Bu yazımız içerisinde Denizli Tarihi Yerler üzerine konuşacağız. Denizli denildiğinde milyonlarca insanın aklına o göz alıcı beyazlık, yani Pamukkale Travertenleri gelir. Ancak o pamuk gibi görünen beyaz terasların hemen üstüne çıktığınızda, sizi termal suların etrafında şekillenmiş, Roma İmparatorluğu’nun en zengin ve en aristokrat şehirleri karşılar.
Burası; fay hatlarının depremlerle yıktığı ama aynı fay hatlarından fışkıran şifalı sularla defalarca küllerinden doğan bir coğrafyadır. Antik çağın tekstil ve borsa merkezidir. Hristiyanlığın en erken yayıldığı, İncil’de üzerine ayetler inen kutsal kiliselerin bulunduğu topraklardır. YeGez olarak hazırladığımız bu devasa rehberde, sizi sadece sıcak sulara ayak sokmaya değil; gladyatörlerin kan döktüğü arenalarda yürümeye, cehennem kapılarından sızan zehirli gazların efsanesini dinlemeye ve asırlık Buldan evlerinin o daracık sokaklarında dokuma tezgahlarının sesine kulak vermeye davet ediyoruz.
Beyaz Cennetin Altındaki Gizem ve Şifa

Denizli tarihine, dünyanın dört bir yanından imparatorların ve soyluların şifa bulmak için akın ettiği o görkemli “Kutsal Şehir”den (Hierapolis) başlıyoruz.
Ölümün ve Şifanın Kutsal Şehri: Hierapolis Antik Kenti
Travertenlerin hemen üzerinde yer alan ve M.Ö. 2. yüzyılda Bergama Krallığı tarafından kurulan Hierapolis, antik dünyanın en ünlü termal tedavi ve rehabilitasyon merkeziydi. Ancak burayı “Kutsal Şehir” yapan şey sadece şifalı suları değil, efsaneleri ve inanç tarihidir. İsa’nın 12 havarisinden biri olan Aziz Philippus, Hristiyanlığı yaymak için buraya gelmiş ve bu topraklarda çarmıha gerilerek öldürülmüştür (Mezarı ve adına yapılan devasa Martyrium buradadır).
Sütunların Arasında Zaman Yolculuğu: Kleopatra (Antik) Havuzu
Hierapolis’in tam kalbinde, dünya üzerinde içinde yüzebileceğiniz en sıra dışı, en tarihi havuz bulunur. M.S. 7. yüzyılda meydana gelen o devasa deprem, şehrin görkemli agorasını ve etrafındaki koca koca mermer sütunları ortadan ikiye yarılan toprağın içine devirmiştir. Fay hattından fışkıran 36 derecelik şifalı termal su, bu yıkıntının içini doldurmuş ve ortaya Antik Havuz çıkmıştır.
İncil’in, Ticaretin ve Dokumanın Başkentleri

