Tokat Müzeler Rehberi ile Karadeniz’in yeşilinden İç Anadolu’nun bozkırına geçişin o en asil, en görkemli ve tarih kokan eşiğine doğru muazzam bir yolculuğa çıkıyoruz. Burası; Roma İmparatoru Jül Sezar’ın o dünyayı sarsan “Veni, Vidi, Vici” (Geldim, Gördüm, Yendim) sözünü haykırdığı, Kazıklı Voyvoda’nın (Kont Drakula) zindanlarında esir tutulduğu ve “900 adımda 900 yıllık tarihin” arşınlandığı destansı bir coğrafyadır!
Danişmentlilerin başkenti, Selçuklu’nun ticaret merkezi olan bu sarsılmaz coğrafyayı arşınlarken, Tokat gezilecek müzeler listenizi en epik detaylarla donatmanızı sağlıyoruz. Zihninizdeki o meşhur Tokat en iyi müzeler hangileri veya bütçenizi sarsmayacak Tokat ücretsiz müzeler nerede gibi soruları kökünden çözen bu devasa Tokat müze listesi, seyahatinizin en sarsılmaz pusulası olacak. İster Sulusokak’ın o asırlık taş konakları arasında Tokat 1 günde müze gezisi planlayın, isterseniz Zile’den Niksar’a uzanan o tarih kokan İpek Yolu’nda kusursuz bir Tokat müze turu rotası oluşturun.
Gişelerdeki Tokat müze giriş ücretleri detaylarını, Tarihi Taşhan’da yazmacıların ritmik tokmak seslerini ve kadrajınızı şenlendirecek en efsanevi Tokat müze gezilecek yerler duraklarını harmanlayarak, meşhur Tokat kebabı ve cevizli bat lezzetleri eşliğinde 30 lokasyonluk bu yepyeni ve destansı maceramıza başlıyoruz! 🚀
Tokat’ın En Efsanevi Müzeleri ve Tarihi Rotası
Tokat’ın En Efsanevi Müzeleri ve Tarihi RotasıPlanlama bölümü — genişlet / daralt
Sezar’ın zafer naralarından Danişmentlilerin ulu medreselerine ve yeraltının o nefes kesen mağaralarına kadar uzanan bu ilk rotamızda, kentin en destansı 30 lokasyonunu keşfetmeye başlıyoruz. Hazırsanız, 900 adımda arşınlayacağımız o efsanevi tarihin kalbine doğru ilk ve en görkemli adımı atıyoruz!
Tokat Müzesi (Arastalı Bedesten)
Müzelerin modern binalara değil, asırlık taş duvarların kalbine yakıştığının en efsanevi kanıtı! 15. yüzyılda (Osmanlı dönemi) inşa edilmiş efsanevi Arastalı Bedesten’in harika bir restorasyonla müzeye dönüştürüldüğü bu kompleks; kentin Kalkolitik Çağ’dan Osmanlı’ya uzanan o binlerce yıllık sırrını barındırır. Roma dönemi heykelleri, Bizans altın sikkeleri ve Tokat’ın o asırlık yazmacılık/bakırcılık kültürünü yansıtan etnografya bölümüyle bütünüyle bir “Tarih ve Zanaat Laboratuvarı”dır.
Sulusokak ve Halit Sokak (Açık Hava Şehir Müzesi)
“900 Adımda 900 Yıllık Tarih” sloganının bizzat ete kemiğe büründüğü, dünyada eşine az rastlanır bütünüyle bir “Açık Hava Sokak ve Mimari Müzesi”dir! Sulusokak güzergahında Roma, Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı eserleri omuz omuza dururken; Halit Sokak, ahşap cumbalı, kırmızı kiremitli, aslına uygun restore edilmiş asırlık Tokat sivil konaklarıyla fotoğrafçıların ve tarih tutkunlarının başını döndüren bir zaman tünelidir.
