
Adana’da ne yapılır diye sorduğunuzda, alacağınız cevap bir “kebap” şişinin közle buluştuğu o ilk cızırtıda, bir “Bici Bici” tabağının serinliğinde ve Seyhan Nehri’nin üzerindeki o 2000 yıllık “Taş Köprü”nün bilgeliğinde gizlidir. Burası, “01” plakasıyla bir fenomene dönüşmüş, “Adana Sıcağı”yla mizah konusu olmuş, ancak her şeyden önce “Gardaş” kelimesinin sıcaklığıyla sizi saran, yaşayan bir şehirdir.
- 1. Adana’da Ne Yapılır? “Kebabın Başkenti”nde Yaşanacak 20 Unutulmaz Deneyim
- 1.1. 1. Efsanevi “Adana Kebabı”nı Orijinal “Ocakbaşı”nda Yiyin
- 1.2. 2. Gece Yarısı “Şırdan” Yiyerek Bir Adana Ritüeline Katılın
- 1.3. 3. Güne “Ciğer Kebabı” (veya “Kuşbaşı”) ile Başlayın
- 1.4. 4. Orijinal, “Acılı ve Taneli” Şalgam Suyu İçin
- 1.5. 5. Buzlu “Bici Bici” ile “Adana Sıcağı”na Meydan Okuyun
- 1.6. 6. Dünyanın En Eski Köprüsü “Taş Köprü”de (Roma) Yürüyün
- 1.7. 7. Türkiye’nin En Büyüğü “Sabancı Merkez Camii”nin Görkemine Tanıklık Edin
- 1.8. 8. “Büyük Saat” Kulesi’nin Altından “Kazancılar Çarşısı”na Dalın
- 1.9. 9. Seyhan Nehri Kıyısında (Adnan Menderes Bulvarı) “Tur Atın”
- 1.10. 10. “Ulu Cami” ve Külliyesi’nde Ramazanoğulları Mirasını Görün
- 1.11. 11. Tarihi “Varda Köprüsü”nde (Alman Köprüsü) Yürüyün
- 1.12. 12. Efsanevi “Portakal Çiçeği Karnavalı” Coşkusuna Ortak Olun (Nisan)
- 1.13. 13. “Fındık Lahmacun” ve “Yağlı Kara” ile Ziyafete Başlayın
- 1.14. 14. “Muzlu Süt” (Kazım Büfe) ile Nostalji Yaşayın
- 1.15. 15. “Analı Kızlı” Çorbasıyla Bir Ev Yemeği Ziyafeti Çekin
- 1.16. 16. “Halka Tatlısı” (veya “Taş Kadayıf”) ile Sokağın Tadını Çıkarın
- 1.17. 17. Anavarza Antik Kenti’nde (UNESCO) Bir “Metropol”de Yürüyün
- 1.18. 18. Tarihi “Tepebağ” Evleri (Kaleiçi) Arasında Kaybolun
- 1.19. 19. “Adana Sinema Müzesi”nde Yılmaz Güney’in ve Orhan Kemal’in İzini Sürün
- 1.20. 20. Yılanların Kalesi “Yılankale”ye (Şahmeran) Tırmanın
Adana’da Ne Yapılır? “Kebabın Başkenti”nde Yaşanacak 20 Unutulmaz Deneyim
Bu şehir, size bir yanda sabah 5’te ciğer yemeyi, diğer yanda gece 3’te şırdan yemeyi, bir başka yanda da Portakal Çiçeği kokularıyla festivale katılmayı vaat eder. Eğer siz de bu “gastronomi kalesi”ni, bir turist gibi değil, bir “Adanalı” gibi “yaşamaya” hazırsanız, işte size Adana’da yapmanız gereken 20 eylem dolu deneyim.
1. Efsanevi “Adana Kebabı”nı Orijinal “Ocakbaşı”nda Yiyin
Bu, Adana’daki bir numaralı, en kutsal eylemdir. Bu, o “zırh”la (satır) çekilmiş, kuzu etinden yapılan, kuyruk yağıyla lezzetlendirilmiş o muazzam kebabın anavatanıdır.
