Konya Müzeler Rehberi ile Anadolu Selçuklu Devleti’nin o ihtişamlı ve ulu başkentine, “Ne olursan ol yine gel” diyen evrensel hoşgörünün kalbine ve bozkırın ortasında çinilerle bezenmiş o devasa bilim/sanat merkezine muazzam bir yolculuğa çıkıyoruz. Burası sadece Mevlevi dervişlerinin sema ettiği bir inanç merkezi değil; aynı zamanda insanlık tarihinin ilk yerleşimlerinden birine (Çatalhöyük), gökyüzünün incelendiği taş medreselere ve volkanik kayalara oyulmuş gizli yeraltı şehirlerine ev sahipliği yapan devasa bir zaman tünelidir.
YeGez ekibi olarak 30 maddelik devasa bir liste halinde özenle hazırladığımız bu rehberde; o meşhur Yeşil Kubbe’nin (Kubbe-i Hadra) altındaki manevi sırlardan, İnce Minare’nin o baş döndürücü taş oymacılığına ve Sille’nin o şirin tarihi sokaklarına kadar Konya müze gezilecek yerler listesi içindeki tüm detayları bulacaksınız. Üstelik rotanızı kusursuzlaştırmak için ihtiyacınız olan tüm tamamlayıcı rehber bölümlerini de hemen listenin ardına eksiksizce ekledik. Hazırsanız, Selçuklu’nun bu asil ve dingin başkentini keşfetmeye başlıyoruz!
Konya’da Gezilecek En İyi Müzeler ve Tarihi Alanlar
Konya’da Gezilecek En İyi Müzeler ve Tarihi AlanlarPlanlama bölümü — genişlet / daralt
Tarihin, inancın ve mimarinin turkuaz çinilerle adeta bir nakış gibi işlendiği Konya gezilecek müzeler, taşın ve toprağın asırlık hikayelerini sunar. İşte bozkırın bu ulu belleğini yansıtan 30 eşsiz durak:
Mevlana Müzesi (Dergahı)
Konya denilince dünyada akla ilk gelen, yılda milyonlarca kişinin ziyaret ettiği efsanevi inanç ve tasavvuf merkezidir! Büyük İslam düşünürü ve şairi Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin türbesini (Kubbe-i Hadra / Yeşil Kubbe) barındıran bu eski dergah; derviş hücreleri, matbah (mutfak) bölümü, paha biçilemez el yazması Kuran-ı Kerim’leri ve o manevi atmosferiyle bütünüyle bir “Yaşayan Hoşgörü ve Tasavvuf Müzesi”dir.
Karatay Medresesi (Çini Eserler Müzesi)
1251 yılında Selçuklu Emiri Celaleddin Karatay tarafından yaptırılan, dönemin en büyük eğitim/bilim merkezlerinden biridir. Günümüzde “Çini Eserler Müzesi” olarak hizmet veren bu devasa yapı; özellikle kubbesindeki yıldızları andıran o baş döndürücü turkuaz-siyah çini mozaikleriyle, Selçuklu çini sanatının dünyadaki en şaheser kapalı galerilerinden biridir. (Kubbesi gökyüzünü ve evreni simgeler).
İnce Minareli Medrese (Taş ve Ahşap Eserler Müzesi)
1264 yılında Selçuklu Veziri Sahip Ata Fahreddin Ali tarafından yaptırılan, Selçuklu taş işçiliğinin adeta gövde gösterisi yaptığı efsanevi bir şaheserdir! Günümüzde “Taş ve Ahşap Eserler Müzesi” olan bu binanın en vurucu noktası; üzerine Yasin ve Fetih surelerinin kabartma olarak nakış gibi işlendiği o devasa, anıtsal “Taç Kapısı”dır.
Çatalhöyük Neolitik Kenti (UNESCO Dünya Mirası)
Konya merkeze 50 km uzaklıkta, dünya tarih kitaplarını baştan yazdıran ve M.Ö. 7400’lü yıllara uzanan efsanevi bir ilk çağ metropolüdür! İnsanlığın avcı-toplayıcılıktan yerleşik tarım toplumuna ve şehirleşmeye geçişinin dünyadaki en önemli kanıtı olan bu devasa höyükte; sokakları olmayan, insanların evlerine çatılardan girdiği o tuhaf ve büyüleyici ilk kent yaşamını devasa kazı çadırlarının altında izleyebilirsiniz.
