Bu yazımız içerisinde Balıkesir Tarihi Yerler üzerine konuşacağız. Balıkesir haritasına baktığınızda, bir ucunun Marmara Denizi’nin sarp ve rüzgarlı sahillerine (Bandırma/Erdek), diğer ucunun ise Ege’nin o turkuaz takımadalarına (Ayvalık/Edremit) dokunduğunu görürsünüz. Bu devasa kara parçası, oksijenin yeryüzündeki en saf hallerinden birine, Kazdağları’na (İda) ev sahipliği yapar.
Tarih boyunca bu topraklarda Persler ateş tapınakları kurmuş, Romalılar dünyanın sekizinci harikası olabilecek devasa tapınakların mermerlerini yontmuş ve Kurtuluş Savaşı’nda Ege’nin efeleri ilk kurşunları bu meydanlarda sıkmıştır. YeGez olarak hazırladığımız bu devasa rehberde; sizi sadece zeytinyağı tatmaya veya Susurluk’ta ayran içmeye değil; Truva’dan sağ kurtulanların Roma’yı kurmak için denize açıldığı o efsanevi limanlara, çam ormanlarının yuttuğu hayalet manastırlara ve şeytanın ayak izinin bulunduğu sarp kayalıklara davet ediyoruz!
Bölüm: Kazdağları’nın Efsaneleri ve İki Denizin Antik Kentleri

Marmara ve Ege denizlerinin kucakladığı bu coğrafyada, Roma İmparatorluğu’nun kuruluş efsanesine ev sahipliği yapan ve Perslerin Anadolu’yu yönettiği devasa merkezlere gidiyoruz.
Roma’nın Temellerinin Atıldığı Liman: Antandros Antik Kenti

Edremit körfezinde (Altınoluk sınırlarında), zeytin ağaçlarıyla denizin arasına sıkışmış devasa bir yamaç kenti olan Antandros, dünya mitolojisi için paha biçilemez bir önem taşır.
Perslerin Valilik Merkezi ve Zerdüşt Ateşi: Daskyleion Antik Kenti
Rotamızı Balıkesir’in Marmara Denizi kıyılarına, Bandırma’ya çeviriyoruz. Manyas Kuş Cenneti’nin hemen yanı başında, Hisartepe mevkiinde yer alan Daskyleion, Anadolu’da eşine çok az rastlanan bir tarihi dokuya sahiptir.
Dünyanın 8. Harikasına Aday Devasa Sütunlar: Kyzikos Antik Kenti
Bandırma’dan Erdek’e (Kapıdağ Yarımadası’na) doğru kıvrılırken, ana yolun kenarındaki tarlaların arasında öyle devasa mermer bloklar ve sütun başlıkları görürsünüz ki, bunların insan eliyle yapıldığına inanamazsınız. Burası antik dünyanın en zengin metropollerinden biri olan Kyzikos‘tur.
Ormanın Yuttuğu Hayalet: Kirazlı Manastırı
Antik mermerlerden çıkıp Kapıdağ Yarımadası’nın o balta girmemiş, sarp ve nemli ormanlarına dalıyoruz. Yukarıyapıcı köyünün derinliklerinde, aniden ağaçların arasından devasa ve ürkütücü bir yapı fırlar: Kirazlı Manastırı.
Bölüm: Zeytin Kokulu Sokaklar, Çan Sesleri ve Adalar (Ayvalık & Cunda)

