Diyarbakır Müzeler Rehberi ile Dicle Nehri’nin serin sularının, siyah bazalt taşlardan örülmüş o efsanevi devasa surlarla kucaklaştığı, Mezopotamya’nın kalbine doğru muazzam bir yolculuğa çıkıyoruz. Medeniyetlerin doğduğu bu bereketli hilalin en görkemli şehri; sadece Çin Seddi’nden sonra dünyanın en uzun surlarına sahip olmakla kalmaz, aynı zamanda peygamber makamlarına, Anadolu’nun ilk ulu camisine ve yeraltındaki efsanevi Roma tapınaklarına da ev sahipliği yapar.
YeGez ekibi olarak 30 maddelik devasa bir liste halinde özenle hazırladığımız bu rehberde; İçkale’nin o çok katmanlı arkeolojik dehlizlerinden, daracık “Küçe” sokaklarındaki şair konaklarına ve Hevsel Bahçeleri’nin o yemyeşil UNESCO mirasına kadar Diyarbakır müze gezilecek yerler listesi içindeki tüm o büyüleyici sırları bulacaksınız. Hazırsanız, tarihin, edebiyatın ve kara taşın bu destansı rotasını keşfetmeye başlıyoruz!
Diyarbakır’da Gezilecek En İyi Müzeler ve Tarihi Alanlar
Rehber bölümüTarihin tam 33 farklı medeniyetin iziyle bir mozaik gibi işlendiği Diyarbakır gezilecek müzeler, “Sur İçi” bölgesinde devasa bir açık hava müzesi oluştururken, şehrin dışındaki antik garnizonlarla efsanevi bir çeşitlilik sunar. İşte Mezopotamya’nın o köklü belleğini yansıtan 30 eşsiz durak:
Diyarbakır Arkeoloji Müzesi (İçkale Kompleksi)
Sadece bir müze değil, şehrin 12.000 yıllık tarihini barındıran devasa bir kampüstür! Amida Höyük’ün eteklerindeki tarihi İçkale bölgesinde, restore edilmiş eski cezaevi ve adliye binalarında hizmet veren bu kompleks; Körtik Tepe buluntularından Roma lahitlerine, Artuklu dönemi eserlerinden St. George Kilisesi’ne kadar uzanan koleksiyonuyla Ortadoğu’nun en büyük ve en modern arkeoloji merkezlerinden biridir.
Diyarbakır Surları ve Keçi Burcu (UNESCO Dünya Mirası)
Çin Seddi’nden sonra dünyanın en uzun ve en geniş savunma duvarı olarak bilinen, yaklaşık 5.5 kilometre uzunluğundaki efsanevi kara taştan mühürdür! 82 adet devasa burcu bulunan surların en görkemlisi ve en büyüğü olan “Keçi Burcu”, aynı zamanda devasa bir kapalı sanat/sergi galerisi ve muazzam bir Dicle/Hevsel seyir terası olarak hizmet veren yaşayan bir askeri mimari anıtıdır.
Diyarbakır Ulu Cami (Anadolu’nun En Eski Camisi)
İslam aleminin 5. Harem-i Şerif’i (kutsal mekanı) kabul edilen, Diyarbakır’ın fethiyle (M.S. 639) eski bir pagan tapınağı/kilise üzerine kurulan efsanevi bir şaheserdir. Şam Emeviye Camii’nin mimarisinden esinlenilen devasa avlusu, farklı dönemlerde eklenen Selçuklu, Artuklu ve Akkoyunlu kitabeleriyle bu yapı, İslam mimarisinin Anadolu’daki ilk ve en ihtişamlı açık hava taş oymacılığı müzesidir.
Hasan Paşa Hanı
Ulu Cami’nin doğu girişinin hemen karşısında, 1573 yılında Vezirzade Hasan Paşa tarafından yaptırılan, Diyarbakır’ın o efsanevi ticari belleğini günümüze taşıyan iki katlı muazzam bir kervansaraydır. Siyah ve beyaz kesme taşların dama tahtası gibi dizildiği geniş avlusu, kahvecileri ve gümüşçüleriyle; tarihin modern yaşantıyla birleştiği bütünüyle “Yaşayan Bir Ticaret ve Gurme Müzesi”dir.
