Erzincan Tarihi Yerler Rehberi: Altıntepe Urartu Kalesi ve Terzibaba

Bu yazımız içerisinde Erzincan Tarihi Yerler üzerine konuşacağız. Erzincan; yeryüzünün en acımasız sarsıntılarını yaşamış, defalarca yerle bir olmuş ama her defasında Fırat’ın o asi sularından güç alıp küllerinden çok daha görkemli bir şekilde yeniden doğmuş bir şehirdir. 1939 depreminin o karanlık gölgesini bilmeyen yoktur; ancak o yıkıntıların ve ovasının ardında,...

Ye Gez
Ye Gez tarafından
25 Mart 2026 yayınlandı / 24 Mart 2026 23:05 güncellendi
13 dk 5 sn13 dk 5 sn okuma süresi
1313 kez okundu
Erzincan Tarihi Yerler Rehberi: Altıntepe Urartu Kalesi ve Terzibaba
Google News Google News ile Abone Ol 0 Yorum

Bu yazımız içerisinde Erzincan Tarihi Yerler üzerine konuşacağız. Erzincan; yeryüzünün en acımasız sarsıntılarını yaşamış, defalarca yerle bir olmuş ama her defasında Fırat’ın o asi sularından güç alıp küllerinden çok daha görkemli bir şekilde yeniden doğmuş bir şehirdir. 1939 depreminin o karanlık gölgesini bilmeyen yoktur; ancak o yıkıntıların ve ovasının ardında, dağlara kazınmış öylesine devasa bir tarih yatar ki, insanın aklı durur.

Burası; 3000 yıl önce Urartu krallarının altın eşyalarla yerin metrelerce altına gömüldüğü, Mengücek beylerinin sarp kayaları oyarak geçilmez kaleler inşa ettiği ve Kemaliye halkının o devasa kanyonu kazma kürekle delerek dünyaya meydan okuduğu bir inat ve asalet coğrafyasıdır. YeGez olarak hiçbir kelime sınırına takılmadan hazırladığımız bu destansı rehberde, sizi sadece tulum peyniri tatmaya değil; dünyanın en büyük kanyonlarından birinde yutkunmaya, eşi benzeri olmayan yuvarlak türbelerde mimarinin şifresini çözmeye ve sarp kalelerde Selçuklu rüzgarını hissetmeye davet ediyoruz.

1. Bölüm: Urartu Altınları ve Mengücek Kartalları (Merkez, Üzümlü & Kemah)

Urartu Altınları ve Mengücek Kartalları (Merkez, Üzümlü & Kemah)

Urartu Altınları ve Mengücek Kartalları (Merkez, Üzümlü & Kemah)

Erzincan fethimize, ovasının doğusundan, altın işlemeciliğinin antik dünyadaki merkezinden ve sarp Fırat vadisindeki geçilmez şatolardan başlıyoruz.

1. 3000 Yıllık Tapınak ve Yeraltı Mezarları: Altıntepe Urartu Kalesi

Erzincan merkeze sadece 15 kilometre uzaklıktaki Üzümlü ilçesi sınırlarında yer alan bu volkanik tepe, Anadolu’nun en zengin Urartu (M.Ö. 8. yüzyıl) yerleşimlerinden biridir.

  • Hikayesi ve Altın Buluntular: Burası adını, kazılarda çıkarılan ve Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenen o muazzam paha biçilemez altın, gümüş ve tunç eşyalardan, altın düğmelerden ve fildişi oymacılığından alır. Tepeye tırmandığınızda sizi devasa bir Urartu tapınağı, Apadana (Kabul Salonu) ve yerin altına devasa kesme taşlarla inşa edilmiş, iç içe odalardan oluşan o ürkütücü yeraltı kral mezarları karşılar. Ayrıca hemen yanındaki Erken Bizans dönemine ait kilisenin tabanındaki efsanevi hayvan figürlü mozaikleri görmek, bu tepenin binlerce yıl boyunca nasıl bir kutsal merkez olduğunu ispatlar.

  • Konum: Üzümlü ilçesi, Erzincan-Erzurum karayolu üzeri.

  • Ulaşım: Merkezden Erzurum yönüne giderken tabelalarla sola (tepeye) sapılır. Özel araçla kazı alanının yakınına kadar çıkılır.