Alaeddin Camii ve Tepesi
Konya’nın dümdüz ovasının tam ortasında, Friglerden beri yerleşim yeri olan höyüğün üzerine Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubat tarafından 1220’de tamamlanan kentin en ulu mabedidir! Avlusunda 8 Selçuklu Sultanının yattığı devasa bir kümbet (anıt mezar) barındıran bu cami; Roma döneminden kalma devşirme sütunları, abanoz ağacından efsanevi minberi ve tarihi atmosferiyle kentin kalbidir.
Konya Arkeoloji Müzesi
1901’den beri toplanan eserlerin 1962’de bugünkü modern binasına taşındığı, Orta Anadolu’nun en zengin antik koleksiyonlarından biridir. Çatalhöyük, Karahöyük ve bölgedeki diğer antik yerleşimlerden çıkarılan Neolitik, Tunç, Roma ve Bizans eserlerini barındıran bu müze; özellikle devasa mermer lahitleriyle (Herakles Lahdi gibi) görkemli bir antik çağ laboratuvarıdır.
Sırçalı Medrese (Mezar Anıtları Müzesi)
1242 yılında Selçuklu döneminde fıkıh (hukuk) eğitimi için yaptırılan, ancak günümüzde eşine az rastlanır bir konseptle “Mezar Anıtları Müzesi” olarak kullanılan efsanevi bir avlulu medresedir! Ana eyvanındaki o çini süslemelerin (sırçaların) hala parladığı bu açık avluda, Konya ve çevresinden toplanan yüzlerce yıllık Selçuklu, Karamanlı ve Osmanlı mezar taşları/şahideleri efsanevi bir taş oymacılığı sergisi sunar.
Tropikal Kelebek Bahçesi
Klasik tarihi müzelerden sıyrılıp doğanın renkli mucizesine odaklanan, Türkiye’nin ilk ve Avrupa’nın en büyük tropikal kelebek habitatıdır! Dev bir cam fanusun içine kurulan bu muazzam müze ve botanik parkta; ekvatoral iklim yaşatılmakta, binlerce rengarenk canlı kelebek etrafınızda uçuşmakta ve böceklerin/kelebeklerin o mucizevi yaşam döngüsü devasa bir görsel şölenle sunulmaktadır.
Sille Antik Köyü ve Aya Eleni Kilisesi
Konya merkeze sadece 8 km uzaklıkta, 5000 yıllık bir geçmişe sahip ve 1923 Mübadelesine kadar Türkler ile Rumların o efsanevi hoşgörü içinde birlikte yaşadığı muazzam bir vadidir. Ortasından akan deresi, restore edilmiş taş konakları ve M.S. 327 yılında Bizans İmparatoru Konstantin’in annesi Helena tarafından yaptırılan o devasa “Aya Eleni Kilisesi” ile bütünüyle bir “Açık Hava Mimari ve Kültür Müzesi”dir.
Zaman Müzesi (Sille)
Sille antik köyünün sarp yamaçlarında yer alan eski tarihi şapelin (mezarlık kilisesinin) restore edilmesiyle kurulan, Türkiye’nin ilk ve tek “Zaman Müzesi”dir! Vadiye tepeden bakan bu mistik şapelin içinde; yüzlerce yıllık güneş saatleri, kum saatleri, usturlaplar (antik yön/zaman bulma aletleri), Osmanlı köstekli saatleri ve takvimler sergilenerek, insanoğlunun “zaman” kavramıyla olan o efsanevi serüveni anlatılır.
Sahip Ata Külliyesi ve Müzesi (Vakıf Müzesi)
1258-1283 yılları arasında Selçuklu Veziri Sahip Ata Fahreddin Ali tarafından yaptırılan, Anadolu’daki en eski cami, türbe, hankah ve hamam komplekslerinden biridir! Özellikle firuze, lacivert ve patlıcan moru çinilerle kaplı o eşsiz taç kapısı ve türbe çinileriyle büyüleyen bu yapı, günümüzde Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait paha biçilemez el yazması Kuran’ların, şamdanların ve halıların sergilendiği bir Vakıf Müzesidir.