Dört Ayaklı Minare (Şeyh Mutahhar Camii)
1500 yılında Akkoyunlu Sultanı Kasım Bey tarafından yaptırılan, mimari yapısıyla dünyada tek olan efsanevi bir anıttır! İslam’ın dört ana mezhebini temsil ettiği düşünülen 4 devasa yekpare taş sütun üzerinde havada duran bu eşsiz minare, altından insanların yürüdüğü ve daracık taş sokakların ruhunu yansıtan muazzam bir sivil/dini taş mühendisliği şaheseridir.
Cemil Paşa Konağı (Diyarbakır Kent Müzesi)
1887 yılında Osmanlı beylerinden Cemil Paşa tarafından yaptırılan, Sur içinin en devasa ve en görkemli sivil mimari anıtıdır! Haremlik ve selamlık olmak üzere iki devasa avlu etrafında şekillenen bu siyah bazalt konak, günümüzde harika bir restorasyonla “Diyarbakır Kent Müzesi”ne dönüştürülmüştür. Şehrin mutfağını, düğün geleneklerini, dokumacılığını ve sosyolojik belleğini anlatan kusursuz bir etnografya sergisidir.
Zerzevan Kalesi ve Mithras Tapınağı (Yeraltı Müzesi)
Diyarbakır merkeze 45 km mesafede, Çınar ilçesi sınırlarında yer alan ve son yıllarda dünya arkeolojisini sarsan efsanevi bir Roma sınır garnizonudur! Sadece devasa surları ve sarnıçlarıyla değil, yeraltına oyulmuş olan dünyadaki son ve en iyi korunmuş “Mithras Tapınağı” (Güneş tanrısı gizem dini) ile bütünüyle bir “Antik Uzay, Din ve Savunma” müzesidir. (UNESCO Geçici Listesi’ndedir).
Cahit Sıtkı Tarancı Müzesi
“Yaş otuz beş! yolun yarısı eder” diyen Türk edebiyatının efsanevi şairi Cahit Sıtkı Tarancı’nın doğduğu ve çocukluğunu geçirdiği 1733 yapımı tarihi evdir. Klasik Diyarbakır sivil mimarisinin en zarif örneklerinden olan bu dört avlulu (haremlik, selamlık) bazalt ev; şairin kişisel eşyaları, el yazması mektupları ve etnografik dokusuyla şiir gibi bir edebiyat ve sivil yaşam müzesidir.
Ahmet Arif Edebiyat Müzesi Kütüphanesi
“Hasretinden prangalar eskittim” dizeleriyle Anadolu’nun o isyankar ve sevdalı sesini edebiyata kazıyan Ahmet Arif’e adanmış, 120 yıllık sivil bir Diyarbakır konağıdır. Avlusu, kemerleri ve kara taş mimarisiyle büyüleyen bu bina; sadece Ahmet Arif’in değil, Diyarbakırlı birçok yazarın ve şairin (Sezai Karakoç vb.) eserlerini, fotoğraflarını ve kitaplarını barındıran kültür kokulu bir hafıza merkezidir.
Surp Giragos Ermeni Kilisesi
Ortadoğu’nun en büyük, Anadolu’nun ise en görkemli Ermeni kiliselerinden biridir. 1376 yılında yapıldığı bilinen, zaman içinde yıkılıp defalarca onarılan bu devasa yapı; devasa çan kulesi, beş nefli devasa iç mekanı ve altın varaklı sunaklarıyla şehrin o çok kültürlü inanç belleğini donduran muazzam bir sivil ve dini açık hava anıtıdır.
Meryem Ana Kadim Süryani Kilisesi
Diyarbakır’ın kadim Süryani cemaatinin kalbi olan, 3. yüzyıldan beri ayakta durduğuna inanılan ve eski bir güneş tapınağının üzerine inşa edilmiş devasa bir inanç kompleksidir. Birbirine açılan şık avluları, ceviz ağacından yapılmış paha biçilemez gümüş işlemeli kapıları ve Süryanice yazılı kitabeleriyle; Mezopotamya’nın ilk Hristiyanlık geleneklerini yaşatan kusursuz bir mimari müzeydir.