  • Giriş Ücreti: Açık hava devasa arkeolojik kazı ve ören yeridir, ücretsizdir.

2. Fırat’ın Geçilmez Kartal Yuvası: Kemah Kalesi

Erzincan merkezden batıya, Karasu (Fırat) Nehri’nin o devasa kanyonlar açtığı vadilere girdiğinizde, Kemah ilçesinde tüylerinizi ürpertecek bir garnizon yükselir.

  • Ana Kayaya Oyulan Şato: Etrafı neredeyse 90 derecelik uçurumlarla ve Fırat’ın azgın sularıyla çevrili devasa, sarp ve yekpare bir ana kayanın tam üzerine kurulmuştur. Urartular döneminde temelleri atılan, Mengücek Beyliği’nin başkenti olan bu kalede, kayanın içi oyularak nehre kadar inen devasa gizli su tünelleri ve yeraltı dehlizleri yapılmıştır. Kalenin sarp merdivenlerini tırmanıp o burçların arasından kanyonun kıvrımlarına baktığınızda, Orta Çağ’da orduların bu kaleyi neden alamadığını ve Mengücek beylerinin o sarsılmaz gücünü iliklerinize kadar hissedersiniz.

  • Konum: Kemah ilçe merkezi, Karasu Nehri kenarı.

  • Ulaşım: Erzincan merkezden Kemah’a (yaklaşık 50 km) Fırat’ın kıyısını takip eden muazzam manzaralı bir yolla ulaşılır. Kalede restorasyon ve kazı çalışmaları devam etmektedir, yürüyerek tırmanılır.

  • Giriş Ücreti: Açık ören yeridir, ücretsizdir.

3. Surların Dibindeki Gizem: Melik Gazi Türbesi (Kemah)

Kemah Kalesi’nin o devasa gölgesinin düştüğü noktada, Fırat Nehri’nin kenarında, Anadolu’yu Türkleştiren efsanevi kahramanlardan biri yatar. Burası, Mengücek Beyliği’nin kurucusu Emir Mengücek Gazi’nin veya torunu Melik Gazi’nin yattığına inanılan, 12. yüzyıla ait o eşsiz türbedir.

  • Sekizgen Zarafet ve Mumyalar Sırrı: Alt katı (cenazelik) kesme taştan, üst katı sekizgen planlı ve devasa tuğla örgülü silindirik bir mimariyle inşa edilmiştir. Ancak burayı efsane yapan şey sadece mimarisi değil; alt katında uzun yıllar boyunca bozulmadan kalmış (ancak sonradan tahrip olmuş/taşınmış) mumyaların bulunmasıdır. Türbenin etrafındaki o asırlık ağaçların rüzgarında, kılıç sesleri ve Orta Asya’dan Anadolu’ya akan o ağırbaşlı Türkmen ruhunu solursunuz.

  • Konum: Kemah ilçe merkezi, kalenin hemen altı.

  • Giriş Ücreti: Dini ve tarihi ziyaret alanıdır, ücretsizdir.

4. Şehrin Manevi Muhafızı: Terzibaba Türbesi ve Mezarlığı

Erzincan merkeze döndüğünüzde, devasa ağaçların arasında, Türkiye’deki en ilginç ve en huzur verici mezarlık mimarilerinden biriyle karşılaşırsınız. Burası, asıl mesleği terzilik olan ama ahlakı ve ilmiyle 19. yüzyılda şehrin en büyük manevi önderi haline gelen Muhammed Vehbi’nin (Terzibaba) istirahatgahıdır.

  • Ahşap ve Taşın Modern Huzuru: Türbe, 1980’lerde ünlü mimar Şevki Vanlı tarafından o klasik tek kubbeli betonarme türbelerden tamamen farklı, ahşap, taş ve camın kullanıldığı, çevredeki devasa selvilerle uyumlu muazzam, piramidal bir modern/geleneksel sentezle inşa edilmiştir. O loş ve ahşap kokulu türbeye girdiğinizde, Erzincan halkının bu bilgeye duyduğu o asırlık saygıyı ve o eşsiz manevi atmosferi derinden hissedersiniz.

  • Konum: Erzincan merkez, Terzibaba Mezarlığı içi.