Pamukkale’nin fay hatlarından inip, bereketli Lykos (Çürüksu) Vadisi’ne geçiyoruz. Burası, Roma döneminde paranın, ticaretin ve modanın kalbinin attığı yerdir.
Vahiy Kitabının Kutsal Kilisesi: Laodikya (Laodikeia) Antik Kenti
Hierapolis bir şifa merkeziyse, onun hemen karşısındaki tepede kurulan Laodikya, antik çağın “Wall Street”i, yani en büyük finans ve ticaret metropolüydü. Suriye Caddesi üzerinde yürürken sağlı sollu dükkanları, devasa agoraları ve tapınakları gördüğünüzde şehrin zenginliği gözünüzü kamaştırır. Şehir o kadar zengindi ki, büyük bir depremle yıkıldıklarında Roma İmparatorluğu’nun gönderdiği maddi yardımı “Bizim paramız var, kendimiz yaparız” diyerek reddetmişlerdir.
Padişahların Terzisi: Buldan Tarihi Evleri ve Dokuma Sokakları
Antik metropollerin tekstil mirasını günümüze kadar taşıyan, daracık taş sokaklarında yürürken ahşap tezgahlardan gelen ritmik “tık tık” seslerinin hiç susmadığı o efsanevi ilçeye, Buldan‘a gidiyoruz.
Ertuğrul Gazi’nin içliğinden Barbaros Hayreddin Paşa’nın şalına, Genç Osman’ın gömleğine kadar Osmanlı sarayının en nadide dokumaları bu ilçedeki ustaların elinden çıkmıştır. Buldan’ı sadece bir tekstil pazarı olmaktan çıkaran şey ise, 18. ve 19. yüzyıldan kalma, cumbalı, saçaklı ve birbirinin manzarasını asla kesmeyen o muazzam Buldan Tarihi Evleri‘dir. Safranbolu veya Şirince’yi andıran bu sokaklar, restore edilmiş rengarenk konaklarıyla adeta yaşayan bir müzedir.
Mozaiklerin ve Tüccarların Şehri: Tripolis Antik Kenti
Buldan’a kadar gitmişken, ilçenin hemen eteklerinde, Menderes Nehri’ne hakim bir tepede yer alan ve yıllarca toprak altında saklı kalıp son dönem kazılarıyla gün yüzüne çıkan Tripolis‘i görmeden dönmek olmaz.
Toprak Altında Yatan Uyuyan Dev: Colossae Antik Kenti (Honaz)
Hristiyanlık tarihi için dünyadaki en önemli merkezlerden biri olmasına rağmen, ne yazık ki yüzeyde en az kalıntı görebileceğiniz, “uyuyan” bir efsanedir Colossae. Antik çağda Frigya’nın en zengin 6 şehrinden biriydi ve zenginliğini o meşhur “Colossian” adı verilen koyu kırmızı (mor) yün boyasına borçluydu.
Uçurumun Kenarındaki Kehanet: Apollon Lairbenos Tapınağı (Çal)
Denizli’nin Çal ilçesinde, Büyük Menderes Nehri’nin yarattığı o derin kanyonun tam kenarına, sarp kayalıkların üzerine adeta bir kartal yuvası gibi kondurulmuş bir inanç merkezidir Apollon Lairbenos.
İskender’den Osmanlı’ya Kesintisiz Yaşam: Tabea Antik Kenti (Kale)
Antik çağın devasa mermer kentlerinden çıkıp, doğal bir savunma kalesinin üzerine kurulan ve 1960’lı yıllara kadar (Büyük Menderes depremine dek) insanların yaşamaya devam ettiği eşsiz bir yerleşime geçiyoruz: Tabea.
Selçuklu’nun Batıdaki Son Kalesi: Akhan Kervansarayı
Roma’nın gladyatörlerinden ve tapınaklarından çıkıp, İpek Yolu’nun o ağırbaşlı tüccarlarına dönüyoruz. 1253 yılında Anadolu Selçuklu Devleti komutanlarından Karasungur bin Abdullah tarafından yaptırılan Akhan Kervansarayı, Selçukluların Batı Anadolu’da inşa ettiği son kervansaraylardan biridir.
YeGez Denizli Ziyaretçi Rehberi: Çatal Bıçağın Yasak Olduğu Şehir

Denizli’yi bir “YeGez Seyyahı” olarak damak çatlatan ritüellerle ve doğru ipuçlarıyla gezmek, en az o antik kentleri görmek kadar önemlidir.
Gastronomi: Ateşin ve Etin Efsanevi Buluşması
YeGez Hayat Kurtaran İpuçları: Kör Eden Beyazlık
Kapanış: Fay Hatlarının Üzerinde Yeşeren Medeniyete Veda
Denizli; suların toprağı beyaza boyadığı, fay hatlarının şehri defalarca yıkmasına rağmen insanların şifadan ve ticaretten vazgeçmeyip mermerleri her seferinde yeniden ayağa kaldırdığı inatçı ve muazzam bir şehirdir.
Hierapolis’in antik havuzunda yüzerken Roma soylularının lüksünü hisseder, Laodikya’nın o devasa tiyatrosunda İncil’in ilk ayetlerinin yankılandığını duyarsınız. Buldan’ın dar sokaklarında o ritmik dokuma tezgahı sesleri kulağınıza asırlar öncesinin ninnisini fısıldarken, Kaleiçi çarşısında odun ateşinden çıkan o efsanevi kebabı elinizle yerken gerçek bir Efe olduğunuzu hissedersiniz.
YeGez olarak hiçbir antik sütunu, efsaneyi ve pratik gezi detayını (konum, ulaşım, bilet) atlamadan tam 10 durakla hazırladığımız bu devasa rehberin, Ege’nin bu termal ve arkeolojik başkentinde size kusursuz bir yol arkadaşı olmasını diliyoruz. Cehennem kapılarının sırrı ve travertenlerin beyazlığı hep aklınızda, yollarınız hep açık olsun!
Denizli rehberleri
Denizli ile ilgili 4 rehber daha sizi bekliyor.





