına daha yakındır).
- Ulaşım: Arazi çok sarp ve yollar zorludur. Gümüşhane merkezden Yağmur dere üzerinden veya Trabzon-Arsin üzerinden (arazi aracıyla) gidilmesi tavsiye edilir.
- Giriş Ücreti: Açık bir dağ köyü/harabedir, ücretsizdir.
3. Roma İmparatorluğu’nun Doğu Kalkanı: Satala(Sadak) Antik Kenti
Kelkit ilçesinde, dağların ortasında sıradan bir köy gibi görünen Sadak köyünün altı, dünya askeri tarihinin en büyük gizemlerinden birini barındırır.
- 15. Apollinaris Lejyonu: Burası, Roma İmparatorluğu’nun doğu sınırını (Fırat havzasını) Perslere karşı korumak için M.S. 1. yüzyılda kurduğu efsanevi Legio XV Apollinaris’in (15. Apollinaris Lejyonu) ana karargahıdır! Devasa bir Roma ordusunun yüzyıllarca yaşadığı bu antik kentte kazılar hala devam etmektedir. British Museum’da sergilenen o meşhur, paha biçilemez “Satala Afrodit Büstü” de 19. yüzyılda buradan köylüler tarafından çıkarılmıştır. Antik kentin devasa su kemerleri kalıntıları arasında yürüyüp, toprağın altında yatan binlerce Roma askerinin zırh şıngırtılarını düşünmek aklınızı durdurur.
- Konum: Kelkit ilçesi, Sadak Köyü.
- Ulaşım: Kelkit ilçe merkezine 28 km mesafededir, özel araçla ulaşılır.
- Giriş Ücreti: Açık arkeolojik alandır, ücretsizdir.
4. Sarp Kayaların Zirvesindeki Şato: Kov Kalesi
Gümüşhane-Erzincan karayolu üzerinde (Esentepe köyü civarında), ovadan aniden 130 metre yüksekliğe fırlayan yekpare bir ana kayanın tam üzerine oturtulmuş devasa ve kusursuz bir garnizondur.
- Hikayesi ve Görkemi: 1361 yılında (Trabzon İmparatorluğu döneminde) yaptırılan bu kale, Doğu Karadeniz Bölgesi’nin en ihtişamlı ve günümüze en sağlam şekilde ulaşabilmiş kalelerinden biridir. Selçuklular döneminde de aktif kullanılan kalenin dış surları, iç kalesi ve sarnıçları muazzam durumdadır. O dik yokuşu (yapılan modern merdivenlerle) tırmanıp kalenin o devasa taş kapısından içeri girdiğinizde ve burçlardan vadiye baktığınızda, Orta Çağ’da bu kaleyi kuşatan orduların neden çaresiz kaldığını anlarsınız.
- Konum: Merkez ilçe, Esentepe (Kov) Köyü.
- Ulaşım: Gümüşhane merkeze 21 km uzaklıktadır, asfalttan sapıp köy yolu ile dibine kadar gidilir.
- Giriş Ücreti: Açık ören yeridir, ücretsizdir. (Tırmanış efor gerektirir).
5. Işığın ve Ormanın Katedrali: İmera(Olucak) Manastırı
Gümüşhane’nin o sarp ormanlık vadilerine (Olucak köyü) daldığınızda, etrafı ağaçlarla çevrili, çatısı dahi çökmeden günümüze kadar ulaşmış o devasa Orta Çağ şaheseri sizi bekler.
- Mimarisi ve Işık Oyunu: 1350 yılına tarihlenen (üzerindeki Yunanca kitabeye göre) bu manastır/kilise, Gümüşhane’deki Hristiyanlık eserlerinin en görkemlilerindendir. Kesme taştan Gotik ve Bizans mimarisi karışımıyla inşa edilmiştir. Onu efsane yapan şey ise mimarisindeki dehadır: Doğudaki küçük penceresinden içeri süzülen güneş ışığı, günün belirli saatlerinde tam mihrabı aydınlatacak şekilde hesaplanmıştır. Kapısındaki taş işlemeler ve o devasa sütunsuz kubbenin altında durmak, ruhani bir serinlik verir.
- Konum: Merkez ilçe, Olucak (İmera) Köyü.
- Ulaşım: Merkezden yaklaşık 38 km uzaklıkta, dağlık ve virajlı ama manzaralı yollardan gidilir.
