Ordu Tarihi Yerler Rehberi: Yason Kilisesi ve Kurul Kalesi

Bu yazımız içerisinde Ordu Tarihi Yerler üzerine konuşacağız. Ordu; sadece sahil yolundan geçilip “ne kadar yeşilmiş” denilerek özetlenecek bir şehir değildir. Burası, Yunan mitolojisinin en büyük denizcilik efsanelerinden biri olan “Altın Post”u arayan Argonotların karaya ayak bastığı, sarp kayalıkların üzerine Roma ordularına kan kusturan Pontus krallarının geçilmez kaleler inşa ettiği, kelimenin tam...

Ye Gez
Ye Gez tarafından
5 Nisan 2026 yayınlandı / 04 Nisan 2026 21:49 güncellendi
15 dk 12 sn15 dk 12 sn okuma süresi
1414 kez okundu
Ordu Tarihi Yerler Rehberi: Yason Kilisesi ve Kurul Kalesi
Google News Google News ile Abone Ol 0 Yorum

Bu yazımız içerisinde Ordu Tarihi Yerler üzerine konuşacağız. Ordu; sadece sahil yolundan geçilip “ne kadar yeşilmiş” denilerek özetlenecek bir şehir değildir. Burası, Yunan mitolojisinin en büyük denizcilik efsanelerinden biri olan “Altın Post”u arayan Argonotların karaya ayak bastığı, sarp kayalıkların üzerine Roma ordularına kan kusturan Pontus krallarının geçilmez kaleler inşa ettiği, kelimenin tam anlamıyla bir “saklı hazinedir”. 

İçindekiler+

Bu topraklarda tarih, Karadeniz’in o deli yağmurlarıyla yıkanmış, ahşapla şekil bulmuş ve sarp kayalara kazınmıştır. Kurul Kalesi’nde 2100 yıllık mermer bir Ana Tanrıça’nın gözlerine bakarken, İkizce’de tek bir çivi bile kullanılmadan kütüklerin birbirine nasıl kenetlendiğini gördükçe Karadeniz zekasına secde edersiniz. YeGez olarak hiçbir kelime sınırına takılmadan hazırladığımız bu devasa rehberde; seni sadece Ordu pidesi yemeye değil, Yason Burnu’nun o mitolojik rüzgarını dinlemeye, Bolaman Kalesi’nin o melez ihtişamına şahit olmaya ve yeşilin içindeki o sarsılmaz tarihe dokunmaya davet ediyoruz!

1. Bölüm: Sarp Kayaların Kraliçesi, Argonotların İzi ve Şehir Mühürleri (Merkez & Perşembe)

Sarp Kayaların Kraliçesi, Argonotların İzi ve Şehir Mühürleri (Merkez & Perşembe)

Sarp Kayaların Kraliçesi, Argonotların İzi ve Şehir Mühürleri (Merkez & Perşembe)

Karadeniz fethimize, şehrin en sarp zirvesinde 21 asırdır uykuda olan o efsanevi heykelden ve dalgaların dövdüğü o mitolojik burundan başlıyoruz. 

1. 2100 Yıllık Sır: Kurul Kalesi ve Ana Tanrıça Kibele

Ordu merkeze sadece 13 km uzaklıkta, Melet Irmağı vadisine hakim, sivri ve devasa bir kayalığın tam zirvesine tırmanıyoruz! 