  • Giriş Ücreti: Ziyaretgah alanıdır, ücretsizdir.

5. Osmanlı’nın Asil Taş İşçiliği: Gülabibey Camii

Kemah ilçesinin o dik sokaklarında yer alan, 1454 yılında Emir Gülabibey tarafından yaptırılan bu eser, yöredeki klasik Selçuklu/Mengücek ağırlığının yanına vurulmuş çok asil bir Erken Osmanlı mührüdür. Kare planlı, tek kubbeli ve kesme taştan inşa edilmiş bu caminin kapısındaki taş işçiliği ve o sadeliğin içindeki ihtişamı, Kemah’ın sadece bir kale şehri değil, aynı zamanda zarif bir İslam merkezi olduğunu kanıtlar.

  • Konum: Kemah ilçe merkezi, Çarşı Mahallesi.

  • Ulaşım: Kemah Kalesi’nin hemen altındaki çarşı bölgesinde yer alır, yürüyerek ulaşılır.

  • Giriş Ücreti: İbadete açık tarihi bir camidir, ücretsizdir.

2. Bölüm: Dairesel Kervansaraylar ve Taşın Şiiri (Tercan)

Dairesel Kervansaraylar ve Taşın Şiiri (Tercan)

Dairesel Kervansaraylar ve Taşın Şiiri (Tercan)

Erzincan merkezden doğuya, Erzurum yolu üzerindeki Tercan ovasına, Anadolu’da eşi benzeri olmayan bir mimari mucizeyi görmeye gidiyoruz.

6. Anadolu’da Eşi Benzeri Olmayan Mucize: Mama Hatun Külliyesi ve Kervansarayı

Tercan ilçe merkezinde yer alan bu yapı, 12. yüzyıl sonunda Saltuklu Prensesi Mama Hatun adına inşa edilmiştir. Onu dünyadaki tüm kervansaraylardan ve türbelerden ayıran bir özelliği vardır: Dairesel (Yuvarlak) planı!

  • Mimarisi ve Türbe: Külliyenin ortasında yer alan türbe, kavisli sütunlarla çevrili devasa dairesel bir avlunun tam merkezindedir. Uzaktan bakıldığında adeta taştan yapılmış devasa bir taç veya astronomik bir rasathane gibi durur. Kervansaray kısmı ise tüccarların ve atların sığındığı devasa bir taş kaledir. Ahlatlı ustaların elinden çıkan o geometrik taş oymacılığı, Selçuklu estetiğinin ulaştığı en yüksek noktadır.

  • Konum: Tercan ilçe merkezi (Erzincan merkeze 95 km).

  • Ulaşım: Erzincan-Erzurum karayolu üzerinde yer alır, ulaşımı çok kolaydır.

  • Giriş Ücreti: Vakıflar Genel Müdürlüğü kontrolündedir, ücretsiz veya cüzi bir ücretle gezilebilir.

7. Sarp Dağların Gizli Katedrali: Abrenk (Vank) Manastırı ve Dikilitaşları

Tercan’ın kuzeyindeki Üçpınar köyü sınırlarında, sarp bir tepenin yamacında hem Hristiyan hem de Türk tarihinin iç içe geçtiği inanılmaz bir anıtlar topluluğu gizlidir.

  • Selçuklu Prensinin Adı Yazılı Haçkarlar: 19. yüzyıldan kalma Ermeni kilisesinin hemen yanında, boyları 3 metreyi bulan üç adet devasa “Haçkar” (dikilitaş) bulunur. Bu taşları YeGez okurları için efsane yapan detay; üzerlerindeki yazıtlarda burayı yaptıran/onaran kişinin bir Selçuklu prensi (I. Gıyaseddin Keyhüsrev’in oğlu) olduğunun belirtilmesidir! Dinlerin ve kültürlerin o sarp dağ başında nasıl omuz omuza verdiğinin en görkemli ve hüzünlü kanıtıdır.

  • Konum: Tercan ilçesi, Üçpınar Köyü mevkii.

  • Ulaşım: Arazi şartları zordur, köyden sonra toprak yollarla ve tırmanışla ulaşılır.

  • Giriş Ücreti: Dağ başında açık bir tarihi kalıntıdır, ücretsizdir.

