
Ankara’da ne yapılır diye sorduğunuzda, alacağınız cevap genellikle “memur şehri, Anıtkabir ve Meclis’ten başka ne var ki?” olur. Bu, bu kadim şehre yapılacak en büyük haksızlıktır. Ankara, o “gri şehir” yaftasının altında, dünyanın en önemli müzelerinden birini (Anadolu Medeniyetleri), 7000 yıllık bir kaleden süzülen otantik bir “Eski Şehir”i ve “Aspava” gibi eşi benzeri olmayan bir gastronomi kültürünü saklar.
- 1. Ankara’da Ne Yapılır? “Bozkırın Kalbi”nde Yaşanacak 18 Unutulmaz Başkent Deneyimi
- 1.1. 1. Anıtkabir’e Gidin ve O “Aslanlı Yol”da Yürüyün
- 1.2. 2. I. ve II. Meclis Binalarında (Ulus) “Cumhuriyet”in Doğuşunu Yaşayın
- 1.3. 3. Kuğulu Park’ta “Kuğuları” Besleyin ve Tunalı’ya Akın
- 1.4. 4. Atakule’nin Zirvesinden “Başkent” Manzarasına Hükmedin
- 1.5. 5. Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde “Hitit Güneşi”nin Peşine Düşün
- 1.6. 6. Hacı Bayram-ı Veli Türbesi’nin Yanındaki “Augustus Tapınağı”na Bakın
- 1.7. 7. Roma Hamamı Kalıntılarında (Ulus) 2000 Yıl Önceye Gidin
- 1.8. 8. Ankara Kalesi’nin Surlarına Tırmanın ve “Bozkır”a Bakın
- 1.9. 9. Samanpazarı’nda (Kale Altı) “Bakırcıların” Çekiç Seslerini Dinleyin
- 1.10. 10. Rahmi Koç Müzesi’nde (Çengelhan) Nostaljik Bir Yolculuğa Çıkın
- 1.11. 11. Hamamönü’nün “Restore Edilmiş” Sokaklarında (ve “Sanat Sokağı”nda) Dolaşın
- 1.12. 12. Efsanevi “Aspava” Ritüeline Katılın (ve “İkram Tsunami”sini Yaşayın)
- 1.13. 13. Orijinal “Ankara Simidi”ni Sokaktan Alın ve “Pekmez”in Tadına Bakın
- 1.14. 14. “Ankara Döneri”nin “Yaprak” Farkını Tadın
- 1.15. 15. Eymir Gölü’nde (ODTÜ Ormanı) “Bisiklet Sürün”
- 1.16. 16. Kızılay Meydanı’nda (Güvenpark) Şehrin “Kalabalık” Nabzını Hissedin
- 1.17. 17. Gençlik Parkı’nda (Ulus) “Lunapark” Nostaljisi Yaşayın
- 1.18. 18. (Bonus) Beypazarı’na Bir Gün Ayırın ve “80 Katlı Baklava” Tadın
Ankara’da Ne Yapılır? “Bozkırın Kalbi”nde Yaşanacak 18 Unutulmaz Başkent Deneyimi
Burası, bir ulusun küllerinden doğuşuna tanıklık eden, her sokağı “Cumhuriyet” kokan, ancak kökleri 9000 yıl önceki Çatalhöyük’e dayanan bir medeniyet merkezidir. Eğer siz de bu “Bozkırın Kalbi”ni, bir turist gibi değil, bir kâşif gibi “yaşamanızı” sağlayacak, sınır tanımayan, eylem dolu bir rehber arıyorsanız, başlıyoruz.
1. Anıtkabir’e Gidin ve O “Aslanlı Yol”da Yürüyün
Bu, bir müze ziyareti değil, bir “saygı duruşu”dur. Ankara’daki bir numaralı eylem… 262 metre uzunluğundaki o Aslanlı Yolda yürürken, şehrin gürültüsünün nasıl kesildiğini ve o muazzam anıt mezara (Mozole) yaklaşırken o “ağırbaşlı” sessizliği hissedin.
