
Konya’da ne yapılır diye sorduğunuzda, alacağınız cevap “gel, ne olursan ol yine gel” felsefesinin derinliğinden gelir. Burası, Türkiye’nin en büyük yüzölçümüne sahip şehri olmasının ötesinde, en derin manevi merkezlerinden biridir. Konya’yı gezmek, sadece bir şehri değil, binlerce yıllık bir bilgeliği, bir imparatorluğun görkemini ve bozkırın ortasında filizlenen zengin bir kültürü keşfetmektir.
- 1. Konya’da Ne Yapılır? “Gel” Çağrısının Şehrinde Maneviyat, Tarih ve Lezzet Dolu 20 Unutulmaz Deneyim
- 1.1. 1. Mevlana Müzesi’ne Girin ve O “Yeşil Kubbe”nin Huzuruna Varın
- 1.2. 2. Bir “Sema Ayini” İzleyin ve Ruhanî Bir Yolculuğa Tanıklık Edin
- 1.3. 3. Alaaddin Tepesi’ne Çıkın ve Şehri 360 Derece İzleyin
- 1.4. 4. “Etli Ekmek” Ziyafetini Yerinde İcra Edin
- 1.5. 5. Karatay Medresesi’nde (Çini Eserler Müzesi) Selçuklu Çinilerinin Zirvesini Görün
- 1.6. 6. İnce Minareli Medrese’de (Taş ve Ahşap Eserler) Bir Taç Kapıya Hayran Kalın
- 1.7. 7. “Fırın Kebabı” (Kuzu Tandır) Yiyin
- 1.8. 8. Çatalhöyük’te 9000 Yıl Önceye, “İlk Şehir”e Gidin (UNESCO)
- 1.9. 9. Sille Köyü’nde Bir “Rum Nostaljisi” Yaşayın
- 1.10. 10. Tropikal Kelebek Bahçesi’nde Yüzlerce Kelebeğin Arasında Yürüyün
- 1.11. 11. Şems-i Tebrizi’nin Türbesinde “Dost”u Ziyaret Edin
- 1.12. 12. “Bamya Çorbası”nı O Küçük Bakır Taslarda İçin
- 1.13. 13. Tarihi Bedesten Çarşısı’nda Kaybolun
- 1.14. 14. “Yağ Somunu” (Konya Pizzası) ile Bir Ara Öğün Patlaması Yaşayın
- 1.15. 15. Meke Gölü’nün “Nazar Boncuğu” Manzarasını Arayın (Eğer Kurumamışsa)
- 1.16. 16. Aziziye Camii’nin “Barok-Rokoko” Sürprizine Şahit Olun
- 1.17. 17. Kilistra Antik Kenti’nde “Konya’nın Kapadokyası”nda Yürüyün
- 1.18. 18. “Tirit” Yemeğini Deneyin
- 1.19. 19. Konyaspor Stadyumu’nda Bir “Anadolu Kartalı” Atmosferi Yaşayın
- 1.20. 20. “Mevlana Şekeri” ile Ağzınızı Tatlandırın
Konya’da Ne Yapılır? “Gel” Çağrısının Şehrinde Maneviyat, Tarih ve Lezzet Dolu 20 Unutulmaz Deneyim
Burası, size bir yanda 9000 yıllık bir neolitik kenti, diğer yanda dünyanın en ünlü “Sema” ayinini, bir başka yanda ise “Etli Ekmek” gibi bir gastronomi ikonunu sunar. Eğer siz de bu kadim başkentin ruhuna dokunmaya hazırsanız, işte size Konya’da yapmanız gereken 20 eylem dolu deneyim.
1. Mevlana Müzesi’ne Girin ve O “Yeşil Kubbe”nin Huzuruna Varın
Bu, Konya’daki bir numaralı eylemdir; bu bir müze ziyaretinden çok, bir “ziyaret”tir. Hz. Mevlana’nın (Celaleddin-i Rumi) türbesinin bulunduğu bu dergaha adım atın. O meşhur “Kubbe-i Hadra”nın (Yeşil Kubbe) altında, Mevlana’nın ve oğlu Sultan Veled’in sandukalarının başında durun. O muazzam sessizliğin ve manevi enerjinin içinde, binlerce insanın neden buraya “gel” çağrısıyla aktığını hissedin.