Konya Panorama Müzesi ve İstiklal Harbi Şehitleri Abidesi
Mevlana Türbesi’nin hemen karşısında, iki devasa kompleks halinde Konyalıların kahramanlıklarını ve kentin 13. yüzyıldaki o ulu tarihini anlatan modern müzelerdir. Panorama Müzesi‘nde Mevlana döneminin o canlı ve dervişlerle dolu Konya’sı devasa yağlı boya panoramalarla canlandırılırken; hemen yanındaki İstiklal Harbi Şehitleri Abidesi, Kurtuluş Savaşı’nda en çok şehit veren şehirlerden olan Konya’nın o destansı direnişini minyatürlerle (Minyatür müzesi) sergiler.
Konya Etnografya Müzesi
Bölgenin o köklü Yörük, Türkmen ve Selçuklu günlük yaşantısını, tekstil zenginliğini ve el sanatlarını yaşatan muazzam bir sivil hafıza merkezidir. 1975’te kurulan bu müzede; Selçuklu döneminden kalma devasa ahşap oyma kapılar, Karapınar ve Ladik yöresine ait efsanevi el dokuması kilimler/halılar, Konyalı kadınların yöresel “Bindallı” kıyafetleri ve kahve değirmenleriyle bütünüyle bir “Yaşayan Anadolu” sunulur.
Atatürk Evi Müzesi
Mustafa Kemal Atatürk’ün Konya’yı ziyaretlerinde (1928 ve sonrasında) konakladığı, 1912 yapımı o klasik ve zarif kesme taştan inşa edilmiş efsanevi sivil konaktır. Şehrin ileri gelenleri tarafından Atatürk’e hediye edilen bu iki katlı konak; dönemin o ağırbaşlı mobilyaları, Atatürk’ün şahsi eşyaları ve fotoğraflarıyla Konya’nın Cumhuriyet dönemine geçişteki o sivil belleğini gururla taşıyan bir ev müzesidir.
Kilistra Yeraltı Şehri ve Kaya Mezarları (Konya’nın Kapadokyası)
Sadece listemizin değil, Konyanın en gizemli ve en az bilinen doğa/tarih sırrıdır! Şehir merkezine 45 km uzaklıktaki Gökyurt köyünde yer alan bu alan; tüf kayalara oyulmuş kiliseleri, sarnıçları, şarap işlikleri ve sığınaklarıyla adeta “Konya’nın Kapadokyası”dır. Hristiyanlığın erken dönemlerinde St. Paul’un (Aziz Pavlus) uğradığına inanılan bu devasa peribacası/kaya yerleşimi, ıssızlığıyla büyüleyen bir açık hava ören yeridir.
İzzet Koyunoğlu Şehir Müzesi ve Kütüphanesi
Konyalı köklü bir aileden gelen İzzet Koyunoğlu’nun, hayatı boyunca kendi evinde topladığı on binlerce nadide eseri şehre bağışlamasıyla kurulan devasa bir kültür hazinesidir! Eski bir Konya evinin etrafında şekillenen bu zengin müze; paha biçilemez el yazması eserler, etnografik eşyalar, fosiller, saatler, kilimler ve bahçesindeki tarihi sivil mimari örnekleriyle Konya’nın o köklü kent burjuvazisini ve koleksiyonerlik ruhunu yaşatan harika bir “Hafıza Merkezi”dir.
Eşrefoğlu Camii (Ahşap Sanatının Zirvesi – UNESCO Adayı)
Beyşehir ilçesinde, 1299 yılında Eşrefoğlu Süleyman Bey tarafından yaptırılan ve Anadolu’daki ahşap direkli camilerin en büyüğü ve en ihtişamlısı olan dünya çapında bir şaheserdir! Hiç çivi kullanılmadan devasa sedir ağaçlarından yapılmış 48 ahşap direği, kündekari tekniğiyle yapılmış efsanevi minberi ve ortasındaki “karlık” (kışın çatıdan yağan karları toplayıp ahşabın nemini sağlayan havuz) sistemiyle bütünüyle bir “Ahşap Mühendisliği Müzesi”dir.
İvriz Kaya Anıtı (Hitit Tarım Tanrısı)
Ereğli ilçesinde, Toros Dağları’nın eteklerinden buz gibi suların fışkırdığı efsanevi bir vadide yer alan, M.Ö. 8. yüzyıla (Geç Hitit Dönemi) ait dünyaca ünlü bir kaya kabartmasıdır! Devasa bir kaya yüzeyine işlenmiş, elinde buğday başakları ve üzüm salkımı tutan Tarım Tanrısı Tarhunzas ile ona tapınan Kral Varpalawas’ın bu efsanevi rölyefi; Anadolu’nun 3000 yıllık tarım bereketini sergileyen muazzam bir açık hava antropoloji müzesidir.
