
Diyarbakır’da ne yapılır diye sorduğunuzda, alacağınız cevap bir “Ciğer” şişinin sabah dumanında, bir “Dengbêj”in (ozan) binlerce yıllık hüznü anlatan sesinde ve o simsiyah bazalt taşlarının sessiz bilgeliğinde gizlidir. Burası, sadece bir şehir değil, Mezopotamya’nın gayri resmi başkentidir.
- 1. Diyarbakır’da Ne Yapılır? “Mezopotamya’nın Başkenti”nde Yaşanacak 20 Unutulmaz Deneyim
- 1.1. 1. Dünyanın En Uzun İkinci “Surları”nda (UNESCO) Yürüyün
- 1.2. 2. “Hevsel Bahçeleri”ne (UNESCO) “Keçi Burcu”ndan Hükmedin
- 1.3. 3. Anadolu’nun En Eski Mabedi “Ulu Cami”de Beşinci Harem-i Şerif’i Görün
- 1.4. 4. “Hasan Paşa Hanı”nda Krallara Layık Bir “Kahvaltı” Yapın
- 1.5. 5. “On Gözlü Köprü”de Dicle’nin Sesini Dinleyin
- 1.6. 6. “Dört Ayaklı Minare”nin Altından Geçin
- 1.7. 7. Sabah 05:00’te “Ciğer Kebabı” ile Güne Başlayın
- 1.8. 8. “Kaburga Dolması” Ziyafetine Katılın
- 1.9. 9. “Meftune” Yemeğinin Ekşili Lezzetini Keşfedin
- 1.10. 10. “Burma Kadayıfı”nı Orijinal Yerinde (ve Sıcak) Yiyin
- 1.11. 11. “Diyarbakır Örgü Peyniri”ni Peynirciler Çarşısı’nda Tadın
- 1.12. 12. “Diyarbakır Karpuzu”nun Efsanesine Tanıklık Edin
- 1.13. 13. Bir “Dengbêj Evi”nde (Ozan Evi) Gözlerinizi Kapatın ve Dinleyin
- 1.14. 14. “Sülüklü Han”da Süryani Şarabı veya Menengiç Kahvesi Yudumlayın
- 1.15. 15. Cahit Sıtkı Tarancı Evi Müzesi’nde Bir Şairin Evine Misafir Olun
- 1.16. 16. Zerzevan Kalesi ve “Mithras Tapınağı”na İnin (UNESCO)
- 1.17. 17. Eğil’de “Peygamberler”in Huzuruna Varın ve “Kanyon Turu” Atın
- 1.18. 18. “Gazi Köşkü”nde (Atatürk Köşkü) Dicle’ye Karşı Mola Verin
- 1.19. 19. “Ofis” (Yenişehir) ve “Sanat Sokağı”nda Şehrin Modern Yüzünü Görün
- 1.20. 20. “Surp Giragos” Ermeni Kilisesi’nde Hoşgörüyü Hissedin
Diyarbakır’da Ne Yapılır? “Mezopotamya’nın Başkenti”nde Yaşanacak 20 Unutulmaz Deneyim
Bu şehir, size bir yanda 5.5 kilometrelik surların üzerinde yürümenin görkemini, diğer yanda 9000 yıllık Hevsel Bahçeleri’nin bereketini ve bir başka yanda da “Meftune” gibi bir lezzet şaheserini sunar. Eğer siz de bu “tarihin sıfırlandığı” topraklarda, “görmek” ile yetinmeyip “yaşamanızı” sağlayacak, sınır tanımayan, eylem dolu bir rehber arıyorsanız, başlıyoruz.
1. Dünyanın En Uzun İkinci “Surları”nda (UNESCO) Yürüyün
Bu, Diyarbakır’daki bir numaralı, en ikonik eylemdir. Çin Seddi’nden sonra dünyanın en uzun (5.5 km) ve en heybetli surlarının üzerindesiniz.
