Manisa’da ne yapılır sorusu, size bir yanda Osmanlı sultanlarını yetiştiren bir eğitim merkezinin görkemini, diğer yanda paranın icat edildiği Lidya Krallığı’nın zenginliğini sunar. Burası, 41 çeşit baharatın (“Mesir Macunu”) şifa dağıttığı, “Manisa Tarzanı”nın bir dağı yeniden yeşerttiği ve “Ağlayan Kaya”nın binlerce yıllık bir efsaneyi fısıldadığı bir yerdir.
Manisa’da Ne Yapılır? Şehzadeler Şehrinde Tarih, Lezzet ve Efsane Dolu 17 Unutulmaz Deneyim
Manisa’da Ne Yapılır? Şehzadeler Şehrinde Tarih, Lezzet ve Efsane Dolu 17 Unutulmaz DeneyimPlanlama bölümü — genişlet / daralt
Eğer siz de bu kadim şehri, bir geçiş noktasından çok daha fazlası olarak keşfetmeye, onun her katmanını “yaşamaya” hazırsanız, işte size Manisa’da yapmanız gereken 17 eylem dolu deneyim.
1. Sultan Camii’nde “Mesir Macunu” Ritüeline Katılın
Bu, Manisa’nın bir numaralı imzasıdır. Her yıl 21 Mart Nevruz haftasında düzenlenen “Mesir Macunu Festivali” (UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde), şehrin en coşkulu anıdır.
Ne Yapmalı: Eğer festival zamanı giderseniz, on binlerce insanın arasına karışın ve Sultan Camii’nin minarelerinden saçılan o şifalı, 41 baharatlı macunu havada kapmak için o heyecanı yaşayın. Eğer festival zamanı dışındaysanız, caminin hemen yanındaki Tarihi Mesir Çarşısına gidin. O 41 baharatlı macunun, lokumunun veya çayının tadına bakın ve bu 500 yıllık şifa geleneğinin hikayesini yerinde öğrenin.
2. Muradiye Külliyesi’nde Bir “Şehzade” Gibi Dolaşın
Manisa’nın neden “Şehzadeler Şehri” dendiğini anlamak için burayı görmelisiniz. Kanuni’nin oğlu (II. Selim) ve onun oğlu (III. Murad) gibi birçok şehzade burada sancak beyliği yapmıştır.
Ne Yapmalı: III. Murad adına yaptırılan bu muazzam külliyenin (Mimar Sinan’ın eseri olduğu düşünülür) avlusuna girin. Caminin içindeki o muhteşem İznik çinilerine ve kalem işi süslemelere hayran kalın. Külliyenin içindeki medreseyi ve imarethaneyi gezerken, bir zamanlar geleceğin sultanlarının bu avlularda yürüdüğünü hayal edin.
3. Sardes Antik Kenti’nde “Paranın İcat Edildiği” Yerde Yürüyün
Manisa gezinizin en önemli duraklarından biri, Salihli’deki bu efsanevi başkenttir. Burası, “Karun kadar zengin” deyiminin doğduğu, Lidya Krallığı’nın kalbi ve M.Ö. 6. yüzyılda tarihteki ilk madeni paranın (sikke) basıldığı yerdir.
Ne Yapmalı: Antik kentin iki ana bölümünü de gezin. Artemis Tapınağı’nın devasa sütunlarının altında durun. Ardından, asıl etkileyici olan bölüme, yani Sütunlu Caddeye ve Gymnasiuma (spor alanı) gidin. O mermer yolda yürüyün ve 3000 yıllık bir zenginliğin merkezinde olduğunuzu hissedin.
4. Tarihi Sardes Sinagogu’nda Antik Dünyanın İhtişamına Tanıklık Edin
Sardes’i gezerken bu yapıyı ayrı bir başlıkta ele almak gerekir, çünkü burası dünya çapında bir öneme sahiptir. Antik dünyanın en büyük ve en iyi korunmuş sinagoglarından birindesiniz.
Ne Yapmalı: Gymnasium’un hemen bitişiğindeki bu devasa sinagogun ana salonuna girin. Yerdeki muazzam zemin mozaiklerinin detaylarına, avludaki mermer masaya (kartal figürlü) ve duvarlardaki Grekçe yazıtlara hayran kalın. Bu, Yahudi cemaatinin Roma İmparatorluğu içinde ne kadar zengin ve güçlü olduğunun somut bir kanıtıdır.
