
Karaman’da ne yapılır diye sorduğunuzda, alacağınız cevap bir fermanın gücünden, bir peynirin (Divle) derinliğinden ve binlerce yıllık bir sessizliğin (Binbir Kilise) içinden gelir. Burası, genellikle Konya’nın gölgesinde veya Akdeniz’e giden yolda bir geçiş noktası olarak görülür. Ancak Karaman, durup keşfedenler için “dil”, “din” ve “devlet” üçgeninde kurulmuş, Türkiye’nin en köklü ve en gururlu şehirlerinden biridir.
Burası, size bir yanda Yunus Emre’nin ve Mevlana’nın annesinin manevi huzurunu, diğer yanda 500 metrelik bir uçuruma oyulmuş tahıl ambarlarının şaşkınlığını sunar. Eğer siz de bu “Türkçe’nin Kalesi”ni, “görmek” ile yetinmeyip “yaşamanızı” sağlayacak, sınır tanımayan, eylem dolu bir rehber arıyorsanız, başlıyoruz.
Karaman’da Ne Yapılır? “Türkçe’nin Başkenti”nde Yaşanacak 18 Unutulmaz Deneyim
“Dil”in ve “Din”in Manevi Kalbi
Karaman’ın ruhu, onun diline verdiği önemde ve ev sahipliği yaptığı manevi mirasta saklıdır.
Karamanoğlu Mehmet Bey Anıtı’nda O Meşhur Fermanı “Okuyun”
Bu, Karaman’daki bir numaralı, en sembolik eylemdir. Burası, Türk dilinin başkentidir. 13 Mayıs 1277’de, Karamanoğlu Mehmet Bey’in o meşhur fermanını (Divanda, dergahta, bargahta, mecliste ve meydanda Türkçeden başka dil kullanılmayacaktır!) yayınladığı topraklardasınız.
Ne Yapmalı: Şehir merkezindeki o anıtın (veya fermanın yazılı olduğu kitabelerin) önünde durun. O sade ama güçlü metni okuyun. 750 yıl önce, Farsça ve Arapçanın hakimiyetine karşı, kendi öz diline sahip çıkan o muazzam iradeyi ve milli bilinci hissedin.
Aktekke Camii’nde Hz. Mevlana’nın Annesine Bir Fatiha Okuyun
Konya Mevlana’nın “vatanı” ise, Karaman onun “ata yurdu”dur. Hz. Mevlana, gençlik yıllarını (1222-1229) burada geçirmiş ve burada evlenmiştir.
Ne Yapmalı: Şehrin en önemli manevi merkezi olan Aktekke Camii’ne gidin. Caminin içindeki o huzurlu avluda, Hz. Mevlana’nın annesi Mümine Hatun, ağabeyi ve ailesinden birçok kişinin sandukalarının bulunduğu türbeyi ziyaret edin. O manevi atmosfere ortak olun.
Yunus Emre Camii ve Tekkesi’nde “Sevgi Dili”ni Hissedin
Türkçe fermanıyla “resmi dilin” kalesi olan Karaman, Yunus Emre ile de “sevgi dilinin” başkentidir. Yunus Emre’nin ve hocası Taptuk Emre’nin makamlarının burada olduğuna (Eskişehir ve Manisa/Kula ile birlikte) kuvvetle inanılır.
Ne Yapmalı: Kirişçi Mahallesi’ndeki bu tarihi cami ve tekkeye gidin. O mütevazı ama derin maneviyatı olan mekanda, Yunus Emre’nin “Sevelim, sevilelim” felsefesinin, Karamanoğlu’nun fermanıyla nasıl bir bütün oluşturduğunu düşünün.
Kapadokya’nın Saklı Uzantısı: Volkanik Miras
Karaman, Kapadokya platosunun güney ucudur ve bu volkanik coğrafyanın en el değmemiş, en şaşırtıcı harikalarını saklar.
Karadağ’ın Zirvesindeki “Binbir Kilise”de Kaybolun
Burası, Karaman’ın en büyüleyici ve en az bilinen hazinesidir. Sönmüş bir volkan olan Karadağ’ın zirvesi ve yamaçları, Bizans döneminden kalma yüzlerce kilise, manastır, bazilika ve sivil yapı kalıntısıyla doludur.