- Giriş Ücreti: Tarihi anıt alandır, ücretsizdir.
6. Çivisiz Ahşabın Şiiri: Sarıçiçek Köyü Odaları (Sarıçiçek Köy Evleri)
Gümüşhane’de tarih sadece kayalara değil, ahşaba da kazınmıştır. Merkeze bağlı Sarıçiçek köyünde yer alan bu odalar (Köy Odaları), sivil Türk-İslam mimarisinin dünyadaki en inanılmaz örneklerinden biridir.
- Kündekari Mucizesi: 1870’li yıllarda Hacı Ömer Ağa tarafından yaptırılan bu iki köy odasının en büyük sırrı, iç mimarisinde hiçbir çivi kullanılmadan, ahşapların birbirine adeta bir yapboz gibi (Kündekari tekniğiyle) geçirilerek yapılmış olmasıdır! Odanın içine adım attığınızda tavanından duvarlarına, dolap kapaklarından sedirlerine kadar her santimetresinin o devasa çiçek, bitki ve geometrik ahşap motiflerle bir dantel gibi işlendiğini görürsünüz. Bu ahşap işçiliğinin dünyada eşi benzeri çok azdır.
- Konum: Merkez ilçe, Sarıçiçek Köyü.
- Ulaşım: Gümüşhane merkeze yaklaşık 40 km uzaklıktadır.
- Giriş Ücreti: Özel mülkiyette korunan tarihi alanlardır, köy halkının rızası ve ufak bir bağışla/ücretsiz gezilir.
2. Bölüm: Vadilerin Muhafızları ve Yeraltı Sarayları (Torul & Şiran)

Vadilerin Muhafızları ve Yeraltı Sarayları (Torul & Şiran)
Gümüşhane merkezin o gümüş kokan tarihinden batıya ve güneye, doğanın sanat eserlerine dönüştüğü o sarp ilçelere geçiyoruz.
7. Yeraltının Devasa Katedrali: Karaca Mağarası
Torul ilçesinde, deniz seviyesinden 1550 metre yüksekte, sarp bir dağın içine gizlenmiş, dünya mağara literatürüne girmiş efsanevi bir doğa harikasıdır. 12 yıl boyunca insanlardan saklanan bu mağara, 1990’larda turizme açılmıştır.
- Renklerin ve Şekillerin Çılgınlığı: İçeri adım attığınız an serin ve inanılmaz temiz bir hava yüzünüze çarpar. Mağaranın içi; devasa sarkıtlar, dikitler, sütunlar, org desenli duvarlar, mağara incileri ve traverten havuzlarıyla kelimenin tam anlamıyla taştan bir saraydır. Demir ve magnezyum minerallerinin kayalara verdiği o kırmızı, sarı ve beyaz renk cümbüşü, profesyonel ışıklandırmayla birleştiğinde aklınızı başınızdan alır. Astım hastalarına şifa olan bu mağaranın o yüksek tavanlı galerilerinde yürürken, doğanın milyonlarca yıllık sabrına secde edersiniz.
- Konum: Torul ilçesi, Cebeli Köyü (Karaca Mahallesi).
- Ulaşım: Gümüşhane merkeze 17 km, Torul merkeze 5 km uzaklıktadır. Özel araçla asfalt yoldan rahatça tırmanılır.
- Giriş Ücreti: Turizme açık, yürüyüş yolları yapılmış bir tesistir. Ücretlidir (Müzekart geçmez, yerel işletmedir).
8. Uçurumun 240 Metre Üzerinde: Torul Kalesi ve Cam Seyir Terası
Karaca Mağarası’ndan çıkıp Torul ilçe merkezine geldiğinizde, Harşit Vadisi’ni ve şehri kontrol eden, sarp bir kayalığın üzerine Orta Çağ’da Cenevizliler (veya Trabzon İmparatorluğu) tarafından inşa edilmiş Torul Kalesi‘ni görürsünüz.
- Adrenalin Patlaması: Günümüzde bu kaleyi YeGez efsaneleri arasına sokan asıl şey, kalenin hemen yanına, vadinin tam 240 metre (yaklaşık 80 katlı bina) yüksekliğindeki uçurumuna kurulan o devasa Cam Seyir Terası‘dır! Türkiye’nin en yüksek cam teraslarından biri olan bu noktada, ayağınızın altındaki o şeffaf camdan Harşit Çayı’na ve Torul ilçesine bakmak, kalp atışlarınızı kulaklarınızda hissettirir. Sarp kalenin tarihi dokusuyla modern adrenalinin muazzam bir birleşimidir.
