
- 1. 1. Bölüm: Bir Süper Gücün Başkenti ve Antik Kütüphaneler (Boğazkale)
- 1.1. 1. Dünyanın Kalbi: Hattuşa (Hattuşaş) Antik Kenti
- 1.2. 2. Taş Muhafızların Nöbeti: Aslanlı Kapı ve Sfenksli Kapı
- 1.3. 3. Karanlığa Yürüyüş: Yerkapı ve Yeşil Taş (Dilek Taşı)
- 1.4. 4. Kayalara Kazınmış Panteon: Yazılıkaya Açık Hava Tapınağı
- 2. 2. Bölüm: Güneş Kurslarının ve Muhasebe Tabletlerinin Sırrı (Alaca & Ortaköy)
- 2.1. 5. Altının ve Güneşin Yurdu: Alacahöyük ve Kral Mezarları
- 2.2. 6. Antik Çağın Muhasebe ve Ticaret Üssü: Şapinuva Antik Kenti
- 3. 3. Bölüm: Taş Köprüler, Sarp Kanyonlar ve Ahşap Konaklar (İlçeler & Merkez)
- 3.1. 7. Zaman Makinesinin Kendisi: Çorum Müzesi
- 3.2. 8. Bozkırın Ağırbaşlı Kalbi: Çorum Kalesi
- 3.3. 9. Ahşabın ve Kerpicin Zarafeti: Tarihi Çorum Evleri (Katipler Konağı)
- 3.4. 10. Sinan’ın Gölgesindeki Mabet: Ulu Camii (Murad-ı Rabi Camii)
- 3.5. 11. Kızılırmak’a Vurulan Asırlık Kelepçe: Osmancık Koyunbaba Köprüsü
- 3.6. 12. İpek Yolu’nun Kartal Yuvası: Kandiber Kalesi (Osmancık)
- 3.7. 13. Sarp Kayaların Ana Tanrıçası: İncesu Kanyonu ve Kibele Kabartması
- 3.8. 14. Alimlerin ve Kayaların Şehri: İskilip Kalesi ve Tarihi Arastalar
- 3.9. 15. Ormanın İçindeki Helenistik Mühür: Kapılıkaya Anıtsal Kaya Mezarı
- 4. 4. YeGez Çorum Ziyaretçi Rehberi: Kavurucu Bozkır ve Kazanın Sırrı
- 4.1. İklim Stratejisi: Ne Zaman Gidilir?
- 4.2. Gastronomi: Sadece Leblebi Değil, Bir Ateş Sanatı
- 5. 5. Kapanış: Hititlerin ve Kanyonların Destanına Veda
Bu yazımız içerisinde Çorum Tarihi Yerler üzerine konuşacağız. Çorum haritasına baktığınızda sıradan bir İç Anadolu coğrafyası görebilirsiniz, ancak bu toprağın altı dünya tarihinin seyrini değiştiren devasa bir arşivdir. M.Ö. 1200’lerde, Mısır Firavunu II. Ramses’in ordularıyla Kadeş’te ölümüne çarpışan, ardından dünyanın ilk yazılı barış antlaşmasını kile kazıyan o efsanevi Hitit İmparatorluğu, dünyayı buradan, Çorum’un Boğazkale dağlarından yönetiyordu.
Bu şehirde fiziksel kitaplardan oluşan şahsi kütüphanenizin binlerce yıl önceki o ilk versiyonlarıyla, çivi yazılı devasa kil tablet odalarıyla karşılaşacaksınız. YeGez olarak hiçbir kelime sınırına takılmadan hazırladığımız bu destansı rehberde, sizi sadece Kızılırmak kenarında yürümeye değil; kralların 71 metrelik karanlık yeraltı tünellerinden geçmesine, sarp kayalara kazınmış 12 yeraltı tanrısının gözlerine bakmaya ve devasa kanyonların o ürkütücü sessizliğini dinlemeye davet ediyoruz.
1. Bölüm: Bir Süper Gücün Başkenti ve Antik Kütüphaneler (Boğazkale)

Bir Süper Gücün Başkenti ve Antik Kütüphaneler (Boğazkale)
Çorum fethimize, medeniyetin ve anıtsal mimarinin zirve yaptığı, UNESCO Dünya Mirası listesindeki o sarp ve efsanevi başkentten başlıyoruz.