8. Devasa Bir Kaya Apartmanı: Çadırkaya (Pekeriç) Kalesi

Tercan ovasının ortasında aniden yükselen, adeta gökten düşmüş gibi duran devasa bir kaya kütlesi görürsünüz. Bu kayanın içi, antik çağlardan beri insanlar tarafından oyularak bir kale-şehre dönüştürülmüştür.

  • Dehlizler ve Sarnıçlar: Kayalara oyulmuş onlarca oda, yeraltı dehlizleri ve devasa su sarnıçlarıyla dolu bu “Kaya Kale”, bölgenin en eski savunma noktalarından biridir. Kayaların arasındaki dar geçitlerden zirveye tırmanıp Tercan ovasına bakmak, antik bir gözcü gibi hissettirir.

3. Bölüm: İnsanın Kayaya Meydan Okuması (Kemaliye / Eğin)

İnsanın Kayaya Meydan Okuması

İnsanın Kayaya Meydan Okuması

Şimdi Erzincan’ın, hatta Türkiye’nin en dramatik, en sarp ve sivil mimarisiyle en büyüleyici noktasına, Fırat’ın (Karasu) yardığı o devasa derinliklere, Kemaliye’ye iniyoruz.

9. Dünyanın En Büyük İkinci Kanyonu: Karanlık Kanyon

ABD’deki Grand Canyon’dan sonra dünyanın en büyük ikinci kanyonu olarak kabul edilen Karanlık Kanyon, Fırat Nehri’nin sarp kayalıkları binlerce yılda yarmasıyla oluşmuştur.

  • Ürkütücü Derinlik: Kanyonun duvarları yer yer 600-800 metre yüksekliğe ulaşır ve birbirine o kadar yakındır ki bazı yerlerde gökyüzünü görmek imkansızlaşır. Kanyonun içinden tekne turlarıyla geçerken, o devasa taş duvarların üzerinizde yarattığı baskı ve Fırat’ın o simsiyah, derin suları insanın nefesini keser.

  • Konum: Kemaliye ilçe merkezi girişinde başlar.

  • Giriş Ücreti: İzlemek ücretsizdir, içinden geçmek için biletli tekne turları yapılır.

10. İnsan Emeğinin Şahikası: Kemaliye Taş Yolu

Karanlık Kanyon’un o sarp ve dik yamaçlarına bakınca “Buradan yol geçmez” dersiniz. Ama Kemaliye halkı 130 yıl boyunca kazma, kürek ve balyozla bu kayaları oyarak dünyanın en tehlikeli ve en görkemli yollarından birini yapmıştır.

  • Kayaların Kalbindeki Tüneller: Yaklaşık 9 km uzunluğundaki bu yol, sarp kayalıkların içinden geçen tam 38 adet el yapımı tünelden oluşur. Bir tarafınızda dimdik yükselen devasa kayalar, diğer tarafınızda yüzlerce metrelik uçurum ve Fırat! Bu yolu yürüyerek veya özel araçla (çok dikkatli) geçmek, insanın azminin doğaya karşı kazandığı zaferi görmektir.

  • Giriş Ücreti: Kamuya açık bir yoldur, ücretsizdir.

11. Sarp Yamaçların Ahşap Şiiri: Tarihi Kemaliye (Eğin) Evleri

Kemaliye’ye girdiğinizde (eski adıyla Eğin), sizi dut ve ceviz ağaçlarının gölgesinde, sarp yamaçlara teraslar şeklinde dizilmiş, o muazzam ahşap-taş uyumlu evler karşılar.

  • Lökhane ve Mani Kapıları: Bu evlerin kapı tokmaklarından, tavan süslemelerine kadar her detay bir sanat eseridir. Özellikle kapılardaki “Gurbet” temalı maniler ve “Lök” (dut ve ceviz ezmesi) yapılan tarihi taş değirmenler Kemaliye ruhunun özüdür. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan bu sokaklarda kaybolmak, Karadeniz ve İç Anadolu mimarisinin o eşsiz karışımını solumaktır.