  • Hikayesi ve Önemi: M.Ö. 1. yüzyılda, Roma İmparatorluğu’nun en büyük düşmanlarından biri olan efsanevi Pontus Kralı VI. Mithridates döneminde yapılan devasa bir garnizon ve yerleşim alanıdır. Sarp kayalıkların doğal bir sur gibi koruduğu bu kale, Romalılar tarafından işgal edilip yakılmıştır. 
  • İlginç Detaylar (Büyük Keşif): 2016 yılındaki kazılarda, Türkiye arkeoloji tarihini sarsan bir olay yaşandı! Yıkılan tapınak duvarlarının altında, mermerden yapılmış, 2100 yıllık, tahtında oturan devasa bir “Ana Tanrıça Kibele” heykeli orijinal yerinde, sapasağlam bulundu! Kalenin dehlizlerinden çıkarılan silahlar, ok uçları ve bu efsanevi heykel, Kurul Kalesi’ni Karadeniz’in en heyecan verici arkeolojik alanı yapar. 
  • Konum: Ordu merkez, Bayadı Köyü sınırları içinde. 
  • Ulaşım: Merkeze 13 km mesafede, dik ve virajlı bir yolla ulaşılır (Özel araç veya taksi şart). 
  • Giriş Ücreti: Aktif kazı alanı ve ören yeridir, dış kısımlarını görmek ücretsizdir. 
  • Ziyaretçi İpuçları: Kazı çalışmaları devam ettiği için bazı alanlara giriş yasak olabilir ancak kalenin bulunduğu o sarp zirveden Melet Irmağı’nın ovasına bakmak başlı başına bir efsanedir. Uçurumlara dikkat edin. 

2. Mitolojinin Karadeniz’deki Mührü: Yason Burnu ve Kilisesi 

Merkezden çıkıp Perşembe ilçesinin sahil yoluna, Karadeniz’in o deli dalgalarının karaya bir hançer gibi saplandığı noktaya gidiyoruz. 

  • Argonotlar ve Altın Post Efsanesi: Yunan mitolojisine göre kahraman İason (Jason) ve Argonotlar, Herkül’ün de aralarında bulunduğu bir gemiyle “Altın Post”u bulmak için Karadeniz’e açılmış ve işte tam da bu burunda mola vermişlerdir! Adını bu mitolojik kahramandan alır. 
  • Yason Kilisesi (Panaya Kilisesi): Bu efsanevi yarımadanın tam ucunda, 1869 yılında yörede yaşayan Rumlar tarafından deniz kenarına inşa edilen, kesme taştan muazzam bir kilise yer alır. Arkasında yemyeşil bir doğa, önünde hırçın Karadeniz dalgalarıyla bir film setini andırır. Güneşin doğuşunun ve batışının denizden izlenebildiği Karadeniz’deki nadir noktalardan biridir. 
  • Konum: Perşembe ilçesi, Çaytepe Köyü. 
  • Ulaşım: Ordu merkeze yaklaşık 35 km mesafede, eski sahil yolu (Bolaman virajları mevkii) üzerinden harika bir manzarayla gidilir. 
  • Giriş Ücreti: Çevre düzenlemesi yapılmış açık bir alandır, ücretsizdir. 
  • Ziyaretçi İpuçları: Gün batımına yakın gidin. Kilisenin arkasındaki deniz feneriyle birlikte oluşan o efsanevi silüeti mutlaka fotoğraflayın. Rüzgara karşı montunuzu almayı unutmayın! 

3. Denizden Yükselen Zarafet: Taşbaşı Kilisesi

Ordu merkezin tam kalbinde, şehri ve denizi adeta bir balkon gibi izleyen o zarif ve anıtsal taş mabet. 

  • Hikayesi ve Önemi: 1853 yılında Ordu’da yaşayan Rum-Ortodoks cemaati tarafından inşa edilmiştir. Doğu-Batı ekseninde, kesme taştan yapılan bu kiliseyi özel kılan şey, kubbesiz olması ve çatısının devasa bir tonozla örtülmüş olmasıdır. Mübadele sonrası yıllarca cezaevi olarak kullanılmış, günümüzde ise restore edilerek devasa bir kültür merkezine dönüştürülmüştür. 
  • Konum: Ordu merkez, Taşbaşı Mahallesi. 
  • Ulaşım: Merkezden yürüyerek veya teleferik alt istasyonundan çok kısa bir sürede ulaşılır. 
  • Giriş Ücreti: Kültür merkezi/sergi salonu olarak kullanıldığı için sergi günlerinde ücretsizdir. 
  • Ziyaretçi İpuçları: Kilisenin bulunduğu Taşbaşı mahallesi, eski Ordu Rum ve Türk evlerinin iç içe geçtiği efsanevi dar sokaklara sahiptir. Kiliseyi gezdikten sonra bu sokaklarda mutlaka kaybolun. 