1. Dünyanın Kalbi: Hattuşa (Hattuşaş) Antik Kenti
Boğazkale ilçesinde, sarp ve engebeli bir arazi üzerine kurulan bu devasa şehir, antik dünyanın süper gücü Hititlerin başkentidir (M.Ö. 1650 – M.Ö. 1200).
Devasa Tapınaklar ve Arşivler: Antik kente adım attığınızda (alan o kadar büyüktür ki araçla gezilmesi tavsiye edilir), sizi devasa “Büyük Tapınak” karşılar. Burası sadece bir ibadethane değil, aynı zamanda imparatorluğun deposu ve arşiviydi. O devasa yeşil ve siyah bazalt taşların harçsız bir şekilde nasıl birleştiğine bakarken aklınız durur. Şehrin her yanından çıkan on binlerce çivi yazılı kil tablet, Anadolu’nun o dönemki siyasi, ticari ve edebi hafızasını günümüze taşımıştır.
Konum: Boğazkale ilçe merkezi yakını. (Çorum merkeze yaklaşık 80 km).
Giriş Ücreti: Kültür Bakanlığı’na bağlı devasa bir milli park ve ören yeridir, Müzekart geçerlidir.
2. Taş Muhafızların Nöbeti: Aslanlı Kapı ve Sfenksli Kapı
Hattuşa’nın üst şehrini (savunma hattını) gezerken, surların üzerinde kenti kötülüklerden koruması için yapılmış o efsanevi kapılarla karşılaşırsınız.
Aslanlı Kapı: İki devasa taş aslanın kükreyerek şehre girenlere baktığı, Hitit taş oymacılığının yeryüzündeki en asil ve en korkutucu şaheseridir. Gözleri ve yeleleri binlerce yıl öncesinin o sert sanat anlayışını yansıtır.
Sfenksli Kapı: Mısır sanatından etkilenen ancak Hitit ustalarının kendi yorumunu kattığı, insan başlı, aslan gövdeli ve kanatlı o muazzam sfenkslerin (orijinalleri Çorum ve Boğazköy müzelerindedir, yerinde kopyaları vardır) şehri beklediği o devasa ve anıtsal giriştir.
3. Karanlığa Yürüyüş: Yerkapı ve Yeşil Taş (Dilek Taşı)
Sfenksli Kapı’nın hemen altında, dünya antik mimarisinin en ürkütücü ve şaşırtıcı mühendisliklerinden biri yatar: Yerkapı.
71 Metrelik Tünel: Düşmana baskın yapmak veya gizli dini ritüeller için piramit şeklinde yığılmış devasa bir suni tepenin tam altından geçen 71 metre uzunluğunda, üçgen tavanlı ve zifiri karanlık bir taş tüneldir (Potern). Bu soğuk ve karanlık tünelden yürüyüp gün ışığına çıkmak, kelimenin tam anlamıyla antik bir ritüeli ruhunuzda yaşamaktır.
Gizemli Yeşil Taş: Büyük Tapınak bölgesinde bulunan, nefrit veya serpantin olduğu düşünülen, dışarıdan yekpare devasa bir zümrütü andıran o meşhur yeşil taştır. Kadeş Barış Antlaşması sonrası Mısır Firavunu II. Ramses tarafından hediye edildiğine inanılan bu taşa dokunup dilek tutmak bir Hattuşa geleneğidir.
4. Kayalara Kazınmış Panteon: Yazılıkaya Açık Hava Tapınağı
Hattuşa’nın sadece 2 km kuzeydoğusunda, sarp kayalıkların arasına gizlenmiş, Hititlerin en kutsal açık hava ibadet merkezidir.
