
Antalya’da ne yapılır diye sorduğunuzda, alacağınız cevap bir “Kaleiçi” sokağının nostaljisinde, bir “Aspendos” tiyatrosunun 2000 yıllık akustiğinde, bir “Düden” şelalesinin denize döküldüğü o görkemli anda ve “Tahinli Piyaz”ın eşsiz lezzetinde gizlidir. Burası, sadece bir tatil beldesi değil, Likya’dan Roma’ya, Selçuklu’dan Osmanlı’ya uzanan, dünyanın en zengin medeniyetlerine ev sahipliği yapmış, yaşayan bir tarih kitabıdır.
- 1. Antalya’da Ne Yapılır? “Turkuaz Rivierası”nda Yaşanacak 20 Unutulmaz Deneyim
- 1.1. 1. Tarihi Kaleiçi Sokaklarında “Labirentte Kaybolun”
- 1.2. 2. Tarihi Yat Limanı’na “Cam Asansör” ile İnin
- 1.3. 3. Hadrian Kapısı’ndan (Üç Kapılar) “Roma’ya Adım Atın”
- 1.4. 4. Yivli Minare’nin (Anadolu Selçuklu) Gölgesinde Soluklanın
- 1.5. 5. Aspendos Tiyatrosu’nda (UNESCO) 2000 Yıllık Akustiği Test Edin
- 1.6. 6. Perge Antik Kenti’nde (UNESCO) “Sütunlu Cadde”de Yürüyün
- 1.7. 7. Myra’nın (Demre) “Kaya Mezarları”na Hayran Kalın ve “Noel Baba”yı Ziyaret Edin
- 1.8. 8. Olympos’un “Sönmeyen Ateşi” Yanartaş’a (Chimera) Tırmanın
- 1.9. 9. Olympos’ta “Ağaç Evler”de Kalın ve Antik Kentin İçinden Denize Girin
- 1.10. 10. “Kekova”da (Batık Şehir) “Glass Bottom Boat” ile Tarihin Üzerinde Süzülün
- 1.11. 11. Sadece “Tekneyle” Ulaşılabilen “Simena Kalesi”ne (Kaleköy) Tırmanın
- 1.12. 12. Dünyaca Ünlü “Kaputaş Plajı”nın O Gerçeküstü Renginde Yüzün
- 1.13. 13. Düden Şelalesi’nin “Denize Döküldüğü” Yere Tekneyle Yaklaşın
- 1.14. 14. Köprülü Kanyon’da “Buz Gibi” Nehirde “Rafting” Yapın
- 1.15. 15. “Tahtalı Dağı”nın Zirvesine (2365 m) Teleferikle Çıkın
- 1.16. 16. “Kaş”ın Arnavut Kaldırımlı Sokaklarında ve “Uzun Çarşı”sında Dolaşın
- 1.17. 17. Orijinal “Tahinli Piyaz”ı, Üzerindeki “Yumurta” ile Yiyin
- 1.18. 18. “Şiş Köfte”yi (Piyazın Yanına) Sipariş Edin
- 1.19. 19. “Yanık Dondurma”nın O İsli Tadına Bakın
- 1.20. 20. “Turunç Reçeli” (veya “Bergamot”) ile Kahvaltı Yapın
Antalya’da Ne Yapılır? “Turkuaz Rivierası”nda Yaşanacak 20 Unutulmaz Deneyim
Bu şehir, size bir yanda Kekova‘da sular altındaki bir şehrin üzerinde süzülmeyi, diğer yanda Tahtalı Dağı‘nın zirvesinden bulutlara dokunmayı ve bir başka yanda da Olympos‘un sönmeyen ateşini (Yanartaş) izlemeyi vaat eder. Eğer siz de bu “cennet” şehri, “görmek” ile yetinmeyip “yaşamanızı” sağlayacak, sınır tanımayan, eylem dolu bir rehber arıyorsanız, başlıyoruz.