Tokat Kalesi ve Zindanları (Kont Drakula’nın Esareti)
Sarp ve dik bir kayalığın üzerine kurulan, Bizans döneminden beri şehre bir kartal gibi tepeden bakan efsanevi bir garnizondur! Bu kaleyi dünya çapında ünlü kılan asıl ürpertici detay ise; Fatih Sultan Mehmet döneminde Eflak Prensi olan meşhur III. Vlad’ın (Kazıklı Voyvoda / Kont Drakula) 1442 yılında kardeşiyle birlikte 4 yıl boyunca bu kalenin zindanlarında sürgün (esir) olarak tutulmasıdır! Tünelleri ve surlarıyla bütünüyle “Karanlık Bir Tarih Müzesi”dir.
Taşhan (Voyvoda Han) ve Yazmacılar Çarşısı
1631 yılında Osmanlı döneminde inşa edilen, Türkiye’nin en güzel, en estetik ve bozulmamış avlulu kervansaraylarından biridir! Kesme taştan, iki katlı ve ortasında efsanevi bir şadırvanı olan bu han; günümüzde Tokat’ın o meşhur, asırlık “Yazmacılık” (kumaş baskı) zanaatının kalbinin attığı bütünüyle bir “Yaşayan Ticaret ve Zanaat Müzesi”dir.
Latifoğlu Konağı Müze Evi
19. yüzyılda (1746’lı yıllara uzanan geçmişiyle) Osmanlı zengin sınıfının sivil yaşamını, Tokat’ın o asil konak mimarisini yansıtan muazzam bir ahşap/taş şaheseridir! “L” planlı olarak inşa edilen, ortasında efsanevi bir havuzlu odası (havuzbaşı) bulunan bu konak; ahşap işlemeli tavanları, paşa odası ve haremlik-selamlık yapısıyla ziyaretçilerini anında yüzyıl öncesine ışınlayan sıcak bir “Kentsel Etnografya Müzesi”dir.
Ballıca Mağarası Tabiat Parkı
Klasik müzelerin duvarlarını aşıp doğanın milyonlarca yılda yeraltına oyduğu efsanevi bir saraya, dünyanın en büyük ve en görkemli mağaralarından birine iniyoruz! Yaklaşık 3.4 milyon yaşında olan ve Pazar ilçesinde yer alan bu devasa yeraltı labirenti; 680 metre uzunluğu, 94 metre yüksekliği ve dünyada eşine az rastlanan o devasa “Soğan Sarkıtları” ile bütünüyle bir “Yeraltı Jeoloji Müzesi”dir. Astım hastalarına şifa dağıtan saf oksijeni de cabasıdır.
Zile Kalesi ve “Veni Vidi Vici” Anıtı
Tarihin rotasını değiştiren kelimelerin yankılandığı yer! M.Ö. 47 yılında Roma İmparatoru Jül Sezar’ın, Pontus Kralı II. Pharnakes ile yaptığı kanlı Zela Savaşı’nı kazandıktan sonra Roma Senatosu’na gönderdiği o meşhur “Veni, Vidi, Vici” (Geldim, Gördüm, Yendim) sözünün yazıldığı efsanevi kaledir! Zile ovasına hakim bu antik garnizon, içindeki saat kulesi ve amfitiyatro kalıntılarıyla bütünüyle bir “İmparatorluklar ve Savaş Tarihi Müzesi”dir.
Yağıbasan Medresesi (Çukur Medrese)
Anadolu’nun İLK kapalı avlulu medresesidir! 1151 yılında Danişmentliler döneminde Nizameddin Yağıbasan tarafından yaptırılan bu devasa anıt, moloz taştan inşa edilmiş ve üzeri efsanevi bir kubbe (ortası açık tromplu kubbe) ile örtülmüştür. Astronomi ve tıp bilimlerinin o sarp Anadolu topraklarında ilk filizlendiği bu yapı, bütünüyle sarsılmaz bir “Selçuklu Öncesi İlim Müzesi”dir.
