
- 1. 1. Kurtuluşun ve Cumhuriyetin İlk Adımları
- 1.1. Bir Ulusu Taşıyan Yorgun Gemi: Bandırma Vapuru ve Milli Mücadele Müzesi
- 1.2. Şahlanan At ve Şifreli Denge: Onur Anıtı (Atatürk Heykeli)
- 1.3. Uykusuz Gecelerin Şahidi: Gazi Müzesi (Mantıka Palas)
- 2. 2. Amazonlar, Krallar ve İlk İnsanlar
- 2.1. Helenistik İhtişam ve Teleferik Ritüeli: Amisos Tepesi ve Tümülüsleri
- 2.2. Karadeniz’in İlk İnsanları: Tekkeköy Mağaraları Arkeoloji Vadisi
- 3. 3. Ahşabın, Ticaretin ve Taşın Sırrı (Kalan 6 Tarihi Miras)
- 3.1. 800 Yıllık Ahşap Mucizesi: Göğceli (Çivisiz) Camii
- 3.2. Karadeniz’in En Büyük Hafızası: Yeni Samsun Müzesi
- 3.3. Sarp Kayalıklardaki Krallık Hapishaneleri: Asarkale ve Kaya Mezarları
- 3.4. Anadolu’nun İlk Beyin Ameliyatları: İkiztepe Höyüğü
- 3.5. İpek Yolu’nun Asırlık Durağı: Çakallı Han
- 3.6. Şehrin Çok Kültürlü Hafızası: Mater Dolorosa Katolik Kilisesi
- 4. 4. YeGez Samsun Ziyaretçi Rehberi: Pidenin, Simidin ve Doğanın Başkenti
- 4.1. Gastronomi: Samsun’un Hamur İşinde Zirve Yaptığı Anlar
- 4.2. YeGez Hayat Kurtaran Ulaşım ve Rota İpuçları
- 5. 5. Kapanış: İlk Adımın ve Bağımsızlığın Şehrine Veda
Bu yazımız içerisinde Samsun Tarihi Yerler üzerine konuşacağız. Bazı şehirlerin tarihi, bir ülkenin tarihiyle eş anlamlıdır. Samsun, puslu bir Karadeniz sabahında, 19 Mayıs 1919’da pusulası bozuk, yorgun bir vapurun Tütün İskelesi’ne yanaşmasıyla sadece kendi kaderini değil, koca bir imparatorluğun küllerinden doğuş hikayesini yazmaya başlamış o kutsal şehirdir.
Ancak “Gazi Şehir” unvanını fazlasıyla hak eden Samsun’u sadece yakın tarihle sınırlandırmak, bu devasa coğrafyaya yapılacak en büyük haksızlıktır. Antik çağdaki adıyla “Amisos”, Thermodon (Terme) çayı kenarında at koşturan, yay çeken efsanevi kadın savaşçıların, yani Amazonların yurdudur. İpek Yolu’nun denizle buluştuğu limandır. Dağlarında çivisiz ahşap camilerin asırlara meydan okuduğu, Kızılırmak’ın sarp kayalıklarında kralların yattığı devasa bir açık hava müzesidir. Karadeniz’in hırçın dalgalarının dövdüğü bu topraklarda gezerken, attığınız her adımda bağımsızlığın o ağırbaşlı rüzgarını hissedeceksiniz.
1. Kurtuluşun ve Cumhuriyetin İlk Adımları

Kurtuluşun ve Cumhuriyetin İlk Adımları
Samsun turuna, bir milletin uykusundan uyandığı, o ilk adımların atıldığı rotadan başlamak, YeGez okurları için bir saygı duruşudur.
Bir Ulusu Taşıyan Yorgun Gemi: Bandırma Vapuru ve Milli Mücadele Müzesi
16 Mayıs 1919’da İstanbul’dan yola çıkan ve üç günlük zorlu bir Karadeniz yolculuğunun ardından Mustafa Kemal Paşa ve 18 silah arkadaşını Samsun’a ulaştıran o efsanevi gemi… Orijinal Bandırma Vapuru maalesef 1925 yılında hurdaya ayrılıp parçalanmış olsa da, 2001 yılında geminin orijinal çizimlerine (planlarına) tamamen sadık kalınarak birebir kopyası inşa edilmiş ve Doğupark sahilinde devasa bir açık hava müzesine dönüştürülmüştür.