Akşehir Batı Cephesi Karargahı Müzesi
Sadece bir müze değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş planlarının yapıldığı efsanevi karargahtır! 1904 yapımı eski bir belediye binası olan bu yapı, Büyük Taarruz öncesinde tam 9 ay boyunca Mustafa Kemal Paşa ve kurmayları (İsmet İnönü, Fevzi Çakmak) tarafından gizli karargah olarak kullanılmıştır. “Büyük Taarruz”un planlandığı o tarihi masa, telgraf odası ve komutanların şahsi eşyalarıyla Kurtuluş Savaşı’nın en sarsıcı müzelerinden biridir.
Nasreddin Hoca Arkeoloji ve Etnografya Müzesi (Rüştü Bey Konağı)
Türk-İslam mizahının ve felsefesinin en büyük dehası Nasreddin Hoca’nın memleketi Akşehir’de, 19. yüzyıl yapımı zarif sivil mimari şaheseri Rüştü Bey Konağı’nda kurulan harika bir müzedir. Konağın zemin katında Akşehir çevresinden çıkan antik döneme (Roma, Bizans) ait heykeller ve mezar stelleri sergilenirken, üst katlarda Nasreddin Hoca’nın efsanevi fıkralarının canlandırıldığı dioramalar ve Akşehir etnografyası yer alır.
Zazadın Hanı Kervansarayı
Konya’nın ovasında, 1236 yılında Anadolu Selçuklu Veziri Sadettin Köpek tarafından yaptırılan ve İpek Yolu’nun o efsanevi konaklama tesislerinden biri olan devasa bir kervansaraydır! Yapımında Antik Roma ve Bizans dönemine ait birçok devşirme mermer taşın (üzerinde haç veya antik yazılar bulunan taşlar) kullanıldığı bu anıtsal yapı; efsanevi taç kapısı, geniş avlusu ve kapalı kışlık holüyle Orta Anadolu’nun en estetik “Ticaret Müzeleri”nden biridir.
Konya Bilim Merkezi
Mevlana’nın yüzyıllar önce ektiği o bilim ve düşünce tohumlarının modern çağdaki en muazzam yansımasıdır! TÜBİTAK destekli, rüzgar gülü şeklindeki devasa ve modern mimarisiyle Türkiye’nin ilk büyük bilim merkezidir. Astronomiden robotiğe, insan anatomisinden fizik kurallarına kadar yüzlerce interaktif sergi ünitesini barındıran bu tesis, her yaştan ziyaretçiye dokunarak ve oynayarak bilimi keşfettiren yaşayan bir “Gelecek Müzesi”dir.
Kızören Obruğu ve Obruk Hanı
Bozkırın ortasında, yeraltı sularının kireçtaşını eritmesiyle aniden oluşan ve derinliği 145 metreyi bulan efsanevi bir krater (obruk) gölü ile hemen yanı başındaki 13. yüzyıl Selçuklu kervansarayının (Obruk Hanı) eşsiz birleşimidir! Karstik gölün o ürkütücü turkuaz/koyu mavi sularına tepeden bakan bu tarihi han, tarihin ve jeolojinin aynı karede buluştuğu sarsıcı bir “Doğa ve İpek Yolu Anıtı”dır.
Eflatunpınar Hitit Su Anıtı
Beyşehir Gölü’ne yakın bir konumda, M.Ö. 13. yüzyıla (Hitit İmparatorluğu) tarihlenen ve dünyada eşine az rastlanan muazzam bir “Su Mimarisi ve Tapınma” anıtıdır. Doğal bir su kaynağının (pınarın) üzerine devasa taş blokların üst üste yığılmasıyla oluşturulmuş bu anıtta; fırtına ve güneş tanrılarının, dağ pınarlarını tutan meleklerin yer aldığı efsanevi kabartmalar bulunur. Hititlerin suya duyduğu kutsal saygıyı anlatan muazzam bir açık hava müzesidir.
Kubadabad Sarayı Kalıntıları
Beyşehir Gölü’nün hemen kıyısında, 1236 yılında Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubat tarafından yaptırılan efsanevi yazlık saraydır! Günümüze çoğunlukla temelleri ve kazı alanları ulaşmış olsa da; bu saraydan çıkarılan ve bugün Karatay Çini Müzesi’ni süsleyen o sekiz köşeli, çift başlı kartal motifli dünyaca ünlü çinilerin üretildiği ve duvarlarına döşendiği o lüks Selçuklu yaşantısının kalbidir.