- Konum: Torul ilçe merkezi, sarp hakim tepe.
- Ulaşım: İlçe merkezinden çok dik, kıvrımlı ve dar bir yolla araçla veya minibüslerle çıkılır.
- Giriş Ücreti: Cam teras çıkışı ücretlidir (Cüzi bir miktardır).
9. Kiliseler Vadisi ve Gizli Hristiyanlar: Krom Vadisi (Kromni)
Merkez ilçeye bağlı Yağmurdere rotasında yer alan bu vadi, Osmanlı döneminin en kozmopolit, en kalabalık ve en zengin madenci yerleşimlerinden biridir.
- 15 Şapel ve Taş Evler: Bir zamanlar binlerce insanın yaşadığı bu vadide, günümüzde ayakta kalmış 15’ten fazla şapel, kilise (Surp Sarkis, Çifte Kilise vb.) ve o muazzam sivil taş evler bulunur. Burayı efsane yapan şey “Kromlu” olarak bilinen Gizli Hristiyanların (Kripto Hristiyanlar) hikayesidir; dışarıda Müslüman gibi yaşayıp yeraltındaki odalarda Hristiyan inançlarını sürdüren madencilerin o ağırbaşlı dramı bu vadinin taşlarına sinmiştir. Etrafı sarp dağlarla çevrili bu ıssız vadide yürümek, 19. yüzyılın o telaşlı maden kasabasına ışınlanmaktır.
- Konum: Merkez ilçe, Krom Vadisi (Yağmurdere yolu üzeri).
- Ulaşım: Gümüşhane merkeze 36 km mesafededir. Vadinin içine doğru toprak/stabilize yollardan gidilir, arazi aracı veya dikkatli sürüş gerektirir.
- Giriş Ücreti: Tescilli arkeolojik sit alanı ve köydür, ücretsizdir.
10. Dağın Göğsünü Yaran Kırk Göze: Tomara Şelalesi
Gümüşhane’nin güneybatısındaki Şiran ilçesinde, sıradan şelale kalıplarını tamamen yıkan, efsanelere konu olmuş bir tabiat harikasıdır.
- Kayadan Fışkıran Su: Tomara Şelalesi, bir nehrin yüksekten dökülmesiyle oluşmaz! Devasa ve sarp bir dağın yamacından, yerin altından gelen suların tam 40 farklı kaynaktan (Kırk Göze) aynı anda, dağın göğsünü yararak fışkırmasıyla oluşur. 25 metre genişliğinde ve 15 metre yüksekliğindeki bu alandan gürleyerek çıkan suların sesi o kadar yüksektir ki yanınızdakiyle konuşamazsınız. Su öylesine soğuktur ki yaz sıcağında bile kenarında ürperirsiniz. Yapılan cam terastan bu coşkun suyu izlemek muazzamdır.
- Konum: Şiran ilçesi, Seydibaba Köyü.
- Ulaşım: Şiran ilçe merkezine 14 km mesafede, asfalt yolla kolayca ulaşılır.
- Giriş Ücreti: Tabiat Parkı statüsündedir, araç veya yaya girişi ücretlidir.
11. Evliya Çelebi’nin Tırmandığı Kartal Yuvası: Canca Kalesi
Gümüşhane merkezin hemen batısında, Vank deresi vadisine hakim sarp ve dik bir kayalığın üzerine Roma/Bizans döneminde kondurulmuş efsanevi bir şatodur.
- Geçilmez Sınır: 17. yüzyılda bu bölgeden geçen Evliya Çelebi, Seyahatnamesi’nde bu kalenin sağlamlığından, demir kapılarından ve ulaşılmaz sarp yolundan bahsetmiştir. Gerçekten de kalenin bulunduğu o dik tepeye tırmanmak bugün bile sağlam bir efor ister. İç içe üç sur sisteminden oluşan kalenin burçlarından Gümüşhane vadisine baktığınızda, tarihi İpek Yolu’nun bu dar boğazdan nasıl sıkı bir denetimle geçtiğini anlarsınız.
