İçeriğe atla
Rehber Sakarya 8 durak
Tarihi Yerler

Sakarya Tarihi Yerler Rehberi: Bizans ve Osmanlı’nın Kesişimi (Justinianus Köprüsü & Taraklı)

Bu yazımız içerisinde Sakarya Tarihi Yerler üzerine konuşacağız. Tarih boyunca bazı şehirler kuruldukları yerin bereketini, bazıları ise geçiş yollarının ağırlığını taşır. Sakarya, her ikisini…

En iyi sezon
Nisan–Kasım
Tahmini süre
1–3 gün
Bütçe
Orta (₺₺)
Ulaşım
Otobüs, uçak veya araç
16 dk okuma 71
Daha fazla
HTML indir Çevrimdışı kütüphane Takvime ekle
Ses ayarı
Orta yoğunluk
Rehber 16 dk okuma 3.154 kelime 7 bölüm Güncellendi 25 Mar 2026

Bu yazımız içerisinde Sakarya Tarihi Yerler üzerine konuşacağız. Tarih boyunca bazı şehirler kuruldukları yerin bereketini, bazıları ise geçiş yollarının ağırlığını taşır. Sakarya, her ikisini de omuzlamış, Anadolu’dan İstanbul’a (Konstantinopolis) giden yolların tam kalbinde, devasa Sakarya Nehri’nin kollarında şekillenmiş efsanevi bir duraktır.

Günümüzde pek çok kişi burayı hafta sonu kaçamakları, göl kenarı kahvaltıları ve yemyeşil yaylalarıyla ansa da; Sakarya’nın toprakları aslında bir imparatorluklar geçididir. Burası, Ayasofya’yı inşa ettiren Roma İmparatoru Justinianus’un ordularını ve ticaret kervanlarını Doğu’ya geçirmek için devasa köprüler kurduğu yerdir. Burası, Mimar Sinan’ın İpek Yolu tüccarları için camiler ve kervansaraylar inşa ettiği, asırlık ahşap konakların oymalarında Osmanlı’nın sivil zarafetini saklayan sessiz kasabaların yurdudur. Ve her şeyden öte burası; Kurtuluş Savaşı’nda düşmanın Anadolu’nun kalbine inmesini engelleyen, o sarsılmaz Kuva-yi Milliye ruhunun Geyve Boğazı’nda etten bir duvar ördüğü kahramanlık destanının yazıldığı coğrafyadır.

YeGez olarak hazırladığımız bu detaylı rehberde, sizi sadece göl manzarası izlemeye değil; altından su akmayan 1500 yıllık gizemli köprülerin üzerinde yürümeye, Mimar Sinan’ın asırlar önce yaptığı alttan ısıtmalı camilerde soluklanmaya ve Taraklı’nın o film setlerini andıran daracık, ahşap kokulu sokaklarında kaybolmaya davet ediyoruz. Hazırsanız, Sakarya Nehri’nin yatağını takip ederek bu yeşil şehrin derinliklerine doğru yola çıkıyoruz!

Bizans’ın Mühendislik Harikası ve Sınır Kaleleri

Durak 1 / 6~4 dk okuma
Bizans'ın Mühendislik Harikası ve Sınır Kaleleri
Bizans’ın Mühendislik Harikası ve Sınır Kaleleri

Sakarya’yı anlamak için, İstanbul’u Anadolu’ya bağlayan o kadim yol ağının üzerine inşa edilmiş devasa anıtlara bakmak gerekir. Bu anıtların en görkemlisi, şehrin hemen girişinde tüm ihtişamıyla sizi karşılar.

Ayasofya’nın Mimari Kardeşi ve Nehrin Sırrı: Justinianus Köprüsü (Beşköprü)

Haritada aç

Sakarya’nın Serdivan ilçesinde yer alan ve halk arasında “Beşköprü” olarak bilinen Justinianus Köprüsü, tek kelimeyle bir Erken Bizans mühendislik şaheseridir. M.S. 558-560 yılları arasında, Ayasofya’yı da yaptıran ünlü Doğu Roma İmparatoru I. Justinianus tarafından inşa ettirilmiştir. Amacı, başkent Konstantinopolis ile imparatorluğun doğu eyaletleri arasındaki o kesintisiz ve yoğun ulaşımı (askeri birlikleri ve ticaret kervanlarını) güvene almaktı.