Yerköprü Şelalesi (Karstik Doğa Müzesi)
Konya’nın o kurak bozkır imajını tamamen yıkan, Hadim ilçesinde Göksu Nehri üzerinde yer alan efsanevi bir doğa harikasıdır! Nehrin bir mağaranın (yeraltı tünelinin) içine girip, daha sonra traverten kayaların üzerinden devasa bir çağlayan olarak fışkırmasıyla oluşan bu şelale; etrafındaki yemyeşil kanyonu ve asma köprüleriyle bütünüyle bir “Açık Hava Karstik Jeoloji ve Hidroloji Müzesi”dir.
Meke Krater Gölü (Dünyanın Nazar Boncuğu)
Karapınar ilçesinde, sönmüş bir volkan kraterinin suyla dolması ve ortasında ikinci bir volkanik koninin yükselmesiyle oluşan, kuşbakışı bakıldığında devasa bir nazar boncuğunu andıran eşsiz bir jeolojik “Açık Hava Doğa Müzesi”dir! Ne yazık ki son yıllarda kuraklık nedeniyle suları büyük oranda çekilmiş olsa da; o kızıl topraklı volkanik konisi ve etrafındaki çatlamış yeryüzü şekilleriyle hala mars yüzeyini andıran efsanevi bir coğrafyadır.
Fasıllar Anıtı (Devasa Hitit Heykeli)
Beyşehir ilçesinin dağlık bir köyünde, yamaçta öylece yarım bırakılmış gibi duran, 72 ton ağırlığında ve 7 metreden uzun devasa bir Hitit anıtıdır! Dünyanın en büyük kaya anıtlarından biri kabul edilen bu dev blokta; iki aslanın arasında duran Büyük Fırtına Tanrısı ve dağ tanrıları resmedilmiştir. Tamamlanmadan bu yamaçta bırakılan bu taş blok, Hititlerin o devasa heykeltıraşlık atölyesini doğanın ortasında sergileyen efsanevi bir gizemdir.
80 Binde Devr-i Alem Parkı (Minyatür ve Dinazor Müzesi)
Özellikle çocuklu ailelerin ve tarih meraklılarının bayılacağı, Meram ilçesine kurulmuş devasa bir konsept tema park ve açık hava müzesidir! Üç farklı bölümden oluşan bu parkta; tarih öncesi çağları anlatan dev hareketli dinazor maketleri (T-Rex vb.), pamuk prenses gibi masal kahramanlarının alanları ve en önemlisi İslam medeniyetine (Selçuklu/Osmanlı) ait 120 efsanevi tarihi eserin (camiler, kaleler) minyatürleri sergilenmektedir.
Meram Bağları, Tarihi Taş Köprü ve Tavusbaba Türbesi
Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde bile öve öve bitiremediği, Konya’nın o bozkır sıcağında yemyeşil bir vaha gibi parlayan efsanevi dinlenme ve inanç merkezidir! İçinden akan çayı, tarihi Meram Taş Köprüsü ve yamaçta yer alan Mevlevi dervişi “Tavusbaba” (Şeyh Şücaüddin) türbesiyle bu alan; Selçuklu sivil yaşamının, doğa sevgisinin ve tasavvufi dinginliğin yüzyıllardır değişmeyen “Yaşayan Doğa ve İnanç Müzesi”dir.
Konya’deki Müze Türleri
Konya’deki Müze TürleriPlanlama bölümü — genişlet / daralt
Mevlana’nın o şatafatlı hoşgörü rüzgarıyla, Anadolu Selçuklu Devleti’nin o sarsılmaz başkent dokusunun kucaklaştığı bu devasa coğrafyada müzecilik; insanlığın ilk yerleşiminden tasavvufun zirvesine kadar üç ana eksende gövde gösterisi yapar:
İnanç, Tasavvuf ve Selçuklu Müzeleri: Tasavvufun dünyadaki kalbi o efsanevi yeşil kubbeli Mevlana Müzesi, Selçuklu çini sanatının şaheseri Karatay Medresesi (Çini Eserler Müzesi) ve taş oymacılığının zirvesi İnce Minareli Medrese, kentin o sarsılmaz inanç laboratuvarlarıdır.