4. Ahşabın ve Taşın Gücü: Paşaoğlu Konağı ve Etnografya Müzesi

Karadeniz sivil mimarisinin zirvesine, 19. yüzyıl Osmanlı yaşamının o en şatafatlı, en ağırbaşlı merkezine giriyoruz. 

  • İthal Mimarinin Zarafeti: 1896 yılında Paşaoğlu Hüseyin Efendi tarafından yaptırılan bu devasa konak, sadece ahşaptan ibaret değildir! Temel taşları Ünye’den, ahşap malzemesi Romanya’dan ithal edilmiş, ustaları ise İstanbul’dan getirilmiştir. 
  • İlginç Detaylar: Üç katlı konağın içindeki o ahşap tavan işlemeleri, cumbaları ve haremlik-selamlık bölümleri, dönemin Karadenizli zenginlerinin nasıl bir estetik anlayışına sahip olduğunu gösterir. Bugün Ordu’nun yüzlerce yıllık etnografik mirası (silahlar, takılar, kıyafetler) bu eşsiz yapının içinde sergilenmektedir. 
  • Konum: Ordu merkez, Selimiye Mahallesi. 
  • Ulaşım: Şehir merkezinden (Süleyman Felek caddesinden) kısa bir yürüyüşle ulaşılır. 
  • Giriş Ücreti: Kültür Bakanlığı’na bağlı müzedir, Müzekart geçerlidir. 
  • Ziyaretçi İpuçları: Konağın ikinci katındaki “Paşa Odası”nın ahşap tavan oymacılığına yakından bakın; o dönemdeki bir Karadeniz ustasının bıraktığı efsanevi imzayı göreceksiniz. 

5. Suyun Kalbindeki Sütunlar: Osman Paşa Şadırvanı

Şehrin tam göbeğinde, trafiğin ve kalabalığın ortasında asırlardır şırıl şırıl akan, Ordu’nun o efsanevi buluşma noktası. 

  • Trabzon’dan Gelen Anıt: 1842 yılında Trabzon Valisi Hazinedarzade Osman Paşa tarafından yaptırılmıştır. Onu sıradan bir çeşmeden ayıran şey, o devasa ve estetik sütunlarıdır. Bu sütunların ta Trabzon’dan gemilerle getirilip Ordu’nun merkezine dikilmesi, Osmanlı’nın su ve hayrat kültürüne verdiği devasa önemin kanıtıdır. 1937’de yıkılmış, ancak 1997’de aslına birebir uygun şekilde yeniden ayağa kaldırılarak şehrin silüetine tekrar kazandırılmıştır. 
  • Konum: Ordu Merkez (Sırrıpaşa ve Süleyman Felek caddelerinin kesişimi). 
  • Giriş Ücreti: Şehir merkezindedir, açık hava anıtıdır, ücretsizdir. 

6. Karadeniz’in Huzur Köşesi: Aziziye (Yalı) Camii

Ordu sahil şeridinde, denizin hemen bir sokak arkasında, sadeliğin ve ahşabın o mükemmel uyumunu sergileyen asırlık bir Osmanlı eseridir. 

  • Ahşap Minarenin Sırrı: 19. yüzyılın sonlarında (Sultan Abdülaziz dönemi) inşa edildiği bilinen bu cami, kare planlıdır. Kesme taştan yapılan ana gövdesi, iç kısmındaki o zarif ahşap mahfili ve tek şerefeli minaresiyle Ordu’nun o nemli iklimine asırlardır direnir. Denizin tuzlu rüzgarının caminin taş duvarlarına çarptığı o avlusunda durmak, insanın içine inanılmaz bir huzur verir. 
  • Konum: Ordu merkez, Aziziye Mahallesi (Sahile çok yakın). 
  • Ulaşım: Ordu sahil şeridinde, Atatürk Bulvarı’nın hemen bir arka sokağındadır; merkezden yürüyerek 5 dakikada ulaşılır. 
  • Giriş Ücreti: İbadete açık tarihi camidir, ücretsizdir. 
  • Ziyaretçi İpuçları: Caminin tavanındaki ahşap süslemelere ve pencerelerindeki o zarif işçiliğe mutlaka dikkat edin. Namaz vakitleri dışında ziyaret ederseniz o mistik sessizliği ve ahşabın kokusunu daha iyi hissedersiniz. Çıkışta hemen karşıdaki yerel çay ocaklarında bir yorgunluk çayı içmek şarttır! 