Ne Yapmalı: O 8000 yıllık surların üzerine (Örn: Mardin Kapı’dan) çıkın. O geniş duvarların üzerinde, bir yanda “Suriçi”nin (Eski Şehir) daracık sokaklarını, diğer yanda ayaklarınızın altındaki o yemyeşil Hevsel Bahçelerini (UNESCO) ve Dicle Nehrini izleyerek yürüyün.
2. “Hevsel Bahçeleri”ne (UNESCO) “Keçi Burcu”ndan Hükmedin
Hevsel, 8000 yıldır bu şehri besleyen bereketli bir vaha, şehrin akciğeridir. Bu bahçeleri görmenin en iyi yolu, surların en görkemli burcu olan Keçi Burcu’na tırmanmaktır.
Ne Yapmalı: O devasa burcun zirvesine çıkın. Buradan, Dicle Nehri’nin kıvrımlarını ve o 700 hektarlık yemyeşil Hevsel Bahçeleri’nin o muazzam panoramik manzarasını, özellikle gün batımında izleyin.
3. Anadolu’nun En Eski Mabedi “Ulu Cami”de Beşinci Harem-i Şerif’i Görün
Burası, bir camiden çok daha fazlasıdır. Anadolu’nun en eski camisi olarak kabul edilen bu yapı, bir Pagan tapınağından kiliseye, kiliseden camiye dönüştürülmüş, farklı mimarisiyle (Şam Emevi Camii benzeri) eşsiz bir yerdir.
Ne Yapmalı: O geniş, bazalt taşlı avluya girin. O farklı dönemlere ait sütunları, El-Cezeri’nin yaptığı güneş saatini ve o muazzam manevi sükuneti hissedin.
4. “Hasan Paşa Hanı”nda Krallara Layık Bir “Kahvaltı” Yapın
1575’ten kalma bu devasa, restore edilmiş kervansaray, Diyarbakır’ın en görkemli sosyal mekanıdır.
Ne Yapmalı: O muazzam, iki katlı hanın avlusuna girin. Ortadaki şadırvanın etrafındaki mekanlardan birine oturun ve o meşhur, zengin Diyarbakır Serpme Kahvaltısını (örgü peyniri, otlu peynir, mezeler ve taze pidelerle) sipariş edin.
5. “On Gözlü Köprü”de Dicle’nin Sesini Dinleyin
Şehrin gerdanlığı, türkülere konu olan o meşhur köprü… 1065 yılında yapılan bu 10 kemerli bazalt köprü, Dicle Nehri’nin üzerindeki en zarif yapıdır.
Ne Yapmalı: Köprünün üzerinden yürüyerek geçin. Ardından, köprünün hemen ayağındaki çay bahçelerinden (veya “meyhane”lerinden) birine oturun. O coşkun akan Dicle’nin sesini dinleyerek, köprünün manzarasına karşı bir çay veya kahve için.
6. “Dört Ayaklı Minare”nin Altından Geçin
Burası, mimari bir mucize ve bir efsanedir. Şeyh Mutahhar Camii’nin minaresi, dört zarif bazalt sütun üzerine oturtulmuştur.
Ne Yapmalı: O daracık sokaktaki bu eşsiz minarenin önünde durun. Rivayete göre, bu dört ayağın altından 7 kez geçenin dileği kabul olurmuş. Bu ritüeli yerine getirin ve o taş işçiliğinin zarafetini fotoğraflayın.
7. Sabah 05:00’te “Ciğer Kebabı” ile Güne Başlayın
Bu bir ritüeldir, bir zorunluluktur. Diyarbakır’da kahvaltı, ciğerle yapılır.
Ne Yapmalı: Sabahın çok erken saatlerinde (05:00 – 08:00 arası idealdir) Ciğerciler Sokağına (Örn: Ciğerci Xalîd, Umut Ciğercisi) gidin. O küçük taburelere oturun. Önünüze gelen o kuzu ciğeri şişlerini, yanında bolca nane, maydanoz, soğan ve közlenmiş biberle birlikte o taze, sıcak lavaşa sarın.