- Konum: Gümüşhane merkez, Kale köyü mevkii.
- Ulaşım: Merkezden asfalttan ayrılıp toprak yolla eteğine kadar gidilir, sonrası sarp bir yürüyüştür.
- Giriş Ücreti: Açık ören yeridir, ücretsizdir.
3. Bölüm: İpek Yolu’nun Geçitleri ve Şehir Hafızası (Merkez, Zigana & Kürtün)

İpek Yolu’nun Geçitleri ve Şehir Hafızası (Merkez, Zigana & Kürtün)
Tarihin o taş kalelerinden, kervanların donarak öldüğü meşhur dağ geçitlerine ve Örümcek Ormanları’nın gizli şelalelerine doğru iniyoruz.
12. Kervanların Korkulu Rüyası: Tarihi Zigana Geçidi ve İpek Yolu
Yeni yapılan o devasa çift tüplü Zigana Tüneli’ni veya eski tüneli unutun! YeGez olarak bizim rotamız, dağın tam zirvesinden kıvrılan, rakımı 2050 metreyi bulan o asıl Tarihi Zigana Dağ Yolu‘dur.
- Marco Polo’nun Rotası: Karadeniz’in nemini İç Anadolu’nun kuraklığından bıçak gibi keserek ayıran bu devasa dağ silsilesi, antik çağlardan beri İpek Yolu’nun en tehlikeli, en dondurucu ve en zorlu geçitlerinden biri olmuştur. Ünlü seyyah Marco Polo bile bu sarp dağlardan geçerken notlar almıştır. Yazın bile sisin ve soğuğun eksik olmadığı bu asırlık virajlarda aracınızla veya motosikletinizle tırmanırken, asırlar önce kışın tipisinde burada hayatta kalmaya çalışan tüccarların ve atların nefesini hissedersiniz. (Zirvede Hamsiköy sütlacı ve et molası bir efsanedir).
- Konum: Torul ilçesi (Gümüşhane) ile Maçka (Trabzon) arası zirve.
- Giriş Ücreti: Kamuya açık eski devlet yoludur, ücretsizdir.
13. Haremlik ve Selamlığın Zarafeti: İkizevler Kent Müzesi (Gümüşhane Konakları)
Gümüşhane merkezinde, sivil mimarinin o ahşap ve kerpiçle yoğrulduğu günleri anlamak için Bağlarbaşı Mahallesi’ndeki bu restore edilmiş asırlık Osmanlı konaklarına girmelisiniz. İki bitişik konaktan oluşan bu müzede, klasik bir Gümüşhane evinin haremlik-selamlık yapısını, o devasa şömineleri, işlemeli ahşap dolapları ve yerel halkın o dönemdeki mutfak kültürünü bir zaman makinesindeymiş gibi görürsünüz. (Merkezdedir, Müzekart geçerlidir veya ücretsizdir).
14. Ulaşılmaz Gözcü Kulesi: Keçi Kalesi
Adından da anlaşılacağı gibi, sadece dağ keçilerinin (veya onlara özenen tırmanışçıların) çıkabileceği kadar sarp, dik ve sivri bir kayalığın (yaklaşık 1400 metre) zirvesinde yer alır! Roma döneminde çevreyi gözetlemek ve haberleşmek için inşa edilen bu küçük ama inanılmaz dik konumlu kale, Karadeniz dağlarının asırlık nöbetçisidir. Gümüşhane-Trabzon yolu üzerinde başınızı yukarı kaldırdığınızda o sivri kayanın ucundaki surları görürsünüz. (Torul sınırlarındadır, uzaktan bakılır veya profesyonel tırmanış gerektirir).
15. Örümcek Ormanları’nın Kalbi: Çağlayandibi Şelalesi
Destanımızı Kürtün ilçesinde, Türkiye’nin ve Avrupa’nın en uzun boylu köknar ve ladin ağaçlarını barındıran efsanevi “Örümcek Ormanları”nın içine gizlenmiş bir huzur noktasıyla bitiriyoruz. Devasa ve sarp kayalıkların arasından, yeşilin o en koyu tonlarının içinden 15 metre yükseklikten dökülen bu şelale; kalelerin, madenlerin ve lejyonerlerin o sert ve kanlı tarihinden sonra Karadeniz doğasının size sunduğu o serin, nemli ve sessiz kapanış sığınağıdır. (Kürtün ilçesi Yeşilköy mevkiindedir, Doğa koruma alanıdır).