12 Yeraltı Tanrısı: Doğal kireçtaşı kayalıkların yüzeyi, adeta bir tuval gibi kullanılmış ve üzerine Hitit panteonunun (tanrılar ailesinin) devasa kabartmaları işlenmiştir. Özellikle “B Odası” adı verilen dar ve sarp kanyonun duvarında, art arda yürüyen kılıçlı “12 Yeraltı Tanrısı” ve “Kılıç Tanrısı Nergal” rölyefleri bulunur. Güneş ışığının o dar kanyona vurduğu saatlerde kayaların üzerindeki o tanrı figürlerinin gözlerine bakmak, antik bir medeniyetin korkularını ve inançlarını iliklerinize kadar hissettirir. (Müzekart geçerlidir).
2. Bölüm: Güneş Kurslarının ve Muhasebe Tabletlerinin Sırrı (Alaca & Ortaköy)

Güneş Kurslarının ve Muhasebe Tabletlerinin Sırrı (Alaca & Ortaköy)
Hititlerin o muazzam başkentinden çıkıp, onlardan bile eski olan Hatti medeniyetinin altınlarına ve Hititlerin o devasa askeri ve ticari üssüne iniyoruz.
5. Altının ve Güneşin Yurdu: Alacahöyük ve Kral Mezarları
Boğazkale’den 35 km uzaklıktaki Alaca ilçesine geçtiğinizde, girişini devasa sfenkslerin (Sfenksli Kapı) koruduğu bir başka efsanevi höyükle karşılaşırsınız.
Hatti Kral Mezarları ve Güneş Kursu: Burası Hititler tarafından kullanılmış olsa da asıl efsanesini Hititlerden önceki yerli halk olan Hattiler (Erken Tunç Çağı) döneminde yaşamıştır. Kazılarda ortaya çıkan 13 devasa Kral Mezarı’ndan, o meşhur, boynuzlu ve etrafı ışınlı Ankara’nın da bir dönem sembolü olan “Güneş Kursları”, som altın geyik ve boğa heykelleri fışkırmıştır! Bu höyüğü ve içindeki o muazzam müzeyi gezmek, Anadolu’nun metalurji ve sanat tarihinin en dip noktalarına inmektir. (Müzekart geçerlidir).
6. Antik Çağın Muhasebe ve Ticaret Üssü: Şapinuva Antik Kenti
Ortaköy ilçesi sınırlarında yer alan Şapinuva, Hitit İmparatorluğu’nun ikinci büyük başkenti ve en önemli askeri/dini merkezlerinden biriydi.
Fiziksel Veri Tabanı: Bu şehri YeGez okurları için devasa bir efsane yapan şey, kazılarda ortaya çıkarılan yaklaşık 4000 adet çivi yazılı kil tablettir. Bu tabletler sadece dini metinler değil; devasa bir imparatorluğun ordu sevkıyatlarının, vergi kayıtlarının, satış takiplerinin ve ticari hesaplarının tutulduğu o 3500 yıllık antik muhasebe sistemlerinin paha biçilemez fiziksel kütüphanesidir. Dağların arasına kurulmuş bu şehirde, taş ustalarının ve antik katiplerin o muazzam devlet aklını görürsünüz. (Açık alan kazı yeridir, ücretsizdir).
Konum: Ortaköy ilçe merkezi, Tepelerarası ve Ağılönü mevkii (Çorum merkeze 53 km).
Ulaşım: Çorum’dan Ortaköy yoluna girilip, sarp ama manzaralı asfalt yoldan özel araçla ulaşılır.
Giriş Ücreti: Kazı çalışmaları devam eden, etrafı çevrili açık hava bir arkeolojik alandır, gezmek ücretsizdir
3. Bölüm: Taş Köprüler, Sarp Kanyonlar ve Ahşap Konaklar (İlçeler & Merkez)

Tas Kopruler Sarp Kanyonlar Ve Ahsap Konaklar Ilceler Merkez
Hititlerin o tozlu ve devasa başkentlerinden çıkıp, Çorum merkezine ve ilçelerine, Selçuklu’dan Osmanlı’ya uzanan o sivil mimari şölenine ve kanyonlara iniyoruz.
7. Zaman Makinesinin Kendisi: Çorum Müzesi
Hattuşa, Alacahöyük veya Şapinuva’yı gezip de bu müzeye girmemek, bir cinayettir! Eski bir hastane ve ziraat mektebi binasının restore edilmesiyle kurulan bu müze, Türkiye’nin en modern ve en zengin arkeoloji müzelerinden biridir.