Ne Yapmalı: Lüks restoranları değil, o salaş ama efsanevi “ocakbaşı” mekanlarını (Örn: Kebapçı Mesut, Ciğerci Memet Usta) arayın. O köz ateşinin başına oturun. Ustanın, o dumanı tüten kebabı, yağlı pidenin (veya “tırnak pide”) üzerine çekmesini izleyin. Yanında gelen közlenmiş domates, biber ve bol sumaklı soğan salatasıyla birlikte bu ziyafeti elle yiyin.
2. Gece Yarısı “Şırdan” Yiyerek Bir Adana Ritüeline Katılın
Bu bir yemek değil, bir “kültürel” meydan okuma ve bir “gece finali” ritüelidir. Kuzu midesinin (şırdan) pirinç ve baharatla doldurulup pişirilmesiyle yapılır.
Ne Yapmalı: Gece yarısından sonra (01:00 – 04:00 arası idealdir) o meşhur “Şırdancılar Çarşısı”na veya seyyar tezgahlara (Örn: Şırdancı Bedo) gidin. O buharı tüten tencereden çıkan şırdanı alın, üzerine bolca kimyon ve pul biber dökün ve o otantik, “sokak lezzeti”nin tadına bakın.
3. Güne “Ciğer Kebabı” (veya “Kuşbaşı”) ile Başlayın
Adana’da kahvaltı, ciğerle yapılır. Bu bir gelenektir. Sabahın köründe ocakbaşları dolar ve güne “demir alarak” başlanır.
Ne Yapmalı: Sabahın çok erken saatlerinde (05:00 – 08:00 arası) Tarihi Kazancılar Çarşısının içindeki veya civardaki ciğercilere (Örn: Ciğerci Mahmut) gidin. O küçük taburelere oturun. O taze kuzu ciğeri şişlerini, yanında bol nane, maydanoz ve közlenmiş biberle birlikte o taze, sıcak lavaşa sarın.
4. Orijinal, “Acılı ve Taneli” Şalgam Suyu İçin
Burası “Şalgam”ın anavatanıdır. Marketlerde içtiklerinizi unutun. Gerçek şalgam, ev yapımı, taneli (siyah havuç parçalı) ve acılıdır.
Ne Yapmalı: O tarihi çarşılardaki (Örn: Ali Göde) veya kebapçıların yanındaki o meşhur, ahşap fıçılardan doldurulan şalgamcılara gidin. “Bir acılı, taneli” deyin ve o keskin, mayhoş ve şifalı lezzetin, kebapla nasıl bir uyum içinde olduğunu bizzat görün.
5. Buzlu “Bici Bici” ile “Adana Sıcağı”na Meydan Okuyun
Bu, Adana’nın en meşhur, en “serinletici” sokak tatlısıdır. Rendelenmiş buz, nişasta (su muhallebisi), pudra şekeri ve gül suyunun (veya şerbetin) muhteşem buluşması…
Ne Yapmalı: Sıcak bir günde (Adana’da her gün sıcaktır), o seyyar “Bici Bici” arabalarından veya tarihi mekanlardan (Örn: Meşhur Adanalı Bici Bici) bir kase alın. O buz gibi, tatlı ve ferahlatıcı lezzetle “Adana Sıcağı”na (Güneşe ateş edenler) meydan okuyun.
6. Dünyanın En Eski Köprüsü “Taş Köprü”de (Roma) Yürüyün
Burası, Adana’nın bir numaralı tarihi sembolüdür. Roma İmparatoru Hadrianus tarafından yaptırılan, dünyanın hala kullanılan en eski köprülerinden biridir.
Ne Yapmalı: O 2000 yıllık taş köprünün (319 metre) üzerinden yürüyerek, Seyhan’ı Yüreğir’e bağlayın. Ortasında durun; bir yanda Sabancı Merkez Camiinin modern görkemini, diğer yanda Seyhan Nehrinin sakin akışını izleyin ve o binlerce yıllık tarihe dokunun.
7. Türkiye’nin En Büyüğü “Sabancı Merkez Camii”nin Görkemine Tanıklık Edin
Burası, modern Adana’nın “Sultanahmet”idir. 6 minaresi ve devasa kubbesiyle, Türkiye’nin ve Ortadoğu’nun en büyük camilerinden biridir.
Ne Yapmalı: O muazzam, Seyhan Nehri’nin kenarına kurulmuş caminin avlusuna girin. O İznik çinileriyle süslü iç mekanın, o devasa avizelerin ve o muazzam ferahlığın yarattığı ihtişama hayran kalın.