2. Bir “Sema Ayini” İzleyin ve Ruhanî Bir Yolculuğa Tanıklık Edin
Konya’ya gelip, “Sema”nın doğduğu yerde bu ayini izlememek olmaz. Mevleviliğin bu zikir ritüeli, bir dans değil, ruhun Allah’a yükselişinin sembolik bir anlatımıdır.
- Ne Yapmalı: Özellikle akşam saatlerinde, Mevlana Kültür Merkezi’nde düzenlenen otantik Sema ayinlerinden birine katılın. O ney sesinin, kudümün ritminin ve semazenlerin dönüşünün yarattığı o mistik, transandantal atmosfere kendinizi bırakın. (Eğer denk gelirse, Aralık ayındaki “Şeb-i Arus” törenleri bu deneyimin zirvesidir).
3. Alaaddin Tepesi’ne Çıkın ve Şehri 360 Derece İzleyin
Burası Konya’nın kalbidir. Şehrin tam ortasında, insan eliyle (höyük) yükseltilmiş bu tepeden tüm şehir ayaklarınızın altındadır. Burası, Selçuklu Sultanlarının sarayının ve şehrin en eski camisinin bulunduğu yerdir.
- Ne Yapmalı: Tepeye tırmanın ve Alaaddin Camiini (Selçuklu başyapıtı) ziyaret edin. İçerideki ahşap minberin (Kündekari sanatı) ve çinilerin zarafetine hayran kalın. Ardından, tepedeki çay bahçelerinden birine oturun ve modern Konya ile eski Konya’yı bir arada izleyin.
4. “Etli Ekmek” Ziyafetini Yerinde İcra Edin
Bu, Konya’nın imzasıdır ve bir pide değildir; o, etli ekmektir. Neredeyse 1 metre uzunluğa varabilen, incecik, çıtır çıtır bir hamurun üzerine serilen zırhlanmış et ve sebze karışımıdır.
- Ne Yapmalı: Şehir merkezindeki meşhur esnaf lokantalarından birine (Örn: Havzan, Cemo) gidin. “Bir tek” veya “bir çift” olarak sipariş edin. Yanında gelen közlenmiş biber ve ayran ile birlikte bu sade ama muazzam lezzetin keyfini çıkarın.
- Ziyaretçi İpucu: Menüdeki diğer lezzetleri de deneyin. Bıçakarası (daha iri doğranmış etli) veya Mevlana (peynirli-kıymalı, yuvarlak) versiyonlarını da tadarak Konya’nın pide kültürünü tamamlayın.
5. Karatay Medresesi’nde (Çini Eserler Müzesi) Selçuklu Çinilerinin Zirvesini Görün
Alaaddin Tepesi’nin hemen karşısındaki bu yapı, Selçuklu taş işçiliğinin bir harikasıdır. Ama asıl olay içeridedir. Medrese, günümüzde “Çini Eserler Müzesi” olarak kullanılmaktadır.
- Ne Yapmalı: O muazzam taç kapıdan içeri girin ve başınızı yukarı kaldırın. Kubbeye bakın. O firuze, lacivert ve siyah renklerdeki, yıldızların ve geometrinin dans ettiği Selçuklu çinileri, size gökyüzünün altındaymışsınız hissi verecek.
6. İnce Minareli Medrese’de (Taş ve Ahşap Eserler) Bir Taç Kapıya Hayran Kalın
Selçuklu mimarisinin “Artık benden daha iyisini yapamazsınız” dediği noktadasınız. Adını, bir zamanlar çok daha yüksek olan ancak yıldırım düşmesiyle kısalan minaresinden alır.
- Ne Yapmalı: Caminin kendisine değil, sadece taç kapısına odaklanın. O kapının üzerine bir kumaş gibi, bir dantel gibi işlenmiş geometrik desenlere, kabartmalara ve yazılara dakikalarca bakın. Selçuklu taş ustalarının 13. yüzyılda ulaştığı o inanılmaz estetik seviyeye hayran kalın.
7. “Fırın Kebabı” (Kuzu Tandır) Yiyin
Konya mutfağının “ağır” ama en lezzetli toplarından biri. Bu, saatlerce bakır kazanlarda ve taş fırınlarda, kendi yağıyla ağır ağır pişen, lokum gibi bir kuzu etidir.