İlginç Detaylar: İçeri adım attığınızda sizi sadece çanak çömlekler değil; birebir boyutta yeniden canlandırılmış Hitit savaş arabaları, devasa kraliyet kılıçları ve Alacahöyük’ten çıkan o paha biçilemez Güneş Kurslarının orijinalleri karşılar. Zeminlere yapılan cam kaplamalarla kendinizi bir kazı alanının üzerinde yürüyormuş gibi hissedersiniz.
Konum: Çorum merkez, Gülabibey Mahallesi.
Ulaşım: Şehir merkezinden yürüyerek kolayca ulaşılır.
Giriş Ücreti: Kültür Bakanlığı’na bağlıdır, Müzekart geçerlidir.
8. Bozkırın Ağırbaşlı Kalbi: Çorum Kalesi
Şehrin tam merkezinde (ovada) yer alan, Selçuklu mimarisinin o klasik kare planlı ve kesme taştan yapılma devasa kalesidir.
Hikayesi: 16. yüzyılda Evliya Çelebi’nin de övgüyle bahsettiği bu kale, içindeki küçük camisi ve asırlık evleriyle adeta yaşayan bir mahalledir. Kalenin surlarında yürüyüp şehre bakmak, Çorum’un nabzını tutmaktır.
Konum: Çorum merkez, Kale Mahallesi.
Ulaşım: Merkezden yürüyerek veya şehir içi minibüslerle ulaşılır.
Giriş Ücreti: İçinde yerleşim olan açık bir alandır, surları gezmek ücretsizdir.
9. Ahşabın ve Kerpicin Zarafeti: Tarihi Çorum Evleri (Katipler Konağı)
Kalenin etrafındaki mahallelerde, İç Anadolu sivil mimarisinin o sert kışlara meydan okuyan, ahşap karkaslı ve kerpiç dolgulu asırlık konakları yer alır.
Ziyaretçi İpuçları: Özellikle Katipler Konağı ve Veli Paşa Konağı, geniş avluları, ahşap cumbaları ve içlerindeki ince tavan işçilikleriyle 19. yüzyılın zarafetini yansıtır. Günümüzde restoran veya kültür evi olarak kullanılan bu konaklarda mutlaka bir yorgunluk kahvesi içilmelidir.
Konum: Çorum merkez (Karakeçili ve Kale mahalleleri civarı).
Giriş Ücreti: Restoran/Kültür evi olarak işletilenlere giriş ücretsizdir.
10. Sinan’ın Gölgesindeki Mabet: Ulu Camii (Murad-ı Rabi Camii)
Selçuklu döneminde ahşap direkli olarak inşa edilen, ancak geçirdiği devasa depremler sonrası Mimar Sinan döneminde ve sonrasında IV. Murad zamanında bugünkü görkemli kesme taş silüetine kavuşan ulu bir mabettir.
Önemi: Orijinal Selçuklu ahşap minberi ve o devasa taş kubbesiyle şehrin en asil inanç merkezidir.
Konum: Çorum merkez, Çöplü Mahallesi.
Giriş Ücreti: İbadete açık tarihi bir eserdir, ücretsizdir.
11. Kızılırmak’a Vurulan Asırlık Kelepçe: Osmancık Koyunbaba Köprüsü
Çorum merkezden çıkıp Karadeniz’e doğru, Osmancık ilçesine uzanıyoruz. Kızılırmak’ın o deli akan sularının üzerine 1489 yılında II. Bayezid tarafından inşa edilen bu şaheser, dönemin en uzun ve en zarif köprülerinden biridir.
İlginç Detaylar: Tam 250 metre uzunluğunda, 19 sivri kemerli olarak sarımtırak kesme taştan inşa edilmiştir. İpek Yolu tüccarlarının bu azgın nehri geçmek için kullandığı o devasa kemerlerin üzerinde yürürken altınızda gürleyen Kızılırmak’ın sesini hissedersiniz.
Konum: Osmancık ilçe merkezi.
Ulaşım: Çorum’dan Osmancık otobüsleriyle veya özel araçla (yaklaşık 60 km) gidilir.
Giriş Ücreti: Yaya trafiğine açık tarihi köprüdür, ücretsizdir.