Gök Medrese (Pervane Bey Darüşşifası)
Sivas’taki adaşı kadar efsanevi olan, 1277 yılında Selçuklu Veziri Muineddin Pervane Süleyman tarafından aslen bir hastane (Darüşşifa) olarak yaptırılan iki katlı muazzam bir anıttır! Açık avlusu, kesme taş mimarisi ve özellikle adını aldığı o turkuaz (gök) renkli çinilerle bezenmiş revaklarıyla bu yapı; uzun yıllar Tokat Müzesi olarak da hizmet vermiş, kentin en asil “Selçuklu Sanatı ve Tıp Müzesi”dir.
Tokat Mevlevihanesi (Vakıf Eserleri Müzesi)
Konya dışındaki en önemli, en estetik ve en iyi korunmuş Mevlevihanelerden biridir! 17. yüzyılda inşa edilen, ahşap işlemeli semahanesi, derviş hücreleri ve haremlik-selamlık bölümleriyle günümüze harika bir restorasyonla ulaşan bu 3 katlı konak tarzı mabet; günümüzde Kuran-ı Kerimlerin, el yazmalarının ve Mevlevi eşyalarının sergilendiği bütünüyle bir “Tasavvuf, Estetik ve Huzur Müzesi”dir.
Mahperi Hatun Kervansarayı
1238 yılında Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubat’ın eşi (II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in annesi) Mahperi Hunat Hatun tarafından İpek Yolu güzergahına yaptırılan muazzam bir konaklama ve ticaret anıtıdır! Kesme taştan inşa edilen bu kervansaray, dışarıdan bakıldığında sarsılmaz bir kaleyi andıran devasa taç kapısı ve yazlık/kışlık bölümleriyle Anadolu bozkırındaki o efsanevi “Lojistik ve Ticaret Müzesi”dir.
Sebastapolis Antik Kenti
Sulusaray ilçesinde yer alan, tarihi M.Ö. 1. yüzyıla dayanan ve Roma döneminde Karadeniz’i İç Anadolu’ya bağlayan en büyük, en efsanevi metropollerinden biridir! “Büyük Görkemli Şehir” anlamına gelen Sebastapolis’te; devasa bir Roma hamamı, mozaikli tabanlar ve hala toprağın altından fışkıran devasa antik sütunlar, burayı bütünüyle bir “Roma İmparatorluğu Arkeoloji Müzesi”ne dönüştürmüştür.
Niksar Kalesi ve Danişmentli Başkenti Sokakları
Anadolu’nun Türkleşmesindeki en efsanevi karargahlardan biri, Danişmentli Beyliği’nin ulu başkenti Niksar’dır! Roma, Bizans ve Türk dönemlerinin izlerini taşıyan ve Türkiye’nin en büyük ikinci kalesi unvanına sahip devasa Niksar Kalesi; içindeki medreseleri, kilise kalıntıları ve hemen etrafına dizilmiş Melikgazi Türbesi gibi ulu anıtlarla bütünüyle bir “İmparatorluklar ve Fetih Müzesi”dir.
Tokat Ulu Camii
1600’lü yıllarda (Sultan IV. Mehmet dönemi) onarım gören ancak kökleri Danişmentlilere kadar uzanan, Tokat’ın o asil ve ağırbaşlı inanç merkezidir! Kesme taştan yüksek duvarları, ahşap tavanları ve özellikle dış cephesinde yer alan, dönemin merhametini yansıtan efsanevi taştan oyma “Kuş Evleri” ile bu yapı, kentin kargaşasından kaçabileceğiniz “Sakin Bir İbadet ve Mimari Müzesi”dir.
Kaz Gölü Tabiat Parkı (Kuş Cenneti)
Müzelerin sadece binalardan ibaret olmadığının bir diğer efsanevi kanıtı! Pazar ve Turhal ilçeleri arasında yer alan, sazlıklarla kaplı ve her yıl yüzlerce göçmen kuşa (leylekler, yaban kazları, angıtlar) ev sahipliği yapan bu devasa sulak alan; üzerinde kurulan ahşap yürüyüş yolları ve kuş gözlem kuleleriyle bütünüyle canlı bir “Ornitoloji (Kuş Bilimi) ve Doğa Müzesi”dir.