On Gözlü Köprü (Dicle Köprüsü)
Dicle Nehri’nin efsanevi serin sularının üzerinde, Diyarbakır’ı Mezopotamya ovalarına bağlayan efsanevi bir sivil mühendislik anıtıdır. 1065 yılında Mervaniler döneminde siyah bazalt taştan ve on devasa kemer (göz) olarak inşa edilen bu yapı; sadece tarihi bir köprü değil, etrafındaki çay bahçeleri ve Dicle manzarasıyla Diyarbakırlıların en sevdiği açık hava dinlenme ve tarih müzesidir.
Sülüklü Han
1683 yılında Hanilioğlu Mahmut Çelebi tarafından yaptırılan, eskiden avlusundaki kuyudan çıkarılan sülüklerin tedavi amacıyla kullanılması sebebiyle bu ilginç adı alan tarihi bir handır. Üst katları Kurtuluş Savaşı döneminde süvari birliği olarak kullanılmış olan bu yapı; bugün restore edilmiş haliyle, ağaçların gölgelediği harika bir taş avlu kahvehanesi ve sivil tarih müzesi olarak hizmet vermektedir.
Ziya Gökalp Müzesi
Türk sosyolojisinin kurucusu ve fikir adamı Ziya Gökalp’in 1876 yılında doğduğu, tipik bir 19. yüzyıl Diyarbakır konağıdır. İç avlulu, bazalt taşlı, haremlik-selamlık planlı bu ev; yazarın kişisel eşyalarının, yazışmalarının ve çalışma odasının yanı sıra, dönemin zengin sivil konak yaşantısını sergileyen harika bir biyografi ve mimari müzesidir.
Hevsel Bahçeleri (UNESCO Dünya Mirası)
Klasik bir müze vitrini değil, binlerce yıldır Diyarbakır’ın erzağını sağlayan 700 hektarlık devasa bir “Yaşayan Tarım, Doğa ve Tarih Müzesi”dir! Dicle Nehri ile Diyarbakır Surları arasında uzanan bu sulak alan; Asurlulardan bugüne kadar kesintisiz olarak tarım yapılmış, sayısız kuş ve endemik bitki türüne ev sahipliği yapan UNESCO korumasındaki efsanevi bir doğal mirastır.
Hz. Süleyman Camii ve 27 Sahabe Türbesi (İçkale İnanç Anıtı)
Diyarbakır’ın M.S. 639 yılındaki İslami fethi sırasında Halid bin Velid’in komutasındaki orduda şehit düşen Hz. Süleyman ve 26 sahabenin yattığı, şehrin en büyük manevi merkezidir. İçkale’nin o efsanevi surları arasında, siyah bazalt kesme taştan yaptırılan bu cami ve türbeler kompleksi; manevi atmosferi, çeşmeleri ve huzur veren geniş taş avlusuyla bütünüyle bir inanç ve şehitlik müzesidir.
Eğil Kalesi ve Asur Kral Mezarları (Açık Hava Baraj Müzesi)
Diyarbakır merkeze yaklaşık 50 km uzaklıkta, Dicle Baraj Gölü’nün hemen kıyısındaki efsanevi Eğil ilçesinde yer alan muazzam bir komplekstir. Peygamberler diyarı olarak da bilinen Eğil’de, sarp kayalıklara oyulmuş olan antik Asur Kral Mezarları ve bu kayalıkların tepesindeki antik Eğil Kalesi, barajın o turkuaz sularıyla birleşerek eşsiz bir arkeoloji, inanç ve doğa müzesi sunar.
Çayönü Tepesi (Tarih Öncesi Tarım Laboratuvarı)
Ergani ilçesinde yer alan, M.Ö. 10.000’li yıllara (Çanak Çömleksiz Neolitik Çağ) kadar uzanan ve “İnsanlığın yerleşik hayata geçip tarıma (buğday, mercimek) başladığı ilk yerlerden biri” olarak dünya tarihine geçen efsanevi höyüktür. Sadece tarım değil, bakırın da dünyada ilk kez sıcak olarak işlendiği bu alan; çıkarılan kafatası kültü ve yapı temelleriyle arkeoloji dünyasının bütünüyle en büyük açık hava okullarından biridir.