Ne Yapmalı: O görkemli tören alanını geçtikten sonra, Anıtkabir’in altındaki Müze bölümüne mutlaka inin. Atatürk’ün kişisel eşyalarını, madalyalarını, arabalarını ve o devasa kütüphanesini görün. Bu, bir liderin hayatına yakından tanıklık etmektir.
2. I. ve II. Meclis Binalarında (Ulus) “Cumhuriyet”in Doğuşunu Yaşayın
Burası, bir ulusun kaderinin yazıldığı yerdir. Önce, Kurtuluş Savaşı’nın yönetildiği o mütevazı, “Taş Bina” olan I. Meclise (Kurtuluş Savaşı Müzesi) girin.
Ne Yapmalı: O küçük, ahşap sıralara oturun. O daracık kürsüye bakın ve Mustafa Kemal Paşa’nın ve delegelerin, o “imkansız” şartlar altında bir ülkeyi nasıl kurduğunu hissedin. Ardından, hemen karşısındaki II. Meclise (Cumhuriyet Müzesi) geçerek, devrimin nasıl devam ettiğini görün.
3. Kuğulu Park’ta “Kuğuları” Besleyin ve Tunalı’ya Akın
Burası, Ankara’nın “Başkent” kimliğinin, o modern, diplomatik ve sosyal yüzünün sembolüdür.
Ne Yapmalı: O meşhur, (Viyana’dan hediye edilen) siyah ve beyaz kuğuların yüzdüğü o küçük ama ikonik parkta mola verin. Ardından, parkın hemen bağlandığı, Ankara’nın en canlı ve en şık caddelerinden biri olan Tunalı Hilmi Caddesinde, o kalabalık mağazalara ve kafelere karışarak yürüyün.
4. Atakule’nin Zirvesinden “Başkent” Manzarasına Hükmedin
Burası, modern Ankara’nın simgesidir. 125 metrelik bu kule, şehrin her yerinden görünen bir “işaret” gibidir.
Ne Yapmalı: O hızlı asansörle kulenin zirvesine (Seyir Terası) çıkın. Özellikle akşam saatlerinde, o 360 derecelik panoramadan, tüm Ankara’nın (Çankaya Köşkü, Meclis, Kızılay) o “ışık denizi”ne dönüşen manzarasını izleyin.
5. Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde “Hitit Güneşi”nin Peşine Düşün
Bu, Ankara’daki ikinci “bir numaralı” eylemdir. “Avrupa’da Yılın Müzesi” ödülünü almış, dünyanın en önemli müzelerinden birindesiniz.
Ne Yapmalı: Kalenin hemen altındaki o tarihi Kurşunlu Han ve Mahmut Paşa Bedesteni içine kurulmuş müzeye girin. O 10.000 yıllık Çatalhöyük eserlerinden, Hitit Güneş Kurslarına, Frig (Midas) ve Urartu hazinelerine kadar, bu topraklarda “Anadolu”nun nasıl doğduğuna kronolojik bir sırayla hayran kalın.
6. Hacı Bayram-ı Veli Türbesi’nin Yanındaki “Augustus Tapınağı”na Bakın
Burası, Roma ve İslam tarihinin, inancın ve hoşgörünün “duvar duvara” durduğu, dünyada eşi benzeri olmayan bir yerdir.
Ne Yapmalı: Önce, Ankara’nın en önemli manevi merkezi olan Hacı Bayram-ı Velinin türbesini ziyaret edin. Ardından, başınızı çevirin ve caminin tam bitişik duvarının, M.Ö. 25 yılında Roma İmparatoru Augustus adına yapılmış olan Augustus Tapınağının duvarı olduğunu görün. Bu, 2000 yıllık bir mimari ve kültürel birlikteliktir.
7. Roma Hamamı Kalıntılarında (Ulus) 2000 Yıl Önceye Gidin
Burası, Antik “Ankyra”nın (Ankara) ne kadar görkemli bir Roma şehri olduğunun kanıtıdır. 3. yüzyıldan kalma bu devasa hamam kompleksi, bir “şehir bloğu” büyüklüğündedir.