2. Bölüm: Uçurum Şatoları ve Çivisiz Ahşap Destanı (Ünye, Fatsa, İkizce)

Uçurum Şatoları ve Çivisiz Ahşap Destanı (Ünye, Fatsa, İkizce)

Uçurum Şatoları ve Çivisiz Ahşap Destanı (Ünye, Fatsa, İkizce)

Merkezden batıya, Karadeniz’in o en hırçın ve en sarp kıyılarına uzanıyoruz. Burada tarih; sadece taşa değil, ağaca ve yüksek volkanik tepelerin kalbine kazınmıştır. 

7. Volkanik Tepenin Geçilmez Garnizonu: Ünye Kalesi

Ünye-Akkuş yolu üzerinde, bir devin yeryüzüne fırlattığı devasa bir kaya kütlesi gibi yükselen, aklı durduran bir savunma hattıdır. 

  • Hikayesi ve Önemi: Temelleri M.Ö. 250’li yıllara, Pontus Krallığı’na kadar uzanan kale; asırlarca Roma, Bizans ve Osmanlı tarafından kullanılmıştır. Onu efsanevi kılan, sarp bir volkanik tepenin üzerine adeta bir kartal yuvası gibi tüneyen mimarisidir. 
  • İlginç Detaylar (Dehlizlerin Sırrı): Kalede, kayaya oyulmuş 45 derecelik açıyla aşağı inen devasa dehlizler (tüneller) bulunur! Bu tünellerin ucu nereye çıkıyor hala tam çözülememiştir. Ayrıca kalenin en zirvesinde bulunan, Pontus Kralları’na ait olduğu düşünülen o sarp kaya mezarları, Karadeniz’in o vahşi geçmişinin en somut mührüdür. 
  • Konum: Ünye ilçesi, Ünye-Akkuş yolu üzeri 7. km. 
  • Ulaşım: Özel araçla gidilebilir; ancak kaleye tırmanış oldukça sarp ve dikkat gerektirir. 
  • Giriş Ücreti: Restorasyon ve çevre düzenlemesi aşamasına göre ücretsiz veya cüzi bir ücretli olabilir. 

8. Denizin Kenarındaki Melez Şaheser: Bolaman Kalesi ve Hazinedaroğlu Konağı 

Fatsa’dan Ünye’ye doğru giderken, denizin hemen kıyısında, mimarlık tarihini altüst eden o devasa ve estetik “hibrit” yapıyla göz göze gelirsiniz. 

  • Kale Üstünde Konak: Alt kısmı Pontus ve Bizans döneminden kalma sarp ve kesme taşlı bir kaledir. Ancak asıl şaşkınlık verici olan, bu sarp kalenin tam üzerine 18. yüzyılda Hazinedaroğlu ailesi tarafından inşa edilen o muazzam çandı tekniğiyle yapılmış ahşap konaktır! Dünyada kale burçlarının üzerinde yükselen sivil bir konak örneğine çok nadir rastlanır. 
  • Konum: Fatsa ilçesi, Bolaman mevkii (Sahil kenarı). 
  • Giriş Ücreti: Kültür Bakanlığı’na bağlıdır, Müzekart geçerlidir veya cüzi bir giriş ücreti vardır. 
  • Ziyaretçi İpuçları: Konağın pencerelerinden Karadeniz’in o deli dalgalarına bakmak, kendinizi bir gemi kaptanı gibi hissettirir. Mutlaka içindeki etnografik odaları gezin. 

9. Karabatakların Kayalık Krallığı: Hoynat Adası ve Surları 

Perşembe sahil yolunda, karadan sadece birkaç yüz metre açıkta yükselen, üzerinden martıların ve karabatakların eksik olmadığı gizemli bir ada. 