12. Bilimin Işığı: Ali Demirsoy Doğa Tarihi Müzesi

Kemaliye’nin o asırlık sokaklarının ortasında, Türkiye’nin en zengin doğa tarihi müzelerinden birine rastlamak büyük bir sürprizdir. Bölgedeki milyonlarca yıllık fosiller, endemik bitkiler ve jeolojik örneklerin sergilendiği bu müze, sarp dağların arasındaki bir bilim vahasidir. (Kemaliye merkezdedir, giriş cüzi bir ücrettir).

4. YeGez Erzincan Ziyaretçi Rehberi: Fırat’ın Rüzgarı ve Dönerin Sırrı

YeGez Erzincan Ziyaretçi Rehberi

YeGez Erzincan Ziyaretçi Rehberi

Erzincan, iklimiyle insanı çarpan, mutfağıyla ise mest eden bir şehirdir. Bu sarsılmaz şehri fethederken şu notlar hayat kurtarır:

İklim Stratejisi: Ne Zaman Gidilir?

  • Kemaliye Ayazı ve Erzincan Güneşi: Erzincan ovası yazın oldukça sıcaktır ancak akşamları serin bir Fırat rüzgarı eser. Kemaliye ise daha mikroklimalı bir yapıdadır.

  • YeGez Altın Ayları: Karanlık Kanyon’da tekne turu yapmak, Taş Yolu’nu üşümeden yürümek ve Mama Hatun’un o sarı taşlarının güneş altındaki parıltısını görmek için en kusursuz zaman Mayıs, Haziran, Eylül ve Ekim aylarıdır.

Gastronomi: Yaprağın ve Tulumun Hükmü

  • Zirvenin Adı: Erzincan Döneri (Yaprak Döner): Türkiye’nin en iyi dönerlerinden biridir. Kıyma asla girmez; kuzu ve dana etleri yaprak yaprak incecik açılır, özel bir sosla terbiye edilir ve odun ateşinde nar gibi kızarır. Yerken ağzınızda dağılan o gerçek et lezzeti Erzincan’ın en büyük mirasıdır. (Öğleden sonraya kalmaz, erken tüketin!).

  • Tulum Peyniri ve Lavaş: Munzur dağlarının yaylalarından gelen o meşhur tulum peyniri, fırından yeni çıkmış sıcak lavaş ve üzerine gezdirilen köy tereyağı Erzincan kahvaltısının imparatorudur.

  • Lök Tatlısı: Sadece dövülmüş kuru dut ve cevizden yapılan, şeker içermeyen ama inanılmaz enerji veren Kemaliye’ye has o asırlık lezzet.

  • Erzincan Ketesi: Bol tereyağlı ve içi unlu kavrulmuş (kavut) o meşhur hamur işi şaheseri.

5. Kapanış: Kayaların ve Sabrın Şehrine Veda

Erzincan; sadece depremlerle yıkılan bir ova kenti değil, Urartu krallarının altını nakşettiği, Saltuklu prenseslerinin taşa şiir yazdığı ve insan elinin devasa kanyonları kazma kürekle deldiği bir irade beyanıdır.

Mama Hatun’un o dairesel avlusunda mimarinin gizemini çözer, Karanlık Kanyon’un o uçsuz bucaksız derinliğinde doğanın gücü karşısında ürperirsiniz. Taş Yolu’nda yürürken 130 yıllık bir sabrın tozunu yutar, o efsanevi yaprak dönerden bir lokma aldığınızda bu toprakların cömertliğini anlarsınız. Burası, her yıkılışında Fırat’tan güç alıp ayağa kalkanların, taşın ve sabrın efsaneye dönüştüğü yeryüzündeki o eşsiz mühürdür.

YeGez olarak hazırladığımız bu 15 duraklık devasa Erzincan rehberinin; o sarp tünellerde ve tarihi konaklarda size kusursuz bir yol arkadaşı olmasını diliyoruz. Fırat’ın serinliği ve tulum peynirinin o keskin lezzeti hep sizinle, yollarınız hep açık olsun!

Yorum Ekle

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Almanya Oturma İzni Nasıl Alınır?
08 Şubat 2024

Almanya Oturma İzni Nasıl Alınır?

Erzincan Tarihi Yerler Rehberi: Altıntepe Urartu Kalesi ve Terzibaba

Bu Yazıyı Paylaş

Bize Ulaşın