Sulak Alanların Ortasındaki Sınır Karakolu: Harmantepe Kalesi

Haritada aç

Justinianus’un köprüsünden geçip, Sakarya Nehri’nin batı yakası boyunca kuzeye doğru ilerlediğinizde, Bizans İmparatorluğu’nun Türklere karşı kurduğu o çaresiz ama sağlam savunma hatlarından birine rastlarsınız: Harmantepe Kalesi.

12. veya 13. yüzyılda (Geç Bizans dönemi) inşa edildiği düşünülen bu kale, Sakarya Nehri’nin taşkın ovasında, stratejik küçük bir tepe üzerine kurulmuştur. Amacı, doğudan akın akın gelen Türk boylarının (Selçukluların ve erken dönem Osmanlıların) Bitinya bölgesine (İzmit ve İstanbul tarafına) geçişini engellemekti. Devasa yuvarlak ve kare planlı burçları, günümüzde sarmaşıkların ve ağaçların arasında kalsa da, o dönemin sarsılmaz sınır karakolu mimarisini tüm çıplaklığıyla gözler önüne serer. Doğa ile tarihin iç içe geçtiği, kuş sesleri eşliğinde gezilecek, hüzünlü ve sessiz bir kaledir.

Osmanlı’nın Zarafeti ve Mimar Sinan’ın İzleri (Sapanca & Geyve)

Durak 2 / 6~5 dk okuma
Osmanlı'nın Zarafeti ve Mimar Sinan'ın İzleri (Sapanca & Geyve)
Osmanlı’nın Zarafeti ve Mimar Sinan’ın İzleri (Sapanca & Geyve)

Sakarya bölgesi, İstanbul’dan (Payitaht’tan) Anadolu’ya açılan ilk büyük kapıydı. Bu yüzden padişahlar ve sadrazamlar, buradan geçen ordular, kervanlar ve hacılar için devasa menzil külliyeleri (konaklama tesisleri) inşa ettirmişlerdir. Bu külliyelerin en büyük mimarı ise elbette Koca Sinan’dır.

İpek Yolu Kervanlarının Gölgesinde: Rüstem Paşa Camii ve Külliyesi (Sapanca)

Haritada aç

Sapanca’ya gittiğinizde sadece göl kenarında çay içmekle yetinmeyip ilçe merkezine doğru kısa bir yürüyüş yaparsanız, karşınıza Kanuni Sultan Süleyman’ın o meşhur, zeki ve zengin sadrazamı (aynı zamanda damadı) Rüstem Paşa’nın 1555 yılında Mimar Sinan’a yaptırdığı muazzam bir eser çıkar: Rüstem Paşa Camii.

Bu cami, aslında devasa bir konaklama kompleksinin (külliyenin) günümüze ulaşabilmiş tek ve en sağlam parçasıdır. O dönemde bu alanda İpek Yolu kervanları için yüzlerce odalı bir kervansaray, imaret (aşevi) ve hamam bulunmaktaydı. Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde bu külliyeyi uzun uzun anlatır. Caminin en dikkat çekici özelliği, sadeliğidir. Mimar Sinan, o dönemde moda olan gösterişli çiniler yerine, ahşap tavan işçiliğini ve dış cephede taş ile tuğlanın o eşsiz uyumunu kullanmıştır.

Sapanca’dan güneye, Eskişehir ve Ankara yönüne doğru indiğinizde, coğrafya aniden sertleşir ve sarp kayalıkların arasından hırçın akan Sakarya Nehri’yle buluşursunuz. Burası meşhur Geyve Boğazı’dır. Bu hırçın nehrin iki yakasını birbirine bağlayan, kesme taştan inşa edilmiş, asalet timsali bir Osmanlı köprüsü sizi karşılar: Ali Fuat Paşa Köprüsü (Tarihi adıyla II. Bayezid Köprüsü).

1495 yılında Sultan II. Bayezid tarafından inşa ettirilen bu devasa kemerli köprü, yüzyıllar boyunca orduların Anadolu’ya geçiş noktası olmuştur. Ancak bu köprüyü ve bu kasabayı (eski adıyla Alifuatpaşa beldesi) Türkiye Cumhuriyeti için kutsal kılan şey, Milli Mücadele yıllarında burada yazılan destandır.