8. “Büyük Saat” Kulesi’nin Altından “Kazancılar Çarşısı”na Dalın
Burası, Adana’nın “Kapalıçarşı”sı, tarihi kalbidir. Türkiye’nin en yüksek saat kulesi (32 metre) olan Büyük Saatin gölgesinde, 500 yıllık bir ticaret merkezi…
Ne Yapmalı: O tarihi kulenin fotoğrafını çektikten sonra, hemen arkasındaki Kazancılar Çarşısına girin. O ritmik çekiç seslerini dinleyerek bakırcıların, kalaycıların, tesbihçilerin ve baharatçıların olduğu o otantik, kaotik ve “yaşayan” labirentte kaybolun.
9. Seyhan Nehri Kıyısında (Adnan Menderes Bulvarı) “Tur Atın”
Burası, Adana’nın “Kordon”udur; şehrin sosyal kalbinin attığı, “nefes alma” durağıdır.
Ne Yapmalı: Akşamüstü, Seyhan Baraj Gölü’nün kenarındaki o kilometrelerce uzanan palmiyeli yolda (Adnan Menderes Bulvarı) yürüyüş yapın (veya “fayton”a binin). O meşhur “sevgi adası”na bakın, çimlere oturan, mangal yakan (Adana’da mangal bir yaşam biçimidir) insanların arasına karışın.
10. “Ulu Cami” ve Külliyesi’nde Ramazanoğulları Mirasını Görün
Burası, Adana’nın en önemli tarihi camisidir. 16. yüzyılda, Memlük ve Selçuklu mimarisinin izlerini taşıyan, siyah-beyaz mermer işçiliğiyle ünlü bir Ramazanoğulları Beyliği şaheseri…
Ne Yapmalı: O muazzam, sakin avluya girin. O zarif Medreseyi, Türbeyi (Ramazanoğlu Halil Bey) ve caminin içindeki o muhteşem çinileri ve taş işçiliğini inceleyin.
11. Tarihi “Varda Köprüsü”nde (Alman Köprüsü) Yürüyün
Burası, Adana’nın saklı kalmış bir mühendislik harikasıdır. “James Bond – Skyfall” filmiyle dünyaya ün salan bu köprü, 1912’de Almanlar tarafından (Bağdat Demiryolu) yapılmış, 99 metre yüksekliğinde bir “kartal yuvası”dır.
Ne Yapmalı: O zorlu ama muhteşem manzaralı (Karaisalı) dağ yolunu göze alın. O devasa, taş kemerli köprünün üzerinde yürüyün (eğer tren gelmiyorsa) ve ayaklarınızın altındaki o Cehennem Deresi Kanyonunun baş döndürücü boşluğuna bakın.
12. Efsanevi “Portakal Çiçeği Karnavalı” Coşkusuna Ortak Olun (Nisan)
Bu, bir karnavaldan çok, bir “şehir festivali”dir. Her yıl Nisan ayında, tüm Adana’nın portakal çiçeği koktuğu o büyülü haftada…
Ne Yapmalı: Eğer gezinizi Nisan’a denk getirirseniz, o rengarenk kostümler giymiş insanların, kortejlerin, konserlerin ve sokak partilerinin olduğu o muazzam “Rio Karnavalı” benzeri coşkuya katılın.
13. “Fındık Lahmacun” ve “Yağlı Kara” ile Ziyafete Başlayın
Adana’da kebap bir “sonuç”tur, “başlangıç” değil.
Ne Yapmalı: Bir kebapçıya oturduğunuzda, ana yemekten önce masaya gelen o “ikram”lara odaklanın. O küçük, çıtır çıtır Fındık Lahmacunu, Közlenmiş Patlıcan Salatasını (Babagannuş) ve Yağlı Kara (közlenmiş domates ve biberin zeytinyağlı ezmesi) mezelerini tadın.
14. “Muzlu Süt” (Kazım Büfe) ile Nostalji Yaşayın
Bu, Adana’nın en meşhur, en nostaljik ve en “enerji veren” yerel içeceğidir.
Ne Yapmalı: Şehrin efsanevi mekanı Kazım Büfeye gidin. Orijinal, “katkısız” (sadece süt, muz, şeker ve buz) o yoğun kıvamlı, köpüklü Muzlu Sütten bir bardak için. Yanında, o meşhur kaşarlı-sucuklu tosttan da yiyebilirsiniz.