Arkeoloji ve İnsanlık Tarihi Müzeleri: İnsanlığın dünyadaki bilinen en eski ilk şehir yerleşimlerinden biri olan o devasa UNESCO mirası Çatalhöyük Neolitik Kenti ve zengin koleksiyonuyla Konya Arkeoloji Müzesi, kentin antik hafızasıdır.
Doğa, Sivil ve Kelebek Müzeleri: Avrupa’nın en büyük uçuş alanına sahip o şatafatlı Tropikal Kelebek Bahçesi, binlerce yıllık Rum köyü olan efsanevi Sille Köyü ve ahşap direkli Beyşehir Eşrefoğlu Camii, kentin ekolojik ve sivil anıtlardır.
Konya’da En Popüler ve En Az Bilinen Müzeler
Konya’da En Popüler ve En Az Bilinen MüzelerPlanlama bölümü — genişlet / daralt
Kapsamlı bir Mevlana şehri rotası çıkarırken, herkesin sema gösterisi izlediği o meşhur türbelerle, bozkırın ardına saklanmış o antik sırları birbiriyle mutlaka harmanlamalısınız.
En Çok Ziyaret Edilenler: Yeşil kubbesiyle dünyanın akın ettiği Mevlana Müzesi, rengarenk kanatlarıyla aklınızı başınızdan alacak Tropikal Kelebek Bahçesi, kentin panoramik merkezi Alaeddin Tepesi ve insanlığın beşiği Çatalhöyük en popüler rotalarıdır.
Gizli Kalmış Müzeler: Sille köyünün o sarsılmaz ve asırlık kilisesi Aya Elenia Müzesi, 13. yüzyıldan kalma o devasa Zazadın Hanı, ahşap tavan işlemeleriyle UNESCO listesine giren Beyşehir’deki Eşrefoğlu Camii ve volkanik bir nazar boncuğu olan Meke Gölü gerçek kaşifleri bekleyen çok özel sırlardır.
Konya Müze Gezisi İçin Öneriler (3 Günlük Dev Rota)
Konya Müze Gezisi İçin Öneriler (3 Günlük Dev Rota)Planlama bölümü — genişlet / daralt
Konya coğrafyası, merkezdeki Selçuklu medreselerinden Çumra’nın höyüklerine ve Beyşehir’in devasa göllerine kadar uçsuz bucaksız bir alana yayılır. Bu rotayı tam anlamıyla yaşamak için gezinizi 3 güne bölmek en kusursuz stratejidir.
3 Günlük Kusursuz Konya Rotası:
1. Gün (Hoşgörünün Kalbi ve Selçuklu Çinileri): Güne o efsanevi ve şatafatlı yeşil kubbenin altında, Mevlana Müzesi ve hemen yakınındaki Şems-i Tebrizi Türbesi ile başlayıp maneviyatı hissedin. Ardından Selçuklu taş işçiliğinin devasa anıtları olan Karatay Medresesi ve İnce Minareli Medrese‘yi arşınlayın. Öğlen o meşhur, upuzun ve çıtır çıtır Konya “Etliekmek” ve “Fırın Kebabı” ziyafetini çekin. Günü Alaeddin Tepesi‘nde çay içip şehri izleyerek sonlandırın.
2. Gün (İlk İnsanlar, Kelebekler ve Rum Köyü): İkinci gün rotanızı Çumra’ya çevirip insanlığın ilk şehirlerinden olan UNESCO harikası Çatalhöyük Neolitik Kenti‘ni keşfedin. Öğleden sonra merkeze dönüp Avrupa’nın en büyük devasa uçuş parkı Tropikal Kelebek Bahçesi‘nin o şatafatlı ekvatoral atmosferine girin. Günü 5.000 yıllık tarihiyle dimdik ayakta duran, taş evleri ve Aya Elenia Kilisesi ile büyüleyen Sille Köyü‘nde nostaljik bir akşamüstüyle bitirin.
3. Gün (Ahşap Şaheser ve Göller Yöresi): Üçüncü gün şehirden uzaklaşıp batıya, Beyşehir’e geçin. UNESCO Dünya Mirası olan o devasa ve sarsılmaz çivisiz ahşap şaheser Eşrefoğlu Camii‘nin içindeki görkemli sütunları inceleyin. Öğleden sonra Beyşehir Gölü‘nde tekne turu yapın. Vaktiniz kalırsa dünyanın nazar boncuğu olan Karapınar’daki Meke Gölü kraterine giderek geziye efsanevi bir final yapın.