8. “Kaburga Dolması” Ziyafetine Katılın
Bu bir yemek değil, bir “ziyafet”tir. Saatlerce ağır ağır pişen, içi bademli, baharatlı pilavla doldurulmuş o lokum gibi kuzu kaburgası…
Ne Yapmalı: Bu işi en iyi yapan otantik restoranlara (Örn: Paçacı Fazıl Usta, Onur Ocakbaşı) gidin. O devasa porsiyonun masaya gelişini izleyin ve o etin kemikten nasıl sıyrıldığına tanıklık edin.
9. “Meftune” Yemeğinin Ekşili Lezzetini Keşfedin
Diyarbakır mutfağının imzasıdır. Başrolü “ekşilik” (bol sumak) ve “sebze” (patlıcan, kabak veya bazen kenger) alır.
Ne Yapmalı: Yöresel yemek yapan esnaf lokantalarında, o bol sulu, etli ve ekşili Patlıcan Meftunesini tadın. Tırnak pideyi o sumaklı suya banmanın keyfini çıkarın.
10. “Burma Kadayıfı”nı Orijinal Yerinde (ve Sıcak) Yiyin
Diyarbakır, kadayıfın başkentlerinden biridir. Buradaki kadayıf bol fıstıklı, bol cevizli ve çıtır çıtırdır.
Ne Yapmalı: Bu işin piri olan Sıtkı Usta veya Hacı Levent gibi efsanevi mekanlara gidin. O fırından taze çıkmış, sıcak kadayıfın üzerine soğuk süt (gelenek budur) veya dondurma koydurarak yiyin.
11. “Diyarbakır Örgü Peyniri”ni Peynirciler Çarşısı’nda Tadın
Kahvaltının yıldızı. Bu sert, tuzlu ve “saç örgüsü” şeklindeki peynir, bölgenin imzasıdır.
Ne Yapmalı: Suriçi’ndeki Peynirciler Çarşısına gidin. O devasa peynir kalıplarının (veya otlu peynirlerin) tadına bakın ve bu otantik lezzeti evinize götürün.
12. “Diyarbakır Karpuzu”nun Efsanesine Tanıklık Edin
Eğer Eylül ayında giderseniz, bu efsaneyi görebilirsiniz. 50-60 kiloyu bulabilen, Dicle kenarındaki güvercin gübresiyle beslenen o devasa karpuz…
Ne Yapmalı: Pazarlarda veya Dicle kenarındaki satıcılarda o devasa karpuzları arayın (veya hikayesini dinleyin). Bu, şehrin bereketiyle ilgili bir semboldür.
13. Bir “Dengbêj Evi”nde (Ozan Evi) Gözlerinizi Kapatın ve Dinleyin
Bu, Diyarbakır’daki en otantik, en “ruhani” deneyimdir. Dengbêjler, “söz söyleyen” ozanlar, bu coğrafyanın binlerce yıllık acılarını, kahramanlıklarını ve aşklarını gırtlaklarını kullanarak, müziksiz bir şekilde anlatan “yaşayan kütüphaneler”dir.
Ne Yapmalı: Suriçi’ndeki Dengbêj Evine (veya bir “divan”a) gidin. O yer minderlerine oturun. Gözlerinizi kapatın ve dili anlamasanız bile, o ses tonundaki o derin hüznü, tarihi ve “stran”ı (türkü) hissedin.
14. “Sülüklü Han”da Süryani Şarabı veya Menengiç Kahvesi Yudumlayın
1683’ten kalma bu tarihi han, adını bir zamanlar avlusundaki kuyudan şifalı sülük çıkaran doktorlardan alır. Günümüzde, şehrin en bohem, en entelektüel buluşma noktasıdır.
Ne Yapmalı: O serin, bazalt avluya girin. O otantik odalardan birine oturun. O meşhur, bölgeye özgü Süryani Şarabını veya Menengiç (Bıttım) Kahvesini yudumlayarak o tarihi atmosferin keyfini çıkarın.
15. Cahit Sıtkı Tarancı Evi Müzesi’nde Bir Şairin Evine Misafir Olun
“Yaş 35, yolun yarısı eder…” dizelerinin şairinin doğduğu evdesiniz. Burası, klasik bir Diyarbakır Evinin en güzel örneğidir.