4. YeGez Gümüşhane Ziyaretçi Rehberi: Karasal Ayaz ve Pestil Rüzgarı

YeGez Gümüşhane Ziyaretçi Rehberi
Gümüşhane, bir tarafı Karadeniz yağmuruna, diğer tarafı İç Anadolu kuraklığına bakan efsanevi bir geçiş iklimidir. Bu maden krallığını fethederken masanızda şu altın kurallar olmalı:
İklim Stratejisi: Ne Zaman Gidilir?
- Zigana’nın Keskin Dişleri: Kış aylarında Gümüşhane ve özellikle Zigana/Torul dağları dondurucu kar fırtınalarıyla meşhurdur. Kışın (Aralık-Mart) Santa Harabeleri’ne veya Krom Vadisi’ne çıkmak imkansıza yakındır, yollar kapanır.
- YeGez Altın Ayları: Karaca Mağarası’nın o serinliğini sıcak havada hissetmek, Tomara’nın en gür zamanını yakalamak ve Santa’da donmadan o harabeleri gezmek için en kusursuz zaman Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarıdır.
Gastronomi: Dünyayı Fetheden Pestil ve Siron Şöleni
- Zirvenin Tek Hakimi: Gümüşhane Pestili ve Kömesi (Cevizli Sucuk): Başka illerdekini unutun! Dut şırası, kaliteli bal, süt, un ve birinci sınıf cevizin devasa kazanlarda kaynatılıp incecik bezlere serilerek güneşte kurutulmasıyla yapılan, padişahlara layık bir enerji kaynağıdır. Muska pestili ve ballı köme almadan Gümüşhane’den geçmek tarihi bir hatadır.
- Etin ve Hamurun Efsanesi: Siron: İncecik açılan yufkalar rulo yapılıp kesilir ve fırında kurutulur. Üzerine sıcak et suyu (veya süzme yoğurt) dökülür ve en üste de bol köpüklü, kızgın köy tereyağı gezdirilir. Mantıyı andıran ama çok daha kıtır ve lezzetli olan bu yemeği yemeden dağlara çıkılmaz.
- Kuşburnu Ritüeli: Gümüşhane dağlarında yetişen o yabani ve C vitamini deposu kuşburnulardan yapılan organik marmelatlar ve sıcak kuşburnu suyu (veya çayı), o karasal ayazda içinizi ısıtan en büyük kalkandır.
- Fırın Erişte ve Mantı Çorbası: Gümüşhane kadınlarının kış hazırlığı olarak kestikleri fırınlanmış erişteyle yapılan tereyağlı pilavlar ve küçük içi dolu hamurlarla yapılan efsanevi yöresel çorbalar.
5. Kapanış: Gümüşün Şehrine ve Lejyonerlerin Toprağına Veda
Gümüşhane; haritada iki büyük şehrin arasında kaybolup gidecek bir vadi değil, tam aksine Roma’nın doğuyu savunduğu o çelikten kalkan, Osmanlı’nın hazinesine can veren o altın sikke ve Karadeniz dağlarının bulutlara değen o asi zirvesidir.
Satala’nın (Sadak) o tozlu toprağında yürürken 2000 yıl önceki Roma lejyonerlerinin ayak seslerini duyar, Santa Harabeleri’nde sisin içinden çıkan o devasa taş evlere bakarken Karadeniz insanının o sarp ve izole inadına saygı duyarsınız. Karaca Mağarası’nda milyonlarca yıllık traverten havuzlarının önünde eğilir, sıcak bir siron yediğinizde o köy tereyağının efsanevi kokusunda bu coğrafyanın ruhunu hissedersiniz. Burası, madenin şahesere, dağların ise geçilmez kalelere dönüştüğü yeryüzündeki o eşsiz mühürdür.
YeGez olarak hazırladığımız bu 15 duraklık devasa Gümüşhane rehberinin; o sarp tünellerde, şelalelerde ve tarihi taş konaklarda size kusursuz bir yol arkadaşı olmasını diliyoruz. Pestilin o doğal tatlılığı ve Zigana’nın rüzgarı hep sizinle, yollarınız hep açık olsun!