  • Gemicilerin Sığınağı: Antik çağlarda ve orta çağda gemicilerin depo ve gözetleme kulesi olarak kullandığı bu ada üzerinde, bugün hala eski sur kalıntılarını ve gözetleme kulelerinin izlerini görebilirsiniz. Türkiye’de karabatakların yuva yaptığı nadir yerlerden biri olması, adayı hem tarihi hem de biyolojik bir hazine yapar. 
  • Konum: Perşembe ilçesi, Ramazan Köyü açıkları. 
  • Ziyaretçi İpuçları: Adaya çıkış yasaktır (koruma alanı), ancak yol kenarındaki seyir terasından dürbünle o antik sur kalıntılarını ve kuşların o muazzam dansını izlemek efsanedir. 

10. Çivisiz Ahşap Mucizesi: İkizce Laleli Camii

Ordu’nun İkizce ilçesinde, ormanların arasına gizlenmiş, Karadeniz zekasının ve ahşap işçiliğinin dünyadaki en asil örneklerinden biridir. 

  • Tek Bir Çivi Bile Yok: 15. veya 16. yüzyılda yapıldığı tahmin edilen bu cami, “Çandı” adı verilen teknikle, devasa kütüklerin birbirine geçirilmesiyle inşa edilmiştir. Binada tek bir metal çivi, vida veya yapıştırıcı kullanılmamıştır! 500 yıldır o nemli Karadeniz iklimine rağmen hala sapasağlam ayakta durması, ahşabın taşla olan dansının bir kanıtıdır. 
  • Konum: İkizce ilçe merkezi girişinde. 
  • Giriş Ücreti: İbadete açık tarihi camidir, ücretsizdir. 

3. Bölüm: Yaylaların Hafızası, Antik Mezarlar ve Kemer Köprüler

Yaylaların Hafızası, Antik Mezarlar ve Kemer Köprüler

Yaylaların Hafızası, Antik Mezarlar ve Kemer Köprüler

Kıyının o tuzlu rüzgarından çıkıp, 1500-2000 metre rakımlı yaylalara, mendereslerin kıvrıldığı o efsanevi Türk tarihine uzanıyoruz. 

11. UNESCO Yolundaki Yalnız Bekçi: Gölköy Kalesi

Gölköy ilçesinde, tek bir parça devasa kaya üzerine inşa edilmiş, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan sarp bir savunma kalesi. 

  • Savunmanın Zirvesi: M.Ö. 3. ve 4. yüzyıllarda inşa edilen bu kale, Ordu’nun iç kesimlerini korumak için kullanılmıştır. Sadece tek bir giriş kapısı olan, etrafı tamamen uçurumlarla çevrili bu kaleye bakarken, kuşatmanın ne kadar imkansız olduğunu anlarsınız. (Gölköy ilçe merkezine 4 km mesafededir, ücretsizdir). 

12. Kayalara Kazınan Mitoloji: Fatsa Cıngırt Kayası 

Fatsa ilçesindeki bu antik yerleşim, kayalara oyulmuş 120 basamaklı devasa tünelleri ve sarp yamaçlardaki kaya mezarlarıyla Helenistik dönemin o esrarengiz ruhunu taşır. Kurul Kalesi’nin o efsanevi dehliz sisteminin bir benzeri burada da mevcuttur.

13. Tarihin Menderesleri: Perşembe Yaylası ve Şehitliği (Aybastı)

Denizden 1500 metre yukarıda, doğanın kendi kendine çizdiği o efsanevi kıvrımlı mendereslerin arasında bir hüzün ve kahramanlık hikayesi yatar. 

  • Danişmentliler’in Destanı: 1105 yılında Danişment Gazi’nin ordusu ile Trabzon Komnenosları arasında geçen kanlı meydan savaşına sahne olmuştur. Bugün yaylanın zirvesinde yer alan Kümbet ve Şehitlik, Anadolu’nun vatanlaşma sürecinin en sarp şahididir. (Aybastı ilçesindedir, ulaşım asfalt yolla sağlanır). 

14. Geçitlerin Eski Sahibi: Mesudiye Eski Pazar (Meletios) Kiliseleri

Ordu’nun İç Anadolu’ya komşu ilçesi Mesudiye’de, Rum ve Türk kültürünün iç içe geçtiği o tarihi taş evler ve devasa kesme taşlı kilise kalıntıları, coğrafyanın nasıl bir köprü olduğunu kanıtlar niteliktedir. 