Hilar Mağaraları (Antik Nekropol)
Çayönü Tepesi’nin hemen yanı başında (yürüme mesafesinde) yer alan, kalker kayalıklara oyulmuş Roma dönemine ait efsanevi bir antik nekropol (mezarlık) alanıdır. Kayalara ustalıkla işlenmiş kabartmaları, gizli geçitleri ve devasa mağara odalarıyla Çayönü’nün o neolitik tarihiyle Roma dönemini aynı coğrafyada buluşturan harika bir yeraltı/kaya müzesidir.
Dengbêj Evi (Yaşayan Sözlü Kültür Müzesi)
Diyarbakır sur içinin o daracık ve taş sokaklarında yer alan efsanevi bir sivil konaktır. Klasik bir müzeden ziyade, Kürt sözlü edebiyatının en önemli taşıyıcıları olan “Dengbêj”lerin (Halk ozanları/hikaye anlatıcıları) bir araya gelerek hiçbir enstrüman kullanmadan, sadece çıplak sesleriyle destanlar, ağıtlar ve aşk hikayeleri anlattığı bütünüyle “Yaşayan Somut Olmayan Kültürel Miras Müzesi”dir.
Birkleyn Mağaraları (Dicle’nin Kaynağı ve Asur Rölyefleri)
Lice ilçesinde yer alan, yeraltı nehirlerinin kayaları oyarak oluşturduğu ve antik dönemde “Dicle Nehri’nin doğduğu yer” (Dünyanın Bittiği Yer) olarak inanılan ürkütücü ve devasa bir mağara kompleksidir! Asur kralları I. Tiglat-Pileser ve III. Salmanassar’ın ordularıyla buraya kadar gelip kayalara kazıdıkları o efsanevi çivi yazılı kitabeler ve kabartmalarla bu kanyon, eşi benzeri olmayan bir açık hava tarih ve doğa anıtıdır.
Gazi Köşkü (Atatürk Müzesi ve Semanoğlu Köşkü)
Dicle Nehri’nin kenarında, Hevsel Bahçeleri’ne ve On Gözlü Köprü’ye hakim bir tepe üzerinde 15. yüzyılda inşa edilmiş olan siyah-beyaz taştan Akkoyunlu tarzı efsanevi bir sivil köşk (Semanoğlu Köşkü) binasıdır. 1. Dünya Savaşı sırasında Mustafa Kemal Atatürk’ün karargah olarak kullandığı bu konak; günümüzde Atatürk’ün kişisel eşyalarının sergilendiği bir müze ve aynı zamanda manzarasıyla Diyarbakır halkının en sevdiği sayfiye (piknik) anıtıdır.
Safa Parlı Camii (Anadolu’nun Nakışlı Minaresi)
Suriçi’nde 15. yüzyılda (Akkoyunlular dönemi) inşa edilen, ancak Diyarbakır’daki siyah bazalt mimarisinin aksine minaresindeki o efsanevi beyaz taş oymalarıyla şehirden ayrılan muazzam bir sivil/dini anıttır. Minarenin gövdesindeki kufi yazılar, zikzaklar ve bitkisel motifler o kadar ince ve zarif işlenmiştir ki, adeta taştan örülmüş bir danteli andırır ve kentin en estetik “Taş İşçiliği Müzesi” olarak bilinir.
Deliller Hanı (Hüsrev Paşa Kervansarayı)
1527 yılında Diyarbakır Beylerbeyi Hüsrev Paşa tarafından yaptırılan, Mardinkapı’ya çok yakın konumdaki bu devasa kervansaray; adını hacca gidecek olan “Delil” (rehber) ve hacı kafilelerinin burada toplanmasından alır. Siyah-beyaz taşlı avlusu, iki katlı revakları ve ahır kısımlarıyla günümüzde restore edilmiş butik bir otel/restoran olarak yaşayan bir Osmanlı lojistik müzesidir.
Fatih Paşa (Kurşunlu) Camii (Osmanlı’nın İlk İmzası)
1516-1520 yılları arasında Diyarbakır’ın ilk Osmanlı Beylerbeyi olan Bıyıklı Mehmet Paşa tarafından yaptırılan, Diyarbakır’daki ilk klasik Osmanlı dönemi eseridir. Kubbelerinin tamamen kurşun kaplı olmasından dolayı “Kurşunlu Camii” olarak anılan bu devasa mabet; siyah bazalt duvarları ve klasik Osmanlı kubbe estetiğini Mezopotamya’nın ruhuyla harmanlayan sarsılmaz bir mimari abidedir.