Ne Yapmalı: İyi bir araçla (veya trekking yaparak) bu dağa tırmanın. Organize bir ören yeri değil, ham bir tarih ve keşif alanı bekleyin. O terk edilmiş taş yapıların arasında dolaşın, Hitit kabartmalarını arayın ve o muazzam sessizliğin içinde, bozkıra hakim o tepeden manzarayı izleyin.
Taşkale’de Dünyanın En İlginç “Tahıl Ambarları”na Hayran Kalın
Bu, akıl almaz bir manzaradır. Taşkale Köyü’nde, 500 metreyi aşan dikey bir kaya duvarının yüzeyine, insanlar tarafından elle oyulmuş 250’den fazla mağara (ambar) göreceksiniz.
Ne Yapmalı: O devasa kaya duvarının tam karşısında durun ve bu “insan yapımı peribacaları”na hayran kalın. Köylülerin, binlerce yıldır tahıllarını bu doğal klimalı, haşerelerden uzak ambarlarda nasıl sakladıklarını görün. Bu, insan zekasının ve emeğinin bir anıtıdır.
Manazan Mağaraları’nda Bir “Yeraltı Şehri”ne Girin
Taşkale’nin hemen yakınında, Bizans döneminden kalma, 5 katlı devasa bir kaya oyma yerleşimi. Burası, dikey bir uçuruma oyulmuş bir “apartman” gibidir.
Ne Yapmalı: O kayaya oyulmuş merdivenlerden (dikkatlice) tırmanın. Odaların, kilisenin, şaraphanenin ve mezar odalarının bulunduğu o dehlizlerin içine girin. Binlerce insanın bir tehlike anında bu kayanın içinde nasıl yaşadığını hayal edin.
İncesu Mağarası’nın Sarkıt ve Dikitleri Arasında Yürüyün
Karaman’ın doğal güzelliklerinden biri. 1356 metre uzunluğundaki bu mağara, damlataş oluşumlarıyla (sarkıt, dikit, sütun) ünlüdür.
Ne Yapmalı: Mağaranın içine döşenmiş yürüyüş yolunda ilerleyin. O binlerce yılda oluşmuş ilginç kaya formasyonlarını ve “traverten havuzları”nı izleyin. İçerideki serin ve nemli havayı soluyun.
Gastronomi Bombası: Divle ve Callâ
Karaman mutfağı, bozkırın ve hayvancılığın en rafine lezzetlerini sunar.
Efsanevi “Divle Obruk Peyniri”nin Peşine Düşün
Bu, sadece Karaman’ın değil, dünyanın en özel peynirlerinden biridir. Rokfor’a rakip gösterilen bu tulum peyniri, lezzetini Divle Obruğu denilen 36 metre derinliğindeki bir mağarada, 5-6 ay boyunca olgunlaşmasından alır.
Ne Yapmalı: Bu peynirin orijinalini bulmak bir görevdir (üretimi çok azdır). Ayrancı ilçesindeki Divle (Üçharman) Köyü’ne gidin veya merkezdeki güvenilir şarküterilere sorun. O dışı kırmızı küflü, içi mavi-yeşil damarlı, keskin aromalı peynirden bir parça tadın. Bu, bir peynirden çok daha fazlası, bir “teruar” harikasıdır.
“Callâ” Yemeğini Orijinal Güvecinde Yiyin
Karaman’ın “Fırın Kebabı”dır. Kuzu eti (özellikle kaburga veya gerdan), patlıcan, domates ve biberin, ağzı hamurla kapatılmış özel bir güveç (Callâ güveci) içinde, taş fırında saatlerce pişirilmesiyle yapılır.
Ne Yapmalı: Bu işi yapan esnaf lokantalarına veya fırınlarına gidin. O dumanı tüten güveç masanıza geldiğinde, o lokum gibi dağılan eti, taze pideye sararak yiyin.
“Batırık” Yemeğinin (veya Çorbasının) Tadına Bakın
Karaman’ın en özgün yerel lezzetlerinden biri. Kısıra benzeyen ancak bol cevizli, tahinli ve domatesli olan bu bulgur yemeği, genellikle sulu bir kıvamda hazırlanır.
Ne Yapmalı: Özellikle yaz aylarında, bu sulu ve soğuk lezzeti (adeta bir çorba gibi) kaşık kaşık veya marul yapraklarıyla birlikte yiyin. Bu, bozkırın en serinletici lezzetidir.