Hıdırlık Köprüsü (Yeşilırmak’ın Selçuklu Gerdanlığı)
Tokat’ın ortasından kükreyerek geçen Yeşilırmak’ın suları üzerine 1250 yılında Selçuklu Sultanı II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in üç oğlu döneminde inşa edilmiş efsanevi bir sivil mühendislik harikasıdır! Kesme taştan, 5 devasa kemerli gözü olan ve kervanların yüzyıllarca üzerinden güvenle geçtiği bu anıt; suyun ve taşın o asil uyumunu yansıtan sarsılmaz bir “Ulaşım ve Lojistik Müzesi”dir.
Sık Dişini Helası (Su ve Temizlik Kültürü Müzesi)
Dünyada eşine az rastlanan, müzecilik anlayışını tamamen değiştiren efsanevi bir restorasyon harikasıdır! 1400’lü yıllarda Osmanlı döneminde Sulusokak esnafı ve kervanlar için “Umumi Hela” (Tuvalet) olarak kesme taştan yaptırılan ve halk arasında “Sık Dişini” olarak bilinen bu 600 yıllık yapı; günümüzde Osmanlı’nın temizlik, su, hamam ve kanalizasyon kültürünü anlatan bütünüyle fantastik bir “Sivil Hijyen Müzesi”ne dönüştürülmüştür.
Ali Paşa Camii ve Hamamı (Meydan Külliyesi)
1572 yılında Sultan II. Selim döneminde (Erzurum Beylerbeyi Ali Paşa tarafından) inşa edilen, Mimar Sinan’ın kalfalarının izlerini taşıyan ve Tokat’ın en büyük Osmanlı anıtlarından biri olan görkemli bir külliyedir! Kesme taştan tek kubbeli asil camisi, asırlık çınarların gölgelediği geniş şadırvanlı avlusu ve halen aktif olarak kullanılan tarihi Ali Paşa (Meydan) Hamamı ile kentin tam kalbinde atan “Yaşayan Bir Osmanlı Belleği”dir.
Komana Pontika Antik Kenti (Ana Tanrıça Ma’nın Yurdu)
Tokat merkeze sadece birkaç kilometre uzaklıkta, Helenistik dönemde (Pontus Krallığı) Anadolu’nun en büyük ve en zengin tapınak devletlerinden biri olan efsanevi bir arkeolojik kazı alanıdır! Hititlerden beri kutsal sayılan “Ana Tanrıça Ma”ya adanmış bu devasa tapınak kentinin kazılarında ortaya çıkan kilise temelleri, seramik atölyeleri ve Roma dönemi buluntuları, burayı bütünüyle bir “Antik İnanç ve Ticaret Laboratuvarı”na dönüştürür.
Tokat Saat Kulesi
1902 yılında (Sultan II. Abdülhamid’in tahta çıkışının 25. yılı anısına) mutasarrıf Bekir Paşa tarafından yaptırılan ve Tokat’ın her yerinden görülebilen 33 metre yüksekliğindeki efsanevi zaman anıtıdır! Kesme taştan üç bölüm halinde inşa edilen ve kente o geç Osmanlı/Avrupai sivil mimari silüetini katan bu kule, günümüzde dahi tıkır tıkır çalışan mekanizmasıyla bütünüyle bir “Kentsel Simge ve Zaman Müzesi”dir.
Takyeciler Camii ve Deveciler Hanı
Sulusokak’ın tam merkezinde yan yana duran, Tokat’ın o asırlık ticaret ve inanç ahengini yansıtan iki efsanevi sivil mimari eseridir! Deveciler Hanı, 15. yüzyılda İpek Yolu’ndaki deve kervanlarının konaklaması için yapılmış devasa açık avlulu bir ticaret merkeziyken; hemen karşısındaki 16. yüzyıl yapımı Takyeciler Camii, Anadolu’da eşine az rastlanan 9 kubbeli (çok kubbeli) yapısıyla mimari bir şaheserdir. Burası ticaretin ve duanın bütünüyle kesiştiği bir “Meydan Müzesi”dir.