Mesudiye Medresesi (Anadolu’nun İlk Üniversitesi)
Ulu Cami’nin hemen kuzey bitişiğinde yer alan ve 1198 yılında Artuklular döneminde yapımına başlanan efsanevi bir eğitim anıtıdır. Mihrabiye kısmındaki döner taş sütunları (deprem denge taşları), avlusunu çevreleyen revakları ve astronomi/tıp gibi ilimlerin okutulduğu hücreleriyle Anadolu’daki ilk üniversite binalarından biri kabul edilen kusursuz bir bilim müzesidir.
Mar Petyun Keldani Kilisesi
Suriçi’nde dar bir “Küçe”nin (sokağın) içinde saklı kalmış, 17. yüzyıldan kalma ve Keldani Katolik cemaatine ait efsanevi bir inanç anıtıdır. Siyah bazalt taşlarla dört nefli olarak inşa edilen, zarif kemerleri ve çan kulesiyle Diyarbakır’ın o sayısız medeniyetine/dinine kucak açan kimliğini kanıtlayan gizli bir taş mimari müzesidir.
İskender Paşa Konağı
1551 yılında Diyarbakır Valisi İskender Paşa tarafından yaptırıldığı bilinen, “L” planlı ve geniş avlulu tipik, devasa bir Diyarbakır evidir. Kara taştan örülmüş duvarları, yazlık/kışlık bölüm planlaması ve avlusundaki su havuzlarıyla Osmanlı valilerinin ve şehrin aristokratlarının 500 yıl önceki ev yaşantısını donduran görkemli bir sivil mimari müzesidir.
Zinciriye (Sinciriye) Medresesi
Ulu Cami’nin hemen güneyinde yer alan, 12. yüzyılın sonlarında Artuklular tarafından inşa edilmiş efsanevi bir İslami eğitim yapısıdır. Siyah bazalt taştan tek katlı ve revaklı olarak tasarlanan bu medrese, üzerindeki zengin bitkisel taş oymaları ve efsanevi kitabeleriyle o dönemin bilim ve sanat gücünü yansıtan kompakt ama çok estetik bir açık hava taş okuludur.
Ali Paşa Camii (Mimar Sinan’ın İmzası)
Diyarbakır’da Mimar Sinan’ın (Kalfalarının) elinden çıktığı bilinen, 1530’larda Diyarbakır Valisi Hadım Ali Paşa tarafından inşa ettirilen devasa bir külliyedir! Kara taşların Sinan’ın o kusursuz klasik Osmanlı kubbe oranlarıyla buluştuğu bu cami ve medrese kompleksi; avlusundaki şadırvanı ve kesme taş zarafetiyle sur içinin en estetik dini mimari müzelerinden biridir.
Diyarbakır’daki Müze Türleri
Rehber bölümüMedeniyetlerin Dicle Nehri kıyısında o sarsılmaz siyah bazalt taşlara kazındığı bu devasa coğrafyada müzecilik; antik surlardan peygamber makamlarına kadar üç ana eksende gövde gösterisi yapar:
Arkeoloji ve Surlar Müzeleri: Dünyanın en uzun ve sarsılmaz surlarından olan efsanevi Diyarbakır Surları, içindeki devasa kentsel hafızayla İçkale Arkeoloji Müzesi Kompleksi ve Roma’nın doğudaki kalkanı Zerzevan Kalesi, kentin paha biçilemez antik laboratuvarlarıdır.
İnanç ve Sivil Mimari Müzeleri: Anadolu’nun en eski camilerinden olan o şatafatlı Diyarbakır Ulu Camii, devasa avlusuyla Hasan Paşa Hanı, Sülüklü Han, şairlerin yurdu Cahit Sıtkı Tarancı ve Ahmed Arif Müzeleri, kentin o ağırbaşlı sivil ve edebi hafızasıdır.