Gemiye adım attığınızda ahşap güvertede yürürken Karadeniz rüzgarını yüzünüzde hisseder, kamaralara indiğinizde Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının balmumu heykelleriyle o hararetli toplantı anlarına şahit olursunuz. Kamaradaki o eski gemi pusulası ve daktilo, bir ulusun yokluk içindeki inancını gözler önüne serer. Geminin etrafındaki 35.000 metrekarelik açık hava müzesinde ise Kurtuluş Savaşı’nı anlatan devasa seramik rölyefler ve şehitler anıtı yer alır.
Konum: Canik ilçesi, Doğupark Sahili.
Ulaşım: Şehir merkezinden (İlkadım) kalkan tramvaya binip “Doğupark” veya “Belediyeevleri” durağında inerek kısa bir yürüyüşle kolayca ulaşabilirsiniz. Sahil yolu üzerinden özel araçla ulaşım ve otopark çok rahattır.
Giriş Ücreti: Samsun Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı olduğu için Müzekart geçmez, girişte çok cüzi bir nakit bilet ücreti ödenir.
Şahlanan At ve Şifreli Denge: Onur Anıtı (Atatürk Heykeli)
Samsun denildiğinde akla gelen ilk görsel, şaha kalkmış devasa bir atın üzerindeki Mustafa Kemal Atatürk heykelidir. Atatürk Parkı’nın tam ortasında yer alan ve 1932 yılında Avusturyalı efsanevi heykeltıraş Heinrich Krippel tarafından yapılan bu tunç anıt, dünya heykel sanatının en önemli denge şaheserlerinden biridir.
Heykelin büyüleyiciliği sadece estetiğinde değil, mühendisliğindedir. Şaha kalkmış devasa tunç at, sadece arka iki ayağı (ve kuyruğunun ucu) üzerinde durarak inanılmaz bir ağırlık merkezini dengeler. Krippel, Atatürk’ün yüzündeki o kararlı, batıya (düşmana) değil de Anadolu’nun içlerine doğru bakan o keskin bakışı kusursuz bir şekilde taşa ve tuncun ruhuna işlemiştir. Heykelin kaidesindeki kabartmalarda ise halkın Milli Mücadele’ye katılışı betimlenir.
Konum: İlkadım ilçesi, Atatürk Parkı (Cumhuriyet Meydanı’nın hemen altı, sahil şeridine yakın).
Ulaşım: Şehrin tam kalbinde olduğu için Çiftlik Caddesi’nden, Cumhuriyet Meydanı’ndan veya sahil yolundan yürüyerek 2-3 dakikada ulaşılır. Tramvayla “Cumhuriyet Meydanı” durağında inmek yeterlidir.
Giriş Ücreti: Şehrin en işlek parkının ortasında, halka açık devasa bir anıt olduğu için ziyaret ücretsizdir.
Uykusuz Gecelerin Şahidi: Gazi Müzesi (Mantıka Palas)
Mustafa Kemal Paşa, Samsun’a ayak bastığında nerede kaldı? İşte bu sorunun cevabı, o dönem Samsun’un en lüks otellerinden biri olan, Jean Ionnis Mantika tarafından inşa ettirilen Mantıka Palas‘tır. Paşa, 19-25 Mayıs 1919 tarihleri arasında kurmaylarıyla birlikte bu binada kalmış, Kurtuluş Savaşı’nın o ilk, uykusuz ve gergin planlarını bu odalarda yapmıştır.
Atatürk, 1924 yılında eşi Latife Hanım ile Samsun’a tekrar geldiğinde Samsun halkı bu binanın anahtarını kendisine hediye etmiştir. Günümüzde müze olan bu binanın gıcırdayan ahşap merdivenlerinden çıkarken o dönemin ruhunu hissedersiniz. Atatürk’ün yatak odası, çalışma masası, dönemin telgraf makinesi ve silah arkadaşlarıyla toplantı yaptığı o tarihi salon, aslına uygun olarak korunmuştur.
Konum: İlkadım ilçesi, Kale Mahallesi, Mecidiye Caddesi (Şehrin en hareketli trafiğe kapalı yaya caddesi).
Ulaşım: Yaya bölgesi olduğu için Cumhuriyet Meydanı’ndan veya Onur Anıtı’ndan yürüyerek 5 dakikada ulaşabilirsiniz.
Giriş Ücreti: Kültür Bakanlığı’na bağlı resmi bir müzedir, ancak Atatürk’ün hatırasına hürmeten giriş tamamen ücretsizdir.