12. İpek Yolu’nun Kartal Yuvası: Kandiber Kalesi (Osmancık)
Koyunbaba Köprüsü’nü geçer geçmez, Kızılırmak’ın hemen kenarında gökyüzüne doğru dimdik yükselen devasa ve sarp bir kaya kütlesi görürsünüz.
Hikayesi: Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde kullanılan bu kale, İpek Yolu’nun o geçilmez ve asil muhafızıdır. O dik merdivenleri tırmanıp kalenin surlarından nehrin kıvrımlarına bakmak nefes kesicidir.
Konum: Osmancık ilçe merkezi (Kızılırmak kenarı sarp kayalık).
Ulaşım: İlçe merkezinden yürüyerek tırmanılır.
Giriş Ücreti: Açık ören yeridir, ücretsizdir.
13. Sarp Kayaların Ana Tanrıçası: İncesu Kanyonu ve Kibele Kabartması
Ortaköy ilçesine tekrar dönüyoruz, ancak bu sefer doğanın o vahşi gücü için! Uzunluğu tam 12 kilometreyi bulan, her iki tarafı devasa sarp kayalıklarla çevrili İncesu Kanyonu, Çekerek Irmağı’nın binlerce yılda açtığı bir doğa harikasıdır.
Devasa Kibele: Kanyonun içine doğru özel yürüyüş yollarından ilerlediğinizde, sarp kayalara oyulmuş, Anadolu’nun en büyük (yaklaşık 1.5 metre boyunda) Tanrıça Kibele (Ana Tanrıça) rölyefiyle karşılaşırsınız. Helenistik döneme (M.Ö. 2. yüzyıl) ait bu anıt efsanevidir.
Konum: Ortaköy ilçesi, İncesu Köyü.
Ulaşım: Ortaköy üzerinden özel araçla kanyon girişine kadar gidilir, sonrası yürüyüş rotasıdır.
Giriş Ücreti: Doğa parkuru ve açık alandır, ücretsizdir.
14. Alimlerin ve Kayaların Şehri: İskilip Kalesi ve Tarihi Arastalar
İskilip, Çorum’un en otantik, en tarihi ve gastronomisi en derin ilçesidir.
Önemi: İlçenin tam ortasında sarp bir kaya kütlesi üzerine kondurulmuş İskilip Kalesi tüm ovaya hakimdir. Kalenin hemen altında yer alan Tarihi Arastalar’da (Ayakkabıcılar, Bakırcılar Çarşısı) gezinirken, o asırlık ahşap dükkanların kokusunu ve ahilik kültürünü yaşarsınız.
Konum: İskilip ilçe merkezi.
Ulaşım: Çorum’dan İskilip minibüsleriyle veya özel araçla (yaklaşık 55 km) gidilir.
Giriş Ücreti: Kale ve çarşı gezisi ücretsizdir.
15. Ormanın İçindeki Helenistik Mühür: Kapılıkaya Anıtsal Kaya Mezarı
Çorum destanımızı Laçin ilçesinde, Kırkdilim mevkiindeki çam ormanlarının içine gizlenmiş efsanevi bir anıtla bitiriyoruz.
Hikayesi: M.Ö. 2. yüzyılda, Komutan İkezios için sarp ve sivriltilmiş bir kayanın tam ortasına ustalıkla oyulmuş bu devasa Helenistik kaya mezarı, küp şeklindeki mimarisi ve sarp orman dokusuyla şaşırtıcı bir finaldir.
Konum: Laçin ilçesi, Kırkdilim mevkii.
Ulaşım: Çorum-Osmancık yolu üzerinden tabelalarla sapılarak özel araçla gidilir.
Giriş Ücreti: Kısa bir orman tırmanışı gerektiren açık alandır, ücretsizdir.
4. YeGez Çorum Ziyaretçi Rehberi: Kavurucu Bozkır ve Kazanın Sırrı

YeGez Çorum Ziyaretçi Rehberi
Çorum, İç Anadolu’nun o acımasız ve kavurucu karasal iklimine sahiptir. Bu Hitit İmparatorluğunu fethederken doğanın kurallarına ve asırlık mutfak ritüellerine saygı duymak zorundasınız:
İklim Stratejisi: Ne Zaman Gidilir?