Ne Yapmalı: O devasa sütunların, ısıtma sistemlerinin (hypocaust) ve havuz kalıntılarının arasında dolaşın. O 2000 yıllık “sosyal tesis”in ihtişamını hayal edin.
8. Ankara Kalesi’nin Surlarına Tırmanın ve “Bozkır”a Bakın
Burası, şehrin 7000 yıllık “gözcüsü”dür. Hititlerden Galatlara, Romalılardan Selçuklulara herkesin iz bıraktığı bu kale, Ankara’nın asıl “eski şehir”idir.
Ne Yapmalı: O dik yokuşları tırmanın ve kalenin iç mahallesine (Kaleiçi) girin. O otantik, ahşap-kerpiç karışımı eski Ankara evlerinin (bazıları restore edilmiş) olduğu daracık sokaklarda kaybolun. En son, kalenin burçlarına tırmanın ve o muazzam 360 derecelik Ankara manzarasını (bir yanda modern gökdelenler, diğer yanda tarihi hanlar) izleyin.
9. Samanpazarı’nda (Kale Altı) “Bakırcıların” Çekiç Seslerini Dinleyin
Kalenin hemen altındaki bu bölge, Ankara’nın en otantik ticaret merkezidir.
Ne Yapmalı: O tarihi Bakırcılar Çarşısına girin. Gözlerinizi kapatın ve o ritmik çekiç seslerini dinleyin. Antikacılar Çarşısında (Pirinç Han) dolaşın ve binlerce nostaljik eşyanın arasında kaybolun.
10. Rahmi Koç Müzesi’nde (Çengelhan) Nostaljik Bir Yolculuğa Çıkın
Samanpazarı’nın kalbinde, 1523’ten kalma muazzam bir kervansaray (Çengelhan), Türkiye’nin en güzel sanayi ve nostalji müzelerinden birine dönüştürülmüş.
Ne Yapmalı: O tarihi hanın avlusuna girin. O klasik arabaların, “Murat 124″lerin, eski trenlerin, gemi maketlerinin ve binlerce nostaljik objenin (eski daktilolar, oyuncaklar) arasında bir “zaman tüneli”ne girin.
11. Hamamönü’nün “Restore Edilmiş” Sokaklarında (ve “Sanat Sokağı”nda) Dolaşın
Burası, Ankara’nın “Safranbolu”su veya “Odunpazarı”dır. 19. yüzyıl sivil mimarisinin restore edildiği, şehrin en nostaljik ve turistik mahallesidir.
Ne Yapmalı: O bembeyaz, cumbalı, ahşap tarihi konakların olduğu sokaklarda yürüyün. Sanat Sokağına girin, el sanatları atölyelerine (ebru, çini, lületaşı) göz atın. Mehmet Akif Ersoy Müze Evini (İstiklal Marşı’nın yazıldığı ev) ziyaret edin.
12. Efsanevi “Aspava” Ritüeline Katılın (ve “İkram Tsunami”sini Yaşayın)
Bu, Ankara’ya özgü, dünyada eşi benzeri olmayan bir “fast-food” kültürüdür. Aspava, bir dönerciden çok, bir “ziyafet” yeridir. (Adı: “Allah Sağlık, Para, Afiyet Versin Amin”in kısaltmasıdır).
Ne Yapmalı: Gece veya gündüz, o meşhur Aspava’lardan (Örn: S.S.K., Özçelik) birine gidin. Sadece “Bir Döner Dürüm” sipariş edin. Ardından, masanızın ikramlarla (Patates Kızartması, Salata, Ezme, Haydari, Çiğ Köfte, SSK Soslu Soğan, Cacık) nasıl dolduğuna hayret edin. Yemek bittiğinde ise, çayınızın ve Dondurmalı İrmik Helvanızın da “ikram” olarak geldiğini görün.