Doğa Tarihi ve Ekoloji Müzeleri: UNESCO Dünya Mirası olan o devasa ve bereketli Hevsel Bahçeleri ve tarihi On Gözlü Köprü, kentin efsanevi açık hava ekoloji ve mühendislik müzeleridir.
Diyarbakır’da En Popüler ve En Az Bilinen Müzeler
Rehber bölümüKapsamlı bir Mezopotamya rotası çıkarırken, herkesin kahvaltı yaptığı o şatafatlı hanlarla, daracık sur içi sokaklarının ardına saklanmış o edebi sırları birbiriyle mutlaka harmanlamalısınız.
En Çok Ziyaret Edilenler: Siyah bazalt taşlı o sarsılmaz Diyarbakır Ulu Camii, kahvaltıların efsanevi merkezi Hasan Paşa Hanı, İçkale ve o devasa Diyarbakır Surları tartışmasız en popüler rotalarıdır.
Gizli Kalmış Müzeler: Yeraltındaki o efsanevi Mitras Tapınağı ile dünyayı dize getiren devasa Zerzevan Kalesi, sütunları altından geçilen Dört Ayaklı Minare, Dicle’nin bereketini sunan Hevsel Bahçeleri ve edebiyatın kalbi Ziya Gökalp Müzesi gerçek kaşifleri bekleyen çok özel sırlardır.
Diyarbakır Müze Gezisi İçin Öneriler (3 Günlük Dev Rota)
Rehber bölümüDiyarbakır coğrafyası Suriçi’nin o bazalt labirentlerinden Dicle’nin kıyılarına ve Çınar’ın antik Roma tepelerine kadar yüzlerce kilometreye uzanır. Bu devasa rotayı tam anlamıyla yaşamak için gezinizi 3 güne bölmek en kusursuz stratejidir.
3 Günlük Kusursuz Diyarbakır Rotası:
1. Gün (Sur İçi ve Bazaltın İhtişamı): Güne kentin tam kalbinde, İslam’ın 5. Harem-i Şerifi kabul edilen o devasa Ulu Cami ile başlayın. Kahvaltınızı şatafatlı Hasan Paşa Hanı‘nda yapın. Dört Ayaklı Minare‘nin altından geçip, Cahit Sıtkı Tarancı Müzesi‘ndeki o sivil taş mimariyi inceleyin. Günü Sülüklü Han‘ın serin avlusunda közde kahveyle yorgunluk atarak ve efsanevi ciğer kebabı yiyerek sonlandırın.
2. Gün (İçkale ve Hevsel’in Bereketi): İkinci gün kentin yönetim ve tarih kalbi olan İçkale Müze Kompleksi‘ne girin. Artuklu Sarayı kalıntılarını, Saint George Kilisesi’ni ve devasa arkeoloji müzesini gezin. Öğleden sonra Mardinkapı’dan çıkarak o UNESCO harikası efsanevi Hevsel Bahçeleri‘ne inin. Dicle üzerindeki o sarsılmaz On Gözlü Köprü‘ye giderek türküler eşliğinde manzarayı fotoğraflayın.
3. Gün (Roma’nın Doğudaki Kalkanı: Zerzevan): Üçüncü gün rotanızı Çınar ilçesine çevirin. Roma İmparatorluğu’nun doğudaki en şatafatlı sınır garnizonu olan o devasa Zerzevan Kalesi‘ne tırmanın. Özellikle yeraltındaki o efsanevi Mitras Tapınağı‘nın ürkütücü sırlarını inceleyin ve bozkırın ortasındaki bu sarsılmaz Roma mirasında güneşi batırın.
Diyarbakır Müze Giriş Ücretleri ve Kartlar
Rehber bölümüMüzeKart Geçerli mi? İçkale Arkeoloji Müzesi Kompleksi, Cahit Sıtkı Tarancı Müzesi ve Ziya Gökalp Müzesi gibi devasa Bakanlık alanlarında MüzeKart tamamen geçerlidir.
Ücretsiz Günler ve Alanlar: Diyarbakır Surları, On Gözlü Köprü, Hevsel Bahçeleri, Ulu Cami ve o efsanevi Zerzevan Kalesi gibi açık hava laboratuvarları herkes için tamamen ücretsiz keşfedilebilir.