1. Tarihi Kaleiçi Sokaklarında “Labirentte Kaybolun”
Bu, Antalya’daki bir numaralı eylemdir. Haritayı kapatın. O daracık, arnavut kaldırımlı, begonvillerle sarılmış sokaklara dalın. O cumbalı, restore edilmiş Osmanlı ve Rum konaklarının (şimdi çoğu butik otel ve kafe) arasında, her köşede farklı bir sürprizle karşılaşarak kaybolun.
2. Tarihi Yat Limanı’na “Cam Asansör” ile İnin
Kaleiçi’nin modern yüzüyle buluştuğu nokta. Cumhuriyet Meydanı’nın kenarındaki o modern cam asansöre binin. Aşağıya doğru inerken, o muazzam Yat Limanının, Mermerli Plajının ve Tarihi Surların o kartpostallık manzarasını izleyin.
3. Hadrian Kapısı’ndan (Üç Kapılar) “Roma’ya Adım Atın”
Burası, şehrin en görkemli, en sembolik girişidir. M.S. 130 yılında, Roma İmparatoru Hadrianus’un şehri ziyareti şerefine yapılan bu 3 kemerli, mermer zafer takının altından geçin. O 2000 yıllık mermerlerin üzerindeki araba tekerleği izlerine (oluklara) dokunun.
4. Yivli Minare’nin (Anadolu Selçuklu) Gölgesinde Soluklanın
Antalya’nın ilk “İslami” sembolü olan bu 13. yüzyıl Selçuklu şaheseri, şehrin silüetinin imzasıdır.
Ne Yapmalı: O “yivli” (oluklu) mimarisiyle eşsiz olan minarenin hemen yanındaki Yivli Minare Külliyesini (camii, medrese) gezin. O tarihi atmosferde, modern şehrin karmaşasından bir an olsun kaçıp soluklanın.
5. Aspendos Tiyatrosu’nda (UNESCO) 2000 Yıllık Akustiği Test Edin
Burası, sadece Türkiye’nin değil, tüm Akdeniz dünyasının en iyi korunmuş Roma tiyatrosudur.
Ne Yapmalı: O devasa tiyatronun en üst basamaklarına tırmanın. Sahnedeki (scaenae frons) o muazzam süslemelere ve heykellere hayran kalın. Ardından, en alt basamaktaki bir arkadaşınızdan fısıldamasını isteyin. O 2000 yıllık mühendislik dehası sayesinde, o fısıltıyı en tepeden nasıl duyduğunuza hayret edin.
6. Perge Antik Kenti’nde (UNESCO) “Sütunlu Cadde”de Yürüyün
Burası, Hristiyanlık için kutsal topraklardır. Aziz Paul (St. Paul), ilk misyonerlik yolculuğuna bu şehirden başlamıştır.
Ne Yapmalı: O devasa Roma Kapısından (ve Helenistik kulelerden) şehre girin. O kilometrelerce uzanan Sütunlu Caddede yürüyün, o muazzam Agorayı (meydan) ve Roma Hamamlarını keşfedin. Bir zamanlar 200.000 nüfusu olan bu metropolün zenginliğini hissedin.
7. Myra’nın (Demre) “Kaya Mezarları”na Hayran Kalın ve “Noel Baba”yı Ziyaret Edin
Likya medeniyetinin en etkileyici izleri burada.
Ne Yapmalı: O sarp kayalıkların yüzeyine, bir ev gibi oyulmuş o muazzam Likya Kaya Mezarlarına (Kral Mezarları) bakın. Ardından, hemen yakındaki Aziz Nikolaos (Noel Baba) Kilisesine gidin. O tarihi kilisede, “Noel Baba” olarak efsaneleşen Aziz Nikolaos’un lahdini (mezar) ziyaret edin.
8. Olympos’un “Sönmeyen Ateşi” Yanartaş’a (Chimera) Tırmanın
Bu, mitolojik bir eylemdir. Binlerce yıldır, kayaların arasından doğal olarak çıkan ve hiç sönmeyen alevlerin olduğu yerdesiniz.