2. Amazonlar, Krallar ve İlk İnsanlar

Amazonlar, Krallar ve İlk İnsanlar
Yakın tarihin o ağırbaşlı sayfalarından çıkıp, zamanı binlerce yıl geriye, Karadeniz’in hırçın doğasına hükmeden antik çağ insanlarına doğru sarıyoruz.
Helenistik İhtişam ve Teleferik Ritüeli: Amisos Tepesi ve Tümülüsleri
Eğer Samsun’u kuşbakışı, en görkemli açıdan izlemek ve aynı zamanda antik bir krallığın mezarlarında dolaşmak isterseniz rotanız Amisos Tepesi olmalıdır. Antik çağda Karadeniz’in en zengin ticaret limanlarından biri olan Amisos kenti, Pontus krallarının da en sevdiği yerleşim yerlerinden biriydi.
Tepeye ulaştığınızda, 1995 yılında yol yapım çalışması sırasında tesadüfen bulunan devasa iki “Tümülüs” (Yığma tepe mezar) sizi karşılar. M.Ö. 3. yüzyıla, Helenistik döneme ait bu mezarların içine dar tünellerden geçerek girebilirsiniz. Mezar odalarının içindeki mimari ve buradan çıkarılan paha biçilemez altın taçlar, küpeler (Amisos Hazineleri – şu an Samsun Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor) dönemin zenginliğini kanıtlar. Dağın hemen yamaçlarındaki Amazon Köyü replikaları ise, Karadeniz’in efsanevi kadın savaşçılarını temsil eder.
Teleferik Deneyimi: Amisos Tepesi’ne özel araçla çıkılabildiği gibi, YeGez okurlarına asıl tavsiyemiz Batıpark sahilinden kalkan teleferiğe binmenizdir. Karadeniz’in o deli dalgalarının üzerinden süzülerek antik mezarlara doğru çıkmak harika bir deneyimdir.
Konum: İlkadım ve Atakum ilçelerinin kesişim noktası, Baruthane mevkii.
Ulaşım: Şehir merkezinden veya Atakum’dan tramvaya binip “Baruthane” veya “Amisos Tepesi” durağında inerek doğrudan teleferik istasyonuna ulaşabilirsiniz.
Giriş Ücreti: Tümülüslerin (mezarların) içini gezmek ve seyir teraslarında yürümek ücretsizdir. Sadece teleferiği kullanmak isterseniz cüzi bir gidiş-dönüş ücreti ödersiniz.
Karadeniz’in İlk İnsanları: Tekkeköy Mağaraları Arkeoloji Vadisi
Tarihi milattan önce 60.000’lere, Paleolitik Çap’a (Yontma Taş Devri) kadar götürüyoruz! Karadeniz Bölgesi’nde insanlığın yaşadığı bilinen en eski yerleşim yeri olan Tekkeköy Mağaraları, devasa kayalık bir vadinin içine doğa tarafından oyulmuş, ardından ilk insanlar tarafından genişletilmiş devasa sığınaklardır.
Vadiye girdiğinizde kat kat yükselen mağara oyuklarını görürsünüz. Bu mağaralarda yaşayan ilk insanlar, henüz çanak çömlek yapmayı bilmedikleri için avlandıkları hayvanların kemiklerinden ve sivri taşlardan silahlar yapmışlardır. Vadinin hemen girişinde yer alan tarihi ahşap Rum evlerinden biri günümüzde Türkiye’nin ilk İmitasyon (Canlandırma) Müzesi yapılmıştır. Bu müzede mağara insanlarının nasıl ateş yaktığı, nasıl avlandığı heykellerle anlatılır.
Konum: Tekkeköy ilçesi merkezi. (Samsun merkeze yaklaşık 15 km doğuda, Ordu yolu üzerindedir).
Ulaşım: Samsun şehir merkezinden Tekkeköy minibüsleriyle veya uzatılan Tramvay hattıyla “Tekkeköy” son durakta inip kısa bir yürüyüşle mağaralar vadisine ulaşabilirsiniz.
Giriş Ücreti: Mağaraların etrafındaki vadide yürümek ve müzeyi ziyaret etmek Tekkeköy Belediyesi’ne ait olup tamamen ücretsizdir.
3. Ahşabın, Ticaretin ve Taşın Sırrı (Kalan 6 Tarihi Miras)

Ahşabın, Ticaretin ve Taşın Sırrı (Kalan 6 Tarihi Miras)
Samsun şehir merkezinden çıkıp doğuya (Çarşamba) ve batıya (Bafra) doğru açıldığınızda, Karadeniz ormanlarının ve hırçın Kızılırmak’ın şekillendirdiği bambaşka bir tarihle karşılaşırsınız.