Diyarbakır Müzeleri Rehberi Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)
Rehber bölümüDiyarbakır’da hangi müzeler ve tarihi alanlar bulunuyor? Kapsamlı koleksiyonuyla İçkale Arkeoloji Müzesi, edebi hafızayla Cahit Sıtkı Tarancı Müzesi, devasa Diyarbakır Surları, Roma izleriyle Zerzevan Kalesi, Dicle’nin incisi On Gözlü Köprü ve İslam mirası Ulu Cami kentin en şatafatlı anıtlarıdır.
Diyarbakır Surları’nın uzunluğu nedir ve nerelerden çıkılabilir? Yaklaşık 5.5 kilometre uzunluğuyla Çin Seddi’nden sonra dünyanın en uzun, en sarsılmaz ve sur yapısı en iyi korunmuş şatafatlı şehir surlarından biridir. Özellikle Keçi Burcu ve Yedi Kardeş Burcu, surlara çıkıp kenti ve Hevsel Bahçeleri’ni kuşbakışı fotoğraflayabileceğiniz en popüler efsanevi noktalardır.
Zerzevan Kalesi ve Mitras Tapınağı neden dünya çapında ünlüdür? Burası, Roma’nın Part ve Sasanilere karşı kurduğu devasa bir ileri karakoldur. Ancak asıl ünü; içerisinde Roma askerleri arasında yaygın olan, gizemli Işık Tanrısı Mitras’a ait yeraltına oyulmuş efsanevi ve devasa bir tapınak (Mithraeum) bulunmasından gelir. Bu, dünyada bulunan en son Mitras tapınağıdır.
Sülüklü Han ve Hasan Paşa Hanı arasındaki fark nedir? Her ikisi de Suriçi’nin şatafatlı kervansaraylarıdır. Ancak Hasan Paşa Hanı günümüzde devasa yöresel kahvaltıların, halayların ve kalabalık turist gruplarının merkezidir. Sülüklü Han ise daha ağırbaşlı, avlusundaki ulu ağaçların altında şarap, reyhan şerbeti ve közde kahve içilen efsanevi bir sükunet noktasıdır.
Hevsel Bahçeleri’nin UNESCO listesinde olmasının sebebi nedir? Dicle Nehri vadisi boyunca uzanan bu alan, tam 8 bin yıldır tarım yapılan, kentin gıda ihtiyacını karşılayan ve sayısız kuş türüne ev sahipliği yapan devasa, efsanevi ve yaşayan bir tarım laboratuvarıdır.
Diyarbakır tarihi alanlarını çocuklarla gezmek uygun mu? Kesinlikle! İçkale Arkeoloji Müzesi‘nin o devasa yeşil bahçeleri çocuklar için harika bir koşu alanıdır. Ancak Diyarbakır Surları’na (özellikle burçların uç kısımlarına) çıkarken korkuluk olmadığı için çocuklara ekstra dikkat etmek ve sarsılmaz bir tedbir almak şarttır.
Dicle’nin Kentinden YeGez İmzalı Destansı Veda!
Rehber bölümüSiyah bazalt taşların o sarsılmaz asaletiyle, Hevsel’in o efsanevi yeşiliyle ve Dicle’nin o bereketli sularıyla yıkanmış bu ulu kentin devasa duraklarını geride bıraktık! Kusursuz bir Diyarbakır müzeler rehberi rotası oluşturduğumuz bu macerada, kentin yeraltı tapınaklarından şairlerin ilham bulduğu avlulara kadar her köşesini adım adım arşınladık.
En kapsamlı Diyarbakır müzeleri listesini ve sarsılmaz bir Diyarbakır müze rehberi arayanlar için hazırladığımız bu destansı serüven, YeGez ruhunun Mezopotamya’daki en görkemli yansıması oldu. Adımlarınıza, deklanşörünüze ve pusulanıza daima ışık tutması dileğiyle; Zerzevan’ın sırlarını ve On Gözlü Köprü’nün o şatafatlı akustiğini yüzünüzde hissedeceğiniz yepyeni Diyarbakır tarihi yerler ve efsanevi Diyarbakır gezilecek yerler keşiflerinde görüşmek üzere! 🎒🏰✨