Marmara’nın ormanlarından çıkıp Ege’nin o kendine has rüzgarına, Rum mimarisinin taş evlerine ve çan seslerinin ezan seslerine karıştığı Ayvalık takımadalarına iniyoruz.
Taşa Kazınmış Sivil Zarafet: Cunda (Alibey) Adası Tarihi Sokakları ve Despot Evi
Türkiye’de Ege ruhunu en iyi yansıtan, Girit mutfağının ve zeytinyağının başkenti olan Cunda Adası, boydan boya bir açık hava müzesidir. Arnavut kaldırımlı dar sokaklarında yürürken, her biri asırlık olan, kapılarında tokmaklar ve pencerelerinde renkli ahşap panjurlar bulunan o zarif Rum Evleri sizi karşılar.
Zamanın ve Oyuncakların Mabedi: Taksiyarhis Kilisesi (Rahmi M. Koç Müzesi)
Cunda Adası’nın tam kalbinde, tüm evlere tepeden bakan, adanın en büyük ve en görkemli yapısıdır. 1873 yılında inşa edilen bu neoklasik şaheser, günümüzde yepyeni ve muazzam bir kimliğe bürünmüştür.
Rüzgargüllerinin Gölgesinde: Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı (Aşıklar Tepesi)
Cunda’nın sokaklarından o tatlı yokuşu (Aşıklar Tepesi) tırmandığınızda, tepede adanın simgesi haline gelmiş, asırlık restore edilmiş bir Yel Değirmeni ve hemen yanındaki eski Agios Yannis Şapeli’ni görürsünüz.
Kiliseden Camiye İlginç Dönüşüm: Saatli Camii
Cunda’dan çıkıp Ayvalık merkezin o daracık Rum sokaklarına daldığınızda (İsmetpaşa Mahallesi), mimari tarihine meydan okuyan çok ilginç bir yapı görürsünüz.
Gün Batımının Mitolojik Sahnesi: Şeytan Sofrası
Antik taşlardan çıkıp, Ayvalık’a gelmiş hiçbir YeGez okurunun es geçemeyeceği, tamamen sarp kayalıklardan oluşan o efsanevi tepeye çıkıyoruz.
Bölüm: Kuva-yi Milliye’nin Başkenti ve Sivil Hafıza (Merkez)

Balıkesir merkezine (Karesi ve Altıeylül ilçelerine) girdiğinizde, deniz kenarındaki o tatil beldesi havası birden kaybolur; yerini ağırbaşlı, vatansever ve buram buram Osmanlı kokan bir Anadolu şehri alır.
Atatürk’ün Minberdeki Sesi: Zağnos Paşa Camii ve Külliyesi
Şehrin tam kalbinde yer alan ve 1461 yılında Fatih Sultan Mehmed’in ünlü veziri Zağnos Paşa tarafından yaptırılan bu devasa cami, Balıkesir’in tartışmasız en büyük ve en görkemli İslami eseridir.
Şehrin Galata’sı: Balıkesir Saat Kulesi
Zağnos Paşa’dan çıkıp Belediye Parkı’na doğru yürüdüğünüzde, karşınıza adeta İstanbul’daki Galata Kulesi’nin zarif ve küçük bir kopyası çıkar.
Ege Direnişinin Ateşlendiği Karargah: Kuva-yi Milliye Müzesi
İzmir’in Yunanlılar tarafından işgal edilmesinin hemen ardından (1919), Balıkesirliler Alaca Mescit’te toplanıp düşmana karşı silahlı direniş (Kuva-yi Milliye) kararı almışlardır. İşte o kahramanların karargah olarak kullandığı, 1831 yapımı eski Belediye Binası günümüzde Kuva-yi Milliye Müzesi‘dir.
Pembe Granitin Zarafeti: Tarihi Şadırvan
Saat Kulesi’nin hemen çaprazında, 1908 yılında Mutasarrıf Ömer Ali Bey tarafından yaptırılan, yedi adet pembe granit sütun üzerine oturtulmuş ve soğan şeklinde bir kubbesi olan son derece şık bir su mimarisi şaheseridir. Susadığınızda bu tarihi çeşmeden su içmek YeGez geleneğidir.
Şehrin En Yaşlısı: Yıldırım Camii
1388 yılında Yıldırım Bayezid tarafından yaptırılan bu cami, Balıkesir’de günümüze ayakta ulaşabilmiş en eski Osmanlı eseridir. İlk dönem Osmanlı mimarisinin o sade, tuğla ve taşın birbiriyle örüldüğü ağırbaşlı yapısını yansıtır.
Bölüm: Tahtakuşlar, Antik Sular ve Bozulmamış Köyler