Ne Yapmalı: Gece olmasını bekleyin. Fenerinizi alın ve o yaklaşık 30-40 dakikalık dik orman patikasından tırmanmayı göze alın. Zirveye ulaştığınızda, o karanlığın içindeki o mistik alevlerin (mitolojik “Chimera” canavarının nefesi) etrafında oturun, belki bir sucuk pişirin ve o büyülü anın keyfini çıkarın.
9. Olympos’ta “Ağaç Evler”de Kalın ve Antik Kentin İçinden Denize Girin
Burası, “Sırt Çantalı” gezginlerin, bohem ruhun ve doğanın kalesidir.
Ne Yapmalı: O meşhur Ağaç Evlerden (Bungalov) birinde konaklayın. Sabah, o buz gibi derenin kenarından, Olympos Antik Kentinin kalıntıları (lahitler, tapınak kalıntıları) arasından yürüyerek o muhteşem, çakıllı Olympos Plajına ulaşın.
10. “Kekova”da (Batık Şehir) “Glass Bottom Boat” ile Tarihin Üzerinde Süzülün
Bu, Türkiye’nin en eşsiz deneyimlerinden biridir. Bir depremle sular altında kalmış bir Likya şehrinin (Apollonia) üzerindesiniz.
Ne Yapmalı: Kaş’tan veya Üçağız’dan (Simena) kalkan o altı camlı (Glass Bottom Boat) teknelere binin. O muazzam turkuaz suların üzerinde ilerlerken, ayaklarınızın altındaki o batık şehrin kalıntılarını (merdivenler, ev temelleri, lahitler) izleyin.
11. Sadece “Tekneyle” Ulaşılabilen “Simena Kalesi”ne (Kaleköy) Tırmanın
Tekne turunun en güzel durağı. Karayolu ulaşımı olmayan, sadece denizden ulaşılabilen bu otantik köy, bir kartpostal gibidir.
Ne Yapmalı: Tekneden inin ve o daracık patikadan, Likya lahitlerinin arasından yürüyerek kaleye tırmanın. Zirvedeki kaleden, tüm Kekova bölgesinin o muazzam, 360 derecelik manzarasını izleyin.
12. Dünyaca Ünlü “Kaputaş Plajı”nın O Gerçeküstü Renginde Yüzün
Burası, Türkiye’nin “en Instagrammable” plajıdır. Bir kanyonun ağzından çıkan buz gibi yeraltı suyunun, denizle buluştuğu o gerçeküstü turkuaz renk…
Ne Yapmalı: Kaş-Kalkan yolunda, o virajda aniden karşınıza çıkan o manzaraya hayran kalın. O 187 basamaklı merdivenden plaja inin ve kendinizi o buz gibi, berrak sulara bırakın.
13. Düden Şelalesi’nin “Denize Döküldüğü” Yere Tekneyle Yaklaşın
Antalya’nın imzası olan bu şelalenin iki yüzü vardır. Biri Yukarı Düden (ormanın içinde), diğeri Aşağı Düden (Lara).
Ne Yapmalı: Lara’daki falezlerin (kayalıklar) oraya gidin. O 40 metrelik devasa şelalenin, tüm gücüyle denizin içine dökülüşünün o görkemli manzarasını izleyin. En iyi deneyim için, Yat Limanı’ndan kalkan tur tekneleriyle, şelalenin tam döküldüğü noktaya, denizin üzerinden yaklaşın.
14. Köprülü Kanyon’da “Buz Gibi” Nehirde “Rafting” Yapın
Burası, Antalya’nın “adrenalin” merkezidir. O turkuaz renkli, buz gibi nehir (Köprüçay), Türkiye’nin en popüler rafting parkurlarından biridir.
Ne Yapmalı: O tarihi Roma Köprüsünün (Oluk Köprü) altından başlayan bir rafting turuna katılın. O buz gibi suyun (cesaretiniz varsa yüzün) ve o sarp kanyonun içinde, dalgalarla mücadele ederek adrenalin dolu bir gün geçirin.