5. “Ağlayan Kaya”da Niobe’nin Mitolojik Hüznünü Hissedin
Manisa, mitolojik hikayelerin de merkezindedir. Spil Dağı’nın eteklerinde, efsaneye göre tanrılar tarafından 14 çocuğu öldürülen ve kederinden taşa dönüşen Niobe’nin kayası bulunur.
Ne Yapmalı: Şehir merkezine yakın bu kayalığa gidin. O kayaya dikkatle bakın; bir kadın başı silüetini ve kayaların arasından sızan, Niobe’nin “gözyaşları” olduğuna inanılan suları görmeye çalışın. Binlerce yıllık bir trajedinin, bir doğa anıtına nasıl dönüştüğünü yerinde görün.
6. Spil Dağı’nda “Manisa Tarzanı”nın İzini Sürün
Spil Dağı, Manisa’nın akciğeridir ve modern bir efsaneye ev sahipliği yapar. İstiklal Madalyalı “Manisa Tarzanı” (Ahmet Bedevi), tüm hayatını bu dağı ağaçlandırmaya adamış, Türkiye’nin ilk çevrecisidir.
Ne Yapmalı: Spil Dağı Milli Parkı’na çıkın. “Manisa Tarzanı”nın bir zamanlar içinde yaşadığı o mütevazı kulübeyi (veya anıtını) ziyaret edin. Onun, tek başına bir dağı nasıl yeniden yeşerttiğini düşünerek o temiz orman havasını soluyun.
7. Spil’in Zirvesinde “Yılkı Atları”nı Arayın
Spil Dağı’nın size bir diğer sürprizi de özgürce dolaşan sakinleridir.
Ne Yapmalı: Milli parkın zirveye yakın bölgelerinde (özellikle At Alanı mevkii) arabanızla yavaşça ilerleyin. O muhteşem yılkı atı sürülerinden birine denk gelmek için etrafı gözlemleyin. Bu vahşi ve asil hayvanları kendi doğal ortamlarında görmek, unutulmaz bir deneyimdir.
8. “Sakin Şehir” Kula’nın Tarihi Sokaklarında Kaybolun
Burası bir film platosu değil, yaşayan bir müzedir. Kula, Türkiye’nin ilk “Cittaslow” (Sakin Şehir) adaylarından biridir ve 18. yüzyıl Osmanlı sivil mimarisinin en güzel örneklerini barındırır.
Ne Yapmalı: Haritayı kapatın ve o daracık, arnavut kaldırımlı sokaklara dalın. Birbirine yaslanmış, ahşap cumbalı, zarif Kula Evlerini fotoğraflayın. Restore edilmiş konakların avlularına girin ve zamanın 200 yıl önce nasıl durduğunu hissedin.
9. Kuladokya’da (Jeopark) Volkanik Bir Arazide Yürüyün
Kula’ya kadar gitmişken, Kapadokya’ya rakip olan bu eşsiz coğrafyayı görmelisiniz. Burası, Türkiye’nin ilk ve tek UNESCO Global Jeoparkı’dır.
Ne Yapmalı: “Kula Peribacaları” (Kuladokya) olarak bilinen o volkanik, mantar şeklindeki kaya oluşumlarının arasında yürüyün. Manzara, size kendinizi başka bir gezegendeymişsiniz (Mars veya Ay yüzeyi) gibi hissettirecek.
10. Kula’da Tarih Öncesi “Fosil Ayak İzleri”ni Görün
Jeoparkın sürprizleri bitmez. Burası, bilimsel olarak da muazzam bir değere sahiptir.
Ne Yapmalı: Jeoparkın içindeki “Çakallar Fosil Ayak İzleri” bölgesine gidin. Volkanik küllerin üzerinde, milyonlarca yıl önce yaşamış tarih öncesi insan (veya ataları) ve hayvanların fosilleşmiş ayak izlerini görün. Bu, zamanın içinde donmuş bir andır.
11. Salihli’de “Odun Köftesi” Ziyafeti Çekin
Gastronomi turu başlıyor! Sardes gezinizi, Salihli’nin bu imzasıyla taçlandırmalısınız.