Şehrin merkezindeki milli mücadele hafızasından çıkıp, Kazdağları’nın o balta girmemiş ormanlarına, Türkmen köylerine ve trajik aşk hikayelerinin yaşandığı şelalelere doğru tırmanıyoruz.
Şamanizm ve Renklerin Şöleni: Tahtakuşlar Etnografya Müzesi
Edremit sırtlarında (Kazdağları’nın eteklerinde) yer alan Tahtakuşlar Köyü, Türkiye’de bir ilke imza atmıştır. Burası, emekli öğretmen Alibey Kudar tarafından kurulan Türkiye’nin ilk özel etnografya müzesidir.
Trajik Aşkın Şelalesi: Hasanboğuldu ve Sütuven Şelalesi
Zeytinli köyünün içinden Kazdağları Milli Parkı’na doğru tırmandığınızda, çam ağaçlarının arasında gizlenmiş, buz gibi suların aktığı bir kanyona girersiniz.
Oksijenin ve Taşın Zirvesi: Adatepe ve Yeşilyurt Köyleri
Kazdağları’nın eteklerinde, Truva Savaşı’nı Zeus’un izlediği Altar’ın hemen altında yer alan bu iki komşu köy (bölge olarak Balıkesir/Çanakkale sınırında kültürel bir bütündür), taş ev mimarisinin yeryüzündeki en asil örneklerinden biridir. Mübadele öncesi Rumların ve Türklerin birlikte yaşadığı bu köylerin dar sokaklarında gezerken çam ve kekik kokusundan başınız döner. Tarihi zeytinyağı müzelerinde taze sıkım Ege yağlarını tatmadan dönmeyin.
Tarihi Tuzlalar ve Altın Kum: Sarımsaklı Plajı
Ayvalık’ın o dünya çapında meşhur, kilometrelerce uzanan incecik altın kumlu Sarımsaklı Plajı’nın arkasında asırlık bir tarih yatar. Osmanlı döneminden kalma tarihi tuzlalar, asırlar boyunca Ege’nin tuz ihtiyacını bu geniş düzlüklerden karşılamıştır. Günümüzde devasa bir sayfiye yeri olan bu plajda, tarihi tuzlaların flamingolara ev sahipliği yapan sulak alanlarında güneşin batışını izlemek harikadır.
Atatürk’ün Rotası: Bandırma Vapuru Açık Hava Müzesi
Balıkesir turumuzu Marmara kıyısındaki Bandırma sahilinde yer alan şık bir parkla bitiriyoruz. Mustafa Kemal Atatürk’ü silah arkadaşlarıyla birlikte 19 Mayıs’ta Samsun’a taşıyan o efsanevi Bandırma Vapuru’nun (aslı hurdaya ayrılmıştı) anısını yaşatmak için devasa bir maket etrafında oluşturulmuş açık hava müzesidir. Atatürk’ün Bandırma’ya gelişlerini anlatan fotoğraf sergileriyle deniz kenarında harika bir kapanış durağıdır.
YeGez Balıkesir Ziyaretçi Rehberi: İki Denizin İklimi ve Efsanevi Lezzetler

Balıkesir o kadar devasa ve çeşitli bir coğrafyadır ki; Kazdağları’nda donarken, aynı gün Cunda’da güneş yanığı olabilirsiniz. Bu devasa kıtayı fethederken şu altın kurallara dikkat edin:
İklim Stratejisi: Ne Zaman Gidilir?
Gastronomi: Zeytinyağının ve Peynirin İmparatorluğu
Kapanış: Oksijenin ve Zeytin Dalının Destanına Veda
Balıkesir; sadece yolları bölen bir geçiş şehri değil, toprağını her adımda farklı bir efsanenin, farklı bir denizin ve farklı bir medeniyetin suladığı asil bir kıtadır.
Antandros’ta Truva’nın çaresizliğini Roma’nın umuduna dönüştüren o devasa gemilerin yapımını hayal eder, Kirazlı Manastırı’nın yıkık kemerlerinde doğanın insan yapısına nasıl vahşice galip geldiğini görürsünüz. Zağnos Paşa Camii’nde Atatürk’ün minberden yükselen sesini duyar, Şeytan Sofrası’nda güneşi Ege’nin turkuaz sularına batırırken dünyanın gerçekten de yaşamaya değer olduğuna bir kez daha inanırsınız.
YeGez olarak hazırladığımız bu 19 duraklık devasa Balıkesir rehberinin; Kazdağları’nın oksijeninde ve Ege’nin zeytin ağaçlarında size kusursuz bir yol arkadaşı olmasını diliyoruz. Mihaliç peynirinin erimiş hali ve Cunda’nın o tatlı rüzgarı hep sizinle, yollarınız hep açık olsun!
Balıkesir rehberleri
Balıkesir ile ilgili 8 rehber daha sizi bekliyor.