Hattuşa’nın Gölgesiz Cehennemi: Yaz aylarında (Temmuz-Ağustos) Hattuşa ve Alacahöyük’ü öğle saatlerinde gezmek kelimenin tam anlamıyla bir “Güneş Çarpması” testidir. Alanlar devasadır ve ağaç/gölge neredeyse hiç yoktur. Kireçtaşından yansıyan sıcak beyninizi kaynatır. Yanınızda mutlaka geniş bir şapka ve litrelerce su olmalıdır.
YeGez Altın Ayları: O devasa aslanlı kapıları terlemeden gezmek, İncesu Kanyonu’nda üşümeden yürümek için en kusursuz zaman dilimi Mayıs, Haziran başı, Eylül ve Ekim aylarıdır.
Gastronomi: Sadece Leblebi Değil, Bir Ateş Sanatı
Leblebi Sanatı: Çorum’da leblebi sıradan bir çerez değil, nohutun defalarca tavlanması, ıslatılması ve odun ateşinde kavrulmasıyla oluşan haftalar süren bir sanattır. Acılısından çıtırına, sakızlısından tuzlusuna kadar sıcak sıcak kavrulmuş taze leblebi almadan şehirden çıkılmaz.
Kazanın 12 Saatlik Sırrı: İskilip Dolması: Bu bir yemek değil, bir ritüeldir! Devasa bakır kazanların en altına kemikli etler dizilir, üzerine tahta bir sacayağı konur ve “Ca” adı verilen bez torbalar içindeki pirinç (Akçeltik) etin suyuna ve buharına değecek şekilde havada asılı bırakılır. Kazanın kapağı hamurla sıvanır ve kısık odun ateşinde tam 12 saat hiç açılmadan pişer. Sirkeli cacık ile servis edilen bu şölen yeryüzündeki en efsanevi etli pilavlardan biridir.
Çorum Kuru Mantısı: Kayseri mantısından farklı olarak, muska şeklinde katlanan mantılar fırında kıtır kıtır olana kadar kurutulur/kızartılır. Sonra sıcak et suyuyla ıslatılıp bol sarımsaklı yoğurtla servis edilir.
Kargı Sırık Kebabı: Kargı ilçesinin dağlarında, bütün bir kuzunun sırığa geçirilip kor odun ateşinin karşısında saatlerce, kendi yağı etrafında döne döne nar gibi kızartılmasıyla yapılan efsanevi Yörük kebabıdır.
5. Kapanış: Hititlerin ve Kanyonların Destanına Veda
Çorum; sadece haritada Çankırı’nın sınır komşusu olan sessiz bir İç Anadolu şehri değil; binlerce yıl önce Firavunlarla aynı masaya oturup dünyayı ikiye bölen, taşı bir hamur gibi yontup aslanlara ve tanrılara çeviren devasa bir imparatorluğun tahtıdır.
Hattuşa’nın o 71 metrelik karanlık tünelinden gün ışığına çıkarken 3500 yıllık bir ritüeli ruhunuzda hisseder, Yazılıkaya’da sarp kayalara kazınmış 12 Yeraltı Tanrısının o donuk gözlerine bakarken antik insanların inançlarına saygı duyarsınız. Koyunbaba Köprüsü’nde Kızılırmak’ın asırlardır dinmeyen öfkesini dinler, o meşhur İskilip dolmasını yediğinizde 12 saatlik bir sabrın nasıl eşsiz bir lezzete dönüştüğünü anlarsınız. Burası, kil tabletlerin efsaneye, kanyonların ise Ana Tanrıçanın tapınağına dönüştüğü yeryüzündeki o eşsiz mühürdür.
YeGez olarak hazırladığımız bu 15 duraklık devasa Çorum rehberinin; o aslanlı kapılardan geçerken ve sarp orman yürüyüşlerinde size kusursuz bir yol arkadaşı olmasını diliyoruz. Leblebinin o sıcacık kokusu ve Hitit arabalarının o tozlu tekerlek sesleri hep sizinle, yollarınız hep açık olsun!