800 Yıllık Ahşap Mucizesi: Göğceli (Çivisiz) Camii
Samsun’un Çarşamba ilçesinde bulunan ve 1206 yılında (Anadolu Selçuklu dönemi) inşa edildiği düşünülen Göğceli Camii, dünya mimarlık tarihinin en saygıdeğer ahşap eserlerinden biridir. Bu camiyi efsanevi kılan detay, devasa ahşap kütüklerin (kestane, dişbudak ve karaağaç) birbirine geçirilmesiyle,tek bir çivi bile kullanılmadan (kurtboğazı geçme tekniğiyle) inşa edilmiş olmasıdır.
8 asırdır Karadeniz’in nemine, şiddetli depremlere ve fırtınalara direnerek ayakta kalan bu yapının sırrı, ahşabın esneme payında ve binanın altına yerleştirilen, sarsıntıları emen devasa kütük ray sisteminde gizlidir. İçeri girdiğinizde o 800 yıllık ahşap kokusunu içinize çekmek ve kök boyalarıyla yapılmış klasik Selçuklu motiflerini izlemek, insana inanılmaz bir dinginlik verir.
Konum: Çarşamba ilçesi, Göğceli Mezarlığı içi (Samsun merkeze 35 km doğudadır).
Ulaşım: Samsun otogarından veya doğu garajından kalkan Çarşamba minibüsleriyle ilçeye varıp, tarihi Hasbahçe güzergahından kısa bir taksi yolculuğuyla veya yürüyerek ulaşabilirsiniz.
Giriş Ücreti: İbadete açık, asırlık bir cami olduğu için ziyaret tamamen ücretsizdir.
Karadeniz’in En Büyük Hafızası: Yeni Samsun Müzesi
Amisos Tepesi’nden çıkarılan o paha biçilemez “Amisos Hazineleri” nerede derseniz, cevabı Türkiye’nin en modern ve en büyük müze komplekslerinden biri olan yeni Samsun Müzesi‘dir. Yakın zamanda yeni ve devasa binasına taşınan bu müze, Karadeniz’in arkeolojik hafızasıdır.
İçeride, Pontus krallarının taktığı som altın taçlar, aslan başlı altın bilezikler, Eros küpeleri ve antik çağ tıp aletleri sergilenir. Müzeyi YeGez okurları için özel kılan şey, sadece eserler değil, Karadeniz’in denizcilik tarihini, Amazon kadın savaşçılarını ve antik Amisos kentinin günlük yaşamını üç boyutlu canlandırmalarla sunan o kusursuz modern müzecilik anlayışıdır.
Konum: İlkadım ilçesi, Atatürk Bulvarı (Sahil yolu) üzeri.
Ulaşım: Şehrin tam kalbinde, sahil yolu üzerinde olduğu için yürüyerek veya tramvayla çok rahat ulaşılır.
Giriş Ücreti: Kültür Bakanlığı’na bağlı resmi bir müze olduğu için biletli giriştir ve Müzekart geçerlidir.
Sarp Kayalıklardaki Krallık Hapishaneleri: Asarkale ve Kaya Mezarları
Yönümüzü batıya, Bafra ilçesine ve Türkiye’nin en büyük nehirlerinden Kızılırmak’ın sarp vadisine çeviriyoruz. Nehrin kıyısında dimdik yükselen kayalıkların üzerine Helenistik dönemde (Pontus Krallığı) inşa edilen Asarkale, savunma ve hapishane amacıyla kullanılmış, ürpertici bir kaledir.
Kalenin hemen altındaki sarp kayalıklara oyulmuş olan ve sütunlu cepheleriyle dikkat çeken Kaya Mezarları (Paflagonya tipi mezarlar), kralların ve komutanların ebedi istirahatgahlarıdır. Kızılırmak’ın o kızıl sularına yüksekten bakan bu vadide yürürken, antik kralların bu hırçın doğaya nasıl hükmettiğine hayret edersiniz.
Konum: Bafra ilçesi, Kolay beldesi yolu üzeri, Derbent Barajı mevkii (Samsun merkeze yaklaşık 60 km batıdadır).
Ulaşım: Toplu taşımayla ulaşım çok zordur. Özel aracınızla Bafra merkezden Kolay beldesi/Derbent Barajı yönüne doğru nehir kıyısını takip ederek muazzam manzaralı bir yoldan ulaşabilirsiniz.