İngiliz destekli işgal kuvvetlerinin Anadolu’nun içlerine, Ankara’ya doğru ilerlemesini durdurmak için Mustafa Kemal Paşa’nın emriyle Batı Cephesi Komutanı Ali Fuat (Cebesoy) Paşa, karargahını tam olarak buraya kurmuştur. Köprü ve çevresindeki sarp tepeler, Kuva-yi Milliye birliklerinin etten duvar örerek işgalcileri durdurduğu, Kurtuluş Savaşı’nın kilit noktalarından biridir. Bu efsanevi direnişin anısına, köprünün ve beldenin adı Ali Fuat Paşa olarak değiştirilmiştir.

Zamanın Durduğu Ahşap Diyarı: Taraklı

Durak 3 / 6~3 dk okuma
Zamanın Durduğu Ahşap Diyarı: Taraklı
Zamanın Durduğu Ahşap Diyarı: Taraklı

Sakarya’nın güneyine, dağların arasına doğru kıvrılan yollardan ilerlediğinizde, karşınıza aniden 18. ve 19. yüzyıldan fırlamış, bozulmamış bir Osmanlı kasabası çıkar: Taraklı. Uluslararası “Cittaslow” (Sakin Şehir) unvanına sahip olan bu ilçe, üç asırlık sivil mimari harikası konakları, daracık arnavut kaldırımlı sokakları ve cumbalı ahşap evleriyle adeta devasa, açık hava bir film setini andırır. (Zaten o meşhur “Mümkünlü” reklamları ve birçok tarihi dizi burada çekilmiştir).

Taraklı sokaklarında yürürken evlerin mimarisine dikkatlice bakın; sokaklar, yüklü kervan hayvanlarının (develerin ve atların) rahatça dönebilmesi için bilerek kavisli ve geniş açılı tasarlanmış, evlerin cumbaları ise komşunun güneşini ve manzarasını kesmeyecek muazzam bir saygıyla inşa edilmiştir.

Mimar Sinan’ın Alttan Isıtmalı Efsanesi: Kurşunlu Camii (Yunus Paşa Camii)

Haritada aç

Taraklı’nın kalbinde, o ahşap evlerin arasında kesme taştan yapılma, son derece zarif ve asil bir eser yükselir. 1517 yılında Yavuz Sultan Selim’in Mısır Seferi sırasında Vezir-i Azam Yunus Paşa tarafından Mimar Sinan’a (henüz başmimar olmadan önceki kalfalık dönemlerine denk gelir) yaptırılan Kurşunlu Camii, tek kubbeli klasik Osmanlı mimarisinin kusursuz bir örneğidir.

Ancak bu camiyi dünya mimarlık tarihinde efsane yapan şey, taş işçiliği değil, “ısıtma” sistemidir! Mimar Sinan, caminin hemen yanına yaptırdığı tarihi hamamın (Taraklı Hamamı) bacasından çıkan sıcak buharı ve dumanı, caminin zeminine döşediği özel künkler (toprak borular) vasıtasıyla dolaştırmış ve dünyanın ilk alttan ısıtmalı camilerinden birini inşa etmiştir. 5 asır önce tasarlanan bu akıl almaz mühendislik dehasının üzerinde namaz kıldığınızı bilmek, YeGez okurları için sarsıcı bir deneyimdir. Kubbesi tamamen kurşunla kaplı olduğu için halk arasında “Kurşunlu Camii” olarak anılır.

Şehrin Hafızası: Sakarya Müzesi (Atatürk Evi)

Durak 4 / 6~2 dk okuma
Şehrin Hafızası: Sakarya Müzesi (Atatürk Evi)
Şehrin Hafızası: Sakarya Müzesi (Atatürk Evi)

Adapazarı merkezine döndüğünüzde, modern binaların arasında asırlık ağaçların gölgelediği, 1915 yılında dönemin Askerlik Şubesi Başkanı Binbaşı Baha Bey tarafından yaptırılan, üç katlı, muazzam bir sivil mimari örneği sivil konak sizi karşılar. 1999 yılındaki o büyük Marmara Depremi’nde bile dimdik ayakta kalan bu bina, günümüzde Sakarya Müzesi olarak hizmet vermektedir.