- Ne Yapmalı: Tarihi Kayalıpark civarındaki salaş ama efsanevi fırın kebapçılarından birine (Örn: Hacı Şükrü) gidin. Öğle saatlerinde gidin (akşama kalmaz). Önünüze gelen o yağlı eti, altında tırnak pide ile birlikte, sadece kuru soğan kırarak, kaşık-çatal kullanmadan, elle yiyin. Bu, ritüelin bir parçasıdır.
8. Çatalhöyük’te 9000 Yıl Önceye, “İlk Şehir”e Gidin (UNESCO)
Bu, dünya tarihi için bir “ilk”tir. Burası, insanlık tarihinin bilinen ilk şehir yerleşmesine, ilk ev mimarisine ve “ana tanrıça” kültürünün doğduğu yere ev sahipliği yapar.
- Ne Yapmalı: UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki bu neolitik kente gidin. O kerpiçten, bitişik nizamlı, kapıları çatıda olan evlerin replikalarının içine girin. 9000 yıl önce insanların burada nasıl bir komün hayatı yaşadığını, duvarlara neden boğa başları astıklarını düşünün.
9. Sille Köyü’nde Bir “Rum Nostaljisi” Yaşayın
Konya’nın merkezine sadece 8 km uzaklıkta, sizi bambaşka bir dünyaya götürecek, terk edilmiş bir Rum köyü. Burası, Kapadokya ve Kayaköy’ün bir karışımı gibidir.
- Ne Yapmalı: Mübadele sonrası boşaltılan bu köyün taş sokaklarında yürüyün. Kayalara oyulmuş kiliseleri ve şapelleri keşfedin. Özellikle, 4. yüzyıldan kalma Aya Eleni Kilisesini ziyaret edin. Sille Deresi’nin kenarındaki çay bahçelerinde oturun ve o hüzünlü ama huzurlu atmosferin tadını çıkarın.
10. Tropikal Kelebek Bahçesi’nde Yüzlerce Kelebeğin Arasında Yürüyün
Bozkırın ortasında, Avrupa’nın en büyük kelebek uçuş alanına sahip bu tropik cennete girin. 1600 metrekarelik bir cam fanusun içinde, 28 derecelik nemli bir iklimde, yüzlerce çeşit tropik bitki ve kelebek sizi bekliyor.
- Ne Yapmalı: O rengarenk, devasa kelebeklerin etrafınızda uçuşmasına, omzunuza veya elinize konmasına izin verin. Bu, Konya’nın modern ve şaşırtıcı yüzüdür.
11. Şems-i Tebrizi’nin Türbesinde “Dost”u Ziyaret Edin
Mevlana’yı “Mevlana” yapan, onun hayatını değiştiren o gizemli dostu, Şems-i Tebrizi’nin makamını ziyaret etmeden Konya gezisi tamamlanmaz.
- Ne Yapmalı: Mevlana Müzesi’ndeki kalabalıktan daha uzakta, daha sakin olan bu türbeye (ve camiye) gidin. Mevlana’nın “Hamdım, piştim, yandım” sözlerindeki “yanma” eyleminin manevi mimarını ziyaret edin.
12. “Bamya Çorbası”nı O Küçük Bakır Taslarda İçin
Konya düğünlerinin ve ziyafetlerinin vazgeçilmez başlangıcı. Bu, bildiğiniz çorbalara benzemez. İp dizilerinden kurutulmuş çiçek bamyasının, et suyu ve limonla pişirildiği, taneli ve ekşi bir çorbadır.
- Ne Yapmalı: Özellikle esnaf lokantalarında, ana yemekten önce o küçük bakır taslarda gelen bu lezzeti tadın.
13. Tarihi Bedesten Çarşısı’nda Kaybolun
Mevlana Müzesi’nin hemen yanındaki bu devasa, 40 sokaklı tarihi çarşı, Konya’nın 800 yıllık ticaret merkezidir.
- Ne Yapmalı: O labirent gibi sokaklara dalın. Baharatçıları, kumaşçıları, sarrafları, tesbihçileri ve keçecileri (Mevlevi sikkesi yapan) görün. Çarşının içindeki o hareketli, otantik havayı koklayın.
14. “Yağ Somunu” (Konya Pizzası) ile Bir Ara Öğün Patlaması Yaşayın
Bu, Konya’ya özgü bir sokak lezzeti harikasıdır. Pide hamurunun arasına bolca küflü peynir (veya tulum peyniri), kaşar ve tereyağı konulup fırına verilmesiyle yapılır.