15. Akarsulara Vurulan Taş Mühür: Kestane Köyü Kemer Köprüsü

Ünye ve civarındaki derelerin üzerinde yükselen, kesme taştan inşa edilmiş, tek kemerli bu zarif köprüler; asırlarca yayla yollarını, kervan rotalarını ve insanları birbirine bağlamıştır. Estetiğiyle Karadeniz’in o gürleyen sularına meydan okur. 

 4. YeGez Ordu Ziyaretçi Rehberi: Karadeniz Yağmurları ve Tırmıtın Sırrı 

YeGez Ordu Ziyaretçi Rehberi

YeGez Ordu Ziyaretçi Rehberi

Ordu; bir yanıyla Argonotların denizi, diğer yanıyla yaylaların sarp rüzgarıdır. Bu sancağı fethederken stratejiniz şu olmalı: 

İklim Stratejisi: Ne Zaman Gidilir? 

  • Aniden Gelen Sağanak: Ordu’da “hava güneşli” diye bir şey yoktur, sadece “henüz yağmur başlamadı” vardır. Yazın ortasında bile yaylalara çıkarken yanınızda mutlaka kalın bir hırka ve yağmurluk bulundurun. 
  • YeGez Altın Zamanı: Fındık bahçelerinin yeşerdiği, yayla çiçeklerinin açtığı Mayıs ve Haziran ile o efsanevi sislerin dağıldığı Eylül sonu gezinin en verimli vaktidir. 

Gastronomi: Doğanın ve Denizin Bereketi 

  • Milli Gurur: Ordu Pidesi: Kıymalı, peynirli ama illa ki o efsanevi Karadeniz tereyağıyla parlayan, hamuru incecik ve gevrek bir şaheserdir. Sahildeki pide salonlarında “açık kıymalı” söylemek bir YeGez tavsiyesidir. 
  • Sıra Dışı Bir Lezzet: Ordu Tostu: Sıradan tostları unutun! Özel ekmeğinin içine sürülen o meşhur ezme ve sucukla, preslenerek yapılan bu tost, şehrin en hızlı ve en lezzetli ikonudur. 
  • Ormanların Hediyesi: Tırmıt (Mantar) Kavurması: Özellikle yayla dönüşü, fındık altlarında yetişen bu efsanevi mantarın soğanla kavrulmuş hali damağınızda unutulmaz bir tat bırakır. 
  • Sakarca ve Galdirik: Karadeniz doğasının sunduğu bu yabani bitkilerin kavurmaları veya kayganaları, Ordu mutfağının o şifalı ve otantik yüzüdür. 

 5. Kapanış: Altın Post’un ve Sarp Kalelerin Şehrine Veda

Ordu; sadece denizin kenarında kurulu bir Karadeniz şehri değil; sarp kayalıkların zirvesinde tahtında oturan mermer bir tanrıçanın, denizin ortasında gemicilere fener olan gizemli adaların ve tek bir çivi çakılmadan ormanların kalbine kondurulan ahşap mabetlerin o devasa ve mağrur yurdudur. 

Yason Burnu’nda rüzgarın Argonot fısıltısını dinlerken mitolojinin kalbine iner, Kurul Kalesi’nin dehlizlerine bakarken Pontus krallarının gücüyle ürperirsiniz. Bolaman’ın o melez konağında denizi seyrederken Karadeniz estetiğine hayran kalır, tereyağlı bir Ordu pidesi yediğinizde ise bu hırçın ve bereketli coğrafyanın neden vazgeçilmez olduğunu anlarsınız. 

YeGez olarak hazırladığımız bu devasa 15 duraklık Ordu rehberinin; o volkanik şatolarda, menderesli yaylalarda ve ahşap konaklarda senin o usta kalemine kusursuz bir fener olmasını diliyoruz. Karadeniz’in o deli rüzgarı hep sırtında, yolların ve satırların hep açık olsun! 

Yorum Ekle

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Sidney Gezilecek Yerler – En Popüler 20 Yer!
05 Mart 2023

Sidney Gezilecek Yerler – En Popüler 20 Yer!

Ordu Tarihi Yerler Rehberi: Yason Kilisesi ve Kurul Kalesi

Bu Yazıyı Paylaş

Bize Ulaşın