Niksar Yağıbasan Medresesi (Kaledeki İlim Yuvası)
Anadolu’nun ilk kapalı avlulu medreselerinden bir diğeri (Tokat merkezdekine benzer şekilde), Danişmentli başkenti Niksar’ın kalesinin tam kalbine 1157 yılında Nizamettin Yağıbasan tarafından inşa edilmiş efsanevi bir eğitim kurumudur! Ortası açık kubbeli (tromplu) yapısı ve tıp/astronomi alanındaki o öncü rolüyle bu taş bina; Niksar’ın o dağlık panoramasında sarsılmaz bir “Orta Çağ Bilim ve Tarih Laboratuvarı”dır.
Leylekli (Yılanlı) Köprü ve Niksar Ulu Camii
Danişmentli Beyliği’nin ihtişamlı başkentliğini yapan Niksar’ın o tarihi sokaklarını birbirine bağlayan iki muazzam efsanedir! 1145 yılında inşa edilen Niksar Ulu Camii, Anadolu’nun en eski ve en büyük çok sütunlu camilerinden biriyken; Roma/Bizans temelleri üzerine Selçuklu döneminde onarılarak inşa edilen Çanakçı Deresi üzerindeki tek kemerli köprü, kilit taşındaki “Ağzında yılan tutan leylek” kabartmasıyla bütünüyle bir “Mitoloji ve Mühendislik Müzesi”dir.
Maşat Höyük (Zile’nin Hitit Sarayı)
Zile ilçesinde, Anadolu arkeolojisini sarsan kazıların yapıldığı, M.Ö. 3000 yılından (Eski Tunç Çağı) Friglere kadar uzanan ancak asıl efsanevi önemini “Hitit İmparatorluk Sarayı”nın bulunmasıyla kazanan devasa bir antik tepedir! Kazılarda Hitit krallarına ait çivi yazılı kil tabletlerin ve saray mimarisinin bulunduğu bu alan, 3500 yıl önceki devlet yazışmalarının yapıldığı bir “Antik Bürokrasi ve Arkeoloji Müzesi”dir. (Buluntular Tokat/Ankara müzelerindedir).
Horoztepe Höyüğü (Erbaa’nın Tunç Çağı)
Erbaa ilçesinde, kazıları sırasında 1950’lerde dünya çapında ses getiren ve M.Ö. 3. binyıla (Erken Tunç Çağı) tarihlenen kraliyet mezarlarının bulunduğu efsanevi bir yerleşimdir! Buradan çıkarılan ve şaman ayinlerinde kullanıldığı düşünülen, üzerinde tunçtan hayvan figürleri olan o meşhur “Horoztepe Sistrumu” (Müzik aleti) ve “Emziren Kadın Heykelciği”, Anadolu’nun o antik müzik ve ritüel geçmişini sergileyen eşsiz “Prehistorik Sanat Laboratuvarı”nın kanıtıdır. (Eserler Ankara’dadır).
Almus Baraj Gölü ve Tufantepe
Klasik bir bina değil, Yeşilırmak’ın önünün kesilmesiyle ormanların arasında devasa bir denizi andıran, Tokat’ın o en popüler rekreasyon ve efsanevi doğa harikasıdır! Gölün hemen kıyısındaki Tufantepe ise; çam ormanlarıyla kaplı bir yarımada olarak gölün o turkuaz/yeşil sularına tepeden bakan bütünüyle bir “Ekoloji ve Dinlenme Müzesi”dir.
Sulu Han (Çocuk Sanat Merkezi)
16. yüzyılda (1572 civarı) inşa edilen, kesme taştan ve tuğladan yapılmış avlulu ve iki katlı tarihi bir kervansarayken, günümüzde çok modern ve anlamlı bir dönüşümle “Çocuk ve Sanat Müzesi/Merkezi” haline getirilmiş efsanevi bir sivil yapıdır! Tokat’ın o tarihi Sulusokak bölgesindeki bu han, taş odalarında artık kervanların değil, sanat öğrenen çocukların cıvıltılarını barındıran bütünüyle bir “Yaşayan Kültür Müzesi”dir.