- Ne Yapmalı: Özellikle “Pideci Hasan Şendağlı” gibi bu işin ustalarına gidin. Fırından çıktığı gibi üzerine tekrar tereyağı sürülen o sıcak, çıtır ve uzadıkça uzayan peynirli lezzeti, ayranla birlikte mideye indirin.
15. Meke Gölü’nün “Nazar Boncuğu” Manzarasını Arayın (Eğer Kurumamışsa)
“Dünyanın Nazar Boncuğu” olarak bilinen bu volkanik maar gölü, bir zamanlar Türkiye’nin en fotojenik yerlerinden biriydi.
- Ne Yapmalı: Karapınar’daki bu göle gidin. (Not: Göl, son yıllarda kuraklık nedeniyle eski görüntüsünden çok uzaktır). Ancak o devasa çöküntüyü ve ortasındaki volkanik koniyi görmek, bozkırın ortasındaki bu jeolojik harikaya tanıklık etmek için yine de görülmeye değer.
16. Aziziye Camii’nin “Barok-Rokoko” Sürprizine Şahit Olun
Bedesten Çarşısı’nın ortasında, sizi Avrupa’da hissettirecek bir mimari ile karşılaşacaksınız. Bu, Osmanlı’nın son dönem eseridir ve klasik cami mimarisinden çok farklıdır.
- Ne Yapmalı: O çift minareli, geniş pencereli, bol süslemeli Barok ve Rokoko tarzındaki bu caminin içine girin. Duvarlardaki o zengin süslemelere ve pencerelerin alışılmadık mimarisine hayran kalın.
17. Kilistra Antik Kenti’nde “Konya’nın Kapadokyası”nda Yürüyün
Konya’nın saklı kalmış peribacası diyarı. Meram’a bağlı bu antik kent, Kapadokya’yı andıran kaya oyma evleri, kiliseleri ve şapelleriyle doludur.
- Ne Yapmalı: O volkanik tüf kayalara oyulmuş yerleşim yerlerinde dolaşın. Sümbül Kilisesi’ni, sarnıçları ve “polis karakolu” olduğuna inanılan gözetleme noktalarını keşfedin. Burası, Sille’den daha bakir ve daha sessiz bir tarih yolculuğudur.
18. “Tirit” Yemeğini Deneyin
Konya mutfağının bir diğer efsanesi. Bayat pidelerin et suyuyla ıslatılması, üzerine yoğurt ve en üste de tereyağında kavrulmuş etlerin konulmasıyla yapılan bir ziyafet.
- Ne Yapmalı: “Tiritçi Mithat” gibi bu işin ustalarına gidin. O yoğurt, et ve pidenin buluştuğu, kaşık kaşık yenen bu doyurucu lezzeti mutlaka deneyin.
19. Konyaspor Stadyumu’nda Bir “Anadolu Kartalı” Atmosferi Yaşayın
Konya, aynı zamanda bir futbol şehridir. Türkiye’nin en modern stadyumlarından birine sahiptir.
- Ne Yapmalı: Eğer geziniz bir maç gününe denk gelirse, o muhteşem stadyumdaki atmosfere tanıklık edin. Yeşil-beyazlı taraftarların yarattığı o coşkulu ve aynı zamanda “Mevlana’nın torunlarına” yakışır centilmenlikteki atmosferi yaşayın.
20. “Mevlana Şekeri” ile Ağzınızı Tatlandırın
Konya’dan ayrılırken alınacak en klasik hediyedir.
- Ne Yapmalı: Çarşıdaki dükkanlardan o bembeyaz, yumuşak “Mevlana Şekeri”nden (veya “peynir şekeri” de denir) tadın ve alın. Bu, Konya’nın size sunduğu tatlı bir hoşgörü hatırasıdır.
Konya’da ne yapılır sorusunun cevabı, bu şehrin size sunduğu o inanılmaz “derinlik”te saklıdır. Konya; 9000 yıl önceki ilk şehirden (Çatalhöyük), Selçuklu’nun görkemine, Mevlana’nın sonsuz hoşgörüsünden, Etli Ekmeğin çıtırtısına kadar uzanan, hem midenizi hem de ruhunuzu doyuran bir başkenttir.