Ne Yapmalı: O “hayat” denilen serin iç avluya girin. Haremlik ve selamlık bölümlerini, “serdah” (yazlık oda) denilen o yüksek tavanlı odaları gezin. Şairin kişisel eşyalarını görün ve o taş duvarların arasındaki ilhamı hissedin.
16. Zerzevan Kalesi ve “Mithras Tapınağı”na İnin (UNESCO)
Burası, Diyarbakır’ın en yeni (ve en heyecan verici) keşiflerinden biridir. Bir Roma sınır garnizonu (Zerzevan Kalesi) ve onun hemen altında, yerin 7 metre altında, mükemmel korunmuş bir Mithras (Güneş Tanrısı) Tapınağı…
Ne Yapmalı: O zorlu yolu (Mardin yolu üzeri) göze alın ve bu UNESCO Dünya Mirası alanına gidin. O gizemli yeraltı tapınağına merdivenlerden inin. O boğa kurban etme (Taurobolium) nişini ve “ışık” oyunlarının yapıldığı o mistik, karanlık odayı görün.
17. Eğil’de “Peygamberler”in Huzuruna Varın ve “Kanyon Turu” Atın
Burası, Diyarbakır’ın manevi kalbi ve “saklı cenneti”dir. Dicle Nehri üzerinde kurulan barajın yarattığı kanyon, muazzam bir manzara sunar.
Ne Yapmalı: Eğil ilçesine gidin. O tepedeki Hz. Elyesa ve Hz. Zülkifl peygamberlerin makamlarının (türbeleri) olduğu manevi tepeyi ziyaret edin. Ardından, bir tekne kiralayın ve o turkuaz renkli Dicle Kanyonu’nun içinde, sular altında kalmış Asur Kalesinin ve kaya mezarlarının yanından geçin.
18. “Gazi Köşkü”nde (Atatürk Köşkü) Dicle’ye Karşı Mola Verin
Dicle Nehri’ne hakim bir tepede, 15. yüzyıldan kalma bu tarihi Akkoyunlu köşkü, Atatürk’ün şehri ziyaretinde konakladığı yerdir.
Ne Yapmalı: O muazzam, yemyeşil bahçeye (günümüzde mesire alanı ve restoran) gidin. Tarihi köşkü gezin ve Dicle Nehri’ne ve On Gözlü Köprü’ye karşı, o asırlık ağaçların altında bir yorgunluk çayı için.
19. “Ofis” (Yenişehir) ve “Sanat Sokağı”nda Şehrin Modern Yüzünü Görün
Diyarbakır sadece “Suriçi”nden ibaret değildir. “Ofis” semti (Yenişehir), şehrin modern kalbi, “İstiklal Caddesi”dir.
Ne Yapmalı: Akşam saatlerinde, Ofis’in o cıvıl cıvıl, kalabalık sokaklarında (Gevran Caddesi) ve Sanat Sokağında yürüyün. Kafelerde oturan gençleri, modern mağazaları ve şehrin o dinamik, yaşayan yüzünü görün.
20. “Surp Giragos” Ermeni Kilisesi’nde Hoşgörüyü Hissedin
Ortadoğu’nun en büyük Ermeni Kiliselerinden biri olan bu yapı, Suriçi’nin çok kültürlü hafızasının bir anıtıdır.
Ne Yapmalı: (Not: Son yıllardaki olaylarda hasar görmüş olabilir, ziyaret durumunu kontrol edin). O yüksek çan kulesiyle ünlü kilisenin avlusuna girin. O muazzam taş işçiliğine ve bir zamanlar bu şehirde yan yana yaşayan farklı inançların zenginliğine tanıklık edin.
Diyarbakır’da ne yapılır sorusunun cevabı, bu şehrin “asi” ve “kadim” ruhunda gizlidir. Bir yanda 8000 yıllık Surların görkemi, diğer yanda Hevsel’in bereketi; bir yanda Ciğer’in sabah lezzeti, diğer yanda Dengbêj’in akşam hüznü… Diyarbakır, size sadece bir gezi değil, “Mezopotamya”nın ta kendisini vaat eder.