Müzeyi Cumhuriyet tarihi açısından paha biçilemez kılan çok özel ve hüzünlü bir olay vardır: Milli Mücadele yıllarında cepheden cepheye koşan ve annesini yıllarca göremeyen Mustafa Kemal Atatürk, annesi Zübeyde Hanım ile yıllar sonra ilk kez 14 Haziran 1922’de işte bu konakta buluşmuş ve üç gün boyunca burada konaklamışlardır. Bu yüzden halk arasında “Atatürk Evi” olarak da bilinir.

Konağın içine girdiğinizde Atatürk’ün kişisel eşyalarını ve o dönemin etnografik eserlerini görürken; geniş bahçesine çıktığınızda ise Sakarya sınırları içinden çıkarılan Roma ve Bizans dönemine ait devasa lahitler, mezar stelleri ve sütun başlıklarıyla karşılaşırsınız. Bir şehrin hem antik hem de Cumhuriyet hafızasının aynı avluda buluştuğu nadir yerlerden biridir.

YeGez Sakarya Ziyaretçi Rehberi: Islama Köfte ve Doğaya Kaçış

Durak 5 / 6~2 dk okuma
YeGez Sakarya Ziyaretçi Rehberi: Islama Köfte ve Doğaya Kaçış
YeGez Sakarya Ziyaretçi Rehberi: Islama Köfte ve Doğaya Kaçış

Sakarya, sadece tarihi dokusuyla değil, Balkan göçmenlerinin bu topraklara armağan ettiği o efsanevi mutfağı ve coğrafi çeşitliliğiyle de ziyaretçilerini büyüler. Bir “YeGez Seyyahı” olarak bu şehirde hayatta kalmanın ve keyif çatmanın formülleri şunlardır:

Sakarya Gastronomisi: Islak ve Tatlı Ritüeller

Haritada aç

YeGez Hayat Kurtaran İpuçları: Ulaşım ve Rota

Haritada aç

Kapanış: Suyun, Yeşilin ve Ahşabın Şehrine Veda

Durak 6 / 6~1 dk okuma

Sakarya; çoğu zaman yanından transit geçilip gidilen ama içine girildiğinde suların, taşın ve ahşabın nasıl fısıldadığını duyanlara devasa sırlar açan ağırbaşlı bir şehirdir.

Justinianus’un o efsanevi köprüsünde yürürken Roma ordularının ayak seslerini duyar, Geyve Boğazı’nda sarp kayalıklara bakarken Kuva-yi Milliye’nin sarsılmaz inancını hissedersiniz. Mimar Sinan’ın Kurşunlu Camii’sinde zeminden gelen o asırlık sıcaklıkla içinizi ısıtır, Taraklı’nın daracık arnavut kaldırımlarında komşuluğun ve ahşabın o bozulmamış zarafetine şahit olursunuz.

YeGez olarak hiçbir mühendislik detayını, kahramanlık hikayesini ve pratik gezi ipucunu (konum, ulaşım, bilet) atlamadan hazırladığımız bu rehberin, Sakarya’nın o yemyeşil vadilerinde atacağınız her adımda size kusursuz bir yol arkadaşı olmasını diliyoruz. Sakarya Nehri’nin bereketi hep sizinle, yollarınız hep açık olsun!

Bölgeden devam et

Sakarya rehberleri

Sakarya ile ilgili 1 rehber daha sizi bekliyor.

1 yazı

Bu rehber işe yaradı mı?

Seyahatini planlaUlaşım, konaklama ve tur bağlantıları
Topluluğa katılDurakları puanla veya gezi fotoğrafı paylaş

Durakları puanla

  • Bizans'ın Mühendislik Harikası ve Sınır Kaleleri
  • Osmanlı'nın Zarafeti ve Mimar Sinan'ın İzleri (Sapanca & Geyve)
  • Zamanın Durduğu Ahşap Diyarı: Taraklı
  • Şehrin Hafızası: Sakarya Müzesi (Atatürk Evi)
  • YeGez Sakarya Ziyaretçi Rehberi: Islama Köfte ve Doğaya Kaçış
  • Kapanış: Suyun, Yeşilin ve Ahşabın Şehrine Veda

Fotoğraf paylaş

JPG veya PNG, en fazla 4 MB. Onay sonrası galeride yayınlanır.

ToplulukYorum yaz

Bu rehber hakkındaki deneyimini, ipuçlarını veya sorularını paylaş.