
Çanakkale’de ne yapılır diye sorduğunuzda, alacağınız cevap bir “Dur Yolcu” şiirinin ağırlığında, bir “Truva Atı”nın efsanesinde, bir “Anzak” mektubunun hüznünde ve bir “Bozcaada” şarabının lezzetinde gizlidir. Burası, sadece bir şehir değil, bir ulusun kaderinin yazıldığı, binlerce yıllık efsanelerin doğduğu ve iki denizin (Ege ve Marmara) kucaklaştığı kutsal bir coğrafyadır.
Bu şehir, size bir yanda 5000 yıllık bir surda yürüme (Truva), diğer yanda 100 yıl önceki siperlerde o anı “yaşama” (Gelibolu) ve bir başka yanda da “Peynir Helvası”nın tadına bakma deneyimini bir arada sunar. Eğer siz de bu “barışın ve tarihin” şehrini, “görmek” ile yetinmeyip “yaşamanızı” sağlayacak, sınır tanımayan, eylem dolu bir rehber arıyorsanız, başlıyoruz.
Çanakkale’de Ne Yapılır? “İki Kıtanın Şehri”nde Yaşanacak 28 Unutulmaz Deneyim
- Bölüm: Gelibolu Yarımadası – Tarihe Saygı Duruşu (Manevi Hac)
Burası Çanakkale gezisinin kalbidir. Bir gezi değil, bir “ziyaret”tir. O topraklara basmak, 100 yıl öncesinin fedakarlığını hissetmektir.
Şehitler Abidesi’nde (Hisarlık Tepe) O Muazzam Boşluğa Bakın
Burası, Çanakkale Savaşları’nın en görkemli sembolüdür. Morto Koyu’na hakim bir tepede, dört dev sütun üzerinde yükselen bu anıtın altında durun.
Ne Yapmalı: O devasa anıtın altında durun ve kubbesindeki o boşluğa bakın. O boşluk, savaşın yarattığı acıyı ve hüznü simgeler. Sütunların hemen önünden, Çanakkale Boğazı’nın Ege’ye açılan o stratejik kapısına ve karşı kıyıdaki Kumkale’ye bakın.
- Alay Şehitliği’nde Bir “Kahramanlık” Destanını Anın
“Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum!” komutunun vücut bulduğu yerdesiniz. 57. Alay, Anzak çıkarmasını durdurmak için tamamı şehit düşen efsanevi alaydır.
Ne Yapmalı: O temsili mezar taşlarının (şehitlerin isimleri bilinmediği için) arasında yürüyün. O mütevazı anıtın ve “Hüseyin Avni” gibi komutanların kabirlerinin önünde, bir ulusun kaderini değiştiren o fedakarlığı hissedin.
Conkbayırı’nda Atatürk’ün “Saatinin Kırıldığı” Yere Dokunun
Savaşın kilit noktası, zirvesi. Burası, Mustafa Kemal’in bir şarapnel parçasının göğsündeki saate çarpmasıyla mutlak bir ölümden kurtulduğu yerdir.
Ne Yapmalı: O tarihi siperlerin arasında yürüyün. Atatürk’ün o meşhur “gözetleme yeri” heykelinin baktığı noktadan, tüm Anafartalar Ovası’na ve Anzak Koyu’na bakın. O anıtın (saatin kırıldığı yer) önünde durun ve tarihin seyrinin nasıl değiştiğini düşünün.
Anzak Koyu’nda (Anzac Cove) Şafağı “Onlar”ın Gözünden Görün
Burası, 25 Nisan 1915 şafağında, Anzak (Avustralya ve Yeni Zelanda Kolordusu) askerlerinin ilk karaya çıktığı o daracık, hüzünlü kumsaldır.
Ne Yapmalı: O sahilde, denize sıfır noktada yürüyün. O sarp yamaçlara (Korku Deresi/Yarma Vadi) bakın ve o genç askerlerin, buraya neden “cehennem” dediklerini anlayın. Her 25 Nisan’da, binlerce Avustralyalı ve Yeni Zelandalının buraya “Şafak Ayini” için neden geldiğini hissedin.
“Dur Yolcu” Anıtı’na (Kilitbahir) Denizden “Merhaba” Deyin
Çanakkale’nin en ikonik sembollerinden biri. Necmettin Halil Onan’ın şiirinin, Kilitbahir Kalesi’nin yamacına dev harflerle yazıldığı o anıt…
Ne Yapmalı: Bu anıtı en iyi, Asya’dan Avrupa’ya geçen feribottan görebilirsiniz. Feribotun güvertesine çıkın ve o meşhur “Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın / Bu toprak, bir devrin battığı yerdir” dizelerini, tam da ait olduğu yerde, Boğaz’ın sularından okuyun.
Seddülbahir Kalesi’nde ve Yahya Çavuş Şehitliği’nde “İlk Direniş”i Hissedin
Burası, Gelibolu’nun en güney ucu ve savaşın başladığı ilk noktalardan biridir.
Ne Yapmalı: O denize sıfır noktadaki Seddülbahir Kalesinin (ve Ertuğrul Koyu) o tarihi duvarlarına dokunun. Hemen yanındaki tepede, bir avuç askeriyle devasa bir çıkarmayı saatlerce durduran Kahraman Yahya Çavuşun anıtının önünde durun.
- Bölüm: Binlerce Yıllık Efsaneler (Truva ve Assos)
“Truva Atı”nın (Trojan Horse) İçine Tırmanın (UNESCO)
“Gezilip görülecek yerler” listelerinin demirbaşı. Homeros’un İlyada Destanı’nın geçtiği, efsanevi Troya (Truva) Savaşları’nın yapıldığı yerdesiniz.
Ne Yapmalı: Ören yerinin girişindeki o devasa, temsili Tahta Atın içine merdivenle tırmanın ve “Akhalı” savaşçılar gibi dışarı bakın. Ardından, asıl olaya, yani antik kente geçin.
Truva Antik Kenti’nin 9 Katmanlı Surlarında Yürüyün (UNESCO)
Burası sadece bir şehir değil, üst üste kurulmuş 9 farklı medeniyet katmanıdır. 5000 yıllık bir tarih…
Ne Yapmalı: O restore edilmiş surların, rampaların (Schliemann’ın bulduğu) ve ev kalıntılarının arasında dolaşın. O farklı katmanların (Truva II, Truva VI…) her birinin, bir deprem veya savaşla nasıl yok olup yeniden kurulduğunu düşünün.
Behramkale’de (Assos) “Athena Tapınağı”ndan Midilli’ye Karşı Güneşi Batırın
Burası, Ege’nin en muhteşem gün batımı noktalarından biridir. Sönmüş bir volkanın zirvesinde, 2500 yıllık Athena Tapınağı…
Ne Yapmalı: O sarp tepeye (Behramkale Köyü) tırmanın. Antik tapınağın o dor sütunlarının arasından, ayaklarınızın altındaki Ege Denizi’ne ve tam karşınızdaki Midilli Adasına (Lesvos) bakın. Güneşin, o sütunların arasından batışını izlemek, hayat boyu unutulmayacak bir andır.
Assos Antik Limanı’nda “Taş Oteller” Arasında Balık Yiyin
Assos’un zirvesinden, o keskin, virajlı yoldan aşağıya, denizin kenarındaki o minicik, tarihi limana inin.
Ne Yapmalı: O sarp yamaçla deniz arasına sıkışmış, restore edilmiş taş Rum evlerinin (şimdi butik otel ve restoran) olduğu o romantik limanda yürüyün. Akşam, o iskelelerin üzerine kurulmuş masalardan birine oturun, taze balık yiyin ve dalga seslerini dinleyin.
Aristo’nun “Felsefe Okulu”nun Kalıntıları Arasında Dolaşın (Assos)
Assos, aynı zamanda bir “felsefe” kentidir. Büyük filozof Aristoteles (Aristo), Platon’un akademisinden ayrıldıktan sonra buraya gelmiş ve 3 yıl boyunca bir felsefe okulu kurmuştur.
Ne Yapmalı: Antik kentin (Akropol) yamaçlarındaki Agora’yı, Tiyatro’yu ve Meclis Binası’nı (Bouleuterion) gezerken, 2400 yıl önce Aristo’nun bu taşların üzerinde yürüdüğünü ve felsefesini anlattığını hayal edin.
- Bölüm: “Boğaz”ın İncileri (Merkez, Adalar ve Peynir)
Kordon’da “Çanakkale Türküsü”nü Mırıldanarak Yürüyün
Şehrin kalbinin attığı yer. Geniş, rüzgarlı ve her zaman canlı olan o meşhur Kordon…
Ne Yapmalı: Akşam saatlerinde, o kalabalık Kordon boyunca yürüyüş yapın. “Çanakkale içinde vurdular beni” türküsünün hüznünü, o modern şehrin enerjisiyle birleştirin. Kordon’daki o meşhur, devasa Truva Atı Heykelini (Troya filminde kullanılan) görün ve fotoğraf çektirin.
Tarihi “Aynalı Çarşı”nın İçinden Geçin
“Çanakkale içinde Aynalı Çarşı / Ana ben gidiyom düşmana karşı…” Türkünün ta kendisi olan bu çarşı, 1890’da yapılmış (eski bir Yahudi çarşısı).
Ne Yapmalı: O tarihi kapıdan (girişinde “Aynalı Çarşı” yazar, türküdeki gibi aynalı değildir) içeri girin. Hediyelik eşya dükkanlarının, seramiklerin ve magnetlerin satıldığı o nostaljik çarşının içinde yürüyün.
Çimenlik Kalesi’nde (Askeri Müze) Fatih’in Mirasını ve “Nusret Mayın Gemisi”ni Görün
Boğaz’ın en dar yerini korumak için Fatih Sultan Mehmet’in, Kilitbahir’in tam karşısına yaptırdığı bu devasa kale, günümüzde bir Askeri Deniz Müzesi’dir.
Ne Yapmalı: Kalenin içine girin. O devasa surlara tırmanın. Ama asıl olarak, bahçedeki, Çanakkale Savaşı’nın kaderini değiştiren o efsanevi Nusret Mayın Gemisinin birebir kopyasını gezin.
Efsanevi “Ezine Peyniri”ni Kaynağından Alın
Bu bir peynirden fazlası, bir “coğrafi işaret”tir. Ezine, Bayramiç ve Ayvacık’ın (Kaz Dağları etekleri) otlarıyla beslenen koyun, keçi ve inek sütünün karışımıyla yapılır.
Ne Yapmalı: Ezine ilçesine gidin (veya merkezdeki güvenilir peynircilere). O tam yağlı, hafif sarımsı, sert ve aromatik Ezine Peynirinin (teneke) tadına bakın ve evinize götürmek için mutlaka teneke teneke alın.
“Peynir Helvası”nın (Fırınlanmış) Lezzetini Keşfedin
Çanakkale’nin imzası olan, başka yerde zor bulacağınız bir tatlı. Tuzsuz taze peynirin, irmik ve şekerle kavrulup, fırınlanmasıyla yapılır.
Ne Yapmalı: Şehir merkezindeki o meşhur, tarihi helvacılara (Örn: Kadir Usta) gidin. O üzeri yanık, içi yumuşacık, sıcak Fırınlanmış Peynir Helvasını (genellikle dondurmayla servis edilir) tadın.
“Sardalya” Balığını (Mevsimindeyse) “Asma Yaprağı”nda Yiyin
Boğaz’ın en meşhur balığı sardalyadır.
Ne Yapmalı: Eğer mevsimindeyse (Temmuz-Ağustos), limandaki balık restoranlarına gidin. O taze sardalyayı, asma yaprağına sarılı olarak 10’lu (veya daha fazla) şişlerde ızgara yaptıran o yerel lezzeti mutlaka deneyin.
- Bölüm: Bozcaada – Rüzgar, Şarap ve Rum Zarafeti
Çanakkale’nin en popüler adası. Bir Ege rüyası…
Bozcaada Kalesi’nin Zirvesinden Ege’ye Hükmedin
Adaya feribotla yanaşırken sizi ilk karşılayan, Türkiye’nin en iyi korunmuş kalelerinden biri olan bu devasa yapıdır.
Ne Yapmalı: O muazzam kalenin içine girin ve burçlarına tırmanın. Zirveden, bir yanda Bozcaada’nın limanını ve şirin evlerini, diğer yanda Ege Denizi’nin sonsuz mavisini izleyin.
“Rum Mahallesi”nin Renkli Sokaklarında Kaybolun, “Türk Mahallesi”nde Huzuru Bulun
Bozcaada, iki kültürün mimarisini mükemmel bir şekilde harmanlar.
Ne Yapmalı: O meşhur, begonvillerle sarılmış, rengarenk kapılı, arnavut kaldırımlı Rum Mahallesi sokaklarında (kilisenin etrafı) fotoğraf çekin. Ardından, daha sade ve beyaz badanalı evlerin olduğu Türk Mahallesinde (camilerin etrafı) yürüyün.
Polente Feneri’nde “Rüzgar Gülleri” ile Birlikte Güneşi Batırın
Bu, adadaki bir numaralı ritüeldir. Adanın en batı ucundaki bu noktada, rüzgar gülleri (türbinleri) ve tarihi fener bir aradadır.
Ne Yapmalı: Akşamüstü, yanınıza şarabınızı ve kadehlerinizi alarak buraya gelin. Bir kayanın üzerine oturun ve güneşin, o rüzgar güllerinin arasından, denizin tam içine batışının o muhteşem, turuncu-kızıl manzarasını izleyin.
Ayazma Plajı’nın “Buz Gibi” Sularına Kendinizi Bırakın
Adanın en meşhur, en popüler plajı. İncecik altın kumu ve buz gibi (gerçekten buz) suyuyla ünlüdür.
Ne Yapmalı: O muhteşem turkuaz denize girin. O soğuk suyun sizi kendinize getirmesine izin verin ve o kalabalık ama keyifli plajın tadını çıkarın.
Bir “Bağ Evi”nde (Tadım Atölyesi) Ada Şaraplarını Tadın
Bozcaada, Türkiye’nin en önemli “Bağ Rotası” duraklarından biridir. Ada, Kuntra, Karalahna (kırmızı) ve Vasilaki (beyaz) gibi yerel üzümlere ev sahipliği yapar.
Ne Yapmalı: Adanın iç kısımlarındaki bağ evlerine (Örn: Corvus, Çamlıbağ, Amadeus) gidin. Bir tadım seansına katılın ve o rüzgarlı topraklarda yetişen üzümlerin şaraba dönüşüm hikayesini dinleyin.
“Domates Reçeli” ve “Gelincik Şerbeti”ni Tadın
Adanın imzası olan lezzetler.
Ne Yapmalı: Çarşıdaki o şirin dükkanlara (Örn: Madamın Kahvesi, Çiçek Pastanesi) girin. O meşhur, ada domatesinden yapılan Domates Reçelini ve Gelincik Şerbetini (veya reçelini) tadın.
- Bölüm: Gökçeada – Vahşi Doğa ve Sakin Köyler
Türkiye’nin en büyük adası ve “Sakin Şehir” (Cittaslow). Bozcaada’nın popülerliğinin aksine, burası daha vahşi, daha el değmemiş ve daha sakindir.
“Zeytinli Köy”de (Aya Todori) “Dibek Kahvesi” İçin
Burası, Gökçeada’nın en canlı ve en güzel Rum köyüdür.
Ne Yapmalı: O arnavut kaldırımlı sokaklarda, restore edilmiş taş evlerin arasında yürüyün. O meşhur, dibek taşında dövülerek yapılan kahvenin servis edildiği tarihi kahvehanelerden (Örn: Madam’ın Kahvesi) birine oturun.
Tepeköy Çınaraltı’nda “Manzaraya Karşı” Mola Verin
Adanın en yüksek Rum köyü olan Tepeköy’de, 600 yıllık devasa bir çınar ağacının altı, bir manzara noktasıdır.
Ne Yapmalı: O asırlık çınarın gölgesine oturun ve ayaklarınızın altındaki o muazzam ada manzarasına, ovalara ve denize karşı bir yorgunluk kahvesi için.
“Kaleköy”ün Zirvesinden Gün Batımında Semadirek’i İzleyin
Adanın en güzel gün batımı noktası. Sarp bir tepenin üzerine kurulmuş eski bir kale kalıntısı ve terk edilmiş bir köy…
Ne Yapmalı: O tepeye tırmanın ve kale kalıntılarının oradan, güneşin tam karşınızdaki Semadirek Adasının (Yunanistan) arkasından batışını izleyin.
Aydıncık (Kefalos) Plajı’nda “Kitesurf” (Uçurtma Sörfü) Yapanları İzleyin
Burası, Türkiye’nin ve Avrupa’nın en iyi rüzgar ve uçurtma sörfü (kitesurf) merkezlerinden biridir.
Ne Yapmalı: O kilometrelerce uzanan kumsalda yürüyüş yapın. Gökyüzünü kaplayan o onlarca rengarenk uçurtmayı ve sörfçülerin o adrenalin dolu şovunu izleyin.
“Efibadem” (Bademli Kurabiye) ve “Sakızlı Muhallebi” Yiyin
Adanın Rum kültüründen miras kalan en meşhur tatlıları.
Ne Yapmalı: Zeytinli Köy’deki veya merkezdeki pastanelere (Örn: Barba Hristo) gidin. O bol bademli, acıbadem kurabiyesine benzeyen Efibademi ve damla sakızının anavatanına (Sakız Adası) komşu olmanın getirdiği o meşhur Sakızlı Muhallebiyi (veya dondurmasını) tadın.
Sonuç olarak;
Çanakkale’de ne yapılır sorusunun cevabı, bu şehrin “iki yakası”nda gizlidir. Bir yanda Gelibolu’nun tarihi hüznü, diğer yanda Assos’un felsefi huzuru; bir yanda Truva’nın 5000 yıllık efsanesi, diğer yanda Bozcaada’nın modern keyfi… Çanakkale, size hem bir ulusun doğuş destanını hem de Ege’nin en güzel rüyasını aynı anda yaşatan, eşsiz bir coğrafyadır.