Giriş Ücreti: Doğal bir sit alanı ve açık hava arkeoloji bölgesi olduğu için vadide gezmek ve mezarları dışarıdan görmek ücretsizdir.
Anadolu’nun İlk Beyin Ameliyatları: İkiztepe Höyüğü
Bafra ovasında yer alan ve İlk Tunç Çağı ile Erken Hitit dönemine (M.Ö. 3000’ler) tarihlenen İkiztepe Höyüğü, Anadolu arkeolojisi için dünya çapında bir öneme sahiptir. Burası Karadeniz’in bilinen en büyük antik mezarlıklarından (nekropol) biridir.
Burayı YeGez okurları için bir efsaneye dönüştüren şey ise; buradan çıkarılan yüzlerce iskelet üzerinde yapılan incelemelerde, antik çağ insanlarının “Trepanasyon” (Kafatası delgisi / Beyin ameliyatı) yaptıklarının ve hastaların bu ameliyatlardan sonra yıllarca hayatta kaldıklarının tespit edilmesidir! 5000 yıl önce, taş aletlerle insanların kafatasını açıp tedavi uyguladıkları bir medeniyetin topraklarındasınız. (Çıkarılan buluntular Samsun ve Bafra müzelerindedir).
Konum: Bafra ilçesi, İkiztepe Köyü sınırlarında.
Ulaşım: Özel araçla Bafra merkezden kuzeybatıya doğru yaklaşık 7-8 km’lik rahat bir köyyolu ile ulaşılır.
Giriş Ücreti: Açık hava kazı alanı olduğu için ücretsizdir. (Kazıların aktif olmadığı dönemlerde sadece dışarıdan höyük yapısı görülebilir).
İpek Yolu’nun Asırlık Durağı: Çakallı Han
Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’dan Havza’ya geçerken kullandığı o meşhur tarihi güzergah üzerinde, Selçuklu döneminden (13. yüzyıl) kalma devasa bir kervansaray gizlidir:Çakallı Han.
İpek Yolu tüccarlarının Karadeniz limanına ulaşmadan önceki son büyük konaklama noktası olan bu taş yapı, yakın zamanda aslına uygun restore edilmiştir. Geniş avlusu ve kalın taş duvarlarıyla o dönemin güvenli ticaret mantığını kusursuzca yansıtır. (Ancak burası günümüzde asıl şöhretini tarihi dokusundan ziyade, hemen etrafında kümelenmiş olan o meşhur “Çakallı Menemencileri”nden almaktadır).
Konum: Kavak ilçesi, Çakallı mevkii (Samsun-Ankara karayolu üzerinde, merkeze yaklaşık 35 km uzaklıkta).
Ulaşım: Ankara yönüne giden tüm otobüsler ve Kavak minibüsleri önünden geçer. Özel araçla gitmek ve otopark bulmak son derece rahattır.
Giriş Ücreti: Restore edilmiş hanı ziyaret etmek ücretsizdir.
Şehrin Çok Kültürlü Hafızası: Mater Dolorosa Katolik Kilisesi
Samsun, yüzyıllar boyunca Karadeniz ticaretinin kalbi olduğu için İtalyan (Ceneviz/Venedik) ve Fransız tüccarların da yoğun yaşadığı bir limandı. Şehrin merkezinde, 1885 yılında İtalyanlar tarafından inşa edilen Mater Dolorosa (Acılı Meryem) Katolik Kilisesi, bu çok kültürlü hafızanın ayakta kalan en zarif ve tek örneğidir.
Avrupa’daki klasik Gotik ve Romanesk kilise mimarilerinin Karadeniz’e uyarlanmış küçük ve asil bir versiyonu olan bu bina, freskleri ve vitraylarıyla (renkli cam süslemeleriyle) şehrin betonarme yapısı içinde gizli bir sanat vahası gibidir.
Konum: İlkadım ilçesi, Ulugazi Mahallesi (Şehrin tam merkezinde, İstiklal Caddesi’nin bir arka sokağında).
Ulaşım: Cumhuriyet Meydanı’ndan veya Çiftlik Caddesi’nden yürüyerek 5 dakikada çok rahat ulaşılır.
Giriş Ücreti: Aktif bir ibadethane olduğu için ziyaret saatlerinde gezmek tamamen ücretsizdir.