15. “Analı Kızlı” Çorbasıyla Bir Ev Yemeği Ziyafeti Çekin
Bu, bir çorbadan çok, bir “ana yemek” gücünde, Adana mutfağının en meşakkatli yemeklerinden biridir. İçinde irili ufaklı (analı-kızlı) bulgur köfteleri, nohut, et ve yoğurt bulunur.
Ne Yapmalı: Yöresel yemek yapan esnaf lokantalarında (Örn: Çukurova Sofrası) bu lezzeti arayın. O ekşili, doyurucu ve “sabır” dolu yemeği tadın.
16. “Halka Tatlısı” (veya “Taş Kadayıf”) ile Sokağın Tadını Çıkarın
Adana’nın sokak tatlıları da en az kebapları kadar meşhurdur.
Ne Yapmalı: Çarşıdaki seyyar satıcılardan veya tarihi tatlıcılardan, o taze, sıcak, çıtır çıtır Halka Tatlısını (Tulumba’nın büyüğü) alın. Veya, içi cevizli, şerbetli o meşhur Taş Kadayıfı (Yassı Kadayıf) tadın.
17. Anavarza Antik Kenti’nde (UNESCO) Bir “Metropol”de Yürüyün
Burası, Çukurova’nın en büyük ve en görkemli antik kentlerinden biridir. Roma döneminde bir “Metropol” olan bu devasa kent, Türkiye’nin en uzun Sütunlu Caddelerinden birine sahiptir.
Ne Yapmalı: (Kozan/Dilekkaya) O devasa antik kente gidin. O 2700 metrelik sütunlu caddede yürüyün, o muazzam Zafer Takının altından geçin ve Anavarza Kalesine (dağın zirvesi) tırmanın.
18. Tarihi “Tepebağ” Evleri (Kaleiçi) Arasında Kaybolun
Burası, Adana’nın “Suriçi”dir. Şehrin en eski yerleşim yeri olan bu tepe, Atatürk’ün de ziyaretinde kaldığı, tarihi, cumbalı, taş Tepebağ Konaklarını saklar.
Ne Yapmalı: O daracık sokaklara dalın. O restore edilmiş (veya edilmeyi bekleyen) tarihi konakları, kilise kalıntılarını (Agios Nikolaos) ve o “eski Adana” ruhunu fotoğraflayın.
19. “Adana Sinema Müzesi”nde Yılmaz Güney’in ve Orhan Kemal’in İzini Sürün
Adana, Çukurova’nın bereketli toprakları sayesinde, Türkiye’nin en önemli “sanatçı”larını (Yılmaz Güney, Orhan Kemal, Yaşar Kemal) yetiştiren şehirdir.
Ne Yapmalı: O tarihi Tepebağ evlerinden birinde kurulan bu müzeye girin. O efsanevi sinema yıldızlarının (özellikle Yılmaz Güney) balmumu heykellerini, film afişlerini ve o “Çirkin Kral”ın kişisel eşyalarını görün.
20. Yılanların Kalesi “Yılankale”ye (Şahmeran) Tırmanın
Çukurova Ovası’nın ortasında, bir “ada” gibi yükselen sarp bir kayalığın üzerine kurulmuş bu Orta Çağ (Haçlı) kalesi, “Şahmeran Efsanesi”nin geçtiği yer olarak bilinir.
Ne Yapmalı: O dik patikadan kaleye tırmanın. O 8 burçlu, sağlam duvarların üzerinde yürüyün ve o “yılan” gibi kıvrılan kaleden, tüm Çukurova’nın ve Ceyhan Nehri’nin o muazzam 360 derecelik manzarasını izleyin.
Adana’da ne yapılır sorusunun cevabı, bu şehrin “Güneşe Ateş Eden” o “tutkulu” ruhunda gizlidir. Bir yanda Varda Köprüsü’nün mühendislik dehası, diğer yanda Taş Köprü’nün 2000 yıllık asaleti; bir yanda Sabancı Camii’nin modern görkemi, diğer yanda “Adana Kebabı”nın o ilkel, saf lezzeti… Adana, size “gerçek” bir gastronomi ve kültür ziyafeti vaat eder. Bu şehre “çok aç” gelin!