Ne Yapmalı: Salihli merkezdeki meşhur odun köftecilerinden birine (Örn: Vatan, Bizim Ev) oturun. O meşe odunu ateşinde pişen, sulu, küçük ve lezzetli köftelerin, közlenmiş domates-biber ve pide üzerine serilerek sunulduğu o tabağın keyfini çıkarın.
12. Meşhur “Manisa Kebabı”nın Tadına Bakın
Şehrin kendi adını taşıyan kebabı, İskender’e Ege’den bir cevaptır.
Ne Yapmalı: Manisa merkezdeki tarihi kebapçılara gidin. Altında pide, üzerinde yoğurt ve salçalı sos, en üstte ise şişe geçirilmiş Manisa köftesi (bazen et parçaları) bulunan bu lezzeti deneyin. Yanında gelen sumaklı soğan ve maydanozla birlikte harika bir öğündür.
13. Manisa Mevlevihanesi’nde Manevi Bir Mola Verin
Şehzadelerin şehrinde maneviyat da her zaman ön plandaydı. Burası, Fatih Sultan Mehmet’in bile eğitim aldığı, Anadolu’nun en eski mevlevihanelerinden biridir.
Ne Yapmalı: 1368 yılında yapılan bu tarihi yapının avlusuna girin. Restore edilmiş semahaneyi (sema yapılan salon) ve derviş hücrelerini gezin. O sessiz ve huzurlu atmosferde, şehrin gürültüsünden uzaklaşıp manevi bir mola verin.
14. Tarihi Çarşıda “Sultaniye Üzümü” Alın
Manisa, aynı zamanda dünyaca ünlü çekirdeksiz Sultaniye Üzümünün de başkentidir.
Ne Yapmalı: Muradiye Camii’nin etrafındaki tarihi çarşıda (Bedesten) dolaşın. Yerel esnaftan taze veya (daha meşhuru) kuru Sultaniye üzümü alın. Ayrıca, Mesir Macunu’nun her türlü formunu (şeker, çay, lokum) buradan alabilirsiniz.
15. Akhisar’da (Thyateira) Yedi Kilise’den Birini Ziyaret Edin
Manisa’nın tarihi katmanları derindir. Akhisar ilçesi, İncil’de adı geçen “Asya’nın Yedi Kilisesi”nden biri olan Thyateiranın üzerine kuruludur.
Ne Yapmalı: Akhisar şehir merkezinde, modern binaların arasında kalmış o antik Tepe Mezarı (veya bazilika) kalıntılarını ziyaret edin. Hristiyanlık tarihinin bu önemli hac noktalarından birinin enerjisini hissedin.
16. Manisa Müzesi’nde Şehrin Bütün Katmanlarını Görün
Gezdiğiniz tüm bu yerlerin (Sardes, Kula, Şehzadelik dönemi) en değerli eserlerini tek bir çatıda görün.
Ne Yapmalı: (Restorasyonda değilse) Manisa Arkeoloji Müzesi’ne gidin. Sardes’ten çıkan Lidya eserlerini, Roma heykellerini, mozaikleri ve Osmanlı dönemine ait şehzade eşyalarını, el yazmalarını inceleyerek Manisa’nın binlerce yıllık hafızasına bir yolculuk yapın.
17. Aigai Antik Kenti’nde Saklı Bir Dağ Şehrini Keşfedin
Eğer vaktiniz ve macera ruhunuz varsa, bu saklı kalmış antik kenti arayın.
Ne Yapmalı: Yunt Dağları’nın zirvesine yakın, zorlu bir yoldan ulaşılan Aigai Antik Kenti’ne gidin. Burası, diğer antik kentler gibi kalabalık değildir. O sarp tepenin üzerine kurulmuş devasa Agora (pazar yeri) duvarlarına, tiyatroya ve meclis binasına (Bouleuterion) tırmanın. Manzara ve sükunet, tüm yorgunluğunuza değecek.
Manisa’da ne yapılır sorusunun cevabı, bu şehrin size sunduğu o inanılmaz çeşitlilikte gizlidir. Bir günde hem paranın icat edildiği bir antik kentte yürüyebilir, hem bir sultandan yadigâr şifalı bir macunu tadabilir, hem de volkanik bir jeoparkta kendinizi Mars’ta hissedebilirsiniz. Manisa, “Şehzadeler Şehri” unvanının hakkını veren, derin ve zengin bir keşif vaat eder.
Manisa rehberleri
Manisa ile ilgili 5 rehber daha sizi bekliyor.