4. YeGez Samsun Ziyaretçi Rehberi: Pidenin, Simidin ve Doğanın Başkenti

YeGez Samsun Ziyaretçi Rehberi: Pidenin, Simidin ve Doğanın Başkenti
Samsun, Karadeniz’in en büyük metropolüdür. Bu devasa şehri layıkıyla gezmek ve Karadeniz mutfağının en hamur işi yoğun halinden sağ çıkmak için bir YeGez seyyahının bilmesi gerekenler şunlardır:
Gastronomi: Samsun’un Hamur İşinde Zirve Yaptığı Anlar
Pide Savaşları (Bafra vs. Çarşamba): Samsun’da pide yemek sıradan bir öğün değil, taraf seçmektir.Bafra pidesi; incecik hamurlu, üstü tamamen kapalı, içi kavrulmuş kıyma ve soğanlı, piştikten sonra üzerine tereyağı sürülen gevrek bir şaheserdir.Çarşamba ve Terme pideleri ise daha kalın hamurlu, üstü açık ve yumuşak olur. Bafra’da Turan Usta, merkezde Çalıkuşu gibi mekanlarda bu ritüeli mutlaka yaşayın.
Kavrulmuş Susamın Sırrı: Samsun Simidi: Diğer simitleri unutun. Samsun simidi, bol pekmeze batırıldıktan sonra odun ateşinde kavrulmuş, rengi koyu, dışı inanılmaz çıtır ve içi yumuşacık bir sokak lezzetidir. Sabah erken saatlerde fırından yeni çıkmış haliyle, yanında çayla tüketmek zorunludur.
Tereyağlı Şölen: Çakallı Menemeni: Kavak ilçesindeki Çakallı Han çevresinde doğan bu menemenin sırrı; domateslerin kabuklarının tamamen soyulup ezilmesi, içine sadece yumurtanın sarısının katılması, bol tereyağı ve kaşar peyniriyle tavada adeta bir püre kıvamında pişirilmesidir. Ekmek banarak yenir ve başlı başına bir ana yemektir.
Tatlı Kapanış: Nokul ve Bafra Dondurması: İçi bol fındık, ceviz ve üzümle dolu yöresel bir hamur tatlısı olan Bafra Nokulu’nu ve manda sütünden yapılan sakız kıvamındaki asırlık Bafra Dondurması’nı tatmadan dönmeyin.
YeGez Hayat Kurtaran Ulaşım ve Rota İpuçları
Devasa Coğrafya Stratejisi: Samsun’da tarihi yerler birbirinden çok uzaktır (Bafra batıda, Çarşamba doğuda, Kavak güneydedir). Merkezdeki (İlkadım) müzeleri ve Bandırma Vapuru’nu yürüyerek veya muazzam çalışan Tramvay (Hafif Raylı Sistem) ağıyla kolayca gezebilirsiniz. Ancak kaya mezarları, çivisiz cami ve kervansaray gibi yerler için mutlaka araç kiralamalı veya özel aracınızla seyahat etmelisiniz.
İklim: Yaz aylarında Karadeniz’in o boğucu nemi Samsun’u da vurur. Şehri gezmek için en ideal aylar Mayıs, Haziran, Eylül ve Ekim aylarıdır.
5. Kapanış: İlk Adımın ve Bağımsızlığın Şehrine Veda
Samsun; Karadeniz’in o deli dalgalarının dövdüğü, sıradan bir sahil şehri olmanın çok ötesinde, binlerce yıllık efsanelerin ve koca bir ulusun kuruluş felsefesinin harmanlandığı ağırbaşlı bir başkenttir.
Amazon kadınlarının cesaretini Amisos tepelerinde hisseder, 800 yıllık çivisiz caminin ahşaplarında Anadolu insanının mimari zekasına hayret edersiniz. Bafra’nın sarp kayalıklarındaki kral mezarlarına bakarken zamanın ne kadar hızlı aktığını anlar, ama en önemlisi Bandırma Vapuru’nun güvertesinde durup ufka baktığınızda; yokluk, yoksulluk ve çaresizlik içindeki bir milletin küllerinden nasıl doğduğuna şahitlik edersiniz. Samsun, “umudun” taşa, denize ve toprağa kazınmış halidir.
YeGez olarak hiçbir tarihi noktayı atlamadan, 11 farklı efsanevi eseri konum, ulaşım ve bilet detaylarıyla işlediğimiz bu devasa rehberin, bağımsızlığın ilk adımının atıldığı bu onurlu topraklarda size kusursuz bir yol arkadaşı olmasını diliyoruz. Bandırma’nın pusulası ve Karadeniz’in rüzgarı hep sizinle, yollarınız hep açık olsun!