13. Orijinal “Ankara Simidi”ni Sokaktan Alın ve “Pekmez”in Tadına Bakın
Ankara simidi, İstanbul gevreğinden farklıdır. Daha küçük, daha koyu renkli (bol pekmezli), daha sert (çıtır değil) ve daha yoğundur.
Ne Yapmalı: Kızılay’da veya Tunalı’da, o “sepet” taşıyan (veya camlı arabası olan) seyyar satıcılardan birinden, o taze, sıcak, mis kokulu simidi alın. O “bozkır” lezzetinin farkını görün.
14. “Ankara Döneri”nin “Yaprak” Farkını Tadın
Ankara döneri, bir markadır. Sırrı, içinde kıyma olmaması, sadece yaprak etten yapılması ve kömür ateşinde pişmesidir.
Ne Yapmalı: Bu işin ustası olan esnaf lokantalarına (Örn: Cici Piknik, Peçenek Döner, Mutlu) gidin. O soslu İskenderlerin aksine, sade, “kuru” ama bir o kadar da lezzetli olan o etin tadını, tırnak pide veya dürüm arasında alın.
15. Eymir Gölü’nde (ODTÜ Ormanı) “Bisiklet Sürün”
Burası, Ankara’nın “Central Park”ıdır. ODTÜ’ye ait bu devasa ormanın içindeki göl, şehrin en önemli kaçış noktasıdır.
Ne Yapmalı: Gölün girişinden bir bisiklet kiralayın. Gölün etrafındaki o 10-12 kilometrelik, arabalara kapalı, yemyeşil parkurda tam bir tur atın. Göl kenarındaki o salaş “Balıkçılar”da veya kafelerde mola verin.
16. Kızılay Meydanı’nda (Güvenpark) Şehrin “Kalabalık” Nabzını Hissedin
Burası Ankara’nın “Taksim”i, kalbinin attığı yerdir.
Ne Yapmalı: O meşhur Güvenpark anıtının (Polis Anıtı) önünde durun. Yüksel Caddesine girin, İnsan Hakları Anıtının önünden geçin. Karanfil Sokaktaki kitapçılara ve kafelere dalın. O “memur ve öğrenci” kalabalığının arasına karışın.
17. Gençlik Parkı’nda (Ulus) “Lunapark” Nostaljisi Yaşayın
Burası, Cumhuriyet’in ilk yıllarından kalma, efsanevi bir “halk parkı”dır.
Ne Yapmalı: O devasa havuzun etrafında yürüyüş yapın. Akşamları (eğer açıksa) o meşhur fıskiyeli su gösterisini izleyin. Dönme dolap ve çarpışan arabaların olduğu o nostaljik “Lunapark”ta çocukluğunuza dönün.
18. (Bonus) Beypazarı’na Bir Gün Ayırın ve “80 Katlı Baklava” Tadın
Eğer vaktiniz varsa, Ankara’nın bu “Safranbolu” benzeri, tarihi ilçesine (2 saat mesafede) gidin.
Ne Yapmalı: O bembeyaz, cumbalı Beypazarı Evlerinin arasında dolaşın. Hıdırlık Tepesinden manzarayı izleyin. Gümüşçüler Çarşısında o meşhur “Telkari” (gümüş işleme) sanatını görün. Ve mutlaka, o meşhur Beypazarı Kurusunu (tuzlu kurabiye) ve şerbetsiz, kuru, 80 katlı ev baklavasını tadın.
Ankara’da ne yapılır sorusunun cevabı, bu şehrin “ağırbaşlı” ve “derin” ruhunda gizlidir. Bir yanda Anıtkabir’in sarsıcı sükuneti, diğer yanda Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nin binlerce yıllık mirası; bir yanda Aspava’nın cömert ziyafeti, diğer yanda Kuğulu Park’ın zarif keyfi… Ankara, size “gri” bir şehirden çok daha fazlasını, “bir ulusun doğuş hikayesi”ni ve “Bozkırın Kalbi”ni vaat eder.