“Arabaşı Çorbası” Ritüeline Katılın (Mevsimindeyse)
Konya ve Yozgat gibi, Karaman da bu kış geleneğinin kalesidir. Ortada acılı, tavuk sulu bir çorba ve etrafında soğuk, jölemsi hamur…
Ne Yapmalı: Bir kış akşamı bu ritüele denk gelirseniz, hamurdan bir parça alıp, kaşığınızdaki sıcak çorbaya batırın ve çiğnemeden yutmaya çalışın. Bu, bir yemekten çok sosyal bir eğlencedir.
Selçuklu’nun Varisi: Karamanoğlu Mimarisi
Başkent Karaman, beyliğin en güzel mimari eserleriyle doludur.
Karaman Kalesi’ne Tırmanın ve Şehri İzleyin
Şehrin tam ortasındaki höyüğün üzerine kurulmuş bu kale, Selçuklu’dan Karamanoğulları’na ve Osmanlı’ya kadar şehrin askeri kalbi olmuştur.
Ne Yapmalı: Kalenin iç avlusuna girin ve surlarına tırmanın. Buradan, tüm Karaman Ovası’nı, yeni ve eski şehri kuşbakışı izleyin.
Hatuniye Medresesi’nde (Taş Bina) Muazzam Taş İşçiliğine Dokunun
Karamanoğulları’nın zarafetini gösteren en güzel yapı. Osmanlı Sultanı Murat Hüdavendigar’ın kızı, Karamanoğlu Alaaddin Bey’in eşi Nefise Sultan tarafından yaptırılmıştır.
Ne Yapmalı: O muazzam Selçuklu-Karamanoğlu taç kapısının önünde durun ve o dantel gibi işlenmiş taş işçiliğine hayran kalın. Günümüzde müze veya sergi alanı olarak kullanılan medresenin avlusunda dolaşın.
Tarihi Karaman Evleri Arasında (Tapucak) Yürüyün
Karaman’ın sivil mimarisi de en az camileri kadar etkileyicidir.
Ne Yapmalı: Tapucak Mahallesi gibi eski mahallelerin ara sokaklarına dalın. Restore edilmiş Rum evlerini, Tartanevi gibi klasik konakları ve düğmeli evleri (ahşap hatılları dışarıda olan) arayın.
Karaman Müzesi’nde “Manazan Adamı”nı Görün
Gezdiğiniz tüm o tarihi yerlerden çıkan eserleri tek bir çatıda görmek için müzeye gidin.
Ne Yapmalı: Müzenin en ilgi çekici eseri olan, Manazan Mağaraları’nda bulunan ve M.Ö. 6000’lere tarihlenen Manazan Adamının (veya kadını) mumyalaşmış bedenini görün. Ayrıca, Binbir Kilise’den ve höyüklerden çıkan binlerce yıllık eserleri inceleyin.
Çeşmeli Kilise’de (Surp Asdvadzadzin) Hoşgörüyü Görün
Eski Karaman’ın çok kültürlü yapısının bir kanıtı. Günümüzde restore edilmiş ve kültür merkezi olarak kullanılan bu tarihi Ermeni kilisesini ziyaret edin.
Ne Yapmalı: O zarif taş yapının avlusuna girin. Restore edilmiş iç mekanını ve çan kulesini görün. Aynı şehirde camilerin, tekkelerin ve kiliselerin nasıl bir arada var olduğunu hissedin.
Ermenek’in (Eski Başkent) Turkuaz Gölünü Keşfedin (Bonus Görev)
Eğer vaktiniz bolsa ve yoldan çekinmiyorsanız, Karamanoğulları’nın ilk başkenti olan Ermenek’e gidin. Burası, sarp kayalıkların ve muazzam bir doğanın ortasındadır.
Ne Yapmalı:Ermenek Baraj Gölünün o nefes kesici turkuaz renginde bir tekne turu yapın. Sarp kayalıkların üzerine tünemiş Firan Kalesine bakın ve o zorlu coğrafyanın nasıl bir beyliğe başkentlik yaptığını görün.
Sonuç olarak;
Karaman’da ne yapılır sorusunun cevabı, bu şehrin mütevazı görünümünün ardındaki “ağırbaşlı” ve “soylu” tarihte gizlidir. Burası, “Türkçe”ye başkentlik yapmanın gururunu, “Divle Obruk Peyniri”nin eşsiz lezzetini ve “Binbir Kilise”nin binlerce yıllık sessizliğini aynı potada eriten, keşfedilmeyi sonuna kadar hak eden bir Anadolu hazinesidir.