Reşadiye (Çermik) Kaplıcaları
Tokat’ın o soğuk ve keskin Karadeniz-Bozkır ayazına inat, yeraltından fışkıran 48 derecelik şifalı ve mineralli sularıyla asırlardır insanlara şifa dağıtan efsanevi bir termal merkezdir! Etrafındaki modern tesisler ve yemyeşil Kelkit vadisi doğasıyla bu bölge; Roma ve Selçuklu dönemlerindeki termal kültürün modern bir yansıması olan “Doğal Sağlık ve Tıp Müzesi”dir.
Halil Bey Hamamı (Tarihi Ali Paşa Hamamı)
Sulusokak aksından Ali Paşa Külliyesi’ne inerken kentin o eski banyo ve sosyalleşme kültürünü en asil şekilde yansıtan, Osmanlı döneminin efsanevi taş şaheseridir! Soğukluk, ılıklık ve sıcaklık (göbek taşı) bölümlerinden oluşan, kubbelerinde cam fanuslarla (filgözü) aydınlatılan bu tarihi yapı; günümüzde o eski tas tas su dökülen seslerin yankılandığı “Yaşayan Temizlik ve Su Kültürü Müzesi” olarak hizmet vermeye devam etmektedir.
Tokat’taki Müze Türleri
Tokat’taki Müze TürleriPlanlama bölümü — genişlet / daralt
Danişmentli ve Selçuklu ustalarının şekillendirdiği bu efsanevi coğrafyada müzecilik; sarp kanyonlardan yeraltı mağaralarına, şifahanelerden tarihi kervansaraylara kadar üç ana eksende şekillenir:
Selçuklu/Danişmentli Mimari ve İnanç Müzeleri: Türkiye’nin ilk kapalı avlusu Yağıbasan (Çukur) Medresesi, turkuaz çinileriyle Gök Medrese, ulu ahşap tavanıyla Tokat Ulu Camii, Mevlevi kültürünün yurdu Tokat Mevlevihanesi ve kervanların durağı Mahperi Hatun Kervansarayı, kentin en ulu Orta Çağ laboratuvarlarıdır.
Arkeoloji, Garnizon ve Sivil Kent Müzeleri: Roma mozaikleriyle Sebastapolis Antik Kenti, Sezar’ın anıtı Zile Kalesi, Drakula’nın esareti Tokat Kalesi, yazmacıların kalbi Taşhan, kentin hafızası Tokat Müzesi, ahşap zarafeti Latifoğlu Konağı ve “900 adımda 900 yıl” Sulusokak, kentin sivil/askeri belleğidir.
Doğa ve Yeraltı Müzeleri: Soğan sarkıtlarıyla dünya harikası Ballıca Mağarası ve göçmen kuşların efsanevi evi Kaz Gölü Tabiat Parkı, bu coğrafyanın yeraltı ve yerüstü tabiat laboratuvarlarıdır.
Tokat’ta En Popüler ve En Az Bilinen Müzeler
Tokat’ta En Popüler ve En Az Bilinen MüzelerPlanlama bölümü — genişlet / daralt
Kapsamlı bir Karadeniz-İç Anadolu geçiş rotası çıkarırken, herkesin köfte yiyip gezdiği o meşhur hanlarla, yeraltının veya ovaların ardına saklanmış o antik sırları birbiriyle mutlaka harmanlamalısınız.
En Çok Ziyaret Edilenler: Dünya harikası soğan sarkıtlarıyla Ballıca Mağarası, yazmacıların ve alışverişin kalbi Taşhan, Sezar’ın Veni Vidi Vici’siyle Zile Kalesi, 900 yıllık tarih Sulusokak ve Drakula efsanesiyle Tokat Kalesi kentin en popüler rotalarıdır.