Konya Müze Giriş Ücretleri ve Kartlar
Konya Müze Giriş Ücretleri ve KartlarPlanlama bölümü — genişlet / daralt
MüzeKart Geçerli mi? Kesinlikle! Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı olan o devasa Karatay Medresesi, İnce Minareli Medrese ve Konya Arkeoloji Müzesi‘nde MüzeKart tamamen geçerlidir.
Mevlana Müzesi ve Ücretsiz Alanlar: Dünyaca ünlü Mevlana Müzesi yerli turistler için tamamen ücretsizdir! Çatalhöyük, Alaeddin Tepesi ve Sille Sokakları da ücretsiz keşfedilebilir.
Tropikal Kelebek Bahçesi: Belediyeye ait olan bu efsanevi laboratuvarda MüzeKart geçmez, oldukça cüzi bir bilet tarifesi uygulanır.
Konya Müzeleri Rehberi Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)
Konya Müzeleri Rehberi Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)Planlama bölümü — genişlet / daralt
Konya’da hangi müzeler ve tarihi alanlar bulunuyor? İnancın ve felsefenin merkezi Mevlana Müzesi, insanlığın kökü Çatalhöyük, çini sanatı laboratuvarı Karatay Medresesi, ekolojik şaheser Tropikal Kelebek Bahçesi ve ahşap efsanesi Eşrefoğlu Camii kentin en şatafatlı anıtlarıdır.
Mevlana Müzesi ücretsiz mi geziliyor? Evet, Kültür Bakanlığı’nın kararıyla Mevlana Müzesi’nin gişeleri kaldırılmış olup, yerli ve yabancı ziyaretçiler için o sarsılmaz manevi atmosferi solumak tamamen ücretsizdir.
Çatalhöyük neden UNESCO listesinde ve bu kadar önemli? M.Ö. 7400’lere uzanan tarihiyle, insanların avcı-toplayıcılıktan yerleşik hayata geçtiği, sokakların olmadığı ve evlere çatılardan girildiği dünyanın bilinen en eski ve en devasa ilk şehir yerleşimidir. Duvar resimleri paha biçilemezdir.
Konya Tropikal Kelebek Bahçesi’nde neler var? İçerisi yaz kış 28 derece olan bu devasa cam serada; Ekvator bölgesinden gelen binlerce canlı kelebeğin o şatafatlı uçuşunu, böcek köyünü ve devasa tropikal bitkileri bir arada görebilirsiniz.
Beyşehir Eşrefoğlu Camii’nin sırrı nedir? 1299 yılında yapılan bu efsanevi cami, Anadolu’daki ahşap direkli camilerin en büyüğüdür. Ortasındaki devasa karlık (kar havuzu) sayesinde, çatıdan yağan karlar içeride toplanıp eriyerek o sarsılmaz ahşap sütunların nemini korumuş ve çürümesini 7 asırdır engellemiştir.
Hoşgörü Kentinden YeGez İmzalı Destansı Veda!
Hoşgörü Kentinden YeGez İmzalı Destansı Veda!Planlama bölümü — genişlet / daralt
Mevlana’nın o sarsılmaz “Gel!” çağrısıyla, Selçuklu çinilerinin o şatafatlı firuzesiyle ve Çatalhöyük’ün o devasa insanlık sırlarıyla yıkanmış bu efsanevi kentin duraklarını geride bıraktık! Kusursuz bir Konya müzeler rehberi rotası oluşturduğumuz bu macerada, kentin neolitik kerpiç evlerinden uçuşan kelebeklere ve medreselerin taç kapılarına kadar her köşesini adım adım arşınladık.
En kapsamlı Konya müzeleri listesini ve sarsılmaz bir Konya müze rehberi arayanlar için hazırladığımız bu destansı serüven, YeGez ruhunun İç Anadolu’daki en manevi ve ulu yansıması oldu. Adımlarınıza, deklanşörünüze ve pusulanıza daima ışık tutması dileğiyle; Etliekmeğin o çıtır kokusunu ve o devasa yeşil kubbenin huzurunu yüzünüzde hissedeceğiniz yepyeni Konya tarihi yerler ve efsanevi Konya gezilecek yerler keşiflerinde görüşmek üzere! 🎒🕌✨
Konya rehberleri
Konya ile ilgili 1 rehber daha sizi bekliyor.