15. “Tahtalı Dağı”nın Zirvesine (2365 m) Teleferikle Çıkın
Burası, “Denizden Gökyüzüne” (Sea to Sky) sloganının hakkını veren, dünyanın en uzun teleferik hatlarından biridir.
Ne Yapmalı: Kemer’deki o devasa teleferik kabinlerine binin. Yükseldikçe, altınızdaki o yemyeşil çam ormanlarının ve tüm Antalya Körfezinin (Phaselis, Olympos) nasıl küçüldüğünü izleyin. 2365 metrelik zirveye ulaştığınızda, o keskin dağ havasını soluyun ve (eğer şanslıysanız) bulutların üzerinde olmanın keyfini çıkarın.
16. “Kaş”ın Arnavut Kaldırımlı Sokaklarında ve “Uzun Çarşı”sında Dolaşın
Burası, Antalya’nın “bohem” ve “huzurlu” limanıdır. Likya’nın (Antiphellos) kalbi…
Ne Yapmalı: O begonvillerle sarılmış, arnavut kaldırımlı, nostaljik sokaklarda kaybolun. Uzun Çarşıya girin, o şirin butiklere, el sanatları dükkanlarına ve Likya lahitlerinin (çarşının ortasında duran) fotoğraflarını çekin. Akşam, o küçük, samimi meyhanelerden birine oturun.
17. Orijinal “Tahinli Piyaz”ı, Üzerindeki “Yumurta” ile Yiyin
Bu, Antalya’nın gastronomik imzasıdır. Bu bir meze değil, bir ana yemektir. Haşlanmış fasulyenin, bol tahinli bir sosla (tarator) buluşmasıdır.
Ne Yapmalı: Şehir merkezindeki o meşhur, salaş piyazcılara (Örn: Piyazcı Ahmet, Piyazcı Sami) gidin. Üzerine mutlaka haşlanmış yumurta rendeleterek (veya doğratarak) sipariş edin. Bu lezzet kombinasyonuna hayran kalacaksınız.
18. “Şiş Köfte”yi (Piyazın Yanına) Sipariş Edin
Piyazın en iyi arkadaşı, yine o mekana özgü Şiş Köftedir.
Ne Yapmalı: Piyazınızın yanına “bir porsiyon da köfte” söyleyin. O ızgarada pişen, sulu, Ege baharatlarıyla harmanlanmış köfteyi, piyazın tahinli sosuna bana bana yiyin.
19. “Yanık Dondurma”nın O İsli Tadına Bakın
Bu, Korkuteli ilçesine özgü, çok “karakterli” bir lezzettir. Keçi sütünün, pişirilirken dibinin bilinçli olarak yakılmasıyla (karamelize edilmesi) yapılır.
Ne Yapmalı: Merkezdeki dondurmacılarda (Örn: Akdeniz Dondurma) o meşhur “Yanık Kokulu” (veya “Dumanlı”) dondurmayı arayın. O isli, dumanlı ve hafif acımsı tadı, o süt kokusuyla birlikte deneyin.
20. “Turunç Reçeli” (veya “Bergamot”) ile Kahvaltı Yapın
Burası “Narenciye Cenneti”dir. Antalya’nın kahvaltı masaları, dünyanın en güzel reçelleriyle süslenir.
Ne Yapmalı: Kahvaltılarda veya çarşıdaki reçelcilerde, o meşhur, acımsı ama bir o kadar da aromatik olan Turunç Reçelini (veya Bergamot Reçelini) tadın.
Antalya’da ne yapılır sorusunun cevabı, bu şehrin “herkese göre” bir cennet sunmasında gizlidir. Bir yanda Aspendos’un 2000 yıllık tarihi, diğer yanda Kaputaş’ın 2 dakikalık “wow” dedirten manzarası; bir yanda Kaleiçi’nin nostaljik huzuru, diğer yanda Olympos’un bohem ateşi… Antalya, size “mükemmel tatil” kelimesinin tam karşılığını sunar.