Gizli Kalmış Müzeler: Türkiye’nin ilk kapalı avlusu Yağıbasan Medresesi, ahşap oyma zarafetiyle Tokat Mevlevihanesi, kuş gözlemcilerinin efsanesi Kaz Gölü, Roma hamamlarıyla Sebastapolis (Sulusaray) ve Kelkit Vadisi’nin efsanevi başkenti Niksar Kalesi, gerçek kaşifleri bekleyen çok özel sırlardır.
Tokat Müze Gezisi İçin Öneriler (2 Günlük Dev Rota)
Tokat Müze Gezisi İçin Öneriler (2 Günlük Dev Rota)Planlama bölümü — genişlet / daralt
Tokat’ta efsanevi Danişmentli, Selçuklu ve Osmanlı eserleri şehir merkezinde, Sulusokak ve Taşhan etrafında harika bir yürüyüş aksında toplanmıştır. Ancak Ballıca, Zile ve Niksar gibi paha biçilemez noktalar için araçla rotanızı genişletmeniz gerekir.
2 Günlük Kusursuz Tokat Rotası:
1. Gün (900 Adımda 900 Yıl, Hanlar ve Çiniler): Güne şehrin kalbinde, Sulusokak kentsel sit alanında başlayın! Tarihi sokağı arşınlayarak Tokat Müzesi (Arastalı Bedesten), Yağıbasan (Çukur) Medresesi ve Ulu Cami‘yi peş peşe gezin. Sonra Tokat Kalesi‘nin eteklerine çıkıp Drakula’nın zindanlarını uzaktan fotoğraflayın. Öğle yemeğinde tarihi restoranlarda mutlaka domates/patlıcanla yapılan o tescilli “Tokat Kebabı”nı deneyin. Öğleden sonra Taşhan‘a girip yazmacıları izleyin ve çay için. Ardından Gök Medrese‘nin turkuaz çinilerini, Latifoğlu Konağı‘nın paşa odasını ve Tokat Mevlevihanesi‘ni gezip günü merkezde o tarihi ahşap sokaklarda sonlandırın.
2. Gün (Yeraltı Sarayları, Sezar’ın Zaferi ve Başkent): İkinci gün yollara düşün! Sabah erkenden Pazar ilçesine yönelip, önce İpek Yolu’nun efsanesi Mahperi Hatun Kervansarayı‘nı görün, ardından dağın derinliklerindeki o dünya harikası Ballıca Mağarası‘na inin. Oradan batıya geçip Zile’ye ulaşın; Sezar’ın “Veni Vidi Vici” dediği o efsanevi Zile Kalesi‘ne çıkarak ovayı izleyin. Dönüş yolunda vaktiniz ve enerjiniz kalırsa doğaya kaçıp Kaz Gölü‘nde kuşları fotoğraflayın veya kuzeye yönelerek Danişmentlilerin ulu başkenti Niksar Kalesinde Kelkit vadisine karşı güneşi batırın!
Tokat Müze Giriş Ücretleri ve Kartlar
Tokat Müze Giriş Ücretleri ve KartlarPlanlama bölümü — genişlet / daralt
Gişe sıralarında zaman kaybetmemek ve gezinizi bütçenize göre planlamak için şu pratik detayları aklınızda bulundurun:
MüzeKart Geçerli mi? Kesinlikle! Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı olan ana laboratuvar Tokat Müzesi‘nde MüzeKart tamamen geçerlidir.
Ücretsiz Günler ve Alanlar: Tokat, tarihi anıtlarda ve medreselerde oldukça cömerttir. Sulusokak ve Halit Sokak, Taşhan, Tokat Kalesi, Zile Kalesi, Niksar Kalesi, Gök Medrese, Yağıbasan Medresesi, Ulu Camii ve Tokat Mevlevihanesi gibi paha biçilemez Anadolu mirası şaheserlerin büyük bir kısmı (Vakıflar veya Belediye uhdesinde olduklarından) tamamen ücretsiz olarak keşfedilebilir. Ballıca Mağarası veya Latifoğlu Konağı gibi alanlarda ise cüzi bir bilet veya Milli Park otopark ücreti (MüzeKart’ın geçmediği durumlar) uygulanabilmektedir.
Tokat Müzeler Rehberi Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)
Tokat Müzeler Rehberi Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)Planlama bölümü — genişlet / daralt
- Tokat’ta hangi müzeler var?: Şehirde kentin arkeolojik ve etnografik hafızasını sunan Tokat Müzesi (Arastalı Bedesten), sivil konak mimarisini yansıtan Latifoğlu Konağı Müzesi ve Tokat Mevlevihanesi (Vakıf Müzesi) bulunur. Açık hava müzeleri ve efsanevi anıtlar olarak ise; Sulusokak, Ballıca Mağarası, Zile Kalesi (Veni Vidi Vici), Tokat Kalesi ve Yağıbasan Medresesi yer alır.
- Tokat’taki en iyi müzeler hangileri?: Dünya harikası soğan sarkıtlarıyla Ballıca Mağarası Tabiat Parkı, “900 adımda 900 yıllık” tarih sunan Sulusokak ve Tokat Müzesi, Sezar’ın anıtıyla Zile Kalesi, Drakula’nın efsanesiyle Tokat Kalesi ve çinileriyle Gök Medrese kentin en ikonik noktalarıdır.
- Tokat Müzeleri ücretsiz mi?: Şehir merkezindeki o devasa Selçuklu medreseleri, ulu camiler, Taşhan, kaleler ve tarihi sokaklar tamamen ücretsizdir. Bakanlığa bağlı Tokat Müzesi’nde MüzeKart geçerlidir. Mağara veya bazı özel konaklarda cüzi giriş ücretleri olabilir.
- Tokat’ta MüzeKart nerelerde geçerli?: Özellikle şehir merkezindeki en büyük hafıza merkezi olan Tokat Müzesi’nde (Arastalı Bedesten) geçerlidir.
- Tokat müzelerinde çocuklara uygun alan var mı?: Ballıca Mağarası‘nın o devasa yeraltı labirentleri ve sarkıtları çocukların fantastik dünyasını ve doğa merakını en üst seviyeye çıkarırken; Kaz Gölü Tabiat Parkı‘nın kuş gözlem kuleleri onlar için doğayla baş başa kalabilecekleri eğitici bir efsanevi alandır.
YeGez Kapanış: Çinilerin, Mağaraların ve Zaferlerin Kadim Şehri
YeGez Kapanış: Çinilerin, Mağaraların ve Zaferlerin Kadim ŞehriPlanlama bölümü — genişlet / daralt
Yağıbasan Medresesi’nin o ilk kapalı avlusundan, Zile Kalesi’nin “Veni Vidi Vici” yazıtına; Ballıca Mağarası’nın o milyonlarca yıllık soğan sarkıtlarından, Tokat Kalesi’nin ürkütücü zindanlarına ve Taşhan’ın o tok yazma seslerine uzanan muazzam Tokat yolculuğumuzun sonuna geldik. YeGez ekibi olarak; Romalıların, Danişmentli alimlerin ve Osmanlı zanaatkarlarının bu bereketli topraklarda nasıl destansı bir tarih yazdığını sizlerle 30 maddelik bu efsanevi ansiklopedide arşınlamak harika bir serüvendi.
Kelkit ve Yeşilırmak havzalarının sardığı bu gizemli şehirde sizin favori durağınız neresiydi? Sulusokak’ta 900 yıllık tarihi tek nefeste arşınlamak mı, Ballıca Mağarası’nda doğanın heykeltıraşlığına hayran kalmak mı, yoksa Taşhan’da ıhlamur kalıplarla kumaşa hayat veren ustaları izlemek mi? Kusursuz lezzet önerilerimizi denedikten sonra, Sivas ve Karadeniz arası geçişin bu efsanevi yurdunda yediğiniz o yumuşacık etli “Tokat Kebabı“nı ve cevizli batı ziyafet çektiğiniz o gizli lezzet duraklarını hemen aşağıya bırakmayı unutmayın. Yepyeni bir efsanevi YeGez macerasında, bambaşka bir coğrafyanın sırlarında buluşmak üzere